Genel Bakış
Britanya İmparatorluğu, ticaret şirketleri, yerleşimciler, donanma ve sonradan doğrudan devlet yönetimiyle büyüyen ve yakın tarihlere kadar dünyanın en büyük sömürge imparatorluğu olan bir ağdı. Dünya topraklarının neredeyse yüzde 80'inin birkaç Avrupa devleti arasında paylaşıldığı 19. yüzyıl sonunda Britanya'nın payı yüzde 20'yi aşıyordu; Hindistan'dan Kanada'ya, Afrika'dan Çin kıyılarına uzanıyordu. Madde, imparatorluğun kuruluşundan Hong Kong'un 1997'deki devrine kadar olan sürecini, hem ekonomik ve siyasi gelişmeleri hem de kölelik, kıtlık ve savaş gibi ağır tartışmalı başlıkları kaynaklara dayanarak anlatır. Krallığın önceki hâli için bkz. İngiltere Krallığı.
Kaynaklar: [1]
İlk Adımlar: 17. Yüzyıl
İspanya ve Portekiz'in yaklaşık bir asır süren rakipsiz döneminden sonra, 17. yüzyıldan itibaren Hollanda, Fransa ve İngiltere de sömürge arayışına çıktı. İngiliz sömürgeciliğinin ciddi anlamdaki ilk adımı 1600'de kurulan Doğu Hindistan Şirketi'ydi. Batıda Antigua, St. Christopher, Nevis, Barbados gibi Karayip adaları alındı, ardından Kuzey Amerika'da Virginia, Plymouth, Maryland ve New England kolonileri kuruldu. İngilizler Afrikalı köle ticaretine 16. yüzyılın ortalarında başlamış olsalar da Afrika'da kalıcı koloni kurmaya ancak 1661'de Gambia nehrindeki James adasıyla başladılar. Bu aşamada sömürgecilik büyük ölçüde ticari şirketler eliyle yürütülüyor, krallığın rolü teşvik ve denetimle sınırlı kalıyordu. Merkantilist anlayışa göre koloniler ham madde ve tüketim malı kaynağı, İngiliz ürünleri için de pazar sayılıyordu; kanunlar İngiltere ile koloniler arasındaki bütün taşımacılığın İngiliz gemileriyle yapılmasını şart koşuyordu.
Kaynaklar: [1]
Doğu Hindistan Şirketi
Doğu Hint adalarında Hollanda ile rekabet edemeyen Doğu Hindistan Şirketi, Hindistan alt kıtasına yöneldi; önce ticaret üsleri kurdu, sonra Masulipatam, Madras ve Bombay'ı ele geçirdi. Şirketin kendi ordusu vardı: Bengal, Madras ve Bombay'da üç ayrı ordu kuruldu ve zamanla Bengal ordusu en büyüğü oldu. Robert Clive'ın 23 Haziran 1757'deki Plassey zaferi, Wandewash (1760) ve Buxar (1764) zaferleriyle birlikte şirketi Hindistan'ın baskın gücü yaptı; 1765'te zayıf Babür imparatorundan Bengal'de vergi ve gümrük toplama hakkını aldı. Şirket bundan sonra Mysore, Maratalar ve Sihler aleyhine topraklarını genişletti. 1857 isyanının ardından İngiliz hükümeti şirketi lağvederek Hindistan'ı 1858'de doğrudan yönetimine aldı ve şirketin ordularını da devraldı.
Kıtaların Yeniden Dağılımı: 1756–1815
İngiltere ile Fransa 18. yüzyılda birkaç kez savaştı. Bunların en önemlisi olan Yedi Yıl Savaşları'nda (1756–1763) İngiltere kesin üstünlük sağladı: 1757'de Bengal'i ele geçirdikten sonra 1760'ta Pondichéry'yi alarak Fransızları Hindistan'dan çıkardı; aynı dönemde Kuzey Amerika'da Quebec ve Montreal dahil Fransız mevzileri ele geçirildi. Ancak Amerika'daki koloniler direniş gösterdi ve bağımsızlıklarını kazandı (bkz. Amerikan Bağımsızlık Savaşı); bu kayıp kısmen Avustralya ve Yeni Zelanda ile telafi edildi ve imparatorluk yönünü doğuya çevirdi. Napolyon Savaşları'nın (1799–1815) ardından Trinidad, Seylan, Tobago, Mauritius, Malta ve Singapur İngiliz sömürgesi oldu. Sanayi Devrimi'yle birlikte İngiliz sömürgeciliği, kolonileri İngiliz sanayi mamulleri için pazar olarak örgütleyen “serbest ticaret emperyalizmi” evresine girdi.
Kaynaklar: [1]
Kölelik ve Kaldırılması
Transatlantik köle ticareti boyunca yaklaşık 12 milyon Afrikalı köleleştirildi. Britanya en büyük köle ticareti yapan ülkelerden biriydi: 1640–1807 arasında İngiliz gemileri yaklaşık 3,4 milyon Afrikalıyı Atlantik'in öte yanına taşıdı ve bunların 450.000'i yolculukta öldü. Parlamento köle ticaretini 1807'de yasakladı, ama İngiliz kolonilerinde kölelik kurumu olduğu gibi sürdü. 1833 tarihli Kölelik Kaldırma Yasası, Karayipler'deki direniş ile Britanya'daki kampanyaların birleşik etkisiyle çıkarıldı; yasaya göre İngiliz kolonilerindeki bütün köleler 1 Ağustos 1834'ten itibaren özgürleşti. Ancak tam özgürlük, ücretsiz çalışma dönemi sona erdiğinde, 1838'de geldi ve Britanya Karayipleri'nde 800.000 kişi özgürleşti. Yasa, köle sahiplerine 20 milyon sterlin tazminat ödenmesini öngörüyordu; köleleştirilmiş insanlara hiçbir tazminat ödenmedi.
1857 Hint İsyanı
1857 isyanının kökleri tek bir nedene indirgenemez. 19. yüzyıl başından itibaren İngiliz toplumsal reformlarının ve misyoner faaliyetinin geleneksel yaşam biçimini tehdit ettiği kaygısı yaygınlaştı; yerel hükümdarlar ise şirketin prenslikleri ilhak etmesine, özellikle 1856'da Oudh navabının tahttan indirilmesine ve erkek varis bırakmadan ölen bir hükümdarın topraklarının şirkete geçmesini öngören “lapse” politikasına öfkeliydi. Kıvılcım, 1853 model Enfield tüfeğiyle geldi: yeni fişeklerin domuz ve inek yağıyla yağlandığı söylentisi hem Müslümanları hem Hinduları rahatsız etti. İsyan 10 Mayıs 1857'de Delhi yakınlarındaki Meerut'ta başladı; asiler ertesi gün Delhi'yi ele geçirdi ve yaşlı Babür imparatoru Bahadur Şah Zafer'den, onun isteksiz onayıyla, önderlik istediler. İsyanın başlıca merkezleri Delhi, Kanpur (Cawnpore), Lucknow, Jhansi ve Gwalior'du. İngilizlerin 19 Haziran 1858'de Gwalior'u geri alması isyanı fiilen sona erdirdi. Bahadur Şah vatana ihanetten yargılanıp Burma'ya sürüldü ve 1862'de orada öldü; Babür hanedanı böylece sona erdi (bkz. Hindistan'ın Bağımsızlığı).
Çin: Afyon Savaşları
İngiliz tüccarlar güney Çin'de kaçak afyon için büyük bir pazar bulmuştu; artan afyon ticareti, bağımlılığın yarattığı sağlık sorunlarının ötesinde, Çin'in tarihinde ilk kez ihraç ettiğinden fazlasını ithal etmesine yol açtı. Çin yönetiminin afyon ticaretine karşı önlemleri Birinci Afyon Savaşı'na (1839–1842) varan gerilimi doğurdu. Savaş 1842'de imzalanan Nanjing Antlaşması ile sona erdi; antlaşma Batı ticaretine beş liman açtı ve Hong Kong İngilizlere geçti. Afyon Savaşları'nın ardından yapılan antlaşmalar, uygulamada yabancılara ayrıcalıklı statü tanıyıp Çin'den tavizler kopardığı için “eşitsiz antlaşmalar” diye anıldı. İngilizler 1850'lerin sonunda Guangzhou ve Tianjin'e saldırarak İkinci Afyon Savaşı'nı başlattı. Aynı dönemde Britanya, 1838'de Osmanlılarla yaptığı ticaret antlaşmasında olduğu gibi, pazar potansiyeli yüksek ama doğrudan sömürgeleştirilemeyen ülkeleri ekonomik baskıyla kendi pazarı hâline getirmeye çalıştı.
Afrika'nın Paylaşımı
19. yüzyılın ikinci yarısında sömürgecilik, şirketler yerine doğrudan devletler eliyle yürütülen “modern emperyalizm” evresine girdi ve bu yarışta ilk hedef Afrika oldu. Britanya 1882'de Mısır'ı, uzun bir mücadelenin ardından da 1899'da Sudan'ı işgal etti; Nijerya, Gambia ve Gana ele geçirildi; Zimbabve, Zambiya ve Malavi serbest ticaret bölgesine dönüştürüldü. Yüzyıl sonuna gelindiğinde Güney Afrika'daki savaş (bkz. Boer Savaşları) da kazanılmış ve Kahire'den Ümit Burnu'na kadar Afrika'nın büyük kısmı İngiliz hâkimiyetine girmişti (bkz. Afrika'nın Sömürgeleştirilmesi). Almanya, İtalya ve Belçika gibi yeni rakiplerin sahneye çıkması paylaşımı hızlandırdı ve giderek savaşa sürüklenen bir gerginlik yarattı.
Kaynaklar: [1]
Osmanlı Coğrafyasında: Kıbrıs ve Mısır
Britanya'nın Osmanlı toprakları üzerindeki iki müdahalesi Türkiye tarihi açısından önemlidir (bkz. Osmanlı İmparatorluğu). 1869'da Süveyş Kanalı'nın açılması Hindistan yolunu kısalttı ama güvenliğini daha hassas bir mesele hâline getirdi; Britanya Kızıldeniz ve Arabistan kıyılarında Osmanlı itirazlarına rağmen nüfuz alanları oluşturdu. Stratejik öneme sahip Kıbrıs 1878'de kira adı altında İngilizlere devredildi. Mısır'da Avrupalı güçlerin müdahalesine karşı Urâbî Paşa etrafında toplananlar Haziran 1882'de ayaklandı; Britanya bu durumu fırsat bilerek Temmuz 1882'de İskenderiye'yi topa tuttu ve 13 Eylül 1882'de Kahire yakınlarındaki Tellülkebir'de Urâbî taraftarlarını yenerek ülkeyi işgal etti. Mısır o sırada hâlâ nominal olarak Osmanlı'ya bağlıydı. Britanya, 28 Şubat 1922'de Mısır'ı tek taraflı olarak bağımsız ilan etti, ama bazı konularda denetimini sürdürdü.
Osmanlı'nın Paylaşımı: Sykes–Picot ve Mandalar
Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı'nın Asya topraklarının paylaşılması için Britanya ile Fransa arasında 16 Mayıs 1916'da gizli bir antlaşma yapıldı. Metne göre haritada “mavi” olarak gösterilen bölgede Fransa, “kırmızı” bölgede ise Britanya dilediği doğrudan ya da dolaylı yönetimi kurabilecek, aradaki bölgelerde bir Arap devleti ya da Arap devletleri konfederasyonu tanınacaktı; Filistin'in bir kısmı ise uluslararası yönetime bırakılacaktı. Aynı yıllarda Britanya, Osmanlı'ya karşı ayaklanması için Mekke Emiri Şerif Hüseyin'le yazışarak ona bir Arap devleti vaat etmişti; iki taahhüt birbiriyle çelişiyordu. Britanya'nın Kasım 1917'deki Balfour Deklarasyonu ile Filistin'de bir Yahudi yurdu kurulmasını destekleyeceğini açıklaması meseleye yeni bir boyut kattı; aynı ay Rusya'da iktidara gelen Bolşevikler çarlık döneminin gizli antlaşmalarını reddedip kamuoyuna açıkladı. Savaştan sonra Britanya, Filistin ve Irak'ı manda yönetimi altına aldı (bkz. Osmanlı İmparatorluğu).
İki Dünya Savaşı ve Bengal Kıtlığı
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Britanya, Almanya'nın sömürgelerinden Togo, Kamerun'un bir kısmı ve Tanganika'yı da aldı; ama savaşın ardından yükselen milliyetçilik ve antiemperyalist düşünce, sömürgelerde bağımsızlık taleplerini güçlendirdi. İkinci Dünya Savaşı (bkz. I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı) imparatorluğun gücünü tüketti. Savaş yıllarının en ağır insani felaketi 1943–1944 Bengal kıtlığıydı; kıtlığı çocukken tanık olarak yaşayan Nobel ödüllü iktisatçı Amartya Sen, iki ila üç milyon insanın öldüğünü ve kıtlığın açıkça sınıfa bağlı bir nitelik taşıdığını yazar. Kıtlığa yol açan koşullar arasında Burma'nın Japonlarca işgaliyle Burma pirincinin kesilmesi, 1942 sonbaharında batı Bengal'i vuran Midnapur kasırgası ile pirinç hastalığı, ve Japon işgali korkusuyla kıyı bölgelerinde pirinç stoklarına el konulmasını ve teknelerin yok edilmesini öngören “denial” politikası vardı.
Dekolonizasyon: 1947–1997
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra hem İngiltere'nin imparatorluk gücünü yitirmesi hem de önlenemeyecek bir noktaya gelen bağımsızlık talepleri sonucunda Hindistan 1947'de bağımsızlığını kazandı ve Pakistan ayrı bir devlet olarak kuruldu; bunları 1948'de Sri Lanka ve Myanmar izledi. Gana, 1957'de Afrika'da bağımsızlığını kazanan ilk İngiliz sömürgesi oldu ve diğer sömürgeler onu izledi. İngiliz İmparatorluğu'ndan ayrılan son önemli toprak, 1997'de özel bir statüyle Çin'e devredilen Hong Kong oldu (bkz. Hindistan Cumhuriyeti).
Kaynaklar: [1]
Milletler Topluluğu
Britanya, sömürgelerdeki bağımsızlık taleplerine önce sınırlı özerklikle yanıt verdi. İlk kez 1847'de Kanada'da denenen bu düzende sömürge halkı iç işlerini kendi seçtiği bir yönetimle yürütüyor, güvenlik ve dış ilişkiler ise Londra'nın atadığı bir genel vali aracılığıyla İngiliz hükümetinde kalıyordu. Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika'ya dominyon statüsü verildi; bu ülkeler Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Milletler Cemiyeti'ne bağımsız üye olarak katıldı ve İngiltere onların bağımsızlığını 1931'de kabul etti. Modern Milletler Topluluğu'nun başlangıcı, üyeleri özgür ve eşit ortaklar olarak tanımlayan 1949 Londra Bildirgesi'dir. Bugün Topluluk, 56 bağımsız ve eşit ülkenin gönüllü birliğidir ve yaklaşık 2,7 milyar insanı kapsar; üyelerinden 33'ü küçük devletlerdir.
Tartışma: 1857 — İsyan mı, İlk Bağımsızlık Savaşı mı?
Olay farklı adlarla anılır: İngiliz kaynaklarında uzun süre “Sepoy İsyanı” ya da “Hint İsyanı” (Indian Mutiny), sonraki yazımda “Hint Ayaklanması” (Indian Rebellion), Hint milliyetçi yazımında ise “İlk Bağımsızlık Savaşı”. TDV'nin İngiltere maddesi de olayı “Hindistan bağımsızlık savaşı” diye anar. Adlandırma, olaya kimin gözünden bakıldığını gösterir: “isyan” adı yönetimin bakışını, “bağımsızlık savaşı” ise ulusal bir hareket yorumunu çağrıştırır. Birincil belgelerle çalışan tarihçiler, “yağlı fişek” meselesinin isyancıların din temelli kaygılarının bir simgesi olduğunu, ama motivasyonlarının bu tek konudan çok daha geniş olduğunu vurgular. Bu maddede tek bir ad seçilmemiş, farklı adlar birlikte anılmıştır.
Tartışma: Bengal 1943 — Kıtlık Neden Oldu?
Bengal kıtlığının nedenleri bugün de tartışılır. Dönemin yetkilileri ve resmî Kıtlık Soruşturma Komisyonu krizi büyük ölçüde tüccarların ve üreticilerin stokçuluğuna ve yerel yöneticilerin beceriksizliğine bağladı. Amartya Sen, 1970'ler ve 1980'lerde kıtlığın gıda arzındaki bir düşüşten çok savaşın yol açtığı piyasa başarısızlığından ve gelir dağılımından kaynaklandığını savundu; bu yaklaşım kıtlık araştırmalarını gıda miktarından insanların gıdaya erişim hakkına (entitlement) yöneltti. Cormac Ó Gráda gibi sonraki araştırmacılar ise ürün kaybının, Burma pirincinin kesilmesinin ve savaş dönemi politikalarının payını yeniden vurguladı. Ó Gráda'nın aktardığı belgelere göre Vali Linlithgow 1943 yazında Londra'dan acilen gıda ithalatı istedi; Hindistan Bakanı Amery bu talebi 31 Temmuz'da Savaş Kabinesi'nde savundu ama kabineyi ikna edemedi. Kaynaklar, doğal etkenlerle siyasi kararların payı konusunda farklı ağırlıklar verir.
Tartışma: Britanya Mısır'ı Neden İşgal Etti?
1882 işgalinin nedeni konusunda tarihçiler ayrışır. Bir yorum, Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra Hindistan yolunun güvenliğinin İngiliz sömürge siyasetinin önceliği hâline geldiğini ve müdahalenin bu stratejik kaygıyla yapıldığını vurgular; TDV'nin İngiltere maddesi de Hindistan yolunun güvenliğini dönemin öncelikli meselesi olarak anlatır. Başka bir yorum ise Avrupalı alacaklıların ve İngiliz yatırımcıların çıkarlarını, yani Mısır'ın mali krizini öne çıkarır; zaten Urâbî hareketi Avrupalı güçlerin Mısır'ın iç işlerine müdahalesine bir tepki olarak doğmuştu. Kaynaklar bu ayrışmayı tek bir nedene indirgemez; bu yüzden 1882 müdahalesi bu maddede tek bir açıklamaya bağlanmamıştır.
Bugüne Mirası
Britanya İmparatorluğu'nun bugünkü izleri hem kurumsal hem de tartışmalıdır: Milletler Topluluğu, 56 bağımsız ve eşit ülkenin gönüllü birliği olarak sürer ve yaklaşık 2,7 milyar insanı kapsar. Öte yandan kölelik, Afyon Savaşları, 1857 sonrası şiddet ve Bengal kıtlığı gibi başlıklar, imparatorluğun sorumluluğu konusundaki tartışmayı canlı tutar.
Kaynaklar: [16]
Önemli İsimler
- Robert ClivePlassey, 1757
Doğu Hindistan Şirketi güçlerini 23 Haziran 1757'de Plassey'de zafere taşıdı.
- Bahadur Şah Zaferson Babür imparatoru
1857'de asilerin önderlik istediği yaşlı imparator; Burma'ya sürüldü, 1862'de öldü.
- Urâbî PaşaMısır, 1882
Avrupa müdahalesine karşı çıkan hareketin önderi; Tellülkebir'de yenildi.
- Şerif HüseyinMekke emiri
Britanya ile yazışarak Osmanlı'ya karşı ayaklanmaya karşılık bir Arap devleti vaadi aldı.
- Amartya Seniktisatçı
1943 Bengal kıtlığına tanık oldu; kıtlıkları gıdaya erişim üzerinden açıklayan yaklaşımı geliştirdi.
Kilit Olaylar Kronolojisi
Kölelik Kaldırma Yasası yürürlüğe girdi.
Hint Ayaklanması Meerut'ta başladı.
Tellülkebir; Mısır'ın işgali.
Sykes–Picot Antlaşması.
Plassey Muharebesi.
Doğu Hindistan Şirketi kuruldu.
Gambia'da James adası: Afrika'daki ilk kalıcı İngiliz üssü.
Yedi Yıl Savaşları; Fransa Hindistan'dan çıkarıldı.
Şirket Bengal'de vergi toplama hakkını aldı.
Köle ticareti yasaklandı.
Ücretsiz çalışma dönemi bitti; tam özgürlük.
Nanjing Antlaşması.
Şirket lağvedildi; Hindistan Kraliyet yönetimine geçti.
Kıbrıs İngilizlere devredildi.
Dominyonların bağımsızlığı kabul edildi.
Bengal kıtlığı.
Hindistan ve Pakistan bağımsız oldu.
Londra Bildirgesi: modern Milletler Topluluğu.
Gana bağımsız oldu.
Hong Kong Çin'e devredildi.
Kaynaklar ve ileri okuma
Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — İngiltere (İngiliz sömürgeciliği bölümü)
Sömürgeciliğin beş aşaması; Doğu Hindistan Şirketi (1600), Bengal (1757), şirketin lağvı (1858), Hong Kong (1841), Kıbrıs (1878), Mısır (1882), Sudan (1899), mandalar, dominyonlar (1931), Hindistan (1947), Gana (1957), Hong Kong (1997).
- National Army Museum — Armies of the East India Company
Plassey (1757), Wandewash, Buxar (1764), 1765 vergi toplama hakkı, üç başkanlık ordusu, Kraliyet'in devralması.
- National Army Museum — Why did the Indian Rebellion happen?
Kültürel çatışma, 'lapse' politikası, Oudh'un ilhakı, Enfield fişekleri söylentisi, Meerut ve Delhi.
- National Army Museum — Decisive events of the Indian Rebellion
İsyan merkezleri, Bahadur Şah, Gwalior'un 19 Haziran 1858'de geri alınması.
- The National Archives (UK) — The transatlantic slave trade
Yaklaşık 12 milyon Afrikalı; 1833 yasasının köle sahiplerine 20 milyon sterlin tazminatı.
- legislation.gov.uk — Slavery Abolition Act 1833 (3 & 4 Will. 4 c. 73)
Birincil kaynak: kölelerin 1 Ağustos 1834'ten itibaren özgürleştirilmesi (md. 12).
- Royal Museums Greenwich — History of the transatlantic slave trade
1640–1807 arasında İngiliz gemileriyle 3,4 milyon Afrikalı, 450.000 ölüm; 1807 yasası; 1838'de tam özgürlük, 800.000 kişi.
- ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Opening to China Part I: the First Opium War, the United States, and the Treaty of Wangxia
Afyon kaçakçılığı, 1842 Nanjing Antlaşması, beş antlaşma limanı, 'eşitsiz antlaşmalar', İkinci Afyon Savaşı.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Kıbrıs
Adanın 1878'de İngilizlere devri, 5 Kasım 1914 ilhakı, Lozan'ın 20. maddesi, 1925 koloni statüsü.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Mısır
Urâbî hareketi, İskenderiye bombardımanı (Temmuz 1882), Tellülkebir (13 Eylül 1882), 28 Şubat 1922 tek taraflı bağımsızlık.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Sykes-Picot Antlaşması (Cevdet Küçük)
16 Mayıs 1916, Şerif Hüseyin yazışmaları, Balfour Deklarasyonu, Bolşeviklerin gizli antlaşmaları açıklaması.
- Avalon Project (Yale Law School) — The Sykes-Picot Agreement: 1916
Birincil metin: mavi ve kırmızı bölgeler, Arap devleti ya da konfederasyonu.
- NobelPrize.org — Amartya Sen, Biographical
1943 Bengal kıtlığı: iki ila üç milyon ölüm, sınıfa bağlı niteliği.
- NobelPrize.org — 1998 Ekonomi Ödülü basın bülteni
Sen'in kıtlıkları gıda arzı yerine gıdaya erişim (entitlement) üzerinden açıklaması.
- Cormac Ó Gráda — “Sufficiency and Sufficiency and Sufficiency”: Revisiting the Bengal Famine of 1943–44
Sen'in yorumu ve eleştirisi; Burma pirincinin kaybı, Midnapur kasırgası, pirinç hastalığı, 'denial' politikası, Savaş Kabinesi'nin ithalat kararı.
- Commonwealth Secretariat — About us
56 üye, 2,7 milyar nüfus, 1949 Londra Bildirgesi.
- The National Archives (UK) — India 1857 (öğretmen kaynağı)
Birincil belgeler; 'yağlı fişek' meselesinin isyancıların daha geniş motivasyonlarının yalnızca bir simgesi olduğu.
Görseller



Sık Sorulan Sorular
Kıbrıs ne zaman ve nasıl İngiliz yönetimine geçti?
Kıbrıs, 1878'de Osmanlı Devleti tarafından “kira” adı altında İngilizlere devredildi; ada hukuken Osmanlı egemenliğinde sayılmaya devam etti. Osmanlılar adayı İngilizlere geliri giderinden fazla bir bütçeyle devretti. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı'na İngiltere'nin karşı cephesinde girince İngiltere 5 Kasım 1914'te Kıbrıs'ı resmen ilhak etti. Bu ilhak 1923 Lozan Antlaşması'nın 20. maddesiyle kabul edildi ve İngiltere 1925'te Kıbrıs'ı taca bağlı bir koloni statüsüne dönüştürdü.
Nanjing Antlaşması Çin için ne anlama geliyordu?
Birinci Afyon Savaşı'nı 1842'de sona erdiren Nanjing Antlaşması, Guangzhou, Xiamen, Fuzhou, Ningbo ve Şanghay'ı Batı ticaretine açtı ve Hong Kong'u İngilizlere bıraktı. Ardından ABD ve diğer güçler de benzer antlaşmalar imzaladı; en çok kayırılan ulus hükmü sayesinde bir güce verilen imtiyaz diğerlerine de genişledi. Yabancılara kendi konsolosluk mahkemelerinde yargılanma hakkı (ekstrateritoryalite) gibi ayrıcalıklar tanıyan bu antlaşmalar, Çin'de “eşitsiz antlaşmalar” diye anılır ve Batı'nın Çin üzerindeki baskısının simgesi hâline geldi.
Kölelik kaldırılırken tazminat kime ödendi?
1833 Kölelik Kaldırma Yasası, köle sahiplerine 20 milyon sterlin tazminat ödenmesini öngördü; köleleştirilmiş insanlara hiçbir ödeme yapılmadı. Köle Tazminat Komisyonu, tazminatı hesaplamak için kolonilerdeki köle kayıtlarını esas aldı. Yasa kölelerin 1 Ağustos 1834'ten itibaren özgür olduğunu ilan etse de özgürleştirilenler bir süre daha ücretsiz çalışmak zorunda bırakıldı; tam özgürlük 1838'de geldi ve Britanya Karayipleri'nde 800.000 kişi özgürleşti.
