Tarihi OlayYakın Çağ

Afrika'nın Sömürgeleştirilmesi

Berlin Konferansı1884–1885
Ana Aktörlerİngiltere, Fransa, Belçika, Almanya, Portekiz
SonuçAfrika'nın Neredeyse Tamamının Avrupa Sömürgesi Olması
Afrika'nın Sömürgeleştirilmesi

Afrika'nın SömürgeleştirilmesiFrançois Maréchal, Wikimedia Commons (Public domain)

İçindekiler

Genel Bakış

Afrika'nın sömürgeleştirilmesi, 1880'lerden I. Dünya Savaşı'na kadar süren; Avrupa'nın büyük güçlerinin (İngiltere, Fransa, Almanya, Belçika, Portekiz, İtalya) kıtanın neredeyse tamamını -yalnızca Etiyopya ve Liberya hariç- kendi aralarında paylaştığı, hızlı ve derinden yıkıcı bir emperyal genişleme sürecidir. Bu süreç, dönemin tarihçileri tarafından "Afrika İçin Yarış" (Scramble for Africa) olarak adlandırılır.

Berlin Konferansı (1884-1885)

1884-1885'te Almanya Şansölyesi Bismarck'ın çağrısıyla toplanan Berlin Konferansı'nda, Avrupa'nın büyük güçleri Afrika'yı kendi aralarında paylaşmanın "kurallarını" belirledi; konferansa hiçbir Afrikalı temsilci davet edilmedi ve sınırlar, yerel halkların etnik, dilsel veya siyasi gerçekliklerini hiçe sayarak Avrupa'nın masasında cetvelle çizildi.

Sömürgeleştirmenin Motivasyonları

Sanayi Devrimi'nin yarattığı hammadde talebi (kauçuk, altın, elmas, palmiye yağı), Avrupa'nın kendi içindeki güç rekabeti ve dönemin ırkçı "medenileştirme misyonu" (mission civilisatrice) ideolojisi, sömürgeleştirmenin başlıca itici güçleriydi; Kral II. Léopold'ün kişisel mülkü haline getirdiği Kongo Özgür Devleti'ndeki kauçuk sömürüsü ve kitlesel zulüm, bu sürecin en vahşi örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Yerel Direniş

Sömürgeleştirmeye karşı Afrika halkları çeşitli biçimlerde direndi: Etiyopya, 1896'daki Adwa Savaşı'nda İtalyan istilasını püskürterek kıtada sömürgeleşmeyen nadir devletlerden biri oldu; Güney Afrika'daki Zulu Krallığı, Sudan'daki Mahdi hareketi ve Alman Güneybatı Afrikası'ndaki Herero-Nama halkları gibi birçok toplum, ağır bedeller ödeyerek de olsa sömürgeci güçlere karşı savaştı.

Sömürge Yönetiminin Etkileri

Sömürge yönetimleri, yerel ekonomileri Avrupa'nın sanayi ihtiyaçlarına hizmet eden ihracat modellerine dönüştürdü, geleneksel siyasi yapıları büyük ölçüde tahrip etti ve dayattığı keyfi sınırlar -bugünkü birçok Afrika ülkesinin sınırlarının doğrudan kaynağı olarak- sonraki on yıllarda etnik ve siyasi gerilimlerin köklerinden birini oluşturdu.

Tarihsel Önemi ve Miras

Afrika'nın sömürgeleştirilmesi, 20. yüzyıl ortasındaki bağımsızlık hareketlerine (bkz. Hindistan'ın Bağımsızlığı benzer süreçler) kadar sürecek bir sömürge döneminin başlangıcı oldu; bu dönemin ekonomik, siyasi ve psikolojik mirası -sınır anlaşmazlıkları, kaynak sömürüsünün kalıntıları, kültürel travma- bugün de Afrika tarihi ve siyaseti üzerindeki etkisini sürdürüyor ve modern tarih yazımında giderek daha eleştirel bir mercekle yeniden değerlendiriliyor.