Genel Bakış
Boer Savaşları, Güney Afrika'da İngiltere ile Boer (Afrikaner) cumhuriyetleri arasında yaşanan iki savaşın adıdır: 1880-81'deki Transvaal Savaşı (Birinci Boer Savaşı) ve 1899-1902'deki Boer Savaşı (İkinci Boer Savaşı). National Army Museum'a (NAM) göre ilk savaşta Transvaal Boerleri, İngiltere'nin topraklarını ilhak etmesine direnerek bağımsızlıklarını yeniden kazandılar. İkinci savaşın kökeninde ise İngiltere'nin Güney Afrika'daki kendi toprakları olan Kap Kolonisi ve Natal'ı Boer cumhuriyetleriyle birleştirme, yani bir konfederasyon kurma isteği yatıyordu. NAM'a göre ikinci savaşı İngilizler kazandı, ama bunu ancak tartışmalı taktikler benimseyerek başarabildi: çiftliklerin yakılması ve Boer aileleriyle siyah Afrikalıların toplama kamplarına kapatılması. Bu kamplarda on binlerce kadın, çocuk ve siyah Afrikalı sivil hayatını kaybetti. Savaşın [[britanya|Britanya]] kamuoyunda ve parlamentosunda yarattığı tartışma, 17 Haziran 1901 tarihli Avam Kamarası tutanaklarına (Hansard) doğrudan yansımıştır. Boer Savaşları, 19. yüzyılın sonundaki [[afrikanin-somurgelesmesi|Afrika'nın sömürgeleştirilmesi]] sürecinin en büyük ve en pahalı savaşlarından biridir.
Transvaal Savaşı (1880-81): İlhak ve Ayaklanma
NAM'a göre 1877'de Sömürgeler Bakanı Lord Carnarvon, İngiliz sömürgeleri ile Boer topraklarından oluşan bir federasyon kurarak Güney Afrika'da İngiliz etkisini genişletmek istiyordu. Güney Afrika Cumhuriyeti (South African Republic, SAR) olarak da bilinen Transvaal'ın Boerleri buna karşı çıktı. İngilizler aynı yılın Nisan ayında, bunun bölgede istikrar yaratacağını öne sürerek Transvaal'ı ilhak etti. NAM, ilhakın Transvaal Boerleri ile Kral Sekhukhune'nin Pedi halkı arasındaki bir askerî çatışmanın ardından geldiğini belirtir. İngilizler federasyonun Transvaal'daki elmas yataklarının işletilmesi de dahil olmak üzere ekonomik büyümeyi teşvik edeceğini savunuyordu; ama Boerler İngiliz denetimine içerliyordu. 13 Aralık 1880'de yaklaşık 4.000 Boer, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin yeniden kurulduğunu ilan edip geçici bir hükümet atadı ve Transvaal'a dağılmış İngiliz kalelerini hemen kuşattı. İngiliz komutan Tümgeneral Sir George Pomeroy-Colley kaleleri kurtarmak için bir kuvvet topladı; ancak NAM'a göre çoğu usta nişancı olan ve siperden yararlanmayı iyi bilen Boerleri tümüyle hafife aldı ve bunu bir dizi İngiliz yenilgisi izledi.
Kaynaklar: [2]
Bronkhorstspruit, Laing's Nek ve Majuba
NAM'ın aktardığına göre 20 Aralık 1880'de Bronkhorstspruit'te Yarbay Philip Anstruther komutasındaki 94. Alay'dan 260 kişilik bir kol, Lydenburg'dan Pretoria'ya yürürken yaklaşık 200 Boer tarafından durduruldu. Boerler daha fazla ilerlemenin savaş sebebi sayılacağını bildirdi; Anstruther bunu reddedip cephane dağıtılmasını emredince Boerler ateş açtı; 94. Alay'dan 56 kişi kısa sürede öldü, yaklaşık 100 kişi yaralandı. Anstruther teslim olma emrini verdikten sonra yaralarından öldü. Ocak 1881'de Colley, topçu ve Gatling makineli tüfekleriyle yaklaşık 1.500 askeri Natal-Transvaal sınırındaki stratejik Laing's Nek geçidine götürdü. 28 Ocak'taki cepheden saldırı, Başkomutan Piet Joubert'in nişancıları tarafından püskürtüldü; saldırıya katılan 480 İngiliz askerinden 150'si öldü. NAM, Laing's Nek'in alay sancaklarının (Colours) savaşa taşındığı son muharebe olduğunu da not eder. 26 Şubat 1881 gecesi Colley, Boer mevzilerine hâkim Majuba Tepesi'ni topçusuz bir kuvvetle işgal etti. Ertesi gün tepeye tırmanan Boerlerin isabetli atışları savunucuları kırdı; İngiliz tarafında 285 asker öldü ya da yaralandı, adamlarını toparlamaya çalışan Colley de vurularak öldü. NAM'a göre Boer kayıpları yalnızca iki ölü ve dört yaralıydı.
Kaynaklar: [2]
Barış ve Kısıtlı Bağımsızlık
NAM'a göre bu sırada Pretoria, Marabastadt, Lydenburg, Rustenburg, Wakkerstroom ve Standerton'daki İngiliz kaleleri Boer kuşatmalarına dayanmıştı. Colley'nin yerine geçen Tümgeneral Sir Evelyn Wood 6 Mart 1881'de bir ateşkes imzaladı ve 23 Mart'ta imzalanan barış antlaşması savaşı resmen sona erdirdi. Transvaal bağımsızlığını yeniden kazandı, ama İngiltere ülkenin dış ilişkilerinin denetimini elinde tuttu; ayrıca siyah Afrikalı nüfusun çıkarlarını gözetmek üzere Pretoria'ya bir İngiliz temsilcisi (Resident) yerleştirildi. NAM'a göre üç yıl sonra yapılan yeni diplomatik görüşmelerle bu iki kısıtlama da kaldırıldı ve tam bağımsızlık elde edildi; ancak iki taraf arasındaki anlaşmazlıklar sürdü. NAM'ın Boer Savaşı sayfası da 1880-81'de Transvaal Boerlerinin konfederasyona karşı İngilizlerle başarıyla savaştığını, ikinci savaşın kökenlerini anlatırken hatırlatır.
Altın, Uitlander'lar ve Jameson Baskını
NAM'a göre 1886'da Güney Afrika Cumhuriyeti'nde altın bulunması, bahsi büyük ölçüde yükseltti. Altın sahalarının çektiği büyük İngilizce konuşan nüfus akını, Afrikanerlerin deyişiyle Uitlander'lar (kelimesi kelimesine "yabancılar"), kendi yaşam biçimlerine tehdit olarak gören Boerler için büyük bir kaygı kaynağı oldu. Ardından Jameson Baskını geldi: Dr. Leander Starr Jameson ve Britanya Güney Afrika Şirketi'nin birliklerinin, SAR'daki Uitlander'lar arasında bir ayaklanma başlatma girişimi. NAM'a göre baskının başarısızlığı İngiltere ve konfederasyon taraftarları için bir küçük düşürülme oldu ve iki hükümet arasındaki ilişkileri daha da kötüleştirdi. Tarihleme konusunda bir tutarsızlık dikkat çeker: NAM'ın metni "1896 Jameson Baskını"ndan söz ederken, aynı sayfadaki görsel açıklamaları baskına giden birlikleri ve bir katılımcının fişeğini 1895'e tarihler. Bu madde bu nedenle her iki tarihi birlikte verir.
Kaynaklar: [1]
Milner, Kruger ve Ültimatom
NAM'a göre bu gerilemeyi aşmak ve İngiliz politikasına yeni bir ivme kazandırmak isteyen Sömürgeler Bakanı Joseph Chamberlain, 1897'de açık sözlü bir emperyalist olan Sir Alfred Milner'ı Güney Afrika Yüksek Komiseri olarak atadı. Jameson Baskını Boer kamuoyunu sertleştirmiş ve Paul Kruger'in 1898 SAR cumhurbaşkanlığı seçimini ezici bir zaferle kazanmasını sağlamıştı. Kruger, Uitlander'lara siyasi güç tanımaya eskisinden de isteksizdi. Ertesi yıl Kruger, İngiltere'nin SAR'ın iç işlerine karışmaması karşılığında Uitlander'lara seçme hakkının genişletilmesini önerdi; İngiltere'nin SAR üzerindeki hükümranlık iddiasından vazgeçmesini ve diğer anlaşmazlıkların dış tahkime götürülmesini de istedi. NAM'a göre Chamberlain, Boerlerin hızla yenilebileceğinden emin olduğu için bu önerileri reddetti. İngiltere'nin barışçı bir çözüm aramadığını gören SAR ve müttefiki Orange Özgür Devleti önce davranmaya karar verdi: 9 Ekim 1899'da SAR, yalnızca sınırlarındaki İngiliz birliklerinin değil, 1 Haziran 1899'dan beri Güney Afrika'ya gönderilen tüm takviyelerin de geri çekilmesini isteyen bir ültimatom verdi. Ültimatom reddedilince ve 11 Ekim'de süresi dolunca iki cumhuriyet 12 Ekim'de Kap Kolonisi ve Natal'ı işgal etti.
Kaynaklar: [1]
Kuşatmalar ve Kara Hafta
NAM'a göre Boerler kısa sürede Kimberley, Mafeking ve Ladysmith kasabalarını kuşattı ve Aralık 1899'da İngilizlerin bu kasabaları kurtarma girişimlerini Stormberg (10 Aralık), Magersfontein (11 Aralık) ve Colenso (15 Aralık) muharebelerinde püskürttü. Bu yenilgilerin yaşandığı dönem "Kara Hafta" (Black Week) olarak anıldı ve İmparatorluğun her yanından zafer haberleri duymaya alışkın İngiliz kamuoyu için büyük bir şok oldu. Boerler son derece hareketliydi, araziyi iyi tanıyordu ve yüksek bozkır hayatına alışkındı; NAM'a göre yalnızca 88.000 askerleri ve görece az topçuları olmasına karşın Louis Botha, Jan Smuts ve Christiaan de Wet gibi seçkin generallerce yönetiliyorlardı. Mafeking kuşatması 217 gün sürdü ve savaşın en uzun kuşatması oldu; kasaba 17 Mayıs 1900'de kurtarıldığında iki taraftaki çatışma kayıpları 463'e ulaşmıştı. Kurtuluş İngiltere'de taşkın kutlamalara yol açtı ve Baden-Powell'ı ulusal bir kahramana dönüştürdü. NAM'ın kronolojisine göre Kimberley 15 Şubat, Ladysmith 28 Şubat 1900'de kurtarıldı; General Piet Cronje 27 Şubat'ta Paardeberg'de teslim oldu.
Kaynaklar: [1]
İngiliz Karşı Taarruzu ve İlhaklar
Bir dizi gerilemenin ardından İngilizler üstün kaynaklarını seferber ederek Güney Afrika'ya daha çok asker gönderdi. NAM'a göre bunlar arasında İmparatorluğun dört bir yanından, özellikle Kanada ve Avustralya'dan gelen birlikler vardı ve sonunda savaşa 400.000'den fazla asker katıldı. Savaş, toplumun bütün kesimlerinden İngilizlerin silaha sarıldığı ilk sefer oldu. 18 Aralık 1899'da başkomutanlığa getirilen Lord Roberts, 13 Mart 1900'de Orange Özgür Devleti'nin başkenti Bloemfontein'i, 5 Haziran 1900'de ise SAR'ın başkenti Pretoria'yı ele geçirdi. NAM'ın kronolojisine göre Orange Özgür Devleti 24 Mayıs 1900'de, Güney Afrika Cumhuriyeti 1 Eylül 1900'de ilhak edildi ve 29 Eylül 1900'de Lord Kitchener, Roberts'ın yerine başkomutan oldu. Savaşa katılanlar yalnızca beyazlar değildi: NAM'a göre İngiliz ordusunda keşif eri ve nöbetçi olarak silahlı hizmet veren siyah Afrikalıların sayısı 15.000 ile 30.000 arasında tahmin edilir; 100.000 kişi daha işçi, taşıma sürücüsü, demirci ve inşaatçı olarak çalıştı. Hint Ordusu gönderilmemişti, ama 300 özgür Hintli ile şeker plantasyonlarından gönderilen 800 sözleşmeli işçiden oluşan Hint Ambulans Birliği sedyecilik yaptı. SAHO da savaşın yalnızca beyazların savaşı olmadığını ve en az 15.000 siyah Afrikalının savaştığını vurgular.
Gerilla Savaşı ve Yakılmış Toprak
NAM'a göre ilhakların ardından pek çok Boer savaşmayı sürdürdü ve 18 ay süren acımasız bir gerilla savaşı başladı. İngilizler kırsalı denetlemek için kalıcı garnizonların beklediği, birbirine telefon hattı ve dikenli telle bağlı taş ve oluklu demir blokhavzlar inşa etti. Gerillaları yiyecekten ve yardımdan yoksun bırakmak için binlerce çiftliği yaktılar ve ekinleri yok ettiler; NAM'a göre yakmalar aynı zamanda gerillaları destekleyen yerel halkı cezalandırma amacı da taşıyordu. NAM, Lord Roberts'ın 14 Haziran 1900'de Kitchener'e yazdığı bir mektubu aktarır: Roberts, demiryolu ve telgraf hatlarına yapılan baskınlara son vermenin en iyi yolunun halka bunların cezasız kalmayacağını anlatmak olduğunu, işe ertesi gün De Wet'in çiftliğini yakarak başlanmasını ve hatlara verilen her zararda çevredeki bütün evlerin yerle bir edileceğinin her yerde duyurulmasını yazıyordu. Düzenli birlikler kırsalı "yakılmış toprak" politikasıyla tararken atlı piyade birlikleri son hareketli Boer gerillalarının izini sürdü.
Kaynaklar: [1]
Toplama Kampları
SAHO'nun kronolojisine göre 22 Eylül 1900 tarihli bir askerî duyuru üzerine ilk iki "mülteci" kampı Pretoria ve Bloemfontein'de kuruldu; başlangıçtaki amaç gönüllü olarak teslim olan burgher'ları ve ailelerini korumaktı. Savaşan burgher'ların aileleri de buraya getirilmeye başlayınca kamplar "toplama" kamplarına dönüştü. 20 Aralık 1900'de Kitchener, gönüllü teslim olanların savaş sonuna kadar aileleriyle birlikte yaşayabileceğini ilan etti; ancak SAHO'ya göre bunun tersine 21 Aralık'ta generallerine gönderdiği muhtırada bütün kadınların, çocukların ve askerliğe elverişsiz erkeklerin, Boer çiftliklerinde yaşayan siyahlarla birlikte kamplara alınmasının avantajlarını sıraladı ve bunu gerillaların dayanıklılığını sınırlamanın en etkili yolu olarak gördü. NAM'a göre kampların amacı yalnızca gerillaların bir destek kaynağını ortadan kaldırmak değil, ailelerinin kamplarda bulunmasının sahadaki askerleri teslim olmaya yönelteceği düşüncesiydi. Barınma kötüydü, su ve yiyecek kıttı, sağlık ve temizlik olanakları neredeyse yoktu ve hastalık yaygınlaştı. Savaş Bakanı St John Brodrick 17 Haziran 1901'de Avam Kamarası'nda kamplardaki nüfusu yaklaşık olarak Transvaal'da 37.739, Natal'da 2.524, Orange River Kolonisi'nde 20.374 ve Kap Kolonisi'nde 2.490 olarak verdi ve bunların büyük bir kısmının yerli halktan olduğunu ekledi.
Emily Hobhouse ve Parlamentodaki Tartışma
SAHO'ya göre kamplardaki kadın ve çocukların durumunu iyileştirmeye çalışan İngiliz hayırsever ve sosyal hizmet uzmanı Emily Hobhouse 21 Ocak 1901'de kampları ziyaret izni aldı, ama Kitchener Bloemfontein'in kuzeyine gitmesine izin vermedi. Hobhouse 24 Ocak 1901'de Bloemfontein'deki kampı gördü ve koşullar karşısında dehşete düştü; 7 Mayıs 1901'de uzun bir inceleme gezisinin ardından İngiltere'ye döndü. 18 Haziran 1901'de yayımlanan raporunda yüksek ölüm oranının nedenlerini şöyle özetledi: küçük çadırlara doldurulmuş kalabalıklar, aralarında hastalar, ölmek üzere olanlar ve bazen bir ölü; çiğ olarak dağıtılan yetersiz tayınlar, pişirmek için yakıt ve içmek, pişirmek, yıkanmak için su eksikliği. NAM, Hobhouse'un 1901 tarihli sözlerini de aktarır: bu kamp sistemini "toptan bir zulüm" olarak niteleyen Hobhouse, kampları sürdürmenin çocuklar için cinayet anlamına geldiğini yazmıştı. Liberal muhalefetin lideri Sir Henry Campbell-Bannerman 14 Haziran 1901'de savaşın "barbarlık yöntemleriyle" sürdürüldüğünü söyledi. 17 Haziran'da Avam Kamarası'nda oturumun ertelenmesini öneren David Lloyd George, Transvaal'daki kamplarda bir ayda 336 ölüm olduğunu, bunun kendi kaba hesabına göre binde 120'lik bir ölüm oranı anlamına geldiğini ve Kitchener'in tek bir kampta ölüm oranının binde 450 olduğunu doğruladığını söyledi. Lloyd George, eski milletvekili Joshua Rowntree'nin Kap Kenti'nin ötesine geçmesine izin verilmediğini, bir İngiliz hanımının ise yalnızca Bloemfontein'e kadar gidebildiğini belirtti; bir kamp hekiminin raporundan, mısır unu örneklerinin küflü ve "insan tüketimine uygunsuz" bulunduğunu da okudu. SAHO'ya göre Lloyd George, ölü çocuk bedenlerinden oluşan bir duvarın İngilizlerle Boerler arasında yükseleceği uyarısında bulundu.
Kamp Koşulları ve Kadınlar Komisyonu
NAM'a göre kamp politikası ters tepti: ölümler nedeniyle yurt içinde ve dışında yaygın eleştirilere yol açtı. Hobhouse kamuoyunun dikkatini kamplara çekmekte belirleyici oldu ve kurbanlar için bir yardım kampanyası düzenledi; NAM'a göre bu kampanya mahcup hükümeti harekete geçmeye zorladı, kampların yönetimi ordudan Milner'ın sivil yetkililerine geçti ve koşullar yavaş yavaş iyileşti. SAHO, kamplara gönderilen Kadınlar Komisyonu'nun (Fawcett Komisyonu) bileşimini aktarır: başkan Millicent Fawcett kısa süre önce Westminster Gazette'te Hobhouse'u eleştirmişti; üyelerden Dr. Jane Waterson ise İngiltere'deki "histerik sızlanmalara" karşı yazmıştı. Hobhouse komisyona dahil edilmedi ve SAHO'ya göre Savaş Bakanlığı'na bunun nedenini soran mektuplar yazdı; bu arada kamplar konusunda yirmi altı halka açık toplantı düzenleyip koşulları iyileştirmek için para topladı. SAHO'ya göre komisyonun raporu 12 Aralık 1901'de tamamlandı ama ancak Şubat 1902'de yayımlandı; rapor kamplara ve yönetimlerine sert eleştiriler yöneltti, ama kampların derhal kapatılmasını önermedi. SAHO'nun aktardığı resmî rakamlara göre beyaz kampların nüfusu Haziran 1901'de 85.410 iken o ay 777 ölüm kaydedildi; Aralık 1901'de nüfus 89.407, ölüm sayısı 2.380'di. NAM ayrıca askerî açıdan politikanın kusurlu olduğunu belirtir: sonuna kadar direnen Boerler aile sorumluluğundan kurtulup savaşa yoğunlaşabildi; Kitchener daha sonra bu politikayı tersine çevirerek askerlerini Boer ailelerini düşmana bırakmaya teşvik etti ve bu Boerlerin hareket kabiliyetini kısıtladı.
Ölüm Sayıları ve Kaynaklar Arasındaki Farklar
SAHO'ya göre beyaz kamplarda 4.177 kadın, 22.074 on altı yaş altı çocuk ve büyük kısmı komandoda savaşamayacak kadar yaşlı olan 1.676 erkek hayatını kaybetti; bu sayıların toplamı 27.927'dir. NAM ise yuvarlak bir rakamla, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 28.000 Boer'in kamplarda öldüğünü yazar. Siyah Afrikalıların ayrı kamplardaki ölümleri konusunda kaynaklar arasında belirgin bir fark vardır: NAM bu sayıyı Boer ölümlerinin "yaklaşık yarısı" olarak verir; SAHO'ya göre ise resmî hesaplar en az 14.154 ölüm (kamp nüfusunun onda birinden fazlası) gösterir, ama G. Benneyworth mezarlıkları inceleyerek bu sayının en az 20.000 olduğunu tahmin eder. Benneyworth'e göre İngiliz kayıtlarının eksik ya da hiç bulunmaması ve pek çok sivilin kamp dışında ölmesi, gerçek ölüm sayısını daha yüksek kılar. SAHO'ya göre siyah kamplar beyaz kamplardan ırk temelinde ayrılmıştı, demiryolu hatları boyunca ve sınırlarda kurulmuştu ve sakinleri İngiliz ordusu için bir erken uyarı sistemi işlevi görüyordu. Bu kamplarda kalanlara tayın verilmiyor, tıbbi destek ve barınak neredeyse hiç sağlanmıyordu; kendi ürünlerini yetiştirmeleri, çalışabilenlerin emek karşılığında yiyecek alması bekleniyordu. 17 Haziran 1901'de Lloyd George'un Transvaal'daki 336 ölümün yerli kamplarını da kapsayıp kapsamadığı sorusuna Brodrick, izlenimine göre rakamların bütün kampları kapsadığı yanıtını verdi.
Vereeniging Antlaşması
NAM'a göre yakılmış toprak politikası ve gerillaların takibi sonunda Boerleri barış istemeye zorladı. 31 Mayıs 1902'de Vereeniging Antlaşması imzalandı; Boerler İngiliz egemenliğini kabul etti, ama sınırlı bir özyönetim elde etti. SAHO'ya göre antlaşma burgher temsilcileri ve İngilizler tarafından saat 23.05'te Pretoria'daki Melrose House'da imzalandı. NAM'a göre Boer cumhuriyetleri 1910'da Güney Afrika Birliği'ne tamamen dahil edildi. Savaşın bedeli ağırdı: NAM'a göre savaş İngiliz İmparatorluğu'nun kaynaklarını seferber etti ve İngiliz hükümetine 210 milyon sterline (bugünkü değerle 25 milyar sterlinin üzerinde) mal oldu; 22.000'i ölü olmak üzere 120.000'den fazla İngiliz ve İmparatorluk kaybına yol açtı. Ölümlerin üçte ikisi hastalık ve yetersiz sağlık hizmetlerinden kaynaklandı. NAM'a göre Boer savaş esirleri için Güney Afrika, Bermuda, Seylan (bugünkü Sri Lanka), Hindistan ve St Helena'da bir kamplar ağı kuruldu. Savaşta yaklaşık 350.000 at ve 50.000 katır, çoğu zaman iklime alıştırılmadan, kötü beslenip bakımsız bırakılarak çalıştırıldığı için telef oldu.
İlk Modern Savaş ve Miras
NAM, Boer Savaşı'nı ilk modern savaş olarak niteler: İngiliz ordusu çeşitli teknolojik yeniliklerden yararlandı; Güney Afrika'nın geniş mesafeleri elektrikli telgrafın ve sahra telefonunun yaygın kullanımına yol açtı. Hidrojen balonları gözlem ve topçu atışlarını yönlendirmek için kullanıldı; Boerlerin sık sık saldırdığı demiryollarında zırhlı trenler devriye geziyordu. NAM'a göre o sırada savaş muhabiri olan [[churchill|Winston Churchill]], böyle bir trende yolculuk ederken tren Boer komandolarınca pusuya düşürüldü. Seyyar jeneratörlerle beslenen projektörler geceleri demiryolunu aydınlatıyor, buharlı çekiciler kısa ömürlü çeki hayvanlarını korumak için ağır yükleri taşıyordu. Yazar Rudyard Kipling savaş için "Bir emperyal ders aldık" demişti. NAM'a göre İngiliz ordusu Boerler karşısındaki yenilgilerinden ders çıkardı ve savaşın ardından taktik, teçhizat ve yönetim alanında reformlar yapıldı; bu değişiklikler sayesinde ordu 1914'te [[birinci-dunya-savasi|Birinci Dünya Savaşı]]'na giderken İngiliz kıyılarından ayrılan en iyi donatılmış ve eğitilmiş kuvvet hâline gelmişti. Toplama kampları ise Güney Afrika'nın belleğinde derin bir iz bıraktı: SAHO'nun hem beyaz hem siyah kamplara ayırdığı ayrıntılı kronolojiler, uzun süre geri planda kalan siyah Afrikalı kurbanların hikâyesinin de bu belleğin parçası olduğunu gösterir. Lloyd George'un 1901'deki uyarısı, kampların İngilizlerle Afrikanerler arasındaki ilişkilere bırakacağı izin daha o günlerde fark edildiğini ortaya koyar.
Kaynaklar ve ileri okuma
Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.
- National Army Museum — "Boer War"
Kökenler, altın ve Uitlander sorunu, Jameson Baskını, Milner ve Kruger, 9 Ekim 1899 ültimatomu, Kara Hafta, kuşatmalar, gerilla savaşı, çiftlik yakmaları, kamplar, Vereeniging, teknoloji, kayıplar ve maliyet.
- National Army Museum — "Transvaal War"
1877 ilhakı, 13 Aralık 1880 ayaklanması, Bronkhorstspruit, Laing's Nek, Majuba Tepesi, 6 Mart ateşkesi ve 23 Mart 1881 barışı.
- South African History Online — "Women and children in White concentration camps during the Anglo-Boer War, 1900-1902"
Kampların kuruluşu, Kitchener'in 21 Aralık 1900 muhtırası, Hobhouse'un ziyaretleri ve raporu, Campbell-Bannerman ve Lloyd George, Kadınlar Komisyonu, ölüm sayıları.
- South African History Online — "Black concentration camps during the Anglo-Boer War 2, 1900-1902"
Siyah Afrikalıların savaştaki rolü, ırka göre ayrılmış kamplar, tayın verilmemesi ve zorunlu çalışma, resmî asgari 14.154 ölüm ve Benneyworth'ün en az 20.000 tahmini, Vereeniging'in imzalanışı.
- Hansard, Avam Kamarası, 17 Haziran 1901 — "South African War—Mortality in Camps of Detention" (HC Deb vol 95)
Lloyd George'un oturumu erteleme önergesi: Transvaal kamplarında bir ayda 336 ölüm, bir kampta binde 450 ölüm oranı, Rowntree ve Hobhouse'a getirilen seyahat kısıtlamaları, yiyecek örneklerine dair sağlık raporu.
- Hansard, Avam Kamarası, 17 Haziran 1901 — "Camps of Concentration—Mortality Statistics" (HC Deb vol 95 cc540-3)
Savaş Bakanı Brodrick'in kamplardaki nüfusa ve tayınlara dair yanıtı.
Görseller



Sık Sorulan Sorular
Birinci Boer Savaşı'nda Majuba Tepesi'nde ne oldu?
National Army Museum'a göre 27 Şubat 1881'de Boerler, Tümgeneral Colley'nin bir gece önce topçusuz olarak işgal ettiği Majuba Tepesi'ne tırmandı. İngiliz tarafında 285 asker öldü ya da yaralandı, Colley de öldürüldü; Boer kayıpları yalnızca iki ölü ve dört yaralıydı. 6 Mart'ta ateşkes, 23 Mart 1881'de barış imzalandı.
İkinci Boer Savaşı nasıl başladı?
National Army Museum'a göre İngiltere'nin barışçı çözüm aramadığını gören Güney Afrika Cumhuriyeti 9 Ekim 1899'da İngiliz birliklerinin ve 1 Haziran 1899'dan beri gönderilen takviyelerin geri çekilmesini isteyen bir ültimatom verdi. Ültimatom reddedilince Güney Afrika Cumhuriyeti ve Orange Özgür Devleti 12 Ekim'de Kap Kolonisi ve Natal'ı işgal etti.
Toplama kamplarında kaç kişi öldü?
SAHO'ya göre beyaz kamplarda 4.177 kadın, 22.074 çocuk ve 1.676 erkek öldü; NAM bu sayıyı yaklaşık 28.000 olarak verir. Siyah Afrikalıların kamplarındaki ölümler resmî olarak en az 14.154'tür, ama G. Benneyworth mezarlık incelemelerine dayanarak en az 20.000 tahmin eder; NAM ise bu sayıyı Boer ölümlerinin yaklaşık yarısı olarak verir.
Emily Hobhouse kimdir?
SAHO'ya göre Emily Hobhouse, kamplardaki kadın ve çocukların durumunu iyileştirmeye çalışan İngiliz bir hayırsever ve sosyal hizmet uzmanıdır. 24 Ocak 1901'de Bloemfontein kampını gördü, Kitchener onun Bloemfontein'in kuzeyine gitmesine izin vermedi ve 18 Haziran 1901'de koşulları anlatan raporunu yayımladı. NAM'a göre kampanyası hükümeti harekete geçmeye zorladı ve kampların yönetimi sivil yetkililere geçti.
Savaş nasıl sona erdi?
NAM'a göre 31 Mayıs 1902'de imzalanan Vereeniging Antlaşması'yla Boerler sınırlı bir özyönetim karşılığında İngiliz egemenliğini kabul etti. SAHO'ya göre antlaşma Pretoria'daki Melrose House'da saat 23.05'te imzalandı. Boer cumhuriyetleri 1910'da Güney Afrika Birliği'ne katıldı.
