SavaşYakın Çağ

I. Dünya Savaşı

Tarih1914–1918
YerKüresel
SonuçDört imparatorluğun çöküşü
Cheshire Alayı'na ait askerler, Somme Muharebesi sırasında bir siperde, 1916.

Dönem fotoğrafıCheshire Alayı'na ait askerler, Somme Muharebesi sırasında bir siperde, 1916.John Warwick Brooke, Wikimedia Commons (Kamu malı)

İçindekiler

Genel Bakış

I. Dünya Savaşı, 28 Haziran 1914'te Avusturya-Macaristan veliahdı Franz Ferdinand ile eşinin Saraybosna'da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesinin ardından zincirleme savaş ilanlarıyla başladı: Avusturya-Macaristan 28 Temmuz'da Sırbistan'a savaş açtı; Almanya 1 Ağustos'ta Rusya'ya, 3 Ağustos'ta Fransa'ya, 4 Ağustos'ta Belçika'ya savaş ilan etti ve Britanya aynı gün Almanya'ya karşı savaşa girdi. Savaş bir tarafta Fransa, Rusya ve Britanya İmparatorluğu'nun başını çektiği, 1915'te İtalya'nın ve 1917'de ABD'nin katıldığı İtilaf Devletleri ile öteki tarafta Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı ve Bulgaristan'dan oluşan İttifak (Merkezî) Devletleri arasında geçti. Almanya'nın 11 Kasım 1918'de silah bırakmasıyla sona eren savaş, TDV İslâm Ansiklopedisi'nin hesabıyla “dört yıl üç ay on bir gün” sürdü. National Army Museum'a göre dünya genelinde on milyonu aşkın asker hayatını kaybetti ve savaş Avusturya-Macaristan, Alman, Osmanlı ve Rus imparatorluklarının dağılmasına yol açtı. Bu madde savaşın köklerini, başlıca cephelerini, dönüm noktalarını ve kaynakların birbirinden ayrıldığı noktaları anlatır; suikast ve Temmuz Krizi'nin Avusturya-Macaristan tarafı için bkz. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu.

Kaynaklar: [1] [2]

Savaşın Kökleri: İki Blok ve Silahlanma

TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi savaşın asıl sebebini sanayileşmiş devletler arasındaki iktisadi ve siyasi üstünlük mücadelesinde görür. Almanya'nın 1879'da Avusturya-Macaristan'la kurduğu İkili İttifak, 1882'de İtalya'nın katılmasıyla Üçlü İttifak'a dönüştü. Bu devletler Avrupa dışında sömürge ve nüfuz alanı ararken, dünyayı daha önce aralarında paylaşmış olan İngiltere, Fransa ve Rusya'nın direnciyle karşılaştı. 1893'te Fransa ile Rusya arasında yapılan anlaşmayı 1904'te Fransız-İngiliz anlaşması, 1907'de de İngiliz-Rus sözleşmesi izledi ve böylece Üçlü İtilaf ortaya çıktı. İki blok giderek silahlanıyordu ve aralarında herhangi bir vesileyle geniş çaplı bir savaş çıkması bekleniyordu. Bloklar savaş sırasında olduğu gibi kalmadı: Üçlü İttifak üyesi İtalya önce tarafsız kaldı, 26 Nisan 1915'te Londra'da imzalanan gizli antlaşmayla toprak vaatleri aldı ve 23 Mayıs 1915'te Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti. Antlaşmaya göre savaş sonunda paylaşılacak Osmanlı topraklarından Antalya ve çevresi İtalya'ya bırakılacaktı.

Kaynaklar: [1]

Batı Cephesi: Marne'dan Siperlere

Savaşın başında Almanlar Belçika üzerinden hızla ilerleyip Paris'e yöneldi. Mons'ta Almanları bir süre durduran küçük İngiliz Seferî Kuvveti (yaklaşık 90.000 kişi) de Fransız Beşinci Ordusu'nun çekilmesiyle geri çekilmek zorunda kaldı ve on gün içinde yaklaşık 320 km'lik bir geri çekiliş yaptı. Fransız Başkomutanı Joffre'nin Marne nehrine çektiği Fransız kuvvetleri, TDV'nin verdiği tarihle 5–10 Eylül 1914'teki Marne Muharebesi'nde Almanları yendi; Almanlar Aisne nehrinin kuzeyindeki yüksek araziye çekilip mevzilendi. Bunu, iki tarafın birbirini kuzeyden kuşatmaya çalıştığı ve Belçika kıyısına doğru uzanan “Denize Doğru Yarış” izledi. Birinci Ypres Muharebesi'nin tarihleri kaynaklarda farklıdır: TDV 29 Ekim–15 Kasım, National Army Museum 20 Ekim–22 Kasım 1914 aralığını verir. Yıl sonunda İngiliz Seferî Kuvveti 90.000'i aşan kayıp vermiş ve ilk kuruluşundaki birlikler neredeyse tükenmişti. Hareket savaşı sona erdi; Manş'tan İsviçre sınırına uzanan bir siper hattı oluştu. Bu hattın uzunluğu için National Army Museum'un iki ayrı yazısında 750 km ve 600 km'yi aşkın olmak üzere farklı değerler geçer.

Kaynaklar: [3] [1] [2]

Doğu Cephesi, 1914–1916

Fransa, Batı'daki Alman baskısını hafifletmek için Rusya'dan doğudan saldırmasını istemişti. Rus orduları 20 Ağustos 1914'te sınırı aşınca Alman 8. Ordusu Vistül'ün gerisine çekilmeye karar verdi; ancak ordu komutanlığına getirilen emekli General Hindenburg çekilmeyi durdurdu ve 26–30 Ağustos 1914'teki Tannenberg Muharebesi ağır Rus kayıplarıyla Alman zaferiyle sonuçlandı. Avusturya-Macaristan ise Galiçya'da Rusları Karpatlar'dan atamadı ve 29 Kasım'da ele geçirdiği Belgrad'ı 14 Aralık 1914'te Sırplara geri vermek zorunda kaldı. General Mackensen komutasındaki Alman 11. Ordusu 1915 ilkbaharında Rusları Galiçya'yı boşaltmaya zorladı, Almanlar yazın Polonya'yı işgal etti. 4 Haziran 1916'da General Brusilov'un Avusturyalılara karşı başlattığı büyük taarruz başarılı ama yıpratıcı oldu; TDV'ye göre Rus kayıpları 1.400.000'i buldu. Bu başarı üzerine Romanya 27 Ağustos 1916'da savaşa girdi, fakat Alman ve müttefik kuvvetleri 7 Aralık'ta Bükreş'e girdi ve Romanya'nın işgali 1917 Ocak'ının ilk haftasında tamamlandı.

Kaynaklar: [1]

Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girişi

Almanya'nın Rusya'ya savaş açmasının ertesi günü, 2 Ağustos 1914'te İstanbul'da Osmanlı Devleti ile Almanya arasında gizli bir ittifak antlaşması imzalandı ve aynı gün seferberlik ilan edildi. TDV'ye göre Osmanlı hükümeti aslında tarafsız kalmak niyetindeydi. 10 Ağustos'ta İngiliz donanmasından kaçan Goeben ve Breslau adlı Alman kruvazörleri Çanakkale Boğazı'na sığındı; tarafsızlık bu gemilerin Türk sularını terk etmesini gerektirdiği için gemiler satın alınmış gösterildi ve Yavuz ile Midilli adlarını aldı. Osmanlı donanmasının Alman Amiral Souchon komutasında 27 Ekim'de Karadeniz'e açılıp Rus gemilerini batırması, Sivastopol ve Novorossiysk'i bombalaması üzerine Rusya 2 Kasım 1914'te Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Böylece Osmanlı, TDV'nin ifadesiyle bir oldubitti sonucunda savaşa girdi. Enver Paşa'nın hazırlıklar tamamlanmadan başlattığı Sarıkamış taarruzunda (22 Aralık 1914–Ocak 1915 başı) 112.000 kişilik kuvvetin 60.000'i kaybedildi; askerlerin çoğu soğuktan donmuştu. Cemal Paşa komutasındaki kuvvetlerin 3 Şubat 1915'te Süveyş Kanalı'nı geçme girişimi de başarısız oldu (bkz. Osmanlı İmparatorluğu).

Kaynaklar: [1]

1914 Noel Ateşkesi

National Army Museum'a göre savaşın en ünlü Noel olayı, 1914'te cephenin bazı kesimlerinde İngiliz ve Alman askerleri arasında yaşanan resmî olmayan ateşkeslerdi. Tek bir koordineli olay değil, birbirinden bağımsız bir dizi ateşkesti. Noel sabahı siperlerde ilahiler söylendi, karşı hatta erzak atıldı; ardından daha cesur askerler iki hat arasındaki ölü bölgeye çıkıp yiyecek, tütün, sigara, içki, rozet, düğme ve şapka değiş tokuş etti. Futbol maçları da oynandı; askerlerin mektuplarında kayda geçen tek skor Almanların 3-2 kazandığı bir maçtır. İki taraf da bu sessizliği ölülerini bulup gömmek için kullandı. Bazı kesimlerde çatışma 26 Aralık sabahı resmen yeniden başladı, bazı yerlerde ise ateşkes birkaç gün sürdü. Her iki tarafın yüksek komutası kardeşleşmeye karşı sert emirler çıkarmıştı; buna karşın birçok genç subay ateşkese göz yumdu. Savaşın geri kalanında 1914'tekine benzer büyük bir ateşkes yaşanmadı, bu da olayın yarı efsanevi bir statü kazanmasına yol açtı.

Kaynaklar: [4]

Çanakkale ve Gelibolu (1915)

İngiliz savaş kabinesi 1914 sonunda, Deniz Bakanı Churchill'in ısrarıyla Çanakkale Boğazı'nı denizden zorlama kararı aldı; amaç İstanbul'u ele geçirip Rusya'ya en kısa yoldan yardım ulaştırmak, National Army Museum'a göre mümkünse Osmanlı'yı savaş dışı bırakmaktı. 19 Şubat 1915'te Boğaz'ın dış tabyaları bombalandı; İtilaf donanmasının 18 Mart 1915'teki geçiş girişimi, üç zırhlının batmasıyla başarısız oldu. Ardından kara harekâtına geçildi: 25 Nisan 1915'te İngiliz 29. Tümeni Seddülbahir (Cape Helles) kıyılarına, Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri (Anzaklar) ise Arıburnu'na çıktı. National Army Museum, Anzak çıkarmasının bir oyalama olmadığını fark eden Yarbay Mustafa Kemal'in 57. Alay'ı bizzat karşı taarruza sürdüğünü yazar. 6–7 Ağustos gecesi Anafartalar'da (Suvla) başlayan yeni taarruz da 9–10 Ağustos'ta Mustafa Kemal'in komutasındaki kuvvetlerce durduruldu. Kasım'da tahliye kararı alındı; Anzak kesimindeki tahliye 19–20 Aralık'ta yapıldı, son birlikler 9 Ocak 1916'da çekildi. National Army Museum'a göre yaklaşık 500.000 kişilik İtilaf kuvveti 220.000'i aşan kayıp verdi, Türk kayıpları da buna yakındı. Kaynaklar seferin önemini farklı değerlendirir: Australian War Memorial Gelibolu'nun savaşın gidişatını etkilemediğinin söylendiğini aktarırken, National Army Museum zaferin Osmanlı savaş gücüne yeniden canlılık kazandırdığını vurgular (bkz. Çanakkale Savaşı).

Kaynaklar: [1] [8] [9]

Verdun (1916)

Verdun Muharebesi 21 Şubat 1916 sabahı 07.15'te kalelere ve siperlere yağan bir topçu ateşiyle başladı ve 18 Aralık 1916'da sona erdi. Almanlar 25 Şubat'ta Douaumont Kalesi'ni ele geçirdi; savunmanın başına getirilen General Pétain, sonradan “Kutsal Yol” adını alan Bar-le-Duc–Verdun yolunu asker, erzak ve malzeme taşımak için kullandı. Fransızlar 24 Ekim'de Douaumont'u geri aldı. Alman Genelkurmay Başkanı Falkenhayn savaştan sonra yazdığı anılarında amacın Fransız ordusunu “kan kaybından tüketmek” olduğunu ileri sürdü; ancak Verdun Anıtı, uzmanların bu konuyu hâlâ tartıştığını belirtir: Bazı araştırmacılar bu açıklamayı kabul eder, bazıları asıl amacın Verdun'u düşürerek barış görüşmelerine zemin hazırlamak ya da Batı Cephesi'nde inisiyatifi yeniden ele geçirmek olduğunu savunur. National Army Museum'a göre muharebe Fransızlar kadar Almanları da yıprattı. Kayıplar kaynaklara göre değişir: Verdun Anıtı 306.000'i ölü ya da kayıp, yaklaşık 400.000'i yaralı olmak üzere 700.000 kayıptan ve iki tarafın kayıplarının neredeyse eşit olduğundan söz eder; National Army Museum Alman kayıplarını yaklaşık 330.000, Fransız kayıplarını 370.000'in üzerinde verir. Anıta göre Fransız ordusunun dörtte üçü Verdun'da savaştı ve muharebe Fransız ulusal belleğinde Büyük Savaş'ın simgesi oldu.

Kaynaklar: [6] [5] [1]

Somme (1916)

Somme taarruzu, Verdun'daki Fransızların üzerindeki baskıyı hafifletmek için planlanandan erken başlatıldı. 24 Haziran 1916'da başlayan yedi günlük hazırlık bombardımanında İngilizler 1,5 milyon mermi attı; ancak toplar çok geniş bir alana dağılmıştı, mermilerin çoğu beton sığınaklara etkisiz şarapnel mermisiydi ve tahminen yüzde 30'u patlamadı. Alman savunması yıkılmadı, dikenli teller birçok yerde kesilmedi. 1 Temmuz sabahı 07.30'da 14 İngiliz tümeni saldırıya geçti ve makineli tüfek, tüfek ve topçu ateşiyle karşılaştı. İlk günün kaybı National Army Museum'un Somme yazısında 57.000'i aşkın, 1916 yılı yazısında ise “60.000'e yakın” olarak verilir; Somme yazısı bu günü İngiliz ordusunun tarihindeki en kanlı gün olarak niteler. 15 Eylül'de İngilizler Flers-Courcelette'te tankları ilk kez kullandı; tanklar yaklaşık 2,4 km ilerledi ama yarma sağlanamadı. Haig taarruzu 18 Kasım 1916'da durdurdu. İlerleme, aynı müzenin iki yazısında 12 ve 13 km olarak farklı verilir; bunun bedeli İngiliz İmparatorluğu için 420.000, Fransızlar için 200.000 kayıptı, Alman kayıpları en az 450.000 ölü ve yaralıydı. Somme'da 150.000'i aşkın İngiliz askeri gömülüdür; Thiepval Anıtı mezarı bilinmeyen 72.000 subay ve eri anar.

Kaynaklar: [7] [5]

Lusitania ve Denizaltı Savaşı

7 Mayıs 1915 öğleden sonra, 1 Mayıs'ta 1.959 kişiyle New York'tan Britanya'ya doğru yola çıkan İngiliz yolcu gemisi Lusitania, İrlanda'nın Kinsale burnu açıklarında Alman denizaltısı U-20'nin attığı tek bir torpidoyla vuruldu. Royal Museums Greenwich, torpidonun ardından hiçbir zaman tam açıklanamamış ikinci bir patlama olduğunu ve geminin 20 dakikadan kısa sürede battığını yazar; J. Kent Layton'ın National Museums Liverpool için yazdığı anlatımda batış 18 dakika sürmüştür. Can kaybı da kaynaklarda farklıdır: Royal Museums Greenwich ve ABD Ulusal Arşivleri 1.198, Layton 1.191 kişiden söz eder. Ulusal Arşivler, ölenler arasında 128 Amerikalının bulunduğunu ve denizaltının savaş hukukunun önceden gerektirdiği uyarıyı yapmadan ateş ettiğini belirtir. Almanya saldırıyı geminin askerî malzeme taşıdığını ileri sürerek meşru gösterdi; İngilizler bunu reddetti. Royal Museums Greenwich'e göre gemide bir miktar mühimmat bulunduğu için Alman iddiası teknik olarak doğru çıktı, ancak tepkinin tehdide göre orantısız olduğu düşünüldü. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarih Ofisi, Lusitania ile Arabic'in batırılmasında 131 ABD vatandaşının öldüğünü, buna rağmen Başkan Wilson'ın 1915'te savaştan kaçındığını hatırlatır.

Kaynaklar: [10] [11] [12] [14]

Zimmermann Telgrafı ve ABD'nin Savaşa Girişi

Mart 1916'da Sussex gemisinin batırılmasından sonra Almanya, yolcu gemilerine saldırmama sözü vermişti (“Sussex taahhüdü”). Ocak 1917'de Alman donanmasının temsilcileri, sınırsız denizaltı savaşının Britanya'yı beş ay içinde yenebileceğine askerî liderliği ve Kayzer'i ikna etti; Şansölye Bethmann-Hollweg bunun ABD'yi savaşa sokacağı uyarısında bulundu. 31 Ocak 1917'de Almanya ertesi günden itibaren sınırsız denizaltı savaşına döneceğini bildirdi; Wilson 3 Şubat'ta diplomatik ilişkileri kestiğini açıkladı. Ocak ayında çözülen bir telgraf durumu değiştirdi: Almanya Dışişleri Bakanı Arthur Zimmermann, Meksika'daki elçisine gönderdiği şifreli mesajda, ABD'nin tarafsız kalmaması hâlinde Meksika'ya ittifak öneriyor, birlikte savaşmak ve mali destek karşılığında Meksika'nın Teksas, Yeni Meksika ve Arizona'daki kayıp topraklarını geri almasına onay veriyordu; mesaj ayrıca Japonya'nın da ittifaka davet edilmesini öneriyordu. Tarih Ofisi telgrafın İngiliz deniz istihbaratınca 19 Ocak 1917'de ele geçirilip çözüldüğünü yazar. İngilizler şifreyi kırdıklarını gizlemek için bekledi ve telgrafı 24 Şubat'ta Wilson'a iletti; haber 1 Mart'ta Amerikan basınında geniş yer buldu. Wilson 2 Nisan'da Kongre'den savaş ilanı istedi; ABD Almanya'ya 6 Nisan 1917'de, Avusturya-Macaristan'a ise 7 Aralık 1917'de savaş ilan etti. Tarih Ofisi, Wilson'ın savaş kararının kesin nedenlerinin tarihçiler arasında tartışmalı olduğunu da not eder.

Kaynaklar: [14] [13]

Rusya'nın Savaştan Çekilmesi

TDV'ye göre cephelerdeki ağır kayıplar ve asker ile sivil halkın sefalete düşmesi Çarlık yönetimini zayıflattı ve Mart 1917'de Rusya'da devrim patlak verdi; TDV, Çanakkale seferinin başarısızlığı yüzünden Batılı müttefiklerin Rusya'ya yardım ulaştıramamasının da devrimde payı olduğunu ekler. Kerenski hükümeti karışıklıkları gideremedi ve Lenin önderliğindeki Bolşevikler Kasım 1917'de iktidarı ele geçirdi. Bolşevik hükümeti 15 Aralık 1917'de İttifak Devletleri'yle mütareke yaptı ve 3 Mart 1918'de Brest-Litovsk Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarih Ofisi, Bolşeviklerin Rusya'nın müttefiklere olan borçlarını tanımamasının ve müttefikler arasındaki gizli savaş sonrası antlaşmaların metinlerini yayımlamasının müttefikleri öfkelendirdiğini yazar. National Army Museum'a göre Rusya'nın çekilmesi, Almanya'nın Batı'da kullanabileceği çok sayıda askeri serbest bıraktı (bkz. 1917 Rus Devrimi ve Sovyetler Birliği).

Kaynaklar: [1] [16] [15]

1918 Alman Bahar Taarruzu

Denizaltı savaşının Britanya'yı yenemediğini ve çok sayıda Amerikan askerinin yakında cepheye geleceğini bilen Almanya, Batı'da son büyük taarruzuna hazırlandı. Şubat 1918 ortasında 81 Alman tümeni Haig'in 59 tümeniyle karşı karşıyaydı. 21 Mart 1918'de başlayan Michael Harekâtı'nda yaklaşık 10.000 top beş saatte bir milyonu aşkın mermi attı, ardından 47 Alman tümeni saldırdı. Direniş noktalarını atlayıp zayıf yerlerden sızan “fırtına birlikleri” İngiliz hattını yardı; 23 Mart akşamı bazı kesimlerde 19 km ilerlenmişti. Almanlar yer yer 64 km ilerledi, ama 5 Nisan'a doğru taarruz gücünü yitirdi ve Amiens'in doğusunda durduruldu. National Army Museum bu aşamanın bilançosunu İngilizler için 178.000, Fransızlar için 77.000, Almanlar için 240.000 kayıp olarak verir. Müttefik komuta birliğinin tarihi kaynaklarda farklı anlarla ilişkilendirilir: National Army Museum, Haig'in 26 Mart'ta Fransız Mareşal Foch'un Batı Cephesi'nde üst komutan olmasını kabul ettiğini, TDV ise müttefiklerin 17 Nisan 1918'de Foch'un başkomutanlığında anlaştığını yazar. Nisan'da Ypres'in güneyinde yeni bir taarruz da ivmesini yitirdi; 27 Mayıs–17 Temmuz arasında Fransızlara karşı yapılan saldırılardan sonra Almanların gücü tükendi ve 18 Temmuz'da Fransızlar Marne'da karşı taarruza geçti.

Kaynaklar: [15] [1]

Yüz Gün Taarruzu ve Ateşkes

8 Ağustos 1918'de General Rawlinson'ın Dördüncü Ordusu, 2.000'i aşkın top, 450 tank ve 1.900 uçağın desteğinde 13 tümenle Amiens'te saldırdı. Alman hattında 24 km'lik bir gedik açıldı, 13.000 esir alındı; Almanlar yalnızca o gün yaklaşık 30.000 kayıp verdi. Ludendorff bu günü “Alman ordusunun kara günü” olarak nitelendirdi ve kendisi ile Kayzer, Almanya'nın artık savaşı kazanamayacağı sonucuna vardı. Amiens, hattın dört bir yanında Almanları geri iten “Yüz Gün” taarruzlarını başlattı; İngilizler 26 Eylül'de Hindenburg Hattı'nı yardı, 29 Eylül'de St Quentin Kanalı'nı geçti. Müttefikleri de birer birer çekildi: Makedonya'daki İtilaf taarruzunun ardından Bulgaristan mütareke imzaladı, Almanya ile kara bağlantısı kesilen Osmanlı Devleti 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'ni imzaladı, Avusturya-Macaristan 3 Kasım'da silah bıraktı. Almanya ile ateşkes 11 Kasım 1918 sabahı 05.00'te Compiègne'de bir tren vagonunda imzalandı ve saat 11.00'de yürürlüğe girdi. National Army Museum'a göre ateşkes ilan edildiğinde İngilizler, savaşın başında ilk kez çarpıştıkları Mons'a geri dönmüştü; Mart'tan beri süren hareket savaşı her iki tarafa da bir milyonu aşkın kayba mal olmuş, 1918 Batı Cephesi'nin en kanlı yılı olmuştu.

Kaynaklar: [15] [1]

Paris Barış Konferansı ve Versay (1919)

Barış konferansı TDV'ye göre 18 Ocak 1919'da Paris'te toplandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarih Ofisi'ne göre otuza yakın ülke katılsa da Britanya, Fransa, ABD ve İtalya temsilcileri “Büyük Dörtler” olarak görüşmelere egemen oldu; yenilen İttifak Devletleri ve Bolşevik Rusya konferansa çağrılmadı. 28 Haziran 1919'da Almanya ile imzalanan Versay Antlaşması, Milletler Cemiyeti'nin kurulmasını da öngörüyordu. Antlaşma Almanya'dan savaş öncesi Avrupa topraklarının yaklaşık yüzde 10'unu ve bütün denizaşırı topraklarını aldı; Danzig'i ve Saar bölgesini Milletler Cemiyeti yönetimine bıraktı, Fransa'ya Saar'ın kaynaklarını 1935'e kadar işletme hakkı verdi, Alman ordusunu ve donanmasını sınırladı ve Kayzer II. Wilhelm'in savaş suçlusu olarak yargılanmasını öngördü. 231. madde, Müttefik ve Ortak Hükümetlerin “Almanya ve müttefiklerinin saldırısıyla kendilerine dayatılan savaşın” yol açtığı bütün kayıp ve zararlardan Almanya ile müttefiklerinin sorumlu olduğunu teyit ettiğini ve Almanya'nın bunu kabul ettiğini söyler. Tazminat komisyonu 1921'de tutarı 132 milyar altın mark olarak belirledi. Wilson antlaşmayı savunsa da ABD Senatosu'ndaki son oylamada (19 Mart 1920) onay için yedi oy eksik kaldı; ABD, Almanya ile 25 Ağustos 1921'de ayrı bir antlaşma (Berlin Antlaşması) imzaladı ve Milletler Cemiyeti'ne hiç katılmadı. Öteki yenik devletlerle Saint-Germain (Avusturya, 10 Eylül 1919), Neuilly (Bulgaristan, 27 Kasım 1919), Trianon (Macaristan, 4 Haziran 1920) ve Sevr (Osmanlı, 10 Ağustos 1920) antlaşmaları imzalandı; Sevr uygulanmadı ve yerini 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması aldı (bkz. Türk Kurtuluş Savaşı).

Kaynaklar: [1] [16] [17]

Tartışma: Kayıplar Kaç Kişiydi?

Savaşın insan kaybı için tek bir kesin rakam yoktur ve bu madde de tek rakam vermez. TDV İslâm Ansiklopedisi, İtilaf tarafının 5.152.115, İttifak tarafının 3.386.200 ölü verdiğini ve Türklerin şehit sayısının 325.000'i bulduğunu yazar; National Army Museum ise dünya genelinde on milyonu aşkın asker ölümünden söz eder. Tekil muharebelerde de aynı ayrışma görülür: Verdun için Verdun Anıtı ile National Army Museum farklı toplamlar verir, Somme'un ilk günü için aynı müzenin iki yazısı bile farklı rakamlar kullanır, Lusitania'nın can kaybı ise kaynağa göre 1.191 ile 1.198 arasında değişir. Farkların bir nedeni, “kayıp” (casualty) teriminin yalnızca ölüleri değil yaralıları, esirleri ve kayıpları da kapsayabilmesidir; Verdun Anıtı'nın rakamı örneğin ölü ya da kayıplarla yaralıları ayrı ayrı verir. Bu yüzden maddede her rakam kaynağıyla birlikte verilmiştir.

Kaynaklar: [1] [2] [6] [5] [7] [10] [11]

Tartışma: Versay Çok mu Sertti?

Versay Antlaşması imzalandığı andan itibaren tartışıldı. Paris Barış Konferansı'nda 7 Haziran 1919'a kadar Britanya Hazinesi'nin resmî temsilcisi olan iktisatçı John Maynard Keynes, 1919'da yayımladığı Barışın Ekonomik Sonuçları'nda konferansı Başkan Wilson'ın On Dört İlkesi ile Fransa Başbakanı Clemenceau'nun “Kartaca barışı” arasındaki bir çekişme olarak anlattı ve kitabının amacının Kartaca barışının pratikte doğru ya da mümkün olmadığını göstermek olduğunu yazdı. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarih Ofisi, antlaşmanın Fransız ve İngiliz istekleri doğrultusunda Almanya'ya ağır cezai hükümler getirdiğini ve Almanların bu şartlara giderek içerlediğini belirtir. 1992'de yayımlanan TDV maddesi daha kesin bir hüküm verir: Galiplerin yenilen devletlere dayattığı ağır barış şartlarının 1939'da II. Dünya Savaşı'nın çıkmasına sebep olduğunu yazar. National Army Museum da savaşın II. Dünya Savaşı'nın çıkmasında kilit bir etken olduğunu söyler. Antlaşmanın sertliğinin sonraki savaşa ne ölçüde yol açtığı tarihçiler arasında tartışılmaya devam eder; bu madde görüşleri kaynaklarıyla aktarır, birini benimsemez (bkz. II. Dünya Savaşı).

Kaynaklar: [18] [16] [1] [2]

Bugüne Mirası: Yeni Sınırlar ve Anma

Savaş dört imparatorluğun sonunu getirdi ve Orta Doğu'nun haritasını galip devletlerin çıkarlarına göre yeniden çizdi. TDV'ye göre Britanya ile Fransa arasında Mayıs 1916'da imzalanan Sykes-Picot Antlaşması Osmanlı'nın Arap topraklarını nüfuz alanlarına bölüyordu; Britanya aynı dönemde Mekke Şerifi Hüseyin'e bağımsız bir Arap devleti vaat etmiş, 2 Kasım 1917'de de Balfour Deklarasyonu'yla Filistin'de bir Yahudi yurdu kurulmasını kabul ettiğini bildirmişti. Nisan 1920'deki San Remo Konferansı'nda Suriye ve Lübnan Fransız, Irak ve Filistin İngiliz mandasına verildi; Ürdün de ayrı bir İngiliz mandası oldu (bkz. Britanya İmparatorluğu). Avrupa'da ise savaşın izleri anma yerlerinde yaşar: Somme'un ilk günü her yıl 1 Temmuz'da Thiepval Anıtı'nda anılır, Verdun ise Fransız ulusal belleğinde Büyük Savaş'ın simgesi olarak kalır (bkz. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu).

Kaynaklar: [1] [2] [6] [7]

Önemli Muharebeler

  • Marne Muharebesi5–10 Eylül 1914

    Alman ilerleyişi durduruldu; ardından siper savaşı başladı.

  • Sarıkamış TaarruzuAralık 1914–Ocak 1915

    112.000 kişilik Osmanlı kuvvetinin 60.000'i kaybedildi; çoğu soğuktan dondu.

  • Çanakkale ve Gelibolu1915–1916

    18 Mart deniz saldırısı ve kara harekâtı başarısız oldu; İtilaf kuvvetleri çekildi.

  • Verdun Muharebesi21 Şubat–18 Aralık 1916

    Fransız ulusal belleğinde Büyük Savaş'ın simgesi.

  • Somme Muharebesi1 Temmuz–18 Kasım 1916

    İlk günü İngiliz ordusu tarihinin en kanlı günü; tanklar ilk kez kullanıldı.

  • Amiens8 Ağustos 1918

    Ludendorff'un “Alman ordusunun kara günü” dediği, Yüz Gün'ü başlatan muharebe.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Somme Muharebesi; 15 Eylül'de tanklar ilk kez kullanıldı.

  • Osmanlı-Alman gizli ittifak antlaşması.

  • Rusya Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.

  • Brest-Litovsk Antlaşması; Rusya savaştan çekildi.

  • Marne Muharebesi; ardından siper savaşı.

  • ABD Almanya'ya savaş ilan etti.

  • Lusitania batırıldı.

  • Amiens; Yüz Gün taarruzları başladı.

  • İtilaf kuvvetlerinin Gelibolu'dan çekilmesi tamamlandı.

  • Compiègne'de ateşkes; 11.00'de yürürlüğe girdi.

  • İtilaf donanması Çanakkale Boğazı'nı geçemedi.

  • Verdun Muharebesi.

  • Alman Bahar Taarruzu (Michael Harekâtı) başladı.

  • Gelibolu çıkarmaları.

  • Tannenberg Muharebesi.

  • Franz Ferdinand ve eşi Saraybosna'da öldürüldü.

  • Zincirleme savaş ilanları; Britanya 4 Ağustos'ta savaşa girdi.

  • Versay Antlaşması imzalandı.

  • Mondros Mütarekesi.

  • Batı Cephesi'nde Noel Ateşkesi; Sarıkamış taarruzu başladı.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi — Birinci Dünya Savaşı (Ercüment Kuran)

    İttifak blokları, savaş ilanları, cepheler, Osmanlı'nın savaşa girişi, Sarıkamış, Çanakkale, Brest-Litovsk, mütarekeler, barış antlaşmaları ve kayıp rakamları.

  2. National Army Museum — First World War

    Taraflar, cepheler, on milyonu aşan asker ölümü, dört imparatorluğun dağılması.

  3. National Army Museum — 1914: Mons to Christmas

    Mons, Marne'a çekiliş, Denize Doğru Yarış, Birinci Ypres; siper hattının oluşması.

  4. National Army Museum — A First World War Christmas

    1914 Noel Ateşkesi: resmî olmayan ateşkesler, hediyeleşme, futbol, ölülerin gömülmesi.

  5. National Army Museum — 1916: Year of attrition

    Falkenhayn'ın Verdun planı, Verdun ve Somme kayıpları, Hindenburg Hattı.

  6. Mémorial de Verdun — The Battle of Verdun

    Muharebenin kronolojisi, Kutsal Yol, Falkenhayn'ın amaçları üzerine tarih yazımı tartışması, kayıplar.

  7. National Army Museum — Battle of the Somme

    Hazırlık bombardımanı, ilk gün, tankların ilk kullanımı, toplam kayıplar, anma.

  8. National Army Museum — Gallipoli

    Seferin amacı, 25 Nisan çıkarmaları, Mustafa Kemal'in karşı taarruzu, Ağustos taarruzu, tahliye ve kayıplar.

  9. Australian War Memorial — Gallipoli

    Anzak çıkarması, Aralık 1915 tahliyesi, Avustralya kayıpları.

  10. Royal Museums Greenwich — The Sinking of the Lusitania

    7 Mayıs 1915 saldırısı, can kaybı, gemideki mühimmat tartışması.

  11. National Museums Liverpool — Lusitania: 7 May 1915 (J. Kent Layton)

    Batışın dakika dakika anlatımı; farklı bir can kaybı rakamı.

  12. U.S. National Archives, Prologue — Sinking of the RMS Lusitania

    U-20'nin seyir defteri; ölen 1.198 sivil ve 128 Amerikalı.

  13. U.S. National Archives — Zimmermann Telegram (1917)

    Belgenin çözülmüş metni ve ABD kamuoyuna etkisi.

  14. U.S. Department of State, Office of the Historian — U.S. Entry into World War I, 1917

    Sınırsız denizaltı savaşı, Sussex taahhüdü, telgrafın çözülmesi, ABD'nin savaş ilanı.

  15. National Army Museum — 1918: Year of victory

    Bahar Taarruzu, Amiens, Yüz Gün, 11 Kasım ateşkesi.

  16. U.S. Department of State, Office of the Historian — The Paris Peace Conference and the Treaty of Versailles

    Büyük Dörtler, Versay hükümleri, tazminat, ABD Senatosu'nun reddi.

  17. Avalon Project (Yale Law School) — Treaty of Versailles, Part VIII: Reparation

    231. maddenin özgün metni.

  18. John Maynard Keynes — The Economic Consequences of the Peace (1919), Project Gutenberg

    Birincil kaynak: Versay'ı “Kartaca barışı” olarak eleştiren çağdaş değerlendirme.

Sık Sorulan Sorular

Somme'nin ilk günü neden bu kadar kanlı geçti?

1 Temmuz 1916'dan önceki yedi günlük bombardımanda İngilizler 1,5 milyon mermi attı, ancak toplar çok geniş alana dağılmıştı, mermilerin çoğu beton sığınaklara etkisiz şarapneldi ve tahminen yüzde 30'u patlamadı. Alman savunması ve dikenli teller büyük ölçüde sağlam kaldı. Saldıran 14 İngiliz tümeni topçu ateş perdesinin gerisinde kaldı; Almanlar sığınaklarından çıkıp siperlerine yerleşecek zaman buldu. National Army Museum ilk günün kaybını bir yazısında 57.000'i aşkın, bir başkasında 60.000'e yakın olarak verir.

Zimmermann Telgrafı'nda Almanya Meksika'ya ne teklif etti?

Almanya Dışişleri Bakanı Arthur Zimmermann'ın Meksika'daki Alman elçisine gönderdiği şifreli mesaj, ABD tarafsız kalmazsa Meksika'ya birlikte savaşma, mali destek ve Teksas, Yeni Meksika ile Arizona'daki kayıp topraklarını geri alma vaadi içeren bir ittifak öneriyordu. Telgrafı çözen İngilizler 24 Şubat 1917'de Wilson'a iletti, haber 1 Mart'ta Amerikan basınında yayımlandı. ABD Ulusal Arşivleri'ne göre telgraf Amerikan kamuoyunu Almanya'ya karşı kışkırttı ve Kongre'nin 6 Nisan 1917'de savaş ilan etmesine katkıda bulundu.

Ateşkes nerede ve ne zaman imzalandı?

Almanya ile ateşkes 11 Kasım 1918 sabahı saat 05.00'te Fransa'da, Compiègne'de bir tren vagonunda imzalandı ve aynı gün saat 11.00'de yürürlüğe girdi. Almanya'nın müttefikleri daha önce çekilmişti: Bulgaristan Makedonya'daki yenilginin ardından, Osmanlı Devleti 30 Ekim'de Mondros Mütarekesi'yle, Avusturya-Macaristan 3 Kasım'da silah bırakmıştı.

Osmanlı Devleti savaşa nasıl girdi?

Osmanlı Devleti 2 Ağustos 1914'te Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması imzaladı ama savaşa hemen girmedi. İngiliz donanmasından kaçıp Çanakkale'ye sığınan Goeben ve Breslau kruvazörleri satın alınmış gösterilerek Yavuz ve Midilli adını aldı. Osmanlı donanmasının Alman Amiral Souchon komutasında 27 Ekim'de Karadeniz'de Rus gemilerini batırması ve limanları bombalaması üzerine Rusya 2 Kasım 1914'te savaş ilan etti.