Genel Bakış
Charles Darwin, "Türlerin Kökeni" adlı eseriyle doğal seçilim yoluyla evrim kuramını ortaya koyarak biyoloji biliminin temel çerçevesini kalıcı biçimde değiştirdi; kuramı, insanın da diğer canlılar gibi evrimsel bir süreçten geldiğini öne sürerek dönemin dini ve felsefi varsayımlarını derinden sarstı.
Beagle Yolculuğu
1831-1836 arasında HMS Beagle gemisiyle çıktığı beş yıllık dünya turunda, özellikle Galapagos Adaları'nda gözlemlediği ispinoz kuşlarının gagalarındaki adalar arası farklılıklar, türlerin zamanla değişebileceği fikrinin tohumlarını attı.
Doğal Seçilim Kuramı
Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca kanıt topladıktan sonra, sınırlı kaynaklar için rekabet eden bireyler arasında çevreye en iyi uyum sağlayanların hayatta kalıp üreme şansının arttığı "doğal seçilim" mekanizmasını formülleştirdi; bu fikri, benzer bir sonuca ayrı ayrı ulaşan Alfred Russel Wallace ile aynı anda 1858'de kamuoyuna sundu.
"Türlerin Kökeni" ve Tepkiler
1859'da yayımlanan "Türlerin Kökeni" ilk baskı günü tükendi; kilise çevrelerinden sert tepkiler almasına rağmen bilim camiasında hızla kabul gördü. "İnsanın Türeyişi" adlı sonraki eserinde kuramı doğrudan insan türüne uyguladı.
Miras
Evrim kuramı, genetik biliminin 20. yüzyıldaki gelişimiyle "modern evrimsel sentez" olarak güçlenerek biyolojinin birleştirici çerçevesi haline geldi; Darwin bugün İngiltere'de Westminster Manastırı'nda Isaac Newton'ın yanına gömülecek kadar saygı gören bir bilim insanı olarak anılıyor.
Görseller



