İmparatorlukOrta Çağ

Bizans İmparatorluğu

DönemMS 330 – 1453
BölgeAnadolu, Balkanlar, Doğu Akdeniz
BaşkentKonstantinopolis
İmparator I. Justinianus ve maiyeti; San Vitale Bazilikası, Ravenna. 6. yüzyıl Bizans mozaiğinin 2016 tarihli fotoğrafı.

Bizans dönemi mozaiğiİmparator I. Justinianus ve maiyeti; San Vitale Bazilikası, Ravenna. 6. yüzyıl Bizans mozaiğinin 2016 tarihli fotoğrafı.© José Luiz Bernardes Ribeiro, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

İçindekiler

Genel Bakış

Bizans İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu'nun doğu yarısının devamı olarak başkenti İstanbul (Konstantinopolis) olan ve 1453'e kadar süren devlettir (bkz. Roma İmparatorluğu). TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre imparatorluk Balkan yarımadası, Anadolu, Suriye, Filistin ve Mısır'da hüküm sürdü ve Doğu Roma diye de anıldı. “Bizans” adı sonradan konmuştur: World History Encyclopedia'ya göre bu ad XVI. yüzyıl tarihçilerince, başkentin ilk adı Byzantion'a dayanarak türetildi; Bizanslılar kendilerini “Romalı” sayıyor, hükümdarlarını “Romalıların imparatoru”, başkentlerini “Yeni Roma” olarak anıyordu. İmparatorluk 29 Mayıs 1453'te Sultan II. Mehmed'in İstanbul'u fethiyle sona erdi. Bu madde siyasî tarihi, İslâm dünyası ve Türklerle ilişkileri ve kaynakların ayrıştığı noktaları birlikte ele alır.

Kaynaklar: [1] [3]

Konstantinopolis'in Kuruluşu (330)

TDV'ye göre Roma'nın yönetim merkezini doğuya, Nikomedia'ya (İzmit) taşıyan ilk imparator Diocletianus'tur, ancak Bizans Devleti'nin kuruluşu Büyük Konstantinos'a (306–337) bağlanır. Saldırıların Tuna ve Fırat boylarından geldiği bir dönemde Konstantinos, Asya ile Avrupa'nın birleştiği noktada bulunan İstanbul'u yeni başşehir olarak seçti. İnşaata 324'te başlandı; saray, senato binası, hipodrom ve kiliseler yapıldı ve şehir 11 Mayıs 330'da törenle açıldı. TDV'ye göre Konstantinos'un kurduğu düzenin temeli imparatorun mutlak kudreti, devletin merkezîleşmesi ve devlet ile kilise arasındaki sıkı bağdı; imparator yalnızca ordunun ve devletin değil kilisenin de hâkimiydi. Konstantinos'un getirdiği solidus adlı altın para, TDV'ye göre yüzyıllar boyunca bütün Akdeniz dünyasının standart parası oldu.

Kaynaklar: [1]

Doğu ile Batı'nın Ayrılışı

TDV'ye göre Büyük Theodosios (379–395), Roma İmparatorluğu'nun doğusunda ve batısında tek başına hüküm süren son imparatordu; onun zamanında İstanbul'da toplanan II. Genel Konsil'de (381) Hristiyanlık resmen devlet dini ilan edildi ve putperestlik kanun dışı kaldı. Theodosios'un 395'teki ölümünden sonra imparatorluk oğulları Arkadios ile Honorios arasında Doğu ve Batı olarak bölündü ve iki yarı bir daha birleşmedi. II. Theodosios (408–450) döneminde bugünkü İstanbul kara surları inşa edildi (413–447) ve Latince yazılmış on altı kitaplık kanun mecmuası (Codex) 438'de yayımlandı. Batı Roma 476'da Cermen saldırılarıyla yıkılırken Doğu yarısı bu tehlikeyi atlattı (bkz. Hristiyanlık).

Kaynaklar: [1]

I. Iustinianos (527–565)

TDV'ye göre kendisini eski Roma imparatorlarının halefi sayan I. Iustinianos (Justinianus), Cermenlerin işgal ettiği toprakları geri almayı hedefledi: Kuzey Afrika Vandallardan (534), İtalya Ostrogotlardan (555) geri alındı ve İspanya'nın güneydoğusu imparatorluğa katıldı. World History Encyclopedia'ya göre General Belisarius 533'te Afrika'ya çıktı ve Vandal krallığı 534 kışında teslim oldu; Sicilya 535'te alındı, ancak İtalya'daki savaş uzun sürdü. WHE'ye göre 542'de sonradan “Justinianus vebası” adıyla anılan salgın imparatorluğun gücünü felç etti. TDV, bu parlak dönemin kaynakların büyük ölçüde israfına ve devletin güç kaybına yol açtığını da vurgular. WHE'ye göre Justinianus'un eşi Theodora yoksul bir aileden geliyordu; Prokopios'un Gizli Tarih adlı eserindeki olumsuz anlatımların ne kadar hiciv olduğu ise belirsizdir.

Kaynaklar: [1] [4]

Nika İsyanı ve Ayasofya

World History Encyclopedia'nın zaman çizelgesine göre Nika İsyanı, Maviler ve Yeşiller araba yarışı gruplarından idama mahkûm edilen iki kişinin affedilmemesi üzerine Ocak 532'de başladı ve yaklaşık bir hafta sürdü; generaller Belisarius ve Mundus isyancıları Hipodrom'da kuşatarak en az 30.000 kişiyi öldürdü. TDV'nin Ayasofya maddesine göre isyanda yanan kilisenin yerine Iustinianos daha büyük ve muhteşem bir yapı yaptırmayı tercih etti; inşaat Trallesli (Aydın) Anthemios ile Miletoslu Isidoros'a verildi, 10.000 işçinin çalıştığı yapı altı yıl içinde tamamlanarak 27 Aralık 537'de açıldı. TDV'ye göre Fatih Sultan Mehmed fetihten sonra kiliseyi fethin sembolü olarak camiye çevirdi; Ayasofya 24 Kasım 1934'te müzeye dönüştürüldü, 24 Temmuz 2020'de yeniden ibadete açıldı (bkz. İstanbul).

Kaynaklar: [3] [2]

Corpus Iuris Civilis

World History Encyclopedia'ya göre Justinianus, saray hukukçusu Tribonianus'u Roma hukukunun çeşitli notlarını, yorumlarını ve kanunlarını tek bir metinde toplamakla görevlendirdi. 529–534 arasında tamamlanan bu derleme (Corpus Iuris Civilis), İmparator Hadrianus'tan (117–138) kendi dönemine kadar çıkarılmış Roma kanunlarını bir araya getirdi. WHE'nin zaman çizelgesine göre Justinianus Kanunnamesi (Codex) 7 Nisan 529'da yayımlandı, Digesta ve Institutiones Aralık 533'te yürürlüğe girdi. WHE, derlemenin Roma hukukunu sadeleştirip yeniden düzenlediğini ve sonraki Avrupa hukuk sistemlerine model olduğunu yazar. TDV'ye göre VI. Leon (886–912) döneminde de imparatorluğun uzun yıllar kullanacağı Basilika adlı kanun koleksiyonu yayımlandı.

Kaynaklar: [4] [1]

Herakleios ve İslâm Fetihleri

TDV'ye göre Herakleios (610–641) Bizans tarihinin en zor döneminde tahta çıktı: İranlılar 611'de Antakya'yı, 613'te Dımaşk'ı, 614'te Kudüs'ü, 619'da Mısır'ı almıştı. Herakleios'un en önemli reformu Anadolu'da thema (askerî eyalet) sistemini kurmasıdır: askerlere babadan oğula geçen dirlikler verildi ve güçlü bir yerli ordu oluştu. 622'de başlayan savaşlarla İranlılar geri püskürtüldü ve İstanbul 626'daki Avar–İran kuşatmasını atlattı. Ancak kısa süre sonra başlayan İslâm fetihleri bu başarıları sildi: Bizans orduları Ecnâdeyn (634) ve Yermük (636) savaşlarında yenildi, Suriye ve Filistin kaybedildi ve 640'a kadar el-Cezîre ile Mısır'ın önemli kısmı Müslümanların eline geçti (bkz. Mısır'ın İslam Fethi). 655'teki Zâtüssavârî deniz savaşının kaybıyla Bizans'ın Doğu Akdeniz'deki üstünlüğü sarsıldı.

Kaynaklar: [1]

Arap Kuşatmaları ve Rum Ateşi

TDV'ye göre Muâviye'nin orduları 669'da İstanbul'u bir yaz boyunca kuşattı; Hz. Peygamber'i hicrette evinde ağırlayan Ebû Eyyûb el-Ensârî bu kuşatma sırasında vefat ederek surlar önüne defnedildi. 674'te karadan ve denizden başlayan büyük kuşatma, Müslüman gemilerinin “Grek ateşi”yle yakılması ve kara hücumlarının surları aşamaması yüzünden başarısız oldu. World History Encyclopedia'ya göre Rum ateşinin icadı, 668'de Müslüman yönetimindeki Suriye'den İstanbul'a kaçan Kallinikos adlı bir Hristiyan Grek'e atfedilir; silah ilk kez 678'de kullanıldı ve hem mancınıkla atılan yangın bombalarında hem de basınçla püskürtülerek düşman gemilerine karşı kullanıldı; bileşimi gizli tutuldu. TDV'ye göre 715'te başlayan ikinci büyük kuşatma iki yıl sürdü ve Ömer b. Abdülazîz'in halife olmasıyla kaldırıldı.

Kaynaklar: [1] [6]

İkonoklazm (726–843)

TDV'ye göre III. Leon'un 726'da başlattığı “tasvir kırıcılık” (ikonoklazm), yani aziz ve Meryem tasvirlerini tahrip etme hareketi yüzyıldan fazla sürdü ve kanlı mücadelelerden sonra sona erdi. World History Encyclopedia bu hareketi 726–787 ve 814–843 olarak iki evrede verir; ikonlara karşı olanlar ikonların putlaştığını düşünürken savunucuları onları okuma yazma bilmeyenlerin kutsalı anlamasına yardım eden sanatçı tasvirleri olarak görüyordu. WHE'ye göre özellikle III. Leon ve V. Konstantinos dönemlerinde pek çok değerli eser yok edildi ve ikon taraftarları zulme uğradı. TDV'ye göre İmparatoriçe Irene 787'de İznik'te topladığı konsille tasvir kırıcılığa son verdi; hareket yeniden başladı ve son temsilcisi Theophilos'un (829–842) ölümüyle kesin olarak bitti. TDV, Roma kilisesinin bu politikayı kabul etmemesinin Doğu ile Batı arasındaki zıtlığı derinleştirdiğini de yazar.

Kaynaklar: [1] [3]

Makedonya Hanedanı ve II. Basileios

TDV'ye göre 867'de tahta çıkan I. Basileios'un kurduğu Makedonya hanedanı döneminde Bizans yeniden yükseldi; Girit 961'de, Kıbrıs ve Tarsus 965'te geri alındı, Antakya 969'da zaptedildi. Hanedanın en büyük hükümdarı II. Basileios (976–1025) ilk yıllarında Bardas Skleros ve Bardas Phokas isyanlarıyla uğraştı. World History Encyclopedia'ya göre Bardas Phokas 987'de kendini imparator ilan edince Basileios, Kiev hükümdarı I. Vladimir'in gönderdiği 6.000 Varegle düzeni 989'a kadar yeniden kurdu; karşılığında kız kardeşi Anna'yı vaftiz olmayı kabul eden Vladimir'le evlendirdi. TDV'ye göre Basileios'un en büyük başarısı, otuz yıl süren savaşlar sonunda 1014'teki zaferle Bulgar Devleti'ni yıkıp topraklarını imparatorluğa katmasıydı. TDV, 1025'te öldüğünde imparatorluğun kudretinin en yüksek noktasında olduğunu ve topraklarının son yüzyılda iki katına çıktığını yazar.

Kaynaklar: [1] [5]

Malazgirt (1071)

TDV'ye göre II. Basileios'un ölümünden sonraki otuz yıl imparatorluğu hızla çöküşe sürükledi; sivil bürokrasinin orduyu küçültme siyaseti devletin askerî gücünü yitirmesine yol açtı. Selçuklular Alparslan döneminde Ani'yi (1065) ve Kayseri'yi (1067) aldı. IV. Romanos Diogenes, çoğunluğu Norman, Frank, Oğuz ve Peçenek paralı askerlerinden oluşan bir ordu topladı; TDV'ye göre bu ordu sayıca üstün olmasına rağmen 26 Ağustos 1071'de Malazgirt'te Sultan Alparslan'a büyük bir yenilgiye uğradı ve imparator esir düştü. Alparslan bir antlaşmayla onu serbest bıraktı, ancak İstanbul'da tahta VII. Mikhail çıkarılmıştı; Romanos tahtını geri almaya çalışırken yakalandı, gözlerine mil çekildi ve 1072'de öldü. TDV'ye göre Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1078'de İznik'i başşehir yaparak Anadolu Selçuklu Devleti'ni kurdu (bkz. Malazgirt Savaşı, Anadolu Selçuklu Devleti).

Kaynaklar: [1]

Komnenoslar ve Miryokefalon

TDV'ye göre 1081'de tahta çıkan I. Aleksios Komnenos, Normanlara karşı Venedik'in yardımını aldı, ancak karşılığında Venedik'e imparatorluk limanlarında gümrüksüz ticaret hakkı verdi (1082); bu imtiyaz Bizans ticaretine büyük darbe vurdu. Aleksios, I. Haçlı Seferi'nden yararlanarak İznik'i geri aldı (19 Haziran 1097) ve Batı Anadolu'yu yeniden ele geçirdi (bkz. Haçlı Seferleri). Manuel Komnenos (1143–1180) Anadolu Selçuklu başşehri Konya üzerine yürüdü, ancak ordusu Myriokephalon (Miryokefalon) yakınında dar bir vadide neredeyse tamamen yok edildi (17 Eylül 1176). TDV'ye göre Malazgirt'ten 105 yıl sonraki bu yenilgi, Türklerin artık Anadolu'dan çıkarılamayacağının kesin kanıtı oldu.

Kaynaklar: [1]

1204: IV. Haçlı Seferi

TDV'ye göre tahttan indirilen II. İsaakios'un oğlu Aleksios'un yardım çağrısı ve Venedik Doju Enrico Dandolo'nun Bizans'ı yıkma arzusu, Boniface de Montferrat komutasındaki IV. Haçlı Seferi'ni asıl hedefinden saptırdı. Haçlılar 17 Temmuz 1203'te II. İsaakios ile oğlunu tahta çıkardı; halk Latinlerle iş birliği yapan hükümdarlarını öldürünce Haçlılar şehre saldırdı. TDV'ye göre İstanbul üç gün boyunca yağmalandı ve Batı Avrupa'nın saray ve kiliseleri Bizans'tan götürülen hazinelerle doldu. İstanbul'da Baudouin de Flandre'ın başında olduğu bir Latin devleti kuruldu; Venedik Ege adalarının çoğunu ve önemli limanları aldı. Bizans erkânı İznik ve Epiros'ta iki devlet kurdu; Trabzon'da da ayrı bir devlet ortaya çıktı. TDV'nin Ayasofya maddesine göre Ayasofya da Latinlerce büyük ölçüde tahrip edildi.

Kaynaklar: [1] [2]

Palaiologoslar ve Osmanlılar

TDV'ye göre İznik birlikleri 25 Temmuz 1261'de İstanbul'a girerek Latin hâkimiyetine son verdi ve VIII. Mikhail Palaiologos 15 Ağustos 1261'de Ayasofya'da taç giydi. Ancak imparatorluk artık küçülmüştü ve iç savaşlarla zayıfladı. TDV'nin aktardığına göre Osman Gazi Bizans'a karşı ilk zaferini, Bizanslı tarihçi Pachymeres'e göre 27 Temmuz 1302'de (Osmanlı kaynaklarına göre 1301–1302'de) Bapheus'ta kazandı; Orhan Gazi 1326'da Bursa'yı, 1331'de İznik'i aldı. Kantakuzenos'un iç savaşta Osmanlılardan yardım istemesi Türklerin Trakya'ya yerleşmesini kolaylaştırdı; Gelibolu 1354'te alındı. TDV'ye göre 26 Eylül 1371'deki Osmanlı zaferinden sonra Bizans Osmanlılara haraç ödeyen bir vasal devlet durumuna düştü; Bayezid 1391'de İstanbul'u abluka altına aldı, ancak 1402 Ankara Savaşı'ndaki Osmanlı yenilgisi Bizans'a elli yıl daha kazandırdı (bkz. Osmanlı İmparatorluğu, Ankara Savaşı).

Kaynaklar: [1]

İstanbul'un Fethi (1453)

TDV'ye göre II. Mehmed, Karadeniz'den gelebilecek yardımı önlemek için Mart–Ağustos 1452'de Rumelihisarı'nı yaptırdı. Son imparator XI. Konstantinos, Batı'nın yardımını umarak 12 Aralık 1452'de Ayasofya'da kiliselerin birleşmesini (union) ilan ettirdi, ancak halkın tepkisi büyük oldu. TDV'ye göre sultan 5 Nisan 1453'te surların önüne geldi, 12 Nisan'da top ateşiyle hücum başladı; Haliç'i kapatan zincir kırılamayınca yetmiş gemi yağlanmış kızaklar üzerinden bir gecede karadan Haliç'e indirildi. 29 Mayıs sabahı başlayan büyük taarruzda Osmanlı askerleri Topkapı ile Edirnekapı arasındaki surları aştı; XI. Konstantinos çarpışma sırasında öldü. World History Encyclopedia de fethin 29 Mayıs 1453 Salı günü gerçekleştiğini ve Macar mühendis Urban'ın büyük toplarının belirleyici olduğunu yazar; Urban toplarını önce Bizans'a önermiş, ancak imparator istenen ücreti ödeyememişti (bkz. Fatih Sultan Mehmed).

Kaynaklar: [1] [7]

Tartışma: Bizans Ne Zaman Başladı?

Kaynaklar Bizans'ın sonunu 29 Mayıs 1453 olarak verirken başlangıcı konusunda ayrışır. World History Encyclopedia'ya göre bazı bilim insanları başlangıç olarak 330'u ve Konstantinopolis'in kuruluşunu, bazıları 476'daki Batı Roma'nın yıkılışını, bazıları Justinianus'un iki imparatorluğu birleştirme çabasının başarısız kaldığı 565'i, bazıları ise Doğu eyaletlerinin Arap fethini (yaklaşık 650) seçer. TDV, Roma'nın yönetim merkezini doğuya taşıyan ilk imparatorun Diocletianus olduğunu belirtmekle birlikte devletin kuruluşunu Büyük Konstantinos'a bağlar. WHE ayrıca, resmî kimliği Roma olan bu devletin tarihinin büyük bölümünde kültürel olarak Roma'dan çok Yunan olduğunu, en yaygın dilin Yunanca olduğunu vurgular.

Kaynaklar: [3] [1]

Tartışma: İstanbul Kuşatmalarının Tarihleri

Arap kuşatmalarının süresi kaynaklarda farklı verilir. TDV'ye göre 674'te başlayan büyük kuşatma yedi yıl sürdü; 715'te başlayan ikinci kuşatma ise iki yıl sürüp Ömer b. Abdülazîz'in halifeliğiyle kaldırıldı. World History Encyclopedia ise bu kuşatmaları 674–678 ve 717–718 olarak tarihler; aynı ansiklopedinin Rum ateşi maddesi silahın ilk kez 678'de kullanıldığını yazar. 1453 kuşatmasının başlangıcı da farklıdır: TDV sultanın 5 Nisan'da surların önüne geldiğini ve hücumun 12 Nisan'da topların ateşlenmesiyle başladığını, WHE ise ordunun 2 Nisan'da surların önünde toplandığını, 5 Nisan'da teslim çağrısı yapıldığını ve saldırının 6 Nisan'da başladığını yazar. 1204 yağmasının başlangıcı da TDV'de 13 Nisan, WHE'de 12 Nisan'dır.

Kaynaklar: [1] [3] [6] [7]

Tartışma: 1453'te Kaç Kişi Vardı?

1453 kuşatmasındaki ordu büyüklükleri kaynaklara göre değişir. World History Encyclopedia'ya göre görgü tanığı Bizanslı tarihçi Georgios Sphrantzes, Osmanlı ordusunu 200.000 kişi olarak verir; modern tarihçiler ise 60.000–80.000 arasında daha gerçekçi bir rakamı tercih eder. Sphrantzes'e göre şehri savunanlar 5.000'den azdı ve bu sayı yaklaşık 19 kilometrelik surları korumaya yetmiyordu. TDV ise savunucular arasında 2.000 yabancı asıllı asker ile kuşatmadan az önce iki gemiyle gelen 700 Cenovalının bulunduğunu, ancak şehrin savunma gücünün asıl olarak surların sağlamlığına dayandığını belirtir. XI. Konstantinos'un ölümü de farklı vurgularla anlatılır: TDV imparatorun sonuna kadar çarpışarak öldüğünü yazarken WHE, onun büyük olasılıkla St. Romanos Kapısı yakınında öldüğünü, ancak rütbe işaretlerini çıkardığı için ölümünün kesin olarak bilinmediğini ve ölmediğine dair bir efsane doğduğunu aktarır.

Kaynaklar: [7] [1]

Tartışma: İkonoklazm Neden Başladı?

İkonoklazmın nedenleri kaynaklarda farklı açıklanır. TDV'ye göre tasvir kırıcılığı Bizanslılarla sürekli temas halindeki İslâm'ın etkisine bağlamak genellikle kabul edilen bir görüştür; Anadolu'daki İslâm orduları Bizans'a kültürlerini ve insan yüzünün tasvirine karşı duydukları tepkiyi de getirmiş olabilirdi. TDV aynı zamanda hareketin, aziz resimlerine ibadetin kalesi haline gelen manastırların ve keşişlik kurumunun gücünü kırma amacı taşıdığını ekler. World History Encyclopedia ise tartışmanın teolojik yönünü öne çıkarır: sorun, İsa'nın bir mi iki mi tabiata sahip olduğu ve bir ikonun yalnızca insanî olanı mı temsil ettiği meselesine bağlanıyordu. Bu madde her iki açıklamayı da kaynaklarıyla aktarır.

Kaynaklar: [1] [3]

Bugüne Mirası

World History Encyclopedia'ya göre Bizans'ın etkisi bugün de özellikle pek çok Batılı, Doğu ve Orta Avrupa devletinin ve Rusya'nın dininde, sanatında, mimarisinde ve hukukunda sürer. Justinianus'un hukuk derlemesi sonraki Avrupa hukuk sistemlerine model oldu. II. Basileios'un Kiev hükümdarı Vladimir'le kurduğu ittifak, WHE'ye göre Hristiyanlığın Kiev Rusyası'nda benimsenmesine yol açtı. TDV'ye göre İstanbul'un fethinden sonra Ortodoksluğun temsil misyonunu “üçüncü Roma” sıfatıyla Rusya üstlendi. İstanbul'daki Ayasofya ve kara surları Bizans mimarisinin bugüne ulaşan en önemli eserlerindendir; TDV'ye göre Ayasofya Osmanlı mimarları için de öğretici bir model oldu.

Kaynaklar: [3] [4] [5] [1] [2]

Önemli İmparatorlar

  • I. Konstantinos306–337

    İstanbul'u başkent yaptı; solidus'u getirdi.

  • I. Theodosios379–395

    Doğu ve Batı'ya tek başına hükmeden son imparator.

  • I. Iustinianos527–565

    Kuzey Afrika ve İtalya'yı geri aldı; Ayasofya ve hukuk derlemesi.

  • Herakleios610–641

    Thema sistemini kurdu; İran'ı yendi, Suriye'yi Araplara kaptırdı.

  • III. Leon717–741

    İkonoklazmı başlattı.

  • II. Basileios976–1025

    Bulgar Devleti'ni yıktı; imparatorluğu en güçlü dönemine taşıdı.

  • XI. Konstantinos1449–1453

    Son imparator; 29 Mayıs 1453'te öldü.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • İstanbul (Konstantinopolis) törenle başkent olarak açıldı.

  • IV. Haçlı Seferi İstanbul'u aldı ve yağmaladı.

  • Miryokefalon yenilgisi.

  • İznik birlikleri İstanbul'u geri aldı.

  • Malazgirt yenilgisi.

  • Yeni Ayasofya açıldı.

  • II. Mehmed İstanbul'u fethetti; Bizans sona erdi.

  • II. Genel Konsil; TDV'ye göre Hristiyanlık devlet dini ilan edildi.

  • İmparatorluk Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı.

  • İstanbul kara surları inşa edildi.

  • Corpus Iuris Civilis derlendi.

  • Nika İsyanı.

  • Ecnâdeyn ve Yermük yenilgileri.

  • Büyük Arap kuşatması; Rum ateşi (WHE: ilk kullanım 678).

  • III. Leon ikonoklazmı başlattı.

  • Irene'in İznik Konsili ikonoklazma son verdi.

  • II. Basileios Bulgar Devleti'ni yıktı.

  • Osmanlılar Gelibolu'yu aldı.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi — Bizans (Işın Demirkent)

    330–1453 siyasî tarihi; Araplar, Selçuklular ve Osmanlılarla ilişkiler; imparatorlar listesi.

  2. TDV İslâm Ansiklopedisi — Ayasofya (Semavi Eyice)

    Ayasofya'nın inşası, onarımları, camiye ve müzeye dönüşümü.

  3. World History Encyclopedia — Byzantine Empire (Mark Cartwright)

    “Bizans” adı, başlangıç tarihi tartışması, Nika İsyanı ve ikonoklazm.

  4. World History Encyclopedia — Justinian I (Will Wyeth)

    Justinianus'un fetihleri, hukuk derlemesi ve veba.

  5. World History Encyclopedia — Basil II (Mark Cartwright)

    II. Basileios'un isyanlarla mücadelesi, Kleidion ve Kiev ittifakı.

  6. World History Encyclopedia — Greek Fire (Mark Cartwright)

    Rum ateşinin icadı ve ilk kullanımı.

  7. World History Encyclopedia — 1453: The Fall of Constantinople (Mark Cartwright)

    1453 kuşatmasının seyri ve rakamları.

Sık Sorulan Sorular

Corpus Iuris Civilis nedir ve neden önemlidir?

World History Encyclopedia'ya göre Corpus Iuris Civilis, Justinianus'un görevlendirdiği hukukçu Tribonianus'un 529–534 arasında hazırladığı ve İmparator Hadrianus'tan Justinianus'a kadar çıkarılmış Roma kanunlarını bir araya getiren derlemedir. Codex 7 Nisan 529'da yayımlandı, Digesta ve Institutiones Aralık 533'te yürürlüğe girdi. WHE, derlemenin Roma hukukunu sadeleştirdiğini ve sonraki Avrupa hukuk sistemlerine model olduğunu yazar.

Bizanslılar kendilerine ne diyordu?

World History Encyclopedia'ya göre Bizanslılar kendilerini “Romalılar” olarak adlandırıyordu; hükümdarları “Romalıların imparatoru”, başkentleri “Yeni Roma”ydı. “Bizans” adını XVI. yüzyıl tarihçileri, başkentin ilk adı olan Byzantion'dan türetti. TDV de imparatorluğun Doğu Roma diye anıldığını ve İstanbul'un Yeni Roma, İkinci Roma ya da Konstantinopolis adlarıyla tanındığını yazar.

Malazgirt'te Bizans ordusu neden yenildi?

TDV'ye göre II. Basileios'tan sonra sivil bürokrasinin orduyu küçültme siyaseti Bizans'ın askerî gücünü zayıflatmıştı. IV. Romanos Diogenes'in ordusu çoğunlukla Norman, Frank, Oğuz ve Peçenek paralı askerlerinden oluşuyordu ve sayıca üstün olmasına rağmen 26 Ağustos 1071'de Alparslan'a yenildi; imparator esir düştü. Serbest bırakıldıktan sonra İstanbul'da tahta başka bir imparatorun çıkarılmış olması, yenilginin ardından iç mücadeleyi başlattı.