Genel Bakış
Hristiyanlık, Nasıralı İsa'nın (İslâmî literatürde Hz. Îsâ) öğretisi ve onun çarmıha gerilip dirildiğine olan inanç üzerine kurulu, bugün dünyanın en kalabalık dinidir. Pew Araştırma Merkezi'ne göre 2020'de dünyada 2,3 milyar Hristiyan yaşıyordu; bu, dünya nüfusunun yüzde 28,8'i eder ve oran 2010'a göre 1,8 puan düşmüştür. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Hristiyanlık bugün Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliselerinden oluşan üç büyük mezheple daha küçük pek çok mezhep ve cemaate ayrılmıştır. Din, Roma yönetimindeki Filistin'de doğdu, önce Roma İmparatorluğu'nda (bkz. Roma İmparatorluğu) yayıldı, sonra Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya'ya ulaştı. Bu madde inanç iddialarını değil tarihsel süreci ele alır; inanç anlatısı ile tarihsel kaynakların söylediklerini ayırarak kaynakların ayrıştığı noktaları gösterir.
Adın Kökeni
TDV'ye göre Yeni Ahid'de “Hristiyan” (Christianos) adı yalnızca üç yerde geçer; Resullerin İşleri bu adın ilk kez Antakya'da kullanıldığını belirtir. Christos, İbranice “kutsal yağ sürülmüş” anlamındaki Maşi'ah (Mesih) kelimesinin Grekçe çevirisidir. TDV, adın Antakya'daki putperestler tarafından verilmiş olmasını kuvvetle muhtemel görür; kelimenin Latince kökenli bir ekle kurulması ise terimin Romalı yetkililerce kullanıldığını düşündürür. İslâmî literatürde Hristiyanlar için Nasrânî (çoğulu nasârâ), Mesîhî ve Îsevî adları kullanılır; Kur'an'da on dört yerde geçen nasârâ kelimesinin kökeni için “yardım etmek” anlamındaki nasr kökü ya da Hz. Îsâ'nın memleketi Nâsıra (Nazaret) şehri gösterilir.
Kaynaklar: [2]
Doğduğu Zemin
TDV'ye göre Hristiyanlığın ortaya çıktığı Filistin, milattan önce I. yüzyıldan itibaren hızla Helenleşmişti ve dönemin Yahudiliği Ferîsîler, Sadûkîler, Zealotlar ve Essenîler gibi mezheplere ayrılmıştı. Aynı kaynağa göre ilk Yahudi kökenli Hristiyanların büyük kısmının Ferîsîlerden geldiği düşünülür; Kumran yakınında bulunan metinler Essenîlerin ilk kilisenin örgütlenmesine benzeyen bir yapısı olduğunu göstermiştir. World History Encyclopedia de Hristiyanlığı, antik Yahudiliğin unsurlarıyla Roma İmparatorluğu'nun baskın kültürünün unsurlarını birleştiren bir hareket olarak tanımlar ve Hristiyan Kitab-ı Mukaddes'inin Yahudi kutsal metinleri (Eski Ahit) ile İnciller, Pavlus'un mektupları ve Vahiy kitabından oluşan Yeni Ahit'i bir araya getirdiğini belirtir (bkz. Yahudilik).
İsa: İnanç Anlatısı ve Tarih
World History Encyclopedia'ya göre Nasıralı gezgin vaiz İsa, Celile bölgesinde vaazlarını dinleyen bir Yahudi topluluğunun odağı oldu; İsrail peygamberleri çizgisinde Tanrı krallığının yakın olduğunu ilan etti ve İsrail'in on iki kabilesinin simgesi olarak on iki öğrenci seçti. Aynı kaynağa göre İsa, bir Fısıh bayramında (yaklaşık MS 30–33) Kudüs'te Sanhedrin önünde yargılandı ve Romalı vali Pontius Pilatus tarafından “Yahudilerin kralı” olduğu iddiası gerekçesiyle çarmıha gerildi. WHE, İnciller'in MS 70–100 arasında yazıldığını belirtir. TDV ise İnciller'in İsa'yı tarihî bir kişi olarak çizdiğini, Pavlus'un fikirleriyle başlayan çizginin ise onu tarih ötesi bir figür olarak tasvir ettiğini yazar; TDV'ye göre İnciller'de İsa'nın tebliğinin ana konusu tam olarak belli değildir ve onun mesih olarak kabul edilişinin ölümünden sonra gerçekleştiğini söyleyen bilim insanları vardır. İsa'nın dirilişi bir inanç önermesidir; tarih kaynakları yalnızca bu inancın ilk cemaatlerde nasıl biçimlendiğini izleyebilir.
Pavlus ve Yayılış
TDV'ye göre Hristiyanlığı Yahudi olmayanlar (Gentile) arasında yayan asıl kişi Pavlus'tur. Resullerin İşleri'ne göre Kilikya'daki Tarsus'ta doğan Pavlus başlangıçta Hristiyanlara zulmeden bir konumdaydı ve Şam yolunda gördüğü bir vizyon üzerine yeni dini benimsedi; TDV, onun İsa'yı bizzat gördüğüne dair hiçbir delil olmadığını belirtir. Pavlus en az üç yolculuk yaptı: yaklaşık 47–48'deki ilki Kıbrıs'tan başlayıp Anadolu'yu dolaştı, ikincisi yaklaşık 49–52 arasında Anadolu, Makedonya ve Yunanistan'ı kapsadı, üçüncüsü yaklaşık 52–57 arasında Efes merkezliydi. World History Encyclopedia'ya göre Pavlus, Mesih'in öğretisine bağlılığın (pistis) kurtuluş için yeterli olduğunu savundu; Yahudi olmayanlar sünnet, beslenme yasaları ve Sebt gibi Yahudi kimlik işaretlerini benimsemek zorunda değildi. TDV'ye göre Pavlus'la birlikte kilise evrenselci bir mesajı benimsedi ve Hristiyanlık hem coğrafya hem de doktrin olarak Filistin dışına taştı.
Zulümden Hoşgörüye
TDV'ye göre Hristiyanlık ilk büyük zulmü Neron döneminde (54–68) gördü; 249'da imparator olan Decius bütün Hristiyanlardan imparator adına kurban sunmalarını istedi ve 250'de Roma Piskoposu Fabian öldürüldü. Diocletianus (284–305) kiliselerin ve kutsal yazıların yakılmasını da içeren dört ferman yayımladı; Hristiyanlar son şiddetli zulmü Galerius döneminde gördü. World History Encyclopedia ise en ağır zulümlerin Decius (251) ve Diocletianus (302/303) dönemlerinde yaşandığını, ancak zulmün süreklilik taşımayıp kriz zamanlarıyla sınırlı kaldığını vurgular; iki kaynak Decius zulmü için farklı yıllar verir. WHE'ye göre Maxentius'u yenen Konstantin zaferi Hristiyan Tanrısı'na bağladı ve 313 tarihli Milano Fermanı Hristiyanlara toplanma izni verdi; Konstantin din adamlarını vergiden muaf tuttu ve kilise inşasına fon sağladı. TDV'ye göre Konstantin'in Hristiyanlığı neden seçtiği bilinmemektedir: Eusebius ve Lactantius 312'deki savaştan önce gördüğü bir rüyayı anlatır, ancak hızla büyüyen Hristiyan nüfusunu siyasî hedefleri için kullanma ihtimali de göz ardı edilemez.
İznik Konsili (325)
TDV'nin İznik Konsili maddesine göre İskenderiyeli bir din adamı olan Arius, 318'de oğulun (İsa'nın) Tanrı tarafından yoktan yaratıldığını ve baba ile aynı özden olmadığını açıkladı; İskenderiye piskoposu Alexander onu 320 ya da 321'de aforoz etti. Tartışma bütün Doğu kiliselerini sarınca, 323'te Licinius'u yenip imparatorluğun tek hâkimi olan I. Konstantin ilk ekümenik konsili İznik'te topladı. Konsil 14 Haziran 325'te sarayda başladı ve 25 Ağustos 325'te sona erdi. Kabul edilen “İznik inanç esasları”, İsa'nın “yaratılmamış, doğurulmuş” ve “baba ile aynı özden (homoousios)” olduğunu ilan etti; metni imzalamayan Arius ve bazı piskoposlar aforoz ve sürgün edildi. Konsil ayrıca Paskalya'nın bahar ekinoksunu izleyen ilk dolunaydan sonraki ilk pazar günü kutlanmasını kararlaştırdı ve din adamlarıyla ilgili yirmi kadar düzenleme yaptı. TDV, konsilin Ariusçulukla ilgili hedefine ulaşamadığını ve bu mezhebin VI. yüzyıla kadar etkinliğini sürdürdüğünü ekler.
Kaynaklar: [3]
Devlet Dini ve Sonraki Konsiller
TDV'ye göre Hristiyanlığı Roma Devleti'nin resmî dini olarak tanıyan ilk imparator 380'de vaftiz olan I. Theodosios'tur. World History Encyclopedia, Theodosius'un 381'de yerli kültlerin resmî sonunu getiren bir ferman çıkardığını ve 396'da Olimpiyat Oyunları'nı yasakladığını yazar. TDV'nin Konsil maddesine göre inanç tartışmaları I. İstanbul (381), Efes (431) ve Kadıköy (451) konsillerinde sürdü. Efes'te Meryem'in “Tanrı doğuran” (theotokos) olduğu kabul edildi. İmparator Markianos'un çağrısıyla Kadıköy'de (Khalkedon) toplanan konsilde 600 piskopos İsa'nın hem insanî hem ilâhî iki tabiata sahip olduğunu ilan etti; kararları kabul etmeyenler Monofizit olarak adlandırılıp ana kiliseden çıkarıldı. Günümüzde üç büyük Hristiyan mezhebinin kabul ettiği “İznik-İstanbul iman esasları” bu konsillerin ardından son şeklini aldı.
Manastırcılık
TDV'nin Manastır maddesine göre Hristiyan manastır hayatının kökeni, Mısır'da “çöl babaları” denilen din adamlarının çöllere ve dağlara çekilerek münzevi yaşamasına dayanır. Bunların en ünlüsü “keşişlerin babası” olarak bilinen Aziz Antony'dir (ö. 355); etrafında toplananlar ilk manastır cemaatinin tohumlarını attı. IV. yüzyılın başında bu şekilde yaşayan kadın ve erkek münzevilerin sayısının 5000'i bulduğu nakledilir. Dağınık keşiş hayatını düzenli ve kilise otoritesine bağlı bir cemaate dönüştüren kişi Aziz Pachomius'tur (ö. 346): TDV'ye göre Pachomius 320'de Tabennisi'de terk edilmiş bir köyde kurduğu cemaatin görevleri arasına ibadetin yanı sıra toprağı işlemeyi de ekledi ve fakirlik, bekârlık gibi kurallar koydu. TDV'nin Hıristiyanlık maddesi, manastırlar çevresinde gelişen dinî hareketlerin Ortaçağ Avrupası'nda merkezî otoriteden uzak pek çok cemaatin doğmasına yol açtığını da yazar.
Doğu–Batı Ayrılığı (1054)
TDV'ye göre Ortodoks kilisesinin Roma'dan ayrılmasının arkasında uzun bir süreç vardır: Grekçe ve Latince litürji farkı, Bizans imparatorlarının kiliseyi yönlendirme geleneği ve ikonoklazm tartışmaları, Papa III. Leon'un 800'de Charlemagne'ı imparator ilan etmesi ve Slavların Hristiyanlaştırılması üzerine patrik Photios ile Roma arasındaki anlaşmazlıklar. XI. yüzyılın ortasında papanın Güney İtalya'daki Grek kilise geleneklerini Latinleştirmeye çalışması üzerine İstanbul Patriği Mihail Kerularios İstanbul'daki Latin kiliselerini kapattı; Kardinal Humbert de Ayasofya sunağına patriği aforoz eden bir belge bıraktı. TDV bu olayın tarihini 16 Haziran 1054 olarak verir. TDV, 1054'ün Katolik ve Ortodoks kiliselerinin ayrılışında önemli bir dönüm noktası olduğunu, İstanbul'un fethinden sonra ise Ortodoksluğun temsil misyonunu “üçüncü Roma” sıfatıyla Rusya'nın üstlendiğini yazar (bkz. Bizans İmparatorluğu).
Kaynaklar: [2]
Ortaçağ Batı Kilisesi
TDV'ye göre Papa I. Gregorius'tan (ö. 604) Charlemagne'a (ö. 814) kadar olan dönemde kilise Cermen kabileleri arasında kurumsallaştı; 800'de papanın Charlemagne'ı imparator olarak tanımasıyla Batı'da devlet ile kilise birleşti (bkz. Şarlman (Büyük Karl)). Kral Clovis'in 496'da vaftiz edilmesiyle Franklar Hristiyanlaştı. Kiril ve Methodius kardeşler Slavlar arasında misyon yürüttü ve Kiril Slav dillerinin yazıldığı Glagolitik alfabeyi oluşturdu. TDV'ye göre XIV. yüzyılın başında kilise merkezî gücünü kaybetmeye başladı; papalığın 1309'da Avignon'a taşınması bunun en önemli işaretlerinden biriydi. Wyclif ve Hus gibi XIV. yüzyıl muhalifleri, TDV'nin ifadesiyle, Reform'a zemin hazırlayan hareketlerdi. Haçlı Seferleri de bu dönemin önemli bir meselesiydi (bkz. Haçlı Seferleri).
Kaynaklar: [2]
Reform (1517)
World History Encyclopedia'ya göre Wittenberg Üniversitesi'nde teoloji profesörü olan Augustinusçu keşiş Martin Luther, 1516'da Dominiken rahip Johann Tetzel'in Roma'daki Aziz Petrus Bazilikası'nın yeniden inşasını finanse etmek için bölgede endüljans satmaya başlamasıyla karşılaştı. 31 Ekim 1517'de Luther, sonradan Doksan Beş Tez olarak tanınan endüljansların gücü üzerine tartışma metnini yayımladı (bkz. Martin Luther). TDV'nin Luther maddesine göre bu metin, papalığın af yetkisinin Kutsal Kitap'ta temeli olmadığını ve insanın ancak imanla kurtuluşa ereceğini savunuyordu. Kilise Luther'i 3 Ocak 1521'de aforoz etti; aynı yılın mayısında İmparator V. Karl'ın Worms fermanı onu yeniden kınadı ve yazılarını yasakladı. TDV'nin Reform maddesine göre Zürih şehir konseyi 1523'te Zwingli'nin reformunu kabul etti, 1530'da Melanchthon'un formüle ettiği Augsburg itirafı Lutherci kilisenin inanç esaslarını oluşturdu ve 1555 Augsburg Antlaşması toprak yöneticilerine kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verdi. Katolik kilisesi buna Trent Konsili (1545–1563) ile karşılık verdi.
Vestfalya Barışı (1648)
TDV'ye göre Protestanlığın Kuzey ve Orta Avrupa'da hızla yayılması 1618–1648 Otuz Yıl Savaşları'na yol açtı ve bu savaşlar 1648'de Vestfalya'da imzalanan antlaşmayla sona erdi (bkz. Otuz Yıl Savaşları). World History Encyclopedia'nın Reform maddesi savaşta yaklaşık 8 milyon kişinin öldüğünü yazar. WHE'nin Vestfalya maddesine göre barış 24 Ekim 1648'de imzalandı; Münster'de Fransa ile, Osnabrück'te İsveç ile ayrı antlaşmalar yapıldı ve 1555 Augsburg Antlaşması, 1555'ten sonra yayılan Kalvinistleri de Katolik ve Luthercilerin yanına katacak şekilde yeniden yürürlüğe kondu.
Bugünkü Tablo
Pew'e göre 2010–2020 arasında Hristiyan sayısı 122 milyon arttı, ancak dünya nüfusu içindeki payları 1,8 puan düşerek yüzde 28,8'e indi. Aynı raporda Müslümanlar dünya nüfusunun yüzde 25,6'sını, dinî bağı olmayanlar 1,9 milyar kişiyle yüzde 24,2'sini oluşturuyordu. Rapor, Sahra altı Afrika'nın artık Avrupa'yı geçerek en çok Hristiyan'a ev sahipliği yaptığını belirtir: 2020'de dünyadaki Hristiyanların yüzde 30,7'si Sahra altı Afrika'da, yüzde 22,3'ü Avrupa'da yaşıyordu. 1900'lerin başında ise Hristiyanların yalnızca yüzde 1'i Sahra altı Afrika'da, üçte ikisi Avrupa'daydı.
Kaynaklar: [1]
Tartışma: İznik'te Kaç Piskopos Vardı?
İznik Konsili'ne katılan piskopos sayısı kaynaklarda farklıdır. TDV'nin İznik Konsili maddesi, kaynaklara dayanarak çoğu doğudan olmak üzere 300 civarında piskoposun katıldığını, batıdan ise yalnızca üç ya da beş kişinin geldiğini yazar. World History Encyclopedia, Konstantin'in İznik'e 217 piskoposu davet ettiğini belirtir. TDV'nin aktardığına göre İslâm kaynaklarında da farklı rakamlar vardır: Mes'ûdî 318 piskopostan, Şehristânî 313 din adamından söz eder; İbn Kayyim el-Cevziyye ise toplantıya 2000'in üzerinde piskoposun katıldığını, ancak yalnızca 318'inin ortak görüşte birleşebildiğini yazar. Bu madde tek bir rakam seçmez; farkın kaynak türlerinden ve aktarım geleneklerinden doğduğunu not eder.
Tartışma: Luther Tezleri Kapıya Astı mı?
TDV'nin Luther maddesi, Luther'in 31 Ekim 1517'de Doksan Beş Tez'i Wittenberg Üniversitesi Kilisesi'nin kapısına astığını yazar. World History Encyclopedia'nın Reform maddesi ise geleneğe göre tezlerin Wittenberg kilisesinin kapısına çakıldığını, ancak modern araştırmaların bu iddiaya itiraz ettiğini belirtir; aynı kaynağa göre bu dramatik anlatının kaynağı Luther'in arkadaşı Philipp Melanchthon'dur. WHE'ye göre Luther tezleri ister kiliseye asmış, ister piskoposuna göndermiş, isterse ikisini birden yapmış olsun, metin dostları ve destekçileri tarafından çoğaltılarak yayıldı. İki kaynak 31 Ekim 1517 tarihinde ve metnin içeriğinde birleşir; ayrıldıkları nokta metnin nasıl kamuya duyurulduğudur.
Tartışma: Milano Fermanı ve Konstantin'in Tercihi
TDV'nin Hıristiyanlık maddesi, 313 Milano (Milan) Fermanı'nı Konstantin'in yayımladığını yazarken, aynı ansiklopedinin İznik Konsili maddesi fermanı Doğu Roma İmparatoru Licinius ile Batı Roma İmparatoru I. Konstantin'in birlikte yayımladığını belirtir; World History Encyclopedia ise fermanın Hristiyanlara toplanma izni verdiğini, ancak imparatorluğu bir gecede Hristiyanlaştırmadığını vurgular. Konstantin'in Hristiyanlığı neden tercih ettiği de tartışmalıdır: TDV, kilisenin 312'deki rüyayı en önemli etken olarak kabul ettiğini, ancak imparatorun hızla büyüyen Hristiyan nüfusu siyasî hedefleri için kullanma niyetinin de göz ardı edilemeyeceğini yazar ve kilise geleneğinin kabul ettiği samimi yönelişin de dikkate alınması gerektiğini ekler.
Tartışma: Vestfalya Ne Getirdi?
World History Encyclopedia'nın iki maddesi Vestfalya Barışı'nı farklı vurgularla anlatır. Vestfalya maddesi, barışın Kutsal Roma İmparatorluğu'nu oluşturan küçük devletlere siyasî özerklik sağlamayı amaçladığını ve devletlerin büyüklüklerinden bağımsız olarak kendi kendini yönetme hakkı olduğunu ilan eden “Vestfalya egemenliği” kavramını doğurduğunu yazar. Reform maddesi ise barışın yalnızca 1555 Augsburg Barışı'nın ilkelerini yeniden tanıdığını ve resmî dinden farklı bir inancı özel alanda yaşama özgürlüğünü genişlettiğini belirtir. TDV ise barışın ardından bugünkü Avrupa coğrafyasının temelinin atıldığını yazar. Bu madde, Vestfalya'nın dinî ve siyasî sonuçlarını bu farklı vurgularla birlikte aktarır.
Önemli Konsiller
- İznik325
Ariusçuluk reddedildi; İznik inanç esasları kabul edildi.
- I. İstanbul381
Kutsal ruhun ilâhî tabiatı tanımlandı.
- Efes431
Meryem'in “Tanrı doğuran” olduğu kabul edildi.
- Kadıköy (Khalkedon)451
İsa'nın iki tabiatı ilan edildi.
- II. İznik787
İkon tapınımı yasağı kaldırıldı.
- Trent1545–1563
Protestanlığa karşı Katolik ıslahatı.
- II. Vatikan1962–1965
İlk kez Hristiyanlık dışı dinler hakkında karar alındı.
Kilit Olaylar Kronolojisi
Luther aforoz edildi; mayısta Worms fermanı.
İznik Konsili.
Humbert'in aforoz belgesi; Doğu–Batı ayrılığı.
Vestfalya Barışı.
İsa Kudüs'te Pontius Pilatus döneminde çarmıha gerildi (WHE).
Luther'in Doksan Beş Tez'i.
Pavlus'un üç misyon yolculuğu (TDV).
Neron dönemi: ilk büyük zulüm.
Decius zulmü (TDV 250, WHE 251).
Diocletianus zulmü başladı (WHE).
Milano Fermanı Hristiyanlara serbestlik tanıdı.
I. Theodosios Hristiyanlığı resmî din yaptı; I. İstanbul Konsili.
Efes Konsili.
Kadıköy (Khalkedon) Konsili.
Frank kralı Clovis vaftiz edildi.
Papa III. Leon Charlemagne'ı imparator ilan etti.
Papalık Avignon'a taşındı.
Trent Konsili.
Augsburg Antlaşması.
Otuz Yıl Savaşları.
II. Vatikan Konsili.
Kaynaklar ve ileri okuma
Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.
- Pew Araştırma Merkezi — How the Global Religious Landscape Changed From 2010 to 2020 (2025)
2010–2020 küresel din nüfusu verileri.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Hıristiyanlık (Baki Adam, Kürşat Demirci, Mehmet Aydın, Mustafa Sinanoğlu)
Adın kökeni, Hz. Îsâ ve Pavlus, zulüm dönemleri, Konstantin, Ortaçağ, ayrılık ve Reform.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — İznik Konsili (Mustafa Sinanoğlu)
Ariusçuluk tartışması, 325 konsilinin kararları ve katılımcı sayısı rivayetleri.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Konsil (Ömer Faruk Harman)
Ekümenik konsiller: İstanbul, Efes, Kadıköy, Trent ve Vatikan.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Manastır (Levent Öztürk)
Çöl babaları, Antony ve Pachomius.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Luther, Martin (Hakan Olgun)
Doksan Beş Tez, aforoz ve Worms.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — Reform (Hakan Olgun)
Reformun yayılışı, Augsburg itirafı ve 1555 Augsburg Antlaşması.
- World History Encyclopedia — Christianity (Rebecca Denova, 2022)
Erken Hristiyanlık, zulümler, Konstantin ve İznik.
- World History Encyclopedia — Protestant Reformation (Joshua J. Mark, 2021)
Tetzel, Doksan Beş Tez tartışması, Worms ve Otuz Yıl Savaşları.
- World History Encyclopedia — Peace of Westphalia (Elliott Gibson, 2025)
Münster ve Osnabrück antlaşmaları ve Kalvinizmin tanınması.
Görseller



Sık Sorulan Sorular
Hristiyanlar bugün dünyanın hangi bölgelerinde yaşıyor?
Pew'in 2010–2020 raporuna göre 2020'de dünyadaki Hristiyanların yüzde 30,7'si Sahra altı Afrika'da, yüzde 22,3'ü Avrupa'da yaşıyordu; Latin Amerika–Karayipler de yaklaşık yüzde 24'lük payla öne çıkıyordu. Rapor, Sahra altı Afrika'nın artık Avrupa'yı geçerek en çok Hristiyan'a ev sahipliği yaptığını, oysa 1900'lerin başında Hristiyanların üçte ikisinin Avrupa'da yaşadığını belirtir. Dinin ağırlık merkezi son yüz yılda Avrupa'dan Güney Yarımküre'ye kaymıştır.
İznik İman Bildirgesi'nde İsa nasıl tanımlanır?
TDV'nin İznik Konsili maddesine göre 325'te kabul edilen inanç esasları İsa'yı Tanrı'nın biricik oğlu, “babanın özünden doğmuş”, “yaratılmamış, doğurulmuş” ve “baba ile aynı tabiatta (homoousios)” olarak tanımlar. Bu ifade, oğulun yoktan yaratıldığını savunan Ariusçuluğa karşı yazılmıştı; metne ayrıca Ariusçuları aforoz eden bir cümle eklendi. Bildirge, sonraki konsillerle “İznik-İstanbul iman esasları” olarak son şeklini aldı.
Kadıköy Konsili neden tarihsel olarak önemlidir?
TDV'nin Konsil maddesine göre 451'de İmparator Markianos'un çağrısıyla Kadıköy'de (Khalkedon) toplanan IV. Ekümenik Konsil'e 600 piskopos katıldı. Konsil, İsa'nın hem insanî hem ilâhî iki tabiata sahip olduğunu ilan etti ve 449 Efes toplantısını reddetti. Kararları kabul etmeyenler Monofizit olarak adlandırılıp ana kiliseden çıkarıldı; bu ayrılık Doğu Hristiyanlığında kalıcı kiliselerin oluşmasına yol açtı.
