Genel Bakış
İstanbul, tarihte sırasıyla Roma İmparatorluğu (Doğu başkenti olarak), Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu'na iki bin yıla yakın süre başkentlik yapan, Avrupa ile Asya'yı fiziksel ve kültürel olarak birleştiren dünyanın az sayıdaki şehrinden biridir; bu benzersiz konumu, onu tarih boyunca fetih ve ticaretin en kritik odak noktalarından biri yaptı.
Byzantion'dan Konstantinopolis'e
Şehir, MÖ 660 civarında Megaralı Yunan kolonistler tarafından "Byzantion" adıyla kuruldu; stratejik Boğaz konumu erken dönemden itibaren ticari ve askeri önemini garantiledi. MS 330'da İmparator Konstantin, şehri "Yeni Roma" (sonradan Konstantinopolis) olarak yeniden kurup Roma İmparatorluğu'nun başkenti yaptı.
Bizans Başkenti Olarak Bin Yıl
Batı Roma'nın 476'da çökmesinin ardından Konstantinopolis, bin yıldan uzun süre Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olarak kaldı; Ayasofya (537), döneminin en büyük kubbeli yapısı olarak şehrin dini ve mimari zirvesini simgeledi. Şehir, 1204'te Dördüncü Haçlı Seferi'nce yağmalandı, ancak Bizanslılarca geri alındı.
Osmanlı Fethi ve Yeniden Doğuş
29 Mayıs 1453'te II. Mehmed (Fatih), şehri fethederek Osmanlı başkenti yaptı; fetih sonrası şehir, farklı dinlerden toplulukları barındıran kozmopolit bir imparatorluk merkezi olarak yeniden inşa edildi ve Süleymaniye gibi büyük külliyelerle donatıldı. Dört asırdan uzun süre Osmanlı'nın siyasi, dini ve kültürel kalbi oldu.
Cumhuriyet Dönemi
1923'te başkentin Ankara'ya taşınmasıyla İstanbul siyasi başkent statüsünü kaybetti, ancak Türkiye'nin en kalabalık şehri ve ekonomik-kültürel merkezi olma rolünü sürdürdü; şehrin adı resmi olarak 1930'da "İstanbul" olarak kesinleşti.
Miras
Tarihi Yarımada'daki Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı gibi anıtlar UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor; şehir, üç büyük imparatorluğun başkentliğini yapmış olması ve iki kıtayı fiziksel olarak birleştiren benzersiz coğrafyasıyla dünya tarihinde eşi olmayan bir konuma sahip.
Görseller



