Federal Sosyalist CumhuriyetÇağdaş Dönem

Sovyetler Birliği

DönemMS 1922 – 1991
BölgeDoğu Avrupa'dan Pasifik'e
BaşkentMoskova
Kremlin, Moskova. Sovyet yönetiminin merkeziyle ilişkili mimari kompleksin 2016 tarihli fotoğrafı; Sovyet dönemine ait bir çekim değildir.

Yönetim merkeziKremlin, Moskova. Sovyet yönetiminin merkeziyle ilişkili mimari kompleksin 2016 tarihli fotoğrafı; Sovyet dönemine ait bir çekim değildir.Diego Delso, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

İçindekiler

Genel Bakış

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB), 30 Aralık 1922'de Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Transkafkasya'nın birleşmesiyle kuruldu ve Aralık 1991'de dağıldı. Tek parti olarak Komünist Parti'nin yönettiği, ekonominin merkezî planlarla yönlendirildiği bir devletti ve yetmiş yıla yakın bir süre boyunca dünya siyasetinin iki kutbundan birini oluşturdu. Bu madde, devletin doğuşunu (bkz. 1917 Rus Devrimi), 1930'ların kıtlık ve baskı dönemini, II. Dünya Savaşı'ndaki rolünü ve Soğuk Savaş'taki (bkz. Soğuk Savaş) yükseliş ve çöküşünü anlatır. Sovyet arşivlerinin 1990'larda açılmasıyla pek çok konu yeniden yazıldı; rakamların ve yorumların kaynaktan kaynağa değiştiği yerler ayrıca belirtilmiştir.

Kaynaklar: [3] [1]

Ekim 1917 ve Bolşevik İktidarı

Birinci Dünya Savaşı'nın patlaması, çözümsüz kalmış toplumsal ve siyasi sorunları büyük bir ihtilali önlenemez hâle getirdi. Son çar II. Nikola'nın (1894–1917) saltanatı 1917'de sona erdi ve aynı yılın Ekim'inde (yeni takvimle Kasım başı) Lenin'in önderliğindeki Bolşevikler Petrograd'da iktidarı ele geçirdi. 1917 Ekim İhtilali yalnızca çarlığa son vermekle kalmadı, nihai hedefi komünizm olan yeni bir dünya düzeni kurmayı amaçladı. Rusya savaştan çekildi: 3 Mart 1918'de Almanya ve müttefikleriyle imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması ile geniş topraklar bırakıldı; bu antlaşmayla Rusya'nın 1877–78 savaşında (93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı)) aldığı Kars, Ardahan ve Batum da Osmanlı'ya geri verildi.

Kaynaklar: [3]

İç Savaş ve 1922 Birliği

Bolşevik iktidarını 1918–1921 arasında süren bir iç savaş izledi. Bu dönemde uygulanan ve “savaş komünizmi” diye anılan plansız ekonomik önlemler kırsalda kıtlığa yol açtı; Volga bölgesinde 1920'de felaket boyutuna ulaşan açlıkta, 1920–1921'de yaklaşık beş milyon insan öldü. Fabrikalar durmuş, kırsal kesim açlık içindeydi; Amerikan hükümeti bile ideolojik düşmanlığına karşın 1920'lerin başında bir kıtlık yardım programı yürüttü. İç savaşı kazanan Bolşevikler dağılan imparatorluğun önemli bir bölümünü yeniden bir araya getirdi: Rusya ile Ukrayna 26 Ocak 1921'de resmen birleşti; Beyaz Rusya ve Transkafkasya'nın katılımıyla 30 Aralık 1922'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği oluştu ve anayasası 6 Temmuz 1923'te yürürlüğe girdi. Bu dönemde yurt dışına kaçan Rus göçmenlerin sayısı 1925'e gelindiğinde iki buçuk milyona ulaşmıştı.

Kaynaklar: [3] [2]

Yeni Ekonomik Politika

Savaş, devrimler ve iç savaşın yarattığı toplumsal ve ekonomik yıkım karşısında Lenin 1921'de Yeni Ekonomik Politika'yı (NEP) ilan etti. NEP, komünist ortodoksiden geri bir adımdı: yeni rejimin öğretisine aykırı olmasına karşın özel mülkiyete izin verildi ve köylülerin tarımsal faaliyetine müdahale edilmemesi kabul edildi; İngiltere ile bir ticaret antlaşması imzalandı ve yabancı sermaye çekilmeye çalışıldı. Politika, açlıktan ve yıkımdan çıkmak için bir nefes alanı yarattı ve Sovyet ekonomisini dış dünyaya kısmen açtı; Amerikalı işadamları da bu dönemde ülkeyle ticari bağlar kurdu. Ancak parti içinde NEP'i ideolojik bir taviz sayanlar güçlüydü. Stalin 1928'de hızlı sanayileşme ve tarımın kolektifleştirilmesini öngören Birinci Beş Yıllık Plan'a geçtiğinde, NEP'in kapitalizme açtığı kapıları kapatmak da açık bir hedef olarak konuldu.

Kaynaklar: [2] [1] [3]

Lenin'den Stalin'e

Lenin 21 Ocak 1924'te öldü ve ardından başlayan iktidar mücadelesini Josef Stalin kazandı. Stalin, 1920'lerin ikinci yarısında parti içindeki muhaliflerine karşı, o güne kadar yalnızca Bolşevizm karşıtlarına uygulanan polis baskısını kullandı: ilk kurbanlar Politbüro üyeleri Troçki, Zinovyev ve Kamenev'di; 1927 sonunda partiden ihraç edildiler. Ardından zorla kolektifleştirmeye ve köylülük pahasına hızlı sanayileşmeye karşı çıkan Buharin “sağ muhalefet” olarak damgalandı. Stalin 1934 sonunda partinin ve devletin tartışmasız lideriydi. 1928'de kabul edilen Birinci Beş Yıllık Plan ağır sanayiye öncelik veren gerçekçi olmayan hedefler koydu; yatırımın büyük kısmı ağır sanayiye aktarıldığı için tüketim mallarında yaygın kıtlık yaşandı.

Kaynaklar: [1] [3]

Kolektifleştirme ve 1932–33 Kıtlığı

Birinci Beş Yıllık Plan, tarımı bireysel çiftliklerden büyük devlet ve kolektif çiftliklere dönüştürmeyi de öngörüyordu. Plan başlangıçta köylü hanelerinin yalnızca yüzde yirmisinin kolektifleştirilmesini hedeflediği hâlde süreç çok daha hızlı ve zorla yürütüldü; sık sık şiddetli direnişle karşılaşan kolektifleştirme tarımsal üretimi felce uğrattı ve 1932–33'te felaket boyutunda bir kıtlığa yol açtı. Kıtlık Ukrayna'yı, Kuzey Kafkasya'yı ve aşağı Volga bölgesini sardı; en ağır kayıplar, Sovyetler Birliği'nin en verimli tarım bölgesi olan Ukrayna'daydı. Buna rağmen Stalin 1932'de Ukrayna'nın tahıl teslim kotasını yüzde kırk dört artırdı. Sovyet hukukuna göre devletin kotası dolmadan kolektif çiftliğin ürününden üyelerine tahıl verilemiyordu; tohumluk tahıl bile zorla toplandı ve bir avuç tahıl alırken yakalananlar idam ya da sürgün edilebiliyordu. Kıtlığa Ukrayna aydınlarının ve Ukrayna Komünist Partisi'nin geniş çaplı tasfiyesi eşlik etti. Ukrayna'da bu felaket bugün Holodomor adıyla anılır.

Kaynaklar: [1]

Büyük Terör ve Gulag

Politbüro üyesi ve Leningrad parti örgütünün lideri Sergey Kirov'un 1 Aralık 1934'te öldürülmesi, 1930'ların Büyük Terör'üne giden olaylar zincirini başlattı. Kongre Kütüphanesi'nin Sovyet arşiv belgelerine dayanan sergisi, son bulguların cinayetin Stalin ve NKVD tarafından planlandığını gösterdiğini belirtir; Stalin cinayeti siyasi suçlara karşı acımasız yasalar çıkarmak için bahane olarak kullandı. Eski Bolşevik muhaliflerin 1936–1938'deki gösteri davalarını da içeren ve 1937–1938'de doruğa ulaşan terör döneminde milyonlarca masum Sovyet vatandaşı çalışma kamplarına gönderildi ya da idam edildi. Zorunlu çalışma kampları sistemi ilk kez 1919'da Çeka'ya bağlı olarak kuruldu, ama kamp nüfusu ancak 1930'ların başında büyük sayılara ulaştı. “Islah Edici Çalışma Kampları Ana İdaresi” anlamına gelen Gulag, Sibirya ve Uzak Kuzey'in ücra bölgelerindeki kamplarıyla Stalin döneminde ekonomiye önemli katkı yaptı: Beyaz Deniz–Baltık Kanalı, Moskova–Volga Kanalı ve Baykal–Amur demiryolu gibi projeler mahkûm emeğiyle inşa edildi. Kamplarda koşullar son derece ağırdı; yetersiz yiyecek ve giyecek, sert iklimde hayatta kalmayı zorlaştırıyordu.

Kaynaklar: [1]

II. Dünya Savaşı

23 Ağustos 1939'da Moskova'da imzalanan Alman–Sovyet Saldırmazlık Antlaşması, iki tarafı birbirine saldırmamaya ve taraflardan biri üçüncü bir güçle savaşa girerse o güce hiçbir biçimde destek vermemeye bağlıyordu; süresi on yıldı. Antlaşmaya eklenen gizli protokol ise Doğu Avrupa'yı nüfuz alanlarına ayırdı: Baltık'ta Litvanya'nın kuzey sınırı iki ülkenin nüfuz alanlarını ayıracak, Polonya ise kabaca Narew, Vistül ve San nehirleri hattından bölünecekti. Sovyetler bu dönemde işgal ettiği Doğu Polonya'da da bir tasfiye yürüttü; 1940'ta Katin ormanında dört binden fazla Polonyalı subay topluca öldürüldü. Antlaşma, Hitler'in 22 Haziran 1941'de Barbarossa Harekâtı'yla SSCB'ye saldırmasıyla çöktü. Dört yıl süren savaş Sovyet topraklarında büyük yıkıma yol açtı; Kızıl Ordu 1945'te Doğu Prusya ve Silezya üzerinden Almanya'ya girdi ve 2 Mayıs 1945'te Berlin'i ele geçirdi. Sovyet kayıpları konusunda kaynaklar farklı tanımlar ve rakamlar kullanır. Savaşın ayrıntıları için II. Dünya Savaşı maddesine bakılabilir.

Kaynaklar: [5] [6] [3]

Doğu Bloku ve Soğuk Savaş

Savaşın ardından Doğu Avrupa ülkeleri, Churchill'in 1946'da kullandığı deyimle bir “demir perde”nin ardında kaldı. Eylül 1947'de Stalin'in talimatıyla Doğu ve Batı Avrupa'daki komünist partilerin temsilcileri bir araya gelip sıkı bir iş birliği kararı aldı; Stalin döneminde bu sistemin dışına çıkmayı başaran tek ülke Tito yönetimindeki Yugoslavya oldu (1948). Aynı yıl, 24 Haziran 1948'de Sovyet kuvvetleri Batılı müttefiklerin denetimindeki Berlin kesimlerine kara, demir ve su yolu erişimini kesti; ABD ve İngiltere kente hava köprüsüyle yiyecek ve yakıt taşıdı. Kriz Batı ve Doğu Almanya'nın ayrı devletler olarak kurulmasına ve Avrupa'daki bölünmenin kalıcılaşmasına yol açtı. Batı Almanya Mayıs 1955'te NATO'ya girince Moskova, Doğu Avrupa başkentlerini kendine daha sıkı bağlayacak çok taraflı bir ittifak kurdu: Varşova Paktı'nın kurucuları SSCB, Arnavutluk, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan, Bulgaristan, Romanya ve Doğu Almanya'ydı. 1968'de Alexander Dubček'in temsil ettiği “insan yüzlü sosyalizm” arayışı, Prag Baharı, Sovyet müdahalesiyle bastırıldı. Çin ile ilişkiler için bkz. Çin Halk Cumhuriyeti.

Kaynaklar: [3] [10] [9] [16]

Stalin'in Ölümü ve Kruşçev

Stalin 5 Mart 1953'te öldü. Yerine geçen dörtlü yönetimde Malenkov, Beriya, Molotov ve Kruşçev vardı; Beriya kısa sürede diğerleri tarafından ortadan kaldırıldı. Kruşçev, 24–25 Şubat 1956'da XX. Parti Kongresi'nde yaptığı ve “Gizli Konuşma” diye anılan raporda Stalin'in kişilik kültünü ve tasfiyelerini eleştirdi. Konuşma, 1934'teki XVII. Kongre'de seçilen 139 Merkez Komitesi üyesi ve adayından 98'inin, yani yüzde yetmişinin, çoğu 1937–1938'de olmak üzere tutuklanıp kurşuna dizildiğini; kongrenin 1.966 delegesinden 1.108'inin “karşıdevrimci suçlar”la tutuklandığını açıkladı; salondan tepki sesleri yükseldi. Kruşçev suçlamalarını parti içindeki kurbanlarla sınırladı ve komünist olmayanlara yönelik baskıya değinmedi; kendisi de tasfiyelerde rol almıştı. Dış politikada ise kapitalist Batı ile savaşın kaçınılmaz olduğu Stalinci görüşten vazgeçip “barış içinde bir arada yaşama”yı savundu. Konuşma Doğu Avrupa'da demokratik reform talep eden hareketlere ilham verdi; 1956 yazında ve sonbaharında Polonya'da ve Macaristan'da çıkan protestolar trajik biçimde sonuçlandı.

Kaynaklar: [3] [7] [8]

Uzay Yarışı

4 Ekim 1957'de Sovyetler Birliği Dünya'nın ilk yapay uydusu Sputnik-1'i fırlattı. Başarılı fırlatma ABD'de uzmanları ve halkı şoke etti; kısa süre içinde biri bir köpek taşıyan iki uydu daha fırlatılınca ABD'nin teknolojide çok geride kaldığı korkusu büyüdü. ABD'nin ilk uydu girişimi Vanguard Aralık 1957'de fırlatma rampasında patladı; ilk başarılı ABD uydusu Explorer ancak 31 Ocak 1958'de yörüngeye oturtulabildi. Uzay yarışının en simgesel Sovyet başarısı 12 Nisan 1961'de geldi: Yuri Gagarin, Vostok 1 ile Dünya'nın çevresini dolanan ilk insan oldu. Uçuş 108 dakika sürdü; Gagarin, dönemin ABD programlarından farklı olarak kapsülün içinde değil, fırlatma koltuğuyla dışarı atılıp paraşütle yere indi.

Kaynaklar: [11] [12]

Brejnev Dönemi ve Afganistan

Kruşçev'in 14 Ekim 1964'te Merkez Komitesi tarafından görevden alınmasıyla parti şefi Leonid Brejnev ile başbakan Aleksey Kosigin'in ortak yönetimi başladı; Brejnev 1982'deki ölümüne kadar on sekiz yıl ülkenin önderi oldu. Son yıllarında, yeniliklere kapalı üst düzey parti kadrolarının ve kemikleşen bürokrasinin koruyucusu hâline geldi. Dış politikada Brejnev Doktrini'ne göre sosyalist olan bir ülkenin kapitalist kampa dönmesine Moskova izin vermeyecekti. Aralık 1979'un sonunda Sovyetler Birliği Afganistan'a binlerce asker göndererek Kâbil'in ve ülkenin geniş bölümlerinin askerî ve siyasi denetimini ele geçirdi. Bu, Moskova'nın Afgan iç savaşını bastırma ve sınırında dost bir sosyalist hükümeti ayakta tutma yolundaki on yıllık acımasız bir çabanın başlangıcıydı ve Sovyetler Birliği'nin Doğu Bloku dışındaki bir ülkeyi işgal ettiği tek örnek olarak neredeyse dünya çapında kınandı. ABD ve Avrupalı müttefikleri Moskova'yı geri çekilmeye zorlamak için çeşitli önlemler aldı. Sovyet kuvvetleri ancak Gorbaçov döneminde Afganistan'dan çekildi.

Kaynaklar: [13] [1]

Din ve Devlet

Sovyetler Birliği, dinin ortadan kaldırılmasını ideolojik bir hedef olarak benimseyen ilk devletti. Bu amaçla kilise mülklerine el konuldu, din alaya alındı, inananlar taciz edildi ve okullarda ateizm yayıldı. Yine de belirli dinlere yönelik politikalar devletin çıkarlarına göre belirlendi ve örgütlü dinlerin çoğu hiçbir zaman resmen yasaklanmadı. 1920'lerde ve 1930'larda kampanyanın ana hedefi, en çok inananı olan Rus Ortodoks Kilisesi'ydi: din adamlarının neredeyse tamamı ve pek çok inanan kurşuna dizildi ya da çalışma kamplarına gönderildi, ilahiyat okulları kapatıldı. 1939'a gelindiğinde elli binden fazla kiliseden yalnızca beş yüz kadarı açıktı. 1941'de Alman saldırısının ardından Stalin, savaşa vatansever desteği artırmak için Ortodoks Kilisesi'ni yeniden canlandırdı ve 1957'de yaklaşık 22.000 kilise faaliyetteydi. Ama Kruşçev 1959'da kendi kampanyasını başlatıp yaklaşık 12.000 kiliseyi kapattırdı; 1985'te faal kilise sayısı 7.000'in altına düşmüştü. Başka dinlere yönelik kampanyalar, özellikle yurt dışında bir dinî otoriteyi tanıyan milletlerle yakından ilişkiliydi.

Kaynaklar: [1]

Gorbaçov, Glasnost ve Perestroyka

Brejnev'in ardından iktidara gelen yaşlı ve hasta Andropov ve Çernenko dönemlerinden sonra, 1985'te Sovyet sistemini baştan sona yenileme iddiasıyla yönetime gelen genç Mihail Gorbaçov, “açıklık” (glasnost) ve “yeniden yapılanma” (perestroyka) sözcükleriyle anılan bir reform dönemi başlattı. 1986'daki XXVII. Parti Kongresi'nde mütevazı biçimde başlayan perestroyka, ekonomik, siyasi ve toplumsal bir yeniden yapılanma programıydı; ama sonunda, kurulması üç çeyrek yüzyıl süren Marksist-Leninist-Stalinist devletin sökülmesinin istenmeyen katalizörü oldu. Toplanma, ifade ve din özgürlükleri, grev hakkı ve çok adaylı seçimler, Sovyet otoriter yapılarını sarstı. Gorbaçov'un çok partili seçimlere izin vermesi ve Sovyetler Birliği için bir başkanlık makamı yaratması, zamanla komünist denetimi istikrarsızlaştıran bir demokratikleşme sürecini başlattı. Reformlar parti, ekonomi ve toplumdaki yerleşik güç odaklarını sarstı ama onların yerine yenilerini tam olarak koyamadı. Bu dönemde, 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil nükleer santralinin dördüncü reaktörünün bir test sırasında patlamasıyla tarihin en ağır nükleer kazası yaşandı.

Kaynaklar: [3] [1] [15]

Dağılış

Gorbaçov'un Doğu Avrupa ülkeleri üzerindeki Sovyet boyunduruğunu gevşetme kararı, Kasım 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasına ve Doğu Avrupa'nın her yerinde komünist yönetimlerin devrilmesine yol açtı; 1990 yazına gelindiğinde bölgedeki eski komünist rejimlerin tamamının yerini seçilmiş hükümetler almıştı. Sovyetler Birliği'nin içinde ise Baltık devletleri ve Kafkasya bağımsızlık talep etti; Ocak 1991'de Litvanya ve Letonya'da Sovyet tankları demokratik ayaklanmalara müdahale etti. Mayıs 1990 seçimlerinden sonra Gorbaçov, bir yanda hızlı reform isteyen Boris Yeltsin, öte yanda reformları durdurmak isteyen katı çizgi komünistler arasında sıkıştı. Ağustos 1991'de katı çizgi komünistlerin planladığı darbe girişimi başarısız oldu, ama Gorbaçov'un gücünü azaltıp Yeltsin'i ve demokratik güçleri öne çıkardı. Aralık başında Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya liderleri Bağımsız Devletler Topluluğu'nu kurarak Sovyetler Birliği'nin sona erdiğini fiilen ilan etti. Gorbaçov 25 Aralık 1991'de istifa etti ve aynı gün orak-çekiçli Sovyet bayrağı Kremlin'den son kez indirilip yerine Rusya'nın üç renkli bayrağı çekildi.

Kaynaklar: [15] [16] [3]

Tartışma: Holodomor Soykırım mıydı?

1932–33 kıtlığının zorla kolektifleştirme politikasının sonucu olduğu konusunda kaynaklar hemfikirdir. Ayrıştıkları nokta, kıtlığın Ukraynalılara yönelik kasıtlı bir imha politikası olup olmadığıdır. Kasıt vurgusu yapanlar, Ukrayna'nın tahıl kotasının kıtlığın ortasında yüzde kırk dört artırılmasını, köylülerin açlıktan kaçmasının engellenmesini ve kıtlığa Ukrayna aydınlarının ve Ukrayna Komünist Partisi'nin tasfiyesinin eşlik etmesini gösterir; Kongre Kütüphanesi'nin arşiv sergisi de Stalin'in Ukrayna milliyetçiliğinin bütün izlerini ezmeye kararlı olduğunu yazar. Kasıt konusunda temkinli olanlar ise kıtlığın Kuzey Kafkasya ve Volga'yı da vurduğunu, yani yalnızca Ukrayna'yla sınırlı olmadığını hatırlatır ve ölümleri, gerçekçi olmayan hedeflere her ne pahasına olursa olsun ulaşmaya çalışan bir politikanın sonucu olarak görür. Ölü sayısı için de tek bir rakam yoktur; tahminler milyonlar düzeyinde, ama birbirinden oldukça farklıdır. Olayın hukuki ve siyasi nitelendirmesi bugün de uluslararası bir tartışma konusudur.

Kaynaklar: [1]

Tartışma: Terörün ve Gulag'ın Rakamları

Büyük Terör'ün ve Gulag'ın boyutu, Sovyet arşivleri açıldıktan sonra da tartışılmaya devam etti. Kaynaklar yalnızca farklı rakamlar vermekle kalmaz, farklı şeyleri de sayar: idam edilenleri, tutuklananları, kamplarda ölenleri, belirli bir anda kamplarda bulunanları ya da kamplardan geçen toplam insan sayısını. Kruşçev 1956'daki konuşmasında yalnızca parti yönetimi için somut sayılar verdi: XVII. Kongre'nin 139 Merkez Komitesi üyesi ve adayından 98'i kurşuna dizilmiş, 1.966 delegeden 1.108'i tutuklanmıştı; 1954'ten konuşmanın yapıldığı güne kadar ise 7.679 kişi yeniden itibar kazanmıştı. Kongre Kütüphanesi'nin arşiv sergisi 1934'te Gulag'da birkaç milyon mahkûm bulunduğunu yazar; başka çalışmalar farklı yıllar ve farklı tanımlar için farklı rakamlar verir. Bu yüzden bu maddede tek bir toplam rakam seçilmemiştir.

Kaynaklar: [7] [1]

Tartışma: Ekim 1917 Halk Devrimi miydi, Darbe mi?

Tarih yazımı bu konuda uzun süre ikiye bölündü. Sovyet tarih yazımı Ekim'i işçi ve askerlerin halk ayaklanması olarak sundu; Batılı yorumların önemli bir kısmı ise olayı küçük, disiplinli bir partinin iktidarı ele geçirmesi, bir darbe olarak niteledi. Bu iki çerçeve olayların olgusal çekirdeğini değiştirmez; değişen, olayın meşruiyetine dair yargıdır. Bu nedenle bu maddede Ekim 1917, “devrim” ve “darbe” gibi yargılayıcı sözcüklerden çok tarihler ve olaylar üzerinden anlatılmıştır.

Kaynaklar: [3]

Tartışma: SSCB Neden Dağıldı?

Sovyetler Birliği'nin neden dağıldığı sorusuna kaynaklar farklı ağırlıklar verir. Ekonomik açıklamalar, uzun süreli durgunluğu, tüketim mallarındaki sürekli kıtlığı ve silahlanma yarışının ağır maliyetini öne çıkarır; TDV'nin Rusya maddesi, ABD'nin Reagan döneminde güçlenen antikomünist politikasının Sovyetler Birliği'ni silahlanmanın ağır masrafları altında ezmeyi hedeflediğini ve partinin kemikleşen bürokrasisinin sistemin çöküşünde esas etken olduğunu yazar. Siyasi açıklamalar ise reformların kendisine bakar: Kongre Kütüphanesi'nin arşiv sergisi perestroykayı rejimin sökülmesinin “istenmeyen katalizörü” diye niteler. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi de çok partili seçimlerin ve başkanlık makamının komünist denetimi istikrarsızlaştırdığını, Ağustos 1991 darbesinin ise Sovyetler Birliği'nin sonunu mühürlediğini vurgular. Bir üçüncü grup açıklama, Baltık'tan Kafkasya'ya uzanan milliyetçi ve bağımsızlıkçı hareketleri merkeze koyar. Kaynaklar bu etkenlerin birlikte çalıştığında birleşir; tek bir nedeni seçmek gerekmez.

Kaynaklar: [3] [1] [15]

Bugüne Mirası

Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla eski birlik cumhuriyetleri bağımsız devletler olarak ortaya çıktı. ABD, dağılma sürecinde devasa Sovyet nükleer cephaneliğini ve silah denetimi görüşmelerini öncelikli bir mesele olarak gördü. Sovyet döneminin bazı sınırları bugün de geçerlidir: Türkiye'nin kuzeydoğu sınırı büyük ölçüde, Ankara hükümeti ile Sovyet Rusya arasında 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması ve 13 Ekim 1921'deki Kars Antlaşması ile çizilmiştir. Kıtlık, terör ve Gulag gibi konuların hatırası ise eski Sovyet cumhuriyetlerinin siyasetinde ve kimliğinde güçlü biçimde yaşamaya devam eder.

Kaynaklar: [15] [4]

Önemli Liderler

  • Vladimir Lenin1917 – 21 Ocak 1924

    Ekim 1917'de Bolşevik iktidarını kuran lider; NEP'i 1921'de uygulamaya soktu.

  • Josef Stalin1922–1953

    1922–1952 arasında Genel Sekreter, 1941–1953 arasında Başbakan; 5 Mart 1953'te öldü.

  • Nikita Kruşçev1956 Gizli Konuşma

    25 Şubat 1956'da Gizli Konuşma'yı yaptı; 1959'da din karşıtı kampanya başlattı.

  • Mihail Gorbaçov1985–1991

    Glasnost ve perestroyka reformlarını uyguladı; 25 Aralık 1991'de istifa etti.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Kirov öldürüldü; Büyük Terör'e giden süreç başladı.

  • Kızıl Ordu Berlin'i ele geçirdi.

  • Brest-Litovsk Antlaşması imzalandı.

  • Sputnik-1 fırlatıldı.

  • Stalin öldü.

  • Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu.

  • Kruşçev görevden alındı; Brejnev–Kosigin dönemi başladı.

  • Lenin öldü.

  • Almanya SSCB'ye saldırdı.

  • Alman–Sovyet Saldırmazlık Antlaşması ve gizli protokol imzalandı.

  • Berlin Ablukası başladı.

  • Kruşçev XX. Parti Kongresi'nde Gizli Konuşma'yı yaptı.

  • Gorbaçov istifa etti; Sovyet bayrağı Kremlin'den indirildi.

  • Çernobil nükleer kazası.

  • SSCB kuruldu.

  • Bolşevikler Petrograd'da iktidarı ele geçirdi (yeni takvimle Kasım başı).

  • Lenin Yeni Ekonomik Politika'yı (NEP) ilan etti.

  • Birinci Beş Yıllık Plan kabul edildi.

  • Ukrayna, Kuzey Kafkasya ve Volga'da kıtlık.

  • Varşova Paktı kuruldu.

  • Küba füze krizi.

  • Prag Baharı bastırıldı.

  • Sovyet birlikleri Afganistan'a girdi.

  • Başarısız darbe girişimi.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Library of Congress — Revelations from the Russian Archives: Internal Workings of the Soviet Union

    Sovyet arşiv belgelerine dayalı sergi: Stalin'in iktidarı, Kirov cinayeti ve Büyük Terör, Gulag, kolektifleştirme ve Birinci Beş Yıllık Plan, din karşıtı kampanyalar, Ukrayna kıtlığı, perestroyka.

  2. Library of Congress — Revelations from the Russian Archives: The Soviet Union and the United States

    İç savaş sonrası ekonomik yıkım ve NEP (1921).

  3. TDV İslâm Ansiklopedisi — Rusya (Tarih)

    1917, Brest-Litovsk (3 Mart 1918), savaş komünizmi ve 1920–21 kıtlığı, SSCB'nin kuruluşu (30 Aralık 1922), Lenin'in ölümü, Beş Yıllık Plan, Barbarossa, Berlin'in alınışı, Tito, 5 Mart 1953, Prag Baharı, Gorbaçov'un istifası.

  4. TDV İslâm Ansiklopedisi — Millî Mücadele (Cevdet Küçük)

    16 Mart 1921 Moskova Antlaşması ve 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması.

  5. Avalon Project (Yale Law School) — Treaty of Nonaggression Between Germany and the USSR (23 Ağustos 1939)

    Antlaşmanın metni: saldırmazlık, üçüncü güce destek vermeme, on yıllık süre.

  6. Avalon Project (Yale Law School) — Secret Additional Protocol

    Baltık devletleri ve Polonya'nın nüfuz alanlarına bölünmesi.

  7. N. S. Kruşçev — XX. Parti Kongresi'ne sunulan rapor (“Gizli Konuşma”), 24–25 Şubat 1956 (İng. metin)

    Birincil kaynak: XVII. Kongre'de seçilen 139 MK üyesinden 98'inin, 1.966 delegeden 1.108'inin tutuklanması; 1954'ten beri 7.679 kişinin iadeiitibarı.

  8. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — Khrushchev and the Twentieth Congress of the Communist Party, 1956

    Gizli konuşmanın içeriği, Polonya ve Macaristan'daki 1956 hareketleri, barış içinde bir arada yaşama.

  9. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Warsaw Treaty Organization, 1955

    Kurucu üyeler ve kuruluş gerekçesi.

  10. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Berlin Airlift, 1948–1949

    24 Haziran 1948 ablukası ve sonuçları.

  11. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — Sputnik, 1957

    4 Ekim 1957, ABD'deki etkisi, Vanguard başarısızlığı ve Explorer (31 Ocak 1958).

  12. NASA — April 1961: First Human Entered Space

    Gagarin ve Vostok 1: 108 dakikalık uçuş.

  13. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Soviet Invasion of Afghanistan and the U.S. Response, 1978–1980

    Aralık 1979 sonu, Brejnev Doktrini, Doğu Bloku dışındaki tek işgal.

  14. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Cuban Missile Crisis, October 1962

    Türkiye'deki Jüpiter füzeleri ve Nisan 1963'te çekilmeleri.

  15. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Collapse of the Soviet Union

    Doğu Avrupa'daki gevşeme, 1990 seçimleri, Ocak 1991 Baltık olayları, Ağustos 1991 darbesi, BDT, 25 Aralık 1991.

  16. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarihçi Ofisi — The Collapse of Communism in Eastern Europe

    1989'da Doğu Avrupa rejimlerinin çöküşü; Prag Baharı'nın (1968) lideri Dubček'in dönüşü.

Sık Sorulan Sorular

Sputnik-1'in fırlatılması ABD'de neden bu kadar büyük bir şok yarattı?

4 Ekim 1957'de Dünya'nın ilk yapay uydusunun Sovyetler tarafından fırlatılması, ABD'de uzmanları ve halkı şoke etti; iki ülke de 1950'lerde kıtalararası balistik füze ve uydu teknolojisi üzerinde yarışıyordu. Kısa süre içinde biri bir köpek taşıyan iki uydu daha fırlatılınca ABD'nin teknolojide geride kaldığı korkusu büyüdü. ABD'nin ilk uydu girişimi Vanguard Aralık 1957'de fırlatma rampasında patladı; ilk başarılı ABD uydusu Explorer ancak 31 Ocak 1958'de yörüngeye girdi. Eisenhower yönetimi uzay programına ek kaynak aktararak arayı kapatmaya çalıştı ve bu yarış Soğuk Savaş'ın simgesel alanlarından biri oldu.

Küba füze krizinin Türkiye ile ilgisi neydi?

Ekim 1962'deki krizin çözüm pazarlığında Türkiye'deki ABD Jüpiter füzeleri merkezî bir yer tuttu. Kruşçev 27 Ekim'de gönderdiği ikinci mesajda anlaşmanın bu füzelerin Türkiye'den çekilmesini de içermesini istedi. Başsavcı Robert Kennedy, Sovyet büyükelçisi Dobrinin ile gizlice görüşerek ABD'nin füzeleri zaten yakında çekmeyi planladığını, ama bunun krizin kamuya açık çözümünün parçası olamayacağını bildirdi. Ertesi sabah, 28 Ekim'de Kruşçev füzelerin Küba'dan çekileceğini açıkladı. Jüpiter füzeleri Nisan 1963'te Türkiye'den kaldırıldı. Pazarlık o dönemde açıklanmadığı için Sovyet geri çekilişi tek taraflı bir geri adım gibi görünüyordu.

1921 Moskova Antlaşması Türkiye–Sovyet sınırını nasıl belirledi?

Antlaşma 16 Mart 1921'de, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetini tanıyan ama ittifaktan kaçınan Sovyet Rusya ile Moskova'da imzalandı. Rusya, Türkiye'nin tanımadığı antlaşmaları kendisinin de tanımayacağını, kapitülasyonların kaldırılmasını ve Ankara'ya silah, cephane ve 10 milyon altın ruble yardım yapmayı taahhüt etti. Batum Gürcistan'a bırakıldı; buna karşılık Rusya Misak-ı Millî'yi tanıdı ve Kars ile Ardahan'ın Türkiye'de kalmasını kabul etti. Kalan sorunlar 13 Ekim 1921'de imzalanan Kars Antlaşması ile çözüldü. Antlaşma yapıldığında ne Türkiye Cumhuriyeti ne de SSCB resmen kurulmuştu.