Kültürel HareketYeniçağ

Rönesans

Tarih~1350–1600
Yerİtalya, sonra tüm Avrupa
SonuçHümanizm ve bilimsel merakın yeniden doğuşu
Sandro Botticelli'nin "Venüs'ün Doğuşu" tablosu; Rönesans'ın klasik mitolojiye ve insan bedenine yeniden duyduğu ilgiyi simgeleyen başyapıtlardan biri. Uffizi Galerisi, Floransa.

Tarihi tablo (y. 1485)Sandro Botticelli'nin "Venüs'ün Doğuşu" tablosu; Rönesans'ın klasik mitolojiye ve insan bedenine yeniden duyduğu ilgiyi simgeleyen başyapıtlardan biri. Uffizi Galerisi, Floransa.Sandro Botticelli; fotoğraf: Yair Haklai, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

İçindekiler

Genel Bakış

Rönesans, 14. yüzyıldan itibaren İtalya'da belirginleşen ve sonraki iki yüzyılda Avrupa'nın başka bölgelerine yayılan kültürel ve entelektüel canlanmanın adıdır. Kelime "yeniden doğuş" anlamına gelir. Banu Çetin Ünal'ın hakemli makalesine göre bu dönemin hümanistleri Antik Yunan ve Roma'nın felsefesi, sanatı ve edebiyatıyla derinlemesine ilgilendi, insan merkezli bir düşünce ve yaşam tarzını benimsedi ve eğitim sisteminin şekillenmesinde büyük etki bıraktı. Hareketin en görünür ürünleri Floransa'daki sanat ve mimaride ortaya çıktı: Brunelleschi'nin doğrusal perspektifi, Katedral kubbesi ve Alberti'nin resim kuramı bunların başında gelir. Aynı dönemde siyasal düşünce Machiavelli'yle, metin eleştirisi Erasmus'la yeni bir yöne girdi. Ancak Rönesans aynı zamanda sonradan kurulmuş bir tarih kavramıdır. İsmail Coşkun'un makalesinin vurguladığı gibi, bugün Rönesans'ın Orta Çağ'ın karşıtı ve İtalya merkezli bir hareket olarak tanımlanması büyük ölçüde terk edilmiştir. Bu madde hakemli makaleler, Stanford Encyclopedia of Philosophy ve MacTutor'a dayanır.

Kaynaklar: [1] [2]

Kavramın Doğuşu: Michelet ve Burckhardt

Ünal'a göre "Rönesans" terimi belirli bir tarihsel dönemi tanımlamak amacıyla ilk kez 19. yüzyılın ortalarında Fransız tarihçi Jules Michelet (1798-1874) tarafından kullanıldı. Michelet, 1855'te yayımlanan La Renaissance adlı eserinde Orta Çağ'ı "garip, doğa dışı ve yapay bir durum", Rönesans'ı ise "dünyanın ve insanın keşfi" olarak nitelendirdi. Coşkun, Michelet ile İsviçreli tarihçi Jacob Burckhardt'ın eserlerinin 19. yüzyıl Rönesans anlayışının oluşmasında merkezi rol üstlendiğini belirtir. Bu anlayışa göre Rönesans, Orta Çağ'ın ilahiyatçı ve otoriter anlayışına karşı bir tepki, "insanın ve dünyanın keşfi", özgür, eleştirel ve dinden uzak bir bireyciliğin doğuşuydu. Ancak Coşkun'un Peter Burke'ten aktardığı bir gözlem, meseleyi daha karmaşık hale getirir. 14. yüzyılın ortalarından itibaren İtalya'daki ve başka bölgelerdeki pek çok bilgin, yazar ve sanatçı, yeni bir çağda yaşadıklarını anlatmak için yenilenme, yeniden doğuş ya da yeniden uyanış metaforunu kullanmaya başlamıştı. Bu kişiler kendi dönemlerini, "karanlık çağ" dedikleri önceki dönemden kesin biçimde ayırıyorlardı. Kısacası dönemi adlandıran terim 19. yüzyıla aittir; ama bir yeniden doğuş yaşandığı iddiası, dönemin insanlarının kendi söylemiydi.

Kaynaklar: [1] [2]

Hümanizm ve Studia Humanitatis

Ünal'a göre bugün beşerî bilimler dediğimiz disiplinler döngüsü, modern haliyle 15. yüzyılın başlarında ortaya çıktı. Bu döngü, hümanist denen bilgin, öğretmen ve yazarların yürüttüğü bir eğitim ve kültür reformunun ürünüydü. Orta Çağ skolastik eğitimi öğrencileri doktor, avukat ya da ilahiyatçı olmaya hazırlıyor ve mantık, doğa felsefesi, tıp ve hukuka öncelik veriyordu. Hümanistler ise studia humanitatis'i, tümü Latin ve Yunan klasiklerine dayanan beş çalışma alanından oluşan bir bütün olarak yorumladı: gramer, retorik, şiir, tarih ve ahlak felsefesi. Aynı makaleye göre hümanistler, Cicero ve [[aristoteles|Aristoteles]] gibi düşünürlerin fikirlerine dair geleneksel yorumların özgün olmadığını savunarak yeni bir yorumlama yaklaşımı benimsedi. Ünal, Petrarca'nın öğrencisi Coluccio Salutati'nin insanın Tanrı'yı bilmek gibi bir amacı olmadığını ve bu tür konuların aklın sınırlarını aştığını söylediğini aktarır. Salutati'ye göre insan Tanrı'yı bilmekten çok sevmeliydi. Bu tutum, hümanizmin din karşıtı değil, skolastik metafiziğe karşı bir yönelim olduğunu gösterir.

Kaynaklar: [1]

Petrarca: Hümanizmin Babası

Ünal'a göre Rönesans hümanizmi denince ilk akla gelen isim, hümanizmin babası sayılan Francesco Petrarca'dır (1304-1374). 1304'te Arezzo'da doğdu. Ailesi aslen Floransalıydı, ancak babası 1302'de Floransa'dan sürgün edilmişti. Montpellier ve Bologna'da hukuk okurken Vergilius, Horatius, Cicero, Livius ve Seneca gibi klasik Latin yazarları üzerinde özel olarak çalıştı. Babasının 1326'daki ölümünden sonra hukuku bırakıp Avignon'a döndü. Burada kendisine yazmalar sağlayan Avrupalı entelektüellerle temas kurdu ve zamanının en iyi özel klasik kütüphanesini oluşturdu. Ünal, Petrarca'nın antik yazarlara hitaben yazdığı mektupları 14. yüzyıl hümanistlerinin Latin edebiyatına duyduğu heyecanın göstergesi olarak aktarır. Cicero'ya yazdığı mektupta onu "Roma belagatinin yüce babası" diye selamlar ve yazarlık yeteneğini onun himayesinde kazandığını söyler. Petrarca 1341'de üç gün süren bir sınavdan sonra 8 Nisan'da Roma'da şairlik tacını giydi. 1348'deki veba salgınında pek çok dostunu kaybedince Ölümün Utkusu'nu yazdı. 1350'de Floransa'da Giovanni Boccaccio ile tanıştı ve bu tanışma ömür boyu sürecek bir dostluğa dönüştü.

Kaynaklar: [1]

Yunanca'nın Dönüşü: Chrysoloras ve Bruni

Ünal'ın makalesine göre Bizanslı bilgin Manuel Chrysoloras (1350-1415) Konstantinopolis'te soylu bir ailede doğdu. [[bizans|Bizans]] İmparatoru II. Manuel Palaiologos onu, Osmanlılara karşı yardım aramak amacıyla İtalya'ya yapılan başarısız bir yolculuk dahil birçok göreve gönderdi. Chrysoloras 1390'lardaki bu gezilerde Floransa'nın önde gelenleriyle temas kurdu ve 1390'ların sonunda Floransa'da Yunanca öğretmeye başladı. Yazdığı Erotemata adlı gramer kitabı, sonraki kuşakta Erasmus gibi hümanistler arasında da başarı kazandı. Ünal'a göre Chrysoloras'ın öğrencileri arasından Leonardo Bruni ve Veronalı Guarino gibi isimlerin yetişmesiyle, 15. yüzyılda Yunanca studia humanitatis'in bir parçası olarak statüsünü yeniden kazandı. Leonardo Bruni (1370-1444), Chrysoloras'ın vesayetinde Yunanca metinlerin Latince çevirilerini yayımlayan ilk kişiler arasındaydı. 1415'ten itibaren Floransa Cumhuriyeti'nin resmî tarihçisi, 1427'den ölümüne kadar da şehrin şansölyesiydi. Platon'un Phaidon, Gorgias ve Şölen'ini, Aristoteles'in Politika, Nikomakhos'a Etik ve Ekonomik'ini, Plutarkhos'un biyografilerini ve Demosthenes'in söylevlerini Latinceye çevirdi. Bu örnek, Yunan mirasının Batı'ya aktarımının 1453'ten çok önce, Bizanslı bilginlerle İtalyan hümanistleri arasındaki doğrudan temasla başladığını gösterir.

Kaynaklar: [1]

Brunelleschi ve Doğrusal Perspektif

MacTutor'a göre Filippo Brunelleschi (1377-1446) Floransa'da bir noterin oğluydu. 1392'de kuyumcu ve heykeltıraş çıraklığına başladı ve tüccar-hekim Paolo dal Pozzo Toscanelli'den geometri ilkelerini öğrendi. 1401'de Floransa Vaftizhanesi'nin bronz kapıları için açılan yarışmaya katıldı. Paneli Lorenzo Ghiberti'ninkiyle eşit değerlendirildiği halde iş Ghiberti'ye verildi. Brunelleschi, Ghiberti'nin yardımcılığını kabul etmeyip mimarlığa yöneldi. Dostu Donatello ile birlikte Roma'da yıllarca antik yapıları, özellikle tonoz ve kubbeleri inceledi. MacTutor'a göre Brunelleschi'nin matematikteki en önemli başarısı, yaklaşık 1415'te aynalar kullanarak doğrusal perspektifin ilkelerini yeniden keşfetmesiydi. Tuval düzlemi dışındaki bir düzlemdeki bütün paralel çizgilerin tek bir kaçış noktasında birleştiğini kavradı. Bir nesnenin gerçek uzunluğu ile resimdeki uzunluğu arasındaki ilişkiyi, tuval düzleminin gerisindeki uzaklığa göre doğru biçimde hesapladı. Perspektif çizimleri kayboldu, ancak Masaccio'nun 1425'te Santa Maria Novella'da yaptığı Teslis freski onun ilkelerini kullanır. MacTutor'un aktardığı ölçümler, freskin ideal bakış mesafesinin yaklaşık kilise koridorunun genişliği kadar olduğunu göstermiştir.

Kaynaklar: [3]

Katedral Kubbesi

MacTutor'a göre Floransa Katedrali Santa Maria del Fiore'nin inşası 1296'da Arnolfo di Cambio yönetiminde başlamış ve çok yavaş ilerlemişti. Ressam Giotto 1334'ten ölümüne kadar çan kulesinde çalıştı. Nef tonozları 1378'de tamamlandığında asıl sorun kubbenin nasıl yapılacağıydı. Katedral yöneticileri 1418'de bir yarışma açtı. Brunelleschi, muazzam ağırlığı taşımak için çift ve kendi kendini taşıyan bir kabuk ile bir kaburga sistemi önerdi. Malzeme olarak dönen balıksırtı desenlerle örülen tuğlayı seçti. Yöntemi iskele kullanmaktan kaçınıyor, bunun yerine malzemeleri yerine kaldırmak için kendi tasarladığı makinelere dayanıyordu. Yarışma yine Ghiberti'ye karşı çetin geçti; ancak 1420'de iş Brunelleschi'ye verildi ve inşaat başladı. MacTutor, Vasari'ye dayanarak Brunelleschi'nin karşı ağırlıklar ve çarklarla tek bir öküzün, daha önce altı çift öküzün zor taşıyacağı bir yükü kaldırmasını sağladığını aktarır. Brunelleschi 1446'da öldüğünde kubbe neredeyse tamamlanmıştı. Eksik kalan tek parça, onun tasarladığı ve yapının kendini taşımasının da parçası olan büyük fenerdi; fener ölümünden sonra onun planlarına göre inşa edildi. Brunelleschi, Cosimo de' Medici'nin görevlendirmesiyle San Lorenzo Kilisesi'nde de çalıştı ve burada iç mekânın oranlarında perspektif anlayışını kullandı.

Kaynaklar: [3]

Alberti ve Resmin Kuramı

Ünal'a göre Leon Battista Alberti (1404-1472) müzisyen, matematikçi, şair, yazar, ressam ve mimar olarak ünlenmiş, 15. yüzyıl İtalyan Rönesansı'nın en önemli temsilcilerinden biriydi. Sürgündeki Floransalı bir tüccar ailesinin gayrimeşru oğlu olarak 1404'te Cenova'da doğdu. Padua'da Latince ve Yunanca öğrendi, Bologna'da kanon hukuku okudu. Ailesinin Floransa'ya dönüş yasağı 1428'de kalkınca şehre döndü. Ünal, Alberti'nin dini temellere dayanan Orta Çağ dünyasından sorgulamaya dayalı insan merkezli değerlere ve antik Roma'nın klasik sanat ve düşünce tarzlarının canlanmasına doğru giden kültürel değişimi temsil ettiğini yazar. MacTutor'a göre Alberti üç boyutlu nesnelerin temsilini inceledi ve 1435'te perspektif yasaları üzerine ilk genel inceleme olan De Pictura'yı yazdı. Eser önce Latince çıktı. Ertesi yıl Alberti, onu Della pittura adıyla İtalyancaya da kazandırdı ve kitabı kendisine büyük ilham kaynağı olan Brunelleschi'ye ithaf etti. Böylece Brunelleschi'nin uygulamalı keşfi, ressamların öğrenebileceği bir kurama dönüştü.

Kaynaklar: [1] [4]

Machiavelli ve Siyasal Düşünce

Stanford Encyclopedia of Philosophy'ye (SEP) göre Floransa, önde gelen Medici ailesi ve taraftarlarının iktidardan uzaklaştırıldığı 1494'ten beri cumhuriyetle yönetiliyordu. [[machiavelli|Niccolò Machiavelli]] bu dönemde kamu hizmetine girdi. Floransa adına İtalya'nın büyük merkezlerine, Fransa sarayına ve İmparator Maximilian'ın sarayına diplomatik görevlerle gitti. 1512'de İspanyol ve papalık askerlerinin yardımıyla Medici ailesi, Machiavelli'nin örgütlediği sivil milisi yenerek cumhuriyet yönetimini dağıttı. Machiavelli görevinden alındı; Medici'ye karşı komplo kurduğundan yanlış yere şüphelenildiği için hapsedildi ve işkence gördü. SEP'e göre adıyla en çok özdeşleşen eseri Prens, 1513'ün sonunda (belki 1514'ün başında) yazıldı, ancak ölümünden sonra 1532'de yayımlandı. Eser, Floransa siyasetindeki konumunu geri kazanmak isteyen bir yazarın aceleyle kaleme aldığı bir metindi. Hayatının sonlarına doğru yeniden Medici'nin gözüne girdi: 1520'de Kardinal Giulio de' Medici onu bir Floransa tarihi yazmakla görevlendirdi. Machiavelli bu Floransa Tarihleri'ni 1525'te tamamlayıp, o sırada Papa VII. Clemens olmuş olan kardinale sundu.

Kaynaklar: [5]

Erasmus ve Kuzey'deki Metin Eleştirisi

Hümanist yöntemler Alplerin kuzeyinde özellikle kutsal metinlere uygulandı. SEP'e göre Rotterdamlı Erasmus, Deliliğe Övgü (1511), dörtbinden fazla atasözünü toplayan Adagia ve Hıristiyan Askerin El Kitabı (1503) gibi çok okunan eserler verdi. Başyapıtı ise 1516'da yayımladığı ve piyasaya çıkan ilk Yunanca Yeni Ahit baskısıydı. Bu baskı, basılmış ama henüz papalık onayını bekleyen Complutensian Polyglot'tan önce satışa sunuldu. SEP'e göre Erasmus, Yeni Ahit'i metin eleştirisiyle ele alan ve Latince Vulgata'yı Yunanca asılla karşılaştıran ilk hümanist değildi; Lorenzo Valla'nın Yeni Ahit notlarının bir yazmasını bulmuş ve başlangıçta benzer notlar yayımlamayı planlamıştı. Ancak öncüllerinden hiçbiri bulgularını düzeltilmiş bir metin yayımlamak için kullanmaya cesaret edememişti. Baskıda Yunanca metnin karşısına hafifçe düzeltilmiş bir Vulgata konuldu ve değişiklikler ek notlarda açıklandı. SEP'e göre hümanistler bunu olağanüstü bir başarı olarak övdü, ama pek çok teolog hem Erasmus'un bilgisini hem de böyle bir işe girişme hakkını sorguladı. Kutsal metnin bu şekilde tartışmaya açılması, kısa süre sonra [[martin-luther|Martin Luther]]'le başlayacak Reform tartışmalarının entelektüel ortamının bir parçasıdır.

Kaynaklar: [6]

Tartışma: Keskin Bir Kopuş mu, Uzun Bir Geçiş mi?

19. yüzyılın Michelet ve Burckhardt çizgisindeki anlatı, Orta Çağ'ı karanlık, Rönesans'ı ise bireyin ve dünyanın keşfi olarak sunuyordu. Coşkun'a göre iki savaş arası dönemden başlayıp günümüze uzanan 20. yüzyıl tarih yazımı, bu 19. yüzyıl yaklaşımının eleştirisiyle şekillendi. Rönesans kavramı genişledi; artık kültürel olduğu kadar siyasi, iktisadi, teknik ve dini bir Rönesans'tan söz edilmeye başlandı. Rönesans'ı Orta Çağ'ın karşıtı olarak ve İtalya'dan başlayıp bütün Avrupa'ya yayılan bir hareket olarak tanımlayan geleneksel açıklama biçimi terk edildi. Coşkun, Rönesans'ın ayırt edici yönünün pek çok alanda antikiteyi yeniden canlandırma ve taklit etme yönelimi olduğunu, bu yeniden doğuş düşüncesinin İtalya'da Giotto zamanından başlayarak yeşerdiğini belirtir. Bu madde de Rönesans'ı bir kopuş olarak değil, Orta Çağ'ın son yüzyıllarında kök salmış bir dönüşüm olarak ele alır. Petrarca'nın Avignon'daki papalık çevresinde yetişmesi, Salutati'nin dinî tutumu ve Erasmus'un metin eleştirisini kutsal metne uygulaması, hümanizmin Hıristiyan kültürün içinden doğduğunu gösteren örneklerdir.

Kaynaklar: [2] [1] [6]

Miras

Rönesans hümanistlerinin eğitim programı kalıcı oldu. Ünal'ın ifadesiyle bugün beşerî bilimler dediğimiz disiplinler döngüsü modern haliyle bu dönemde ortaya çıktı: gramer, retorik, şiir, tarih ve ahlak felsefesinden oluşan studia humanitatis, sonraki yüzyılların klasik eğitiminin çekirdeğini oluşturdu. Brunelleschi'nin perspektif ilkeleri ve Alberti'nin kuramsal incelemesi, MacTutor'un vurguladığı gibi resim sanatını geometriyle birleştirdi. Brunelleschi'nin kubbesi, antik Roma mühendisliğini inceleyerek kendi çağının sorunlarına çözüm arayan bir yaklaşımın ürünüydü. Machiavelli'nin Prens'i siyaseti gözlemlenen güç ilişkileri üzerinden tartışan bir geleneğin başlangıcı sayıldı. Erasmus'un Yunanca Yeni Ahit'i ise filolojiyi dinî tartışmanın merkezine taşıdı. Bu miras, [[matbaanin-icadi|matbaanın]] yaygınlaşmasıyla birlikte düşünür ve sanatçıların eserlerinin Avrupa'da hızla dolaşmasını sağladı. Antik metinlere geri dönüp onları yeniden okuma alışkanlığı, sonraki yüzyılda [[kopernik|Kopernik]] ve [[galileo|Galileo]]'nun kozmoloji tartışmalarına da zemin hazırlayan entelektüel ortamın bir parçasıydı. Sanatta Rönesans'ın büyük ustaları için bkz. [[leonardo-da-vinci|Leonardo da Vinci]] ve [[mikelanjelo|Mikelanjelo]].

Kaynaklar: [1] [3] [5] [6]

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Banu Çetin Ünal, "Kültürel ve Entelektüel Canlanmanın Öncüleri: 14. ve 15. Yüzyıl Rönesans Hümanistleri", Abant Sosyal Bilimler Dergisi 23/3 (2023), s. 1806-1821

    Hakemli makale: terimin Michelet'deki kökeni, studia humanitatis, Petrarca, Salutati, Chrysoloras, Bruni ve Alberti.

  2. İsmail Coşkun, "Modernliğin Kaynakları: Rönesans Üzerine Bir Değerlendirme", İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Dergisi 3/6, s. 45-70

    Hakemli makale: Michelet ve Burckhardt'ın Rönesans anlayışı, 20. yüzyıl tarih yazımının eleştirisi, çağdaşların yenilenme metaforu.

  3. MacTutor History of Mathematics — "Filippo Brunelleschi"

    Doğrusal perspektif (1415 civarı), Masaccio'nun Teslis freski, 1418 kubbe yarışması, çift kabuk ve balıksırtı tuğla, San Lorenzo.

  4. MacTutor History of Mathematics — "Leon Battista Alberti"

    De Pictura (1435) ve İtalyanca Della pittura (1436).

  5. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Niccolò Machiavelli" (Cary Nederman)

    Floransa Cumhuriyeti, 1512 Medici dönüşü, Prens'in yazılışı (1513) ve yayımı (1532).

  6. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Desiderius Erasmus"

    1516 Yunanca Yeni Ahit baskısı, Valla'nın notları ve baskının tartışmalı kabulü.

Sık Sorulan Sorular

'Rönesans' terimini ilk kim kullandı?

Abant Sosyal Bilimler Dergisi'ndeki bir makaleye göre terimi belirli bir tarihsel dönemi adlandırmak için ilk kez Fransız tarihçi Jules Michelet, 1855'te yayımlanan La Renaissance adlı eserinde kullandı. Ancak 14. yüzyıldan itibaren İtalyan bilgin ve sanatçılar da kendi çağlarını anlatmak için yeniden doğuş metaforunu kullanıyordu.

Studia humanitatis neydi?

Rönesans hümanistlerinin eğitim programıdır: tümü Latin ve Yunan klasiklerine dayanan gramer, retorik, şiir, tarih ve ahlak felsefesinden oluşur. Bugün beşerî bilimler dediğimiz disiplinlerin modern biçimi bu programdan doğdu.

Brunelleschi kubbeyi nasıl inşa etti?

MacTutor'a göre Brunelleschi, 1418'deki yarışmada çift kabuklu ve kendi kendini taşıyan bir kubbe ile bir kaburga sistemi önerdi. Tuğlaları dönen balıksırtı desenlerle ördü, geleneksel iskele yerine kendi tasarladığı kaldırma makinelerini kullandı. İş 1420'de ona verildi; 1446'daki ölümünde yalnızca fener eksikti.

Machiavelli Prens'i ne zaman yazdı?

Stanford Encyclopedia of Philosophy'ye göre Prens 1513'ün sonunda, belki 1514'ün başında, Medici'nin 1512'de Floransa'ya dönmesiyle görevinden alınan Machiavelli tarafından yazıldı; ancak ölümünden sonra, 1532'de yayımlandı.