Hükümdar / KomutanOrta Çağ

Selahaddin Eyyubi

Yaşadığı DönemMS 1137 – 1193
Doğum YeriTikrit
AlanDevlet Yönetimi, Askeri Strateji
Şam Kalesi önündeki Selahaddin atlı heykeli (2008 fotoğrafı). Selahaddin'in yaşadığı dönemden kalma bir tasviri değildir; modern bir anıttır.

HeykelŞam Kalesi önündeki Selahaddin atlı heykeli (2008 fotoğrafı). Selahaddin'in yaşadığı dönemden kalma bir tasviri değildir; modern bir anıttır.Graham van der Wielen (fotoğraf), Wikimedia Commons (CC BY 2.0)

İçindekiler

Genel Bakış

Selahaddin Eyyubi (Selâhaddîn Yûsuf b. Eyyûb, 1137/1138–1193), Nureddin Zengî'nin bir komutanı olarak Mısır'a gidip orada vezir olan, 1171'de Fatımî halifeliğine son veren ve ardından Mısır, Suriye, el-Cezîre ve Yemen'i tek bir yönetim altında toplayan hükümdardır. 1187'de Hıttin'de Kudüs Haçlı Krallığı'nın ordusunu yok etti ve aynı yıl Kudüs'ü geri aldı (bkz. Selahaddin'in Kudüs'ü Fethi). Üçüncü Haçlı Seferi'ne karşı direndi ve 1192'de Haçlılarla üç yıl sekiz ay süreli bir antlaşma yaptı. 4 Mart 1193'te Şam'da öldü. Kurduğu Eyyûbî hanedanı Mısır'da 1250'ye, Suriye'de 1260'a kadar hüküm sürdü. Bu madde, TDV İslâm Ansiklopedisi'nin ilgili maddelerini, World History Encyclopedia'nın imzalı makalelerini ve iki hakemli akademik makaleyi esas alır; kaynakların birbirinden ayrıldığı noktalar metinde ayrıca belirtilmiştir.

Kaynaklar: [1] [4] [6]

Kökeni ve Ailesi

TDV'nin Eyyûbîler maddesine göre hanedan adını Selahaddin'in babası Necmeddin Eyyûb b. Şâdî'den alır ve Zengîler'in bir devamı sayılır. Aynı maddeye göre ailenin kökeni karanlıktır. Güvenilir rivayete göre Eyyûbîler, Hezbâniyye Kürtleri'nin Revvâdiyye aşiretindendir. Bu aşiretin atası Yemen Araplarından olup 758'de Abbâsî halifesi tarafından Azerbaycan'a yerleştirilmiş, zamanla Kürtleşmiştir. Aşiret XI. yüzyılın ikinci yarısında Selçukluların hizmetine girdikten sonra ise Türk-Kürt-Arap karışımı bir topluluk hâline gelmiştir. World History Encyclopedia de Selahaddin'in tam adında “el-Kürdî” nisbesinin bulunduğunu ve babası Eyyûb'u yerinden edilmiş Kürt bir paralı asker olarak tanımlar. Doğum tarihi konusunda kaynaklar bir yıl farklıdır: TDV, 532 (1138) yılında Tikrît'te doğduğunu yazar; World History Encyclopedia ise 1137'yi verir. TDV'ye göre babası o sırada Selçukluların Tikrît valisiydi ve Selahaddin'in doğduğu yıl İmâdüddin Zengî'nin hizmetine girmek için Musul'a göç etti.

Kaynaklar: [4] [1] [6]

Nureddin'in Hizmetinde

TDV'ye göre Zengî 1139'da Ba‘lebek'i alınca Eyyûb'u buraya vali atadı; kardeşi Esedüddin Şîrkûh da Zengî'nin komutanları arasına katıldı. Zengî'nin ölümünden sonra oğlu Nureddin Mahmud 1146'da Halep'in hükümdarı oldu, Şîrkûh da onun en yakın komutanı hâline geldi. İki kardeş Nureddin'in Şam'ı ele geçirmesinde önemli rol oynadı. Nureddin, Şîrkûh'u ordu komutanlığına, Eyyûb'u da Şam valiliğine getirdi. Selahaddin bu ortamda iyi bir eğitim aldı, genç yaşta Haçlılara karşı seferlere katıldı ve Şam şahneliğine kadar yükseldi. World History Encyclopedia onun ordu içinde yükselirken usta bir binici ve yetenekli bir çevgen (polo) oyuncusu olarak ün kazandığını ekler.

Kaynaklar: [1] [6]

Mısır Seferleri ve Vezirlik

TDV'ye göre Fatımî halifeleri nüfuzlarını kaybetmişti ve Mısır, sık sık el değiştiren vezirlerce yönetiliyordu. Bu yüzden hem Haçlılar hem de Nureddin Mısır'a göz dikmişti. 1163'te iktidardan uzaklaştırılan Fatımî veziri Şâver'in Şam'a gelip yardım istemesi, Nureddin'e Mısır'a müdahale fırsatı verdi. Selahaddin, amcası Şîrkûh'un komutasında 1164, 1167 ve 1169 yıllarındaki üç Mısır seferine katıldı. Üçüncü seferde Kahire'ye giren Şîrkûh, öldürülen Şâver'in yerine vezir atandı. TDV, Şîrkûh'un ordusunun büyük kısmının Oğuzlardan oluştuğunu belirtir. Şîrkûh iki ay sonra ölünce Halife Âdıd, komutanların baskısıyla yeğeni Selahaddin'i “el-Melikü'n-Nâsır” unvanıyla vezir yaptı (26 Mart 1169). Selahaddin böylece hem Nureddin'in Mısır'daki ordusunun komutanı hem de Fatımî halifesinin veziri oldu.

Kaynaklar: [1]

Fatımî Halifeliğinin Sonu

TDV'ye göre Selahaddin önce kendisine karşı direnen Fatımî çevreleriyle uğraştı. Saray ağası Cevher'in Haçlılarla temas kurduğunu öğrenince onu ortadan kaldırdı ve bunun üzerine çıkan Fatımî taraftarı isyanı (Ağustos 1169) kısa sürede bastırdı. Haçlıların ve Bizanslıların Dimyat kuşatması da sonuçsuz kaldı. Ardından orduyu yeniden düzenledi, Sünnî medreseler açtı ve Fatımî bürokrasisini kademeli olarak tasfiye etti. Nihayet Nureddin'den gelen emir üzerine 1171'de Fatımî hilâfetine son verdi (bkz. Fatımi Halifeliği). Karakuş'un makalesi bu adımın anlamını, Mısır'da hutbenin iki asır aradan sonra yeniden Abbâsîler adına okunması olarak özetler (bkz. Abbasi Halifeliği). TDV'ye göre 1173'te ağabeyi Turan Şah komutasındaki seferlerle Yemen ve Hicaz da kalıcı olarak devlete bağlandı; Nûbe seferi ise geçici bir istila olarak kaldı.

Kaynaklar: [1] [10]

Suriye'nin Birleştirilmesi

Nureddin 1174'te ölünce yerine on bir yaşındaki oğlu el-Melikü's-Sâlih İsmâil geçti ve komutanlar onun atabegliği için birbirleriyle mücadeleye girişti. TDV'ye göre Selahaddin, Şam'daki bir grup komutanın daveti üzerine 12 Ekim 1174'te 700 süvariyle Kahire'den yola çıktı. Başlıca iki hedefi Nureddin'in devletinin dağılmasını önlemek ve Kudüs'ü geri almaktı. Şam'da coşkuyla karşılandı; ardından Ba‘lebek, Humus ve Hama'yı aldı. Halep-Musul ittifakının güçlerini 1175 ve 1176'da yendi. Abbâsî halifesi de sultanlığını tanıyıp Suriye ve Mısır'daki hâkimiyetini onayladı. World History Encyclopedia, Haşhaşîlerin iki suikast girişiminden kurtulduğunu yazar. TDV'ye göre Selahaddin Ağustos 1176'da onların merkezi Masyâf Kalesi'ni kuşattı; bundan sonra Haşhaşîler onunla iyi geçinmeye söz verdi. World History Encyclopedia ayrıca Nureddin'in dul eşi İsmet ile evlenerek iki hanedanla birden bağ kurduğunu belirtir.

Kaynaklar: [1] [6]

Halep ve Musul

TDV'ye göre el-Melikü's-Sâlih 1181 sonunda ölünce Musul atabegi Halep'e el koydu ve Selahaddin Haziran 1182'de yeniden Suriye'ye geçti. Fırat'ın doğusuna geçerek Urfa, Harran, Rakka ve Nusaybin gibi el-Cezîre şehirlerini aldı. Musul'u kuşattı ama müstahkem olduğu ve halife de rica ettiği için kuşatmayı kaldırdı. Âmid'i (Diyarbakır) alıp müttefiki Artuklu emirine verdi. Ardından Halep'i kuşattı ve şehri 11 Haziran 1183'te bir değiş tokuş anlaşmasıyla teslim aldı. TDV'ye göre Halep'in alınması Kudüs yolunu açtı ve Haçlıları telaşlandırdı; Selahaddin de hiçbir yerin fethine bu kadar sevinmediğini söylemiştir. 1185'teki ikinci doğu seferinde Erbil ve Meyyâfârikīn'i topraklarına kattı, Musul atabegleri de onun hâkimiyetini tanıdı. World History Encyclopedia, Selahaddin'in 1185'e gelindiğinde Musul'u denetlediğini ve Selçuklulara karşı Bizans'la bir antlaşma yaptığını ekler.

Kaynaklar: [1] [4] [6]

Haçlılarla İlk Karşılaşmalar

Selahaddin'in Haçlılarla mücadelesi her zaman zaferle sonuçlanmadı. TDV'ye göre 14 Kasım–9 Aralık 1177 arasındaki Gazze-Askalân seferinde Remle'ye doğru ilerlerken Kral IV. Baudouin ile Renaud de Châtillon'un ani baskınına uğradı. Ancak yeğeni Takıyyüddin Ömer'in de aralarında bulunduğu askerlerin direnişi sayesinde savaşarak geri çekilebildi. World History Encyclopedia bu yenilgiyi 1177'de Mont Gisard'da gerçekleşmiş olarak anar. Selahaddin bu yenilgiyi kısa sürede telafi etti: 1179'da Merciuyûn'da Haçlı şövalyelerini ağır bir yenilgiye uğrattı ve 24 Ağustos 1179'da Haçlıların Şam yolu üzerinde yaptırdığı Beytülahzân Kalesi'ni aldı. World History Encyclopedia de 1179'da Ürdün Nehri üzerindeki büyük bir kalenin alınmasından söz eder. TDV'nin Hittîn maddesine göre bu tarihten sonra Haçlılar savunmaya çekildi, Selahaddin ise sürekli taarruza geçti. Ancak meydan savaşı arayan Selahaddin'in karşısına Haçlılar uzun süre çıkmadı.

Kaynaklar: [1] [2] [4] [6]

Hıttin'e Giden Yol

TDV'ye göre Kudüs Kralı Guy de Lusignan ve Kerek-Şevbek hâkimi Renaud de Châtillon, ticaret kervanlarına saldırmayacaklarına dair Selahaddin'e söz vermişti. Buna rağmen Renaud, Mısır'dan Suriye'ye giden zengin bir Müslüman kervanını yağmaladı ve yolcuları esir aldı. TDV'nin Eyyûbîler maddesi bu olayı 582 (1186) yılına koyar. Selahaddin malların ve esirlerin iadesini istedi; Guy ve Renaud bunu reddedince 13 Mart 1187'de Şam'ın güneyindeki Re'sülmâ ordugâhına çıktı ve Kerek topraklarını yağmaladı. Bu sırada oğlu el-Melikü'l-Efdal'in gönderdiği bir birlik 1 Mayıs 1187'de Saffûriye yakınında Templier ve Hospitalier şövalyelerini yendi; Hospitalier tarikatının reisi de bu savaşta öldü. World History Encyclopedia, Selahaddin'in ordusunu Mısır, Suriye, Halep ve el-Cezîre birliklerinden topladığını yazar.

Kaynaklar: [2] [1] [4] [6]

Hıttin Savaşı (3–4 Temmuz 1187)

TDV'ye göre Selahaddin 2 Temmuz'da Taberiye'yi aldı ve iç kaleyi kuşattı. Kalede kalan kontesin yardım çağrısı üzerine Haçlı ordusu 3 Temmuz sabahı Saffûriye'den yola çıktı. World History Encyclopedia de kontesin Trablus Kontu Raimond'un eşi olduğunu ve bunun Haçlıları harekete geçiren etken olabileceğini belirtir. Selahaddin su kaynaklarını önceden tutmuştu. Haçlılar susuzluk içinde ve sürekli ok yağmuru altında Hıttin köyünün üstündeki düzlüğe kadar ilerleyebildi. World History Encyclopedia, çağdaş tarihçi İmâdüddin el-İsfahânî'den aktardığı bir benzetmeyle okların Haçlı “aslanlarını kirpiye çevirdiğini” yazar. 4 Temmuz'da Müslüman askerlerden birinin kuru otları tutuşturmasıyla Haçlılar duman ve ateş içinde kaldı ve piyadelerin çoğu öldürüldü. Raimond, Balian d'Ibelin ve Renaud de Sidon saflarını yararak kaçtı. Kral Guy ise yaklaşık 150 şövalyeyle bir tepeye çekildi, fakat orada esir alındı. İsa'nın üzerinde çarmıha gerildiğine inanılan haç, yani Hakiki Haç da ele geçirildi.

Kaynaklar: [2] [7]

Hıttin'de Ordular: Farklı Rakamlar

İki ordunun büyüklüğü kaynaklarda belirgin biçimde farklıdır. TDV'ye göre Selahaddin'in maaşlı ve iktâlı askerleri 12.000 süvariden oluşuyordu; piyadelerin sayısı ise Sıbt İbnü'l-Cevzî'ye göre çoktu. World History Encyclopedia, Selahaddin'in 12.000 civarında paralı asker ile 6.000–12.000 kadar toplanmış asker çıkardığını ve bunların 12.000'inin süvari olduğunu yazar. Haçlı ordusunu Müslüman tarihçi İmâdüddin 50.000 civarında gösterir. TDV bu rakamda şüphesiz abartı bulunduğunu belirtir ve Haçlı kaynaklarının 4.000, 9.000 veya 20.000 gibi rakamlar verdiğini aktarır. TDV'nin tahmini 2.000 şövalye ile 20.000 piyadedir. World History Encyclopedia ise 15.000–18.000 piyade ile yaklaşık 1.300 atlı şövalyeden oluşan, 16.000'i epeyce aşan bir ordudan söz eder. Kayıplar için de kesin rakam yoktur: TDV'ye göre halifeye gönderilen zafer mektuplarında ölen ve esir düşenlerin sayısı 23.000 ile 60.000 arasında verilir; ancak ordunun bütün mevcudu düşünüldüğünde bu rakamların abartılı olduğu anlaşılır.

Kaynaklar: [2] [7] [6]

Hıttin'den Sonra: Esirler ve Fetihler

TDV'ye göre Selahaddin otağına getirilen Kral Guy'a ve öteki esirlere iyi davrandı. Ancak antlaşmaları çiğneyerek bu savaşa yol açtığını söylediği Renaud de Châtillon'u, ters bir cevap vermesi üzerine bizzat öldürdü. World History Encyclopedia'ya göre de ilk darbe Selahaddin'in kendi kılıcından geldi. Templier ve Hospitalier şövalyelerinin öldürülmesi emredildi. World History Encyclopedia'nın İbnü'l-Esîr'e dayanarak aktardığına göre bunun gerekçesi, Selahaddin'in bu şövalyelerin savaş becerisinden ve Hristiyan davasına bağlılığından çekinmesiydi. Templier üstadı Gérard de Ridefort ise fidye için bağışlandı. Soyluların çoğu fidyeyle serbest bırakıldı, sıradan esirler köle olarak satıldı. Selahaddin, Guy'ın esir alındığı tepeye “Kubbetü'n-nasr” adlı kubbeli küçük bir yapı yaptırdı. TDV'ye göre birkaç hafta içinde Akka, Taberiye, Nablus, Yafa ve Askalân dahil büyüklü küçüklü elli iki şehir alındı; Sûr ise Haçlıların elinde kaldı.

Kaynaklar: [2] [7] [1]

Kudüs'ün Kuşatılması ve Teslimi

TDV'nin Kudüs maddesine göre Selahaddin önce Askalân'da bir Haçlı heyetiyle şehrin teslimini görüştü, fakat sonuç alamadı. 20 Eylül 1187'de Kudüs önünde karargâh kurdu. 26 Eylül'de Zeytindağı'na yerleşen Müslümanlar Sütunlu Kapı yakınında surların altına lağım kazdı ve üç gün sonra surda büyük bir gedik açıldı. Savunmayı yöneten Balian d'Ibelin 30 Eylül'de teslim şartlarını görüşmeye geldi. Anlaşmaya göre halk kırk gün içinde erkek başına 10, kadın başına 5, çocuk başına 2 dinar fidye ödeyerek şehirden çıkabilecekti. Selahaddin, Mi‘rac kandiline denk gelen 27 Receb 583 (2 Ekim 1187) Cuma günü Kudüs'e girdi. TDV'ye göre Ortodoks ve Yakubî Hristiyanlar şehirde kaldı, Yahudilerin de şehre yerleşmesine izin verildi, Hristiyan kutsal yerlerinin idaresi Ortodoks kilisesine bırakıldı. World History Encyclopedia ise Doğu Hristiyanlarının şehirde kalabildiğini, ancak Kutsal Kabir Kilisesi dışındaki kiliselerin camiye çevrildiğini yazar. Selahaddin 29 Ekim 1187'de Sûr'a doğru yola çıktı.

Kaynaklar: [3] [1] [6]

Fidye ve Esirler: Kaynaklar Arasındaki Fark

Fidye ödeyemeyenlerin akıbeti kaynaklarda farklı anlatılır. TDV'nin Kudüs maddesi, para bulamayan binlerce kişinin serbest bırakıldığını vurgular. Aynı maddeye göre Templier ve Hospitalier tarikatları kendi mensuplarını kurtarmak için hiçbir harcama yapmadı, Patrik ise yalnızca kendisi için 10 dinar ödeyip servetiyle şehirden ayrıldı. Polat'ın makalesinde aktarılan İbnü'l-Esîr anlatısına göre ise kırk gün içinde fidyeyi ödemeyenler köle olacaktı. Balian 30.000 dinar karşılığında 8.000 kişinin serbest kalmasını sağladı ve kırk gün sonunda fidye ödeyemeyen 16.000 kişi esir kaldı. World History Encyclopedia de Selahaddin'in ödeyebilenlerden fidye aldığını ve geri kalanları köleleştirdiğini yazar. Bu makale iki tabloyu birlikte verir: teslim şartları 1099'daki Haçlı katliamına göre çok daha ılımlıydı, ancak fidye ödeyemeyen büyük bir kalabalık da esir düştü. Polat, İbnü'l-Esîr'in fidye miktarı üzerine yapılan tartışmaları ve Haçlı kroniklerindeki ayrıntıları aktarmadığını da not eder.

Kaynaklar: [3] [11] [8]

Kudüs'te İlk Cuma

Karakuş'un makalesine göre şehre girilince Kubbetü's-Sahre'nin üzerindeki büyük haçtan ahıra çevrilmiş Mescid-i Aksâ'ya kadar her yer temizlendi. Bu işle görevlendirilen Selahaddin'in yeğeni Takıyyüddin Ömer, iki mekânı yükler hâlinde getirttiği gülsuyuyla yıkattı. Nureddin, Kudüs'ü alacağı gün için Halep'te el-Aharînî adlı bir ustaya bir minber yaptırmıştı. Selahaddin bu minberi Halep'ten getirterek Aksâ'ya yerleştirdi; TDV'nin Kudüs maddesi de minberin getirilmesini emrettiğini yazar. İlk hutbeyi okuma şerefi Şam kadısı Muhyiddin İbnü'z-Zekî'ye verildi. İbnü'z-Zekî hutbesinde zaferi Bedir Savaşı'na benzetti. İlk Cuma namazının tarihi konusunda kaynaklar ayrılır: Karakuş, şehre Mi‘rac sabahı girildiğini ve ilk Cuma namazının kılındığını yazar. Polat'ın aktardığı İbnü'l-Esîr anlatısına göre ise İbnü'z-Zekî'nin imamlığındaki ilk Cuma namazı bir sonraki Cuma, 9 Ekim 1187'de kılındı.

Kaynaklar: [10] [3] [11]

Üçüncü Haçlı Seferi ve Akka

Kudüs'ün düşüşü Avrupa'da büyük tepki doğurdu. World History Encyclopedia'ya göre Papa VIII. Gregorius'un çağrısıyla Alman imparatoru Friedrich Barbarossa, Fransa kralı II. Philippe ve İngiltere kralı I. Richard yeni bir seferi başlattı (bkz. Haçlı Seferleri). Barbarossa 10 Haziran 1190'da Kilikya'daki Saleph Nehri'nde boğuldu; ordusunun büyük bölümü dağıldı ya da geri döndü. Bu sırada serbest bırakılan Guy de Lusignan, Ağustos 1189'da Sûr'dan çıkarak Akka'yı kuşatmaya başlamıştı. TDV'ye göre Akka önünde iki yıla yakın şiddetli savaşlar oldu ve şehir 12 Temmuz 1191'de Haçlıların eline geçti. World History Encyclopedia'ya göre Selahaddin bununla birlikte donanmasının büyük kısmını, 70 gemiyi de kaybetti. Richard'ın 20 Ağustos 1191'de verdiği emirle Akka'da tutulan Müslüman esirler öldürüldü. World History Encyclopedia, Richard maddesinde bu esirlerin sayısını bir yerde 2.500 olarak, başka bir yerde 2.500–3.000 olarak verir.

Kaynaklar: [9] [8] [1] [6]

Arsuf, Yafa ve 1192 Antlaşması

Haçlı ordusu kıyı boyunca güneye, Kudüs'ü besleyen Yafa limanına yürüdü. World History Encyclopedia'ya göre 7 Eylül 1191'de Arsuf ovasında yapılan muharebeyi Haçlılar kazandı. Ancak Selahaddin'in kayıpları büyük değildi; o, ovanın yanındaki ormana çekildi. Richard Ocak 1192'de Kudüs'ü görebilecek kadar yaklaştı, fakat şehri alsa bile tutamayacağını düşünerek saldırmadı. Ağustos 1192'de Yafa'yı Selahaddin'den geri aldı. TDV'ye göre Haçlıların kısmi başarısını Richard'ın üstünlüğüne bağlamak doğru değildir. TDV'nin gösterdiği nedenler şunlardır: yıllardır cephede olan Selahaddin yorgun ve hastaydı, askerleri yıpranmıştı, Haçlılar ise donanma desteğiyle ve dinç kuvvetlerle savaşıyordu. Selahaddin Muvahhidlerden donanma yardımı istemiş, alamamıştı. Sonunda 1 Eylül 1192'de karada ve denizde geçerli, üç yıl sekiz ay süreli bir antlaşma imzalandı. Buna göre Sûr ile Yafa arasındaki kıyı şeridi Haçlılara kaldı, Kudüs ise Selahaddin'de kaldı. World History Encyclopedia'ya göre Askalân kalesi boşaltılıp yıkılacak, Hristiyan hacıların güvenliği de sağlanacaktı.

Kaynaklar: [8] [9] [1] [4]

Stratejisine Yöneltilen Eleştiriler

World History Encyclopedia, Selahaddin'in rakip Müslüman liderlerce fazla temkinli olmakla eleştirildiğini yazar. Eleştirilere göre Sûr'a doğrudan saldırmalı ve Guy'ın ordusunu Akka'ya ulaşmadan karşılamalıydı. Makale bu eleştirilerin geriye dönük bir bakışla yapıldığını belirtir. Dönemin savaş anlayışında ordular açık meydan savaşından çoğunlukla kaçınır, asıl mücadele stratejik kaleler ve limanlar için kuşatmalarla yürütülürdü. Makaleye göre Sûr'un alınmamasını savunmak daha zordur. Yine de Selahaddin, Batılı kralların kendi ülkelerini uzun süre bırakamayacağını biliyordu; zaman Müslümanlardan yanaydı. Sonuçta Haçlı ordusu Kudüs'e ulaştığında bu hedefi gerçekleştiremeyecek kadar zayıflamıştı. Selahaddin ise Kudüs'ü ve imparatorluğunu korumuştu. Aynı makale, Akka ve Arsuf yenilgileriyle Yafa'nın kaybının Selahaddin'in çağdaşları arasındaki askerî itibarını zedelediğini de not eder.

Kaynaklar: [6]

Çağdaş Kaynaklar: İbn Şeddâd ve İbnü'l-Esîr

Selahaddin'in hayatı büyük ölçüde çevresindeki çağdaş yazarlardan bilinir. TDV'ye göre Bahâeddin İbn Şeddâd 1145'te Musul'da doğdu ve Bağdat'taki Nizâmiye Medresesi'nde okudu. Temmuz 1188'de Selahaddin'in yakın çevresine alındı ve sultan onu kazaskerliğe ve Kudüs kadılığına getirdi. İbn Şeddâd, Selahaddin'in ölümüne kadar yanından ayrılmadı; savaşlarda yanında bulundu, danışmanlık ve elçilik yaptı. Yazdığı en-Nevâdirü's-sultâniyye, Selahaddin ve dönemi için başta gelen kaynaklardandır. İbn Şeddâd bu eserde 1188'e kadarki olayları güvendiği kişilerin anlatımına, sonrasını ise ağırlıklı olarak kendi gözlemlerine dayandırır. Eser Üçüncü Haçlı Seferi için temel kaynaklardan biridir ve 1897'de İngilizceye çevrilmiştir. Dönemin öteki büyük tarihçisi İbnü'l-Esîr'in el-Kâmil'i de Haçlı seferleri için önemli bir kaynaktır. Polat'ın makalesine göre İbnü'l-Esîr, Kudüs'ün fethi sırasında orduda bulunmadı; aktardıkları görgü tanıklarının anlatımlarına ve belgelere dayanır. Fethi el-Kâmil'de yaklaşık altı sayfada anlatır.

Kaynaklar: [5] [11]

Kişiliği ve Cömertliği

TDV'ye göre kaynaklar Selahaddin'i dindar, merhametli, cömert, güler yüzlü, sağlam iradeli ve mert bir kişi olarak tanımlar. Kur'an'ı ezberlemişti ve Arapça, Türkçe, Farsça ve Kürtçe biliyordu. Fıkıhta Şâfiî, itikatta Eş‘arî idi ve müneccimlere inanmazdı. Hicaz'a verdiği önemle “hâdimü'l-Haremeyn” unvanını kullanan ilk hükümdardır. İbn Cübeyr ondan şu sözü nakleder: “Af konusunda hata etmek, haklı olarak cezalandırmaktan daha çok hoşuma gider.” Cömertliği konusunda kaynaklar küçük bir ayrıntıda farklıdır. TDV'ye göre öldüğünde özel hazinesinden yalnızca 1 Mısır dinarı ile 36 ya da 47 Nâsırî dirhem çıktı. World History Encyclopedia, Amin Maalouf'tan aktardığı pasajda devlet hazinesinde bir Sûr altını külçesi ile 47 gümüş dirhemden fazlası kalmadığını yazar. İmâdüddin el-İsfahânî'ye göre Üçüncü Haçlı Seferi sırasında askerlere 12.000 at dağıttı. TDV, Kahire surları ve kalesi, Nil üzerindeki köprüler, Kubbetü's-Sahre ile Mescid-i Aksâ'nın onarımı ve Kahire'deki Salâhî Hastahanesi gibi imar faaliyetlerini de sayar.

Kaynaklar: [1] [6]

Ölümü ve Eyyûbî Devleti'nin Bölünmesi

Selahaddin 4 Mart 1193'te Şam'da öldü. World History Encyclopedia onun 55 ya da 56 yaşında olduğunu ve büyük olasılıkla on yıllarca süren seferlerin yorgunluğundan öldüğünü yazar. TDV'ye göre o sırada Mısır, Libya, Yemen, Filistin, Suriye ile Malatya ve Ahlat'a kadar Anadolu'da onun adına hutbe okunuyordu. Ölümünden sonra büyük oğlu el-Melikü'l-Efdal Şam'da, el-Melikü'l-Azîz Kahire'de, el-Melikü'z-Zâhir de Halep'te hüküm sürdü; öteki bölgeler kardeşleri ve yeğenleri arasında kaldı. Kardeşi el-Melikü'l-Âdil, yeğenleri arasındaki ittifakı bozdu, 26 Ocak 1200'de Kahire'ye girdi ve kısa süre sonra kendini büyük sultan ilan etti. TDV'ye göre Kudüs, 1229'da el-Melikü'l-Kâmil ile Alman imparatoru II. Friedrich arasında yapılan antlaşmayla belirli şartlarla yeniden Haçlılara bırakıldı. Mısır'daki Eyyûbî hâkimiyeti 1250'de Memlüklere geçti. Suriye'deki Eyyûbî topraklarının sonu konusunda vurgular farklıdır: World History Encyclopedia bu toprakların 1260'ta Memlüklerce devrildiğini yazar. TDV ise 1260 başında Halep'i ve Mart 1260'ta Şam'ı Moğolların aldığını, Moğolların ancak Memlüklerin 3 Eylül 1260'taki Aynicâlût zaferinden sonra Fırat'ın doğusuna çekildiğini anlatır.

Kaynaklar: [1] [4] [6]

Tarihsel Önemi ve Mirası

TDV'ye göre Selahaddin'in kurduğu siyasi birlik Eyyûbîlerden sonra Memlüklerle sürdü ve 1517'de Yavuz Sultan Selim'in Kahire'yi almasıyla sona erdi. TDV, onun en önemli başarıları olarak güçlü bir ordu ve devlet teşkilatı kurmasını, Fatımî hilâfetini yıkarak bölgedeki ideolojik bölünmeye son vermesini ve Kudüs'ü geri almasını sayar. Aynı maddeye göre Selahaddin kendini Nureddin'in takipçisi olarak görmüş, yeni bir devlet kurduğunu bile iddia etmemiştir. Karakuş da Kudüs'ün fethini yalnızca Selahaddin'in değil, onu yetiştiren Nureddin'in ve öncüllerinin de eseri olarak değerlendirir. World History Encyclopedia, Selahaddin'in diplomasisinin ve liderliğinin hem Müslüman hem Hristiyan çağdaş kaynaklarda takdir edildiğini vurgular. Aynı makaleye göre, bir Müslüman hükümdarın XIII. yüzyıl Avrupa edebiyatında şövalyeliğin başlıca örneklerinden biri hâline gelmesi tarihin ironilerindendir.

Kaynaklar: [1] [10] [6]

Önemli İsimler

  • Necmeddin EyyûbSelahaddin'in babası

    Tikrît valisi; sonra Zengî ve Nureddin'in hizmetinde Ba‘lebek ve Şam valisi.

  • Esedüddin Şîrkûhö. 1169

    Amcası; Mısır seferlerini yönetti, kısa süre Fatımî veziri oldu.

  • Nureddin Mahmud Zengî1146–1174

    Selahaddin'in bağlı olduğu hükümdar; Aksâ minberini yaptıran.

  • Renaud de Châtillonö. 1187

    Kervan saldırısıyla Hıttin'e yol açtı; savaştan sonra öldürüldü.

  • Guy de LusignanKudüs kralı

    Hıttin'de esir düştü; serbest kalınca Akka kuşatmasını başlattı.

  • Balian d'Ibelin1187

    Kudüs savunmasını yönetti ve teslim şartlarını görüştü.

  • I. Richard1189–1199

    Akka ve Arsuf'ta başarı kazandı; 1192 antlaşmasının tarafı.

  • Bahâeddin İbn Şeddâd1145–1234

    Kadısı ve biyografi yazarı; en-Nevâdirü's-sultâniyye.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Üç yıl sekiz ay süreli barış antlaşması.

  • Kudüs teslim alındı.

  • Hıttin Savaşı; Kral Guy esir düştü.

  • Selahaddin Şam'da öldü.

  • Arsuf Muharebesi.

  • Friedrich Barbarossa Saleph Nehri'nde boğuldu.

  • Halep teslim alındı.

  • Nureddin'in ölümünden sonra Kahire'den Şam'a hareket etti.

  • Akka Haçlıların eline geçti.

  • Şîrkûh'un ölümü üzerine Fatımî veziri oldu.

  • Selahaddin Tikrît'te doğdu (TDV 1138, WHE 1137).

  • Fatımî hilâfetine son verildi; hutbe Abbâsîler adına okundu.

  • Remle yakınında (Mont Gisard) Haçlılara yenildi.

  • Merciuyûn zaferi; 24 Ağustos'ta Beytülahzân Kalesi alındı.

  • İkinci doğu seferi; Musul atabegleri hâkimiyetini tanıdı.

  • el-Melikü'l-Âdil Kahire'ye girdi ve büyük sultan oldu.

  • Mısır'da Eyyûbî hâkimiyeti Memlüklere geçti.

  • Suriye'deki Eyyûbî hâkimiyeti sona erdi.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi — Selâhaddîn-i Eyyûbî (Ramazan Şeşen)

    Doğumu, Mısır'da iktidara yükselişi, Suriye ve el-Cezîre seferleri, Kudüs'ün fethi, ölümü ve kişiliği.

  2. TDV İslâm Ansiklopedisi — Hittîn Savaşı (Ramazan Şeşen)

    Savaşın nedenleri, iki ordunun büyüklüğüne dair farklı rakamlar, 3–4 Temmuz 1187 günlerinin akışı ve sonuçları.

  3. TDV İslâm Ansiklopedisi — Kudüs (Haçlılar Dönemi: Işın Demirkent)

    1187 kuşatması, teslim şartları, fidye miktarları ve fetihten sonraki düzenlemeler.

  4. TDV İslâm Ansiklopedisi — Eyyûbîler (Ramazan Şeşen)

    Ailenin kökeni, 1192 antlaşması, Selahaddin'den sonra hanedanın bölünmesi ve kolların sona erişi.

  5. TDV İslâm Ansiklopedisi — İbn Şeddâd, Bahâeddin (Casim Avcı)

    Selahaddin'in kadısı ve biyografi yazarı; en-Nevâdirü's-sultâniyye adlı eserin niteliği.

  6. World History Encyclopedia — Saladin (Mark Cartwright, 2018)

    Selahaddin'in kariyeri, stratejisine yöneltilen eleştiriler ve mirası; Batılı bir genel değerlendirme.

  7. World History Encyclopedia — Battle of Hattin (Mark Cartwright, 2018)

    Hıttin'deki ordu büyüklükleri, esirlere yapılan muamele ve Hakiki Haç'ın ele geçirilmesi.

  8. World History Encyclopedia — Third Crusade (Mark Cartwright, 2018)

    Barbarossa'nın ölümü, Akka kuşatması, Arsuf Muharebesi ve Yafa barışı.

  9. World History Encyclopedia — Richard I of England (Mark Cartwright, 2019)

    Aslan Yürekli Richard'ın Haçlı seferi; Akka'daki esirlerin öldürülmesi.

  10. Nadir Karakuş — Kudüs'te İlk Cuma: 2 Ekim 1187 (Marifetname 8/1, 2021)

    Hakemli makale: fetih sonrası Mescid-i Aksâ'nın temizlenmesi, Nureddin'in minberi ve ilk hutbe.

  11. Ziya Polat — İbnü'l Esîr'in Selâhaddîn Eyyûbî'nin Kudüs Fethi Anlatısına Metodolojik Bir Yaklaşım (Cihannüma Sosyal Bilimler Akademi Dergisi 4/2, 2025)

    Hakemli makale: İbnü'l-Esîr'in fetih anlatısı ve verdiği fidye ve esir rakamları.

Sık Sorulan Sorular

Hıttin'de kaç asker savaştı?

Rakamlar kaynağa göre değişir. TDV'ye göre Selahaddin'in düzenli ordusu 12.000 süvariydi ve piyadesi kalabalıktı. Haçlı ordusu için Müslüman tarihçi İmâdüddin'in verdiği 50.000 rakamı abartılıdır; Haçlı kaynakları 4.000 ile 20.000 arasında rakamlar verir. TDV'nin tahmini 2.000 şövalye ve 20.000 piyadedir. World History Encyclopedia ise Haçlıların 15.000–18.000 piyade ve yaklaşık 1.300 şövalyeyle savaştığını yazar.

Kudüs'te fidye ödeyemeyenlere ne oldu?

Teslim şartlarına göre erkekler 10, kadınlar 5, çocuklar 2 dinar fidye ödeyecekti. TDV, para bulamayan binlerce kişinin serbest bırakıldığını vurgular. İbnü'l-Esîr'in anlatısına göre ise Balian 30.000 dinar karşılığında 8.000 kişiyi kurtardı ve kırk gün sonunda fidye ödeyemeyen 16.000 kişi esir kaldı. World History Encyclopedia de ödeyemeyenlerin köleleştirildiğini yazar.

Selahaddin Kürt müydü?

TDV'nin Eyyûbîler maddesine göre ailenin kökeni karanlıktır, ancak güvenilir rivayet onları Hezbâniyye Kürtleri'nin Revvâdiyye aşiretine bağlar. Aynı madde bu aşiretin Arap kökenli olup zamanla Kürtleştiğini ve Selçuklu hizmetinde Türk-Kürt-Arap karışımı bir topluluk hâline geldiğini belirtir. World History Encyclopedia de Selahaddin'in tam adında “el-Kürdî” nisbesi bulunduğunu yazar.

Eyyûbî Devleti Selahaddin'den sonra ne kadar sürdü?

TDV'ye göre Selahaddin'in ölümünden sonra devlet oğulları ve kardeşleri arasında bölündü. Kardeşi el-Melikü'l-Âdil 1200'de Kahire'yi alarak büyük sultan oldu. Mısır kolu 1250'de Memlüklere geçti; Şam ve Halep kolları 1260'ta sona erdi. TDV'nin hükümdar listesine göre Hısnıkeyfâ ve Âmid'deki küçük bir kol ise XV. yüzyıla kadar varlığını sürdürdü.