Din ÖnderiAntik Çağ

Siddhartha Gautama (Buda)

Yaşadığı DönemMÖ ~563 – MÖ ~483
Doğum YeriLumbini
AlanDin, Maneviyat
Ayakta bir Buda heykeli (Commons dosya adındaki “MA 6284” bir envanter numarasına benzer; kayıt eserin yerini ve tarihini belirtmez, fotoğraf 25 Haziran 2017 tarihlidir). Wikipedia'ya göre ilk insan biçimli Buda heykelleri 1.–2. yüzyıllarda Gandhara'da ortaya çıktı; yani bu tür heykeller Buda'nın yaşadığı dönemden yüzyıllar sonrasına aittir.

HeykelAyakta bir Buda heykeli (Commons dosya adındaki “MA 6284” bir envanter numarasına benzer; kayıt eserin yerini ve tarihini belirtmez, fotoğraf 25 Haziran 2017 tarihlidir). Wikipedia'ya göre ilk insan biçimli Buda heykelleri 1.–2. yüzyıllarda Gandhara'da ortaya çıktı; yani bu tür heykeller Buda'nın yaşadığı dönemden yüzyıllar sonrasına aittir.Rama, Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0 FR)

İçindekiler

Genel Bakış

Buda (Sanskritçe ve Pali'de Buddha, “uyanmış”), Budizm'in kurucusu olarak kabul edilen ve geleneksel olarak Gautama (Gotama) adıyla anılan öğretmendir. Stanford Encyclopedia of Philosophy'ye (SEP) göre “Buda” unvanı, nirvana'ya, yani ıstırabın sona ermesine giden yolu keşfeden ve başkaları da ulaşabilsin diye bu keşfi yayan kişiye verilir; Budist öğretiye göre geçmişte başka budalar olmuştur ve gelecekte de olacaktır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Budizm'in kurucusunun asıl adı Siddhartha Gotama'dır ve “aydınlanan, uyanan” anlamındaki Buda lakabı ona gerçeği bulduğuna ve aydınlandığına inanıldığı için verilmiştir. Pew Araştırma Merkezi'ne göre 2020'de dünyada 324 milyon Budist vardı. Bu madde Buda'nın hayatını geleneğin anlattığı biçimde ve modern araştırmanın vardığı sonuçlarla birlikte ele alır (bkz. Budizm).

Kaynaklar: [1] [2] [3]

Kaynakların Durumu

SEP'e göre Buda'nın öğretileri Nikāya ya da Āgama denilen metinlerde korunmuştur; ancak bu metinler Buda'nın ölümünden birkaç yüzyıl sonra yazıya geçirilmiş, onun konuşmuş olabileceği dilden farklı dillerdedir (Pali ve Sanskritçeden Çinceye çeviriler) ve önemli noktalarda birbirinden ayrılır. SEP'e göre ilk sorun göründüğü kadar ciddi olmayabilir, çünkü Buda'nın konuşmaları muhtemelen ölümünden kısa süre sonra toplu olarak okunmuş ve yazıya geçirilene kadar sözlü aktarımla korunmuştur; ancak metinler arasındaki farklar, aktarım sırasında mezhep tartışmaları için eklemeler ve çıkarmalar yapıldığını düşündürür. TDV de eski kutsal metinlerin ne zaman düzenlendiğinin tam olarak bilinmediğini, ancak MÖ I. yüzyıla kadar Seylan'da yazılı hâle getirildiğinin anlaşıldığını belirtir.

Kaynaklar: [1] [2]

Doğum ve Saray Hayatı

TDV'ye göre Siddhartha Gotama, Hindistan'ın kuzeydoğusunda, bugünkü Nepal'in bulunduğu bölgedeki Sakya (Şakya) kabilesi yöneticisinin çocuğu olarak MÖ 563'te doğdu. SEP de onun Şākya boyundan varlıklı ve güçlü bir ailede, bugünkü Hindistan–Nepal sınırı bölgesinde doğduğunu yazar. TDV'ye göre prens Gotama saray eğlenceleri içinde yaşarken, yirmi dokuz yaşına geldiğinde acılar karşısında ruh sükûnetini yitirmeyen bir keşişten etkilenerek gerçek hayatın saraydakinden farklı olduğunu anladı. SEP'e göre anlatı, genç yetişkinliğinde varoluşsal ıstırap sorununa çözüm aramak için rahat ev hayatını, eşini ve küçük oğlunu terk ettiğini söyler.

Kaynaklar: [2] [1]

Terk, Çilecilik ve Aydınlanma

TDV'ye göre Gotama sarayı, karısını ve oğlunu terk ederek altı yıl süren ağır bir zühd hayatı yaşadı; sonunda önceki aşırı zevk düşkünlüğü gibi aşırı zühdün de insanı gerçeğe ulaştıramayacağını anladı. Mayıs ayının dolunay gecesinde, Ganj'ın bir kolu olan Neranjara nehri kıyısında, bugünkü Gaya'da Bodhi (Bo) ağacı denilen bir tür incir ağacının altında murakabe hâlindeyken aydınlanmaya erişti; bu yer daha sonra kutsal ziyaret makamı sayıldı. SEP'e göre Gautama önce kurtuluşa giden yolu bildiklerini iddia eden gezgin çilecilerle (śramaṇa) birlikte oldu, onların öğretilerini tatmin edici bulmayınca kendi yoluna koyuldu ve içgörü ile meditasyonu birleştirerek bütün ıstırabın sona ermesini temsil ettiği söylenen aydınlanma (bodhi) hâline ulaştı.

Kaynaklar: [2] [1]

İlk Vaaz ve Sangha

TDV'ye göre Buda gerçeğe ulaştıktan sonraki ilk vaazını Benares (bugünkü Varanasi) yakınlarındaki geyik parkında beş eski arkadaşına verdi. İki aşırılıktan da uzak durmaya çağıran bu ilk vaaz “öğretinin tekerleğini döndürmek” olarak görüldüğü için tekerlek Budizm'in simgesi oldu. Vaazlar devam etti ve her meslekten insan ona bağlandı; bunlardan bazıları Sangha denilen cemaate keşiş olarak kabul edildi. TDV'ye göre Buda onları dünyayı dolaşarak barış, sevgi ve hikmeti yaymakla görevlendirdi ve kendisi Magadha Krallığı sınırları içinde, özellikle Rajagaha ve Sravasti çevresinde kırk yıl dolaştı. SEP ise Buda'nın ömrünün kalan 45 yılını, kendisini bu sonuca götüren içgörüleri ve teknikleri başkalarına öğretmeye adadığını yazar; iki kaynağın verdiği süreler bu şekilde farklıdır.

Kaynaklar: [2] [1]

Dört Soylu Gerçek ve Orta Yol

SEP'e göre Buda'nın temel öğretisi genellikle Dört Soylu Gerçek ile özetlenir: ıstırap vardır; ıstırabın bir kaynağı vardır; ıstırabın sona ermesi vardır; ıstırabın sona ermesine giden bir yol vardır. SEP, felsefi tartışmanın asıl ikinci gerçekle, yani ıstırabın nedenleri ve koşullarıyla başladığını vurgular. TDV'ye göre ıstırabın sebebi arzu ve ihtirastır; bundan kurtuluş Nirvana'dır ve Nirvana'ya ancak Buda'nın sekiz dilimli yolu ile ulaşılabilir. TDV'ye göre sekiz dilimli yol, ahlak (sila), meditasyon (samadhi) ve hikmet (panna) şeklindeki üç ana maddenin sonradan geliştirilmiş biçimidir. SEP'e göre Buda öğretisini iki aşırı görüş arasında bir “orta yol” olarak adlandırdı: kişinin ebedî olduğunu savunan ebedîcilik ile ölümde tamamen yok olduğunu savunan yokoluşçuluk. SEP'e göre orta yolun özü, yaşamdaki bütün sürekliliklerin fiziksel-zihinsel öğelerin nedensel bir dizisiyle açıklanabileceği fikridir.

Kaynaklar: [1] [2]

Öz-Yokluk (Anātman)

SEP'e göre Buda, çağdaşlarıyla birlikte ıstırabın sorumlusunun kimliğimize dair bilgisizlik olduğunu kabul ediyordu; onu ayıran, bu bilgisizliğin “ben” ve “benim” yanılgısından ibaret olduğunu söylemesiydi. Budizm'in ünlü öz-yokluk (anātman) öğretisi budur. SEP'e göre bunun en bilinen gerekçesi süreksizlik argümanıdır: bir öz olsaydı kalıcı olurdu; beş fiziksel-zihinsel öğe türünün (skandha) hiçbiri kalıcı değildir; öyleyse öz yoktur. TDV de Buda'nın Vedaların otoritesini, Vedik kurban sistemini, bireysel ruhu ve manastır düzeninde kast ayrımını reddettiğini, ancak genel Hint inançları olan karma-tenâsüh ve feragat yoluyla tenâsühten kurtulmayı koruduğunu yazar. SEP'e göre Buda'nın karma ve yeniden doğuşu kabul ettiğine dair kanıtlar güçlüdür; çünkü bu öğretiyi yalnızca ev sahiplerine değil ileri düzeydeki keşişlere de öğretmiştir.

Kaynaklar: [1] [2]

Ölümü

TDV'ye göre gelenek, Buda'nın seksen yaşını geçtiğinde öleceğini anlayınca yeğeni ve gözde öğrencisi Ananda ile birlikte kuzeyde, bugünkü Uttar Pradeş bölgesinde Mallaların yaşadığı Kusinara (bugünkü Kuşinagar) şehrine gittiğini anlatır. Keşişlerine son öğütlerini verdikten sonra bir sedirin üzerinde ölüme teslim oldu; bir hafta sonra cesedi yakıldı ve külleri on parçaya ayrılarak biri orada kurulan stupada, diğerleri başka stupalarda korundu. SEP de geleneğe göre Gautama'nın seksen yaşına kadar yaşadığını belirtir.

Kaynaklar: [2] [1]

İlk Konsiller

TDV'ye göre Buda'nın ölümünden hemen sonra Kasyapa başkanlığında, Buda'nın önemli konuşmalarının ve Sangha kurallarının tekrarlandığı Rajagaha (Magadha Krallığı'nın başşehri) konsili toplandı ve bu konsile 500 rahip katıldı. Yaklaşık bir asır sonra keşişler arasındaki görüş ayrılığı nedeniyle Vesali'de 700 rahibin katıldığı ikinci bir konsil toplandı. Üçüncü konsil MÖ III. yüzyılda İmparator Aşoka zamanında yeni başşehir Pataliputta'da (Patna) 1000 keşişin katılımıyla yapıldı. SEP'e göre de Buda'nın konuşmaları muhtemelen ölümünden kısa süre sonra toplu olarak okunmuştu. TDV, bütün Budist mezheplerinin ilk üç konsili kabul ettiğini, sonrakilerin ise ihtilaflı olduğunu belirtir.

Kaynaklar: [2] [1]

Aşoka ve Yayılış

TDV'ye göre kendisi de Budist olan İmparator Aşoka'nın (MÖ 273–236) himayesi, Budizm'e diğer din ve mezheplere göre bir devlet dini olma avantajı sağladı (bkz. Maurya İmparatorluğu). Hindistan dışına taşan misyon faaliyetlerinin ilk sonucu Seylan'ın Budistleşmesi oldu; ardından Gandhara, Keşmir ve Mysore'a, daha sonra Suriye ve Mısır gibi Ön Asya ve Kuzey Afrika ülkelerine özel görevli keşişler gönderildi. TDV, Budizm'in Türkistan'a Aşoka zamanında girdiğini ileri sürenler olduğunu da aktarır. TDV'ye göre 120'lerde tahta çıkan Kuşan İmparatoru Kanişka zamanında dördüncü bir konsil toplandı; Kanişka üzerinde Buda kabartmaları bulunan paralar bastırdı. Önceleri Buda'nın resminin ve heykelinin yapılmasına izin verilmezken bu yasak dış dinî etkilerle kalktı.

Kaynaklar: [2]

Mahayana ve Theravada

TDV'ye göre Aşoka'dan sonra gelenekçi Budizm on sekiz mezhebe ayrıldı; bu arada evrensel kurtuluşa götürdüğü için kendine Mahayana (büyük araç) adını veren ayrı bir mezhep doğdu. Tahminen MÖ I. yüzyıl ile MS I. yüzyıl arasında ortaya çıkan bu mezhebin mensupları, Theravada'yı da içeren eski muhafazakâr kanada Hinayana (küçük araç) adını verdi. TDV'ye göre Mahayana I. yüzyıldan itibaren bir koldan Batı Türkistan'a, diğer koldan Çin'e yayıldı; Theravada ise Hinayana'nın on sekiz kolundan günümüze ulaşan tek eski Budizm biçimi olarak Seylan'dan Burma, Tayland, Kamboçya ve Laos'a yayıldı. SEP'e göre sonraki gelenekte kurtuluşa yalnızca kuramsal içgörüyle mi, yalnızca meditasyonla mı yoksa ikisiyle birlikte mi ulaşılacağı tartışıldı: Chan (Zen) yalnızca meditasyonun yeteceğini savunurken Theravada ikisinin birlikte kullanılmasını önerir.

Kaynaklar: [2] [1]

Hindistan'da Gerileme ve Asya'ya Yayılma

TDV'ye göre Budizm Hindistan'da giderek Hinduizm'e yaklaştı ve itibarını kaybetti; 712'de Sind'in Müslümanlarca alınması bu gidişi hızlandırdı ve 1200'de Magadha'nın Müslümanların eline geçmesiyle Budizm Hindistan'dan silinmeye başladı. XIII. yüzyıldan itibaren kuzeydoğudaki küçük bir topluluk dışında Hindistan'da Budizm görünmez oldu. TDV'ye göre I. yüzyıldan itibaren İpek Yolu boyunca Çin'e ulaşan Budizm, Kumarajiva'nın (ö. 413) başkanlığında Ch'ang-an'da yapılan tercümelerle ve Fa Hsien'in 399'da başlayan Hindistan yolculuğuyla güçlendi (bkz. İpek Yolu, Tang Hanedanı). Tibet'e VII. yüzyılda giren Budizm IX–XI. yüzyıllarda bugünkü biçimini aldı.

Kaynaklar: [2]

İslâm Kaynaklarında Buda

TDV'ye göre Müslüman yazarlar Buda ve Budizm için genellikle “el-Büdd”, “Budâsef” ve “Sümeniyye” terimlerini kullandı; el-Büdd Buda'nın, Budâsef ise Bodhisattva'nın Arapça söylenişidir. İbnü'n-Nedîm dışındaki Müslüman yazarlar bu iki adın aynı kişiye ait olduğunu düşünmedi; TDV bunun temel nedeninin “büdd” kelimesinin Arapçada “put” anlamında bir cins isim olması olduğunu yazar. Câhiz, Hintlilerin Budalara taptığını ve büdd kelimesinin put anlamına geldiğini söyler. TDV'ye göre Makdisî Hintlilerin Berâhime ve Sümeniyye olmak üzere iki mezhebe ayrıldığını, Bîrûnî de Hindistan'da Hintliler ve Sümeniyye olmak üzere iki topluluk bulunduğunu belirtir; Sümeniyye ile Budistler kastedilir. TDV, Ortaçağ İslâm dünyasında Budizm hakkındaki en iyi kaynağın Şehristânî'nin (ö. 1153) el-Milel ve'n-nihal'i olduğunu vurgular.

Kaynaklar: [2]

Tartışma: Buda Ne Zaman Yaşadı?

Buda'nın yaşadığı dönem kaynaklarda belirgin biçimde farklıdır. TDV, Buda'nın MÖ 563'te doğduğunu yazar ve Budizm'i MÖ VI. yüzyılda doğmuş bir din olarak tanımlar. SEP ise yakın zamana kadar Buda'nın tarihlerinin yaklaşık MÖ 560–480 olarak kabul edildiğini, ancak artık pek çok bilim insanının onun MÖ 405 dolaylarında ölmüş olması gerektiğini düşündüğünü belirtir ve Buda'yı “yaklaşık MÖ 450'de etkin” olarak tanımlar. Bu tartışmanın önemli dönüm noktalarından biri, Heinz Bechert'in editörlüğünde Göttingen'de yayımlanan (1991–1992) “Tarihî Buda'nın Tarihlendirilmesi” sempozyum ciltleridir; L. S. Cousins bu ciltleri 1996'da Journal of the Royal Asiatic Society'de değerlendirmiştir. Bu madde geleneksel tarih ile modern tahmin arasındaki yaklaşık bir asırlık farkı açıkça belirtir ve tek bir tarih seçmez.

Kaynaklar: [2] [1] [4]

Tartışma: Buda Bir Filozof muydu?

SEP, Buda'yı bir filozof olarak ele almanın tartışmalı olduğunu açıkça belirtir. Bazı yorumcular Buda'nın beş skandha'yı aşan, deneysel olmayan bir özün varlığını hiçbir zaman kategorik olarak reddetmediğini ve felsefi akıl yürütmeyi kurtuluşun önünde bir engel olarak gördüğünü savunur. Başkaları ise Buda'nın pratik yararı olmayan konularda kuram kurmayı reddettiğini, öz-yokluk öğretisinin bir metafizik değil pratik bir öğüt olduğunu ileri sürer. SEP'e göre bu iki yorumun ortak varsayımı, Buda'nın kendi düşüncesine sonraki Budist felsefe geleneğinden bağımsız olarak ulaşılabileceğidir ve bu varsayım sorgulanabilir. SEP, Gombrich ve Shulman gibi bazı bilim insanlarının Buda'nın gerçekte ne düşündüğüne ulaşmak konusunda daha iyimser olduğunu, ancak kendisinin bu tartışmada taraf tutmadığını belirtir; ne var ki Budist felsefe geleneğinin Buda'yı özü tümüyle reddeden biri olarak anladığını vurgular.

Kaynaklar: [1]

Tartışma: Öğretinin Hangi Kısmı Buda'ya Ait?

Buda'nın öğretisinin hangi unsurlarının doğrudan ona ait olduğu tartışmalıdır. SEP'e göre ıstırabın nedenlerini cehaletle başlayıp yaşlılık, hastalık ve ölümle biten on iki halkalı bir nedensellik zinciriyle açıklayan liste, modern araştırmaya göre sonradan derlenmiştir; çünkü Buda'nın öğretilerini aktardığını iddia eden metinler bu listenin iki farklı biçimini ve yalnızca bazı halkaları içeren daha kısa biçimlerini verir. TDV de sekiz dilimli yolun Maha Parinibbana Sutta'da geçen üç ana maddenin sonradan geliştirilmiş biçimi olduğunu yazar. SEP'e göre yine de Buda'nın ıstırabın kaynaklarına dair kabaca bu çizgide bir çözümleme öğrettiğini söylemek güvenlidir. Bu madde, geleneğin Buda'ya atfettiği öğretiler ile modern metin eleştirisinin vardığı sonuçları ayırarak aktarır.

Kaynaklar: [1] [2]

Bugüne Mirası

Pew Araştırma Merkezi'ne göre Budistler 2010–2020 arasında sayısı azalan tek büyük dinî gruptur: dünya genelindeki Budist sayısı 19 milyon azalarak 324 milyona indi. Aynı rapora göre 2020'de Budistlerin yüzde 98'i Asya-Pasifik bölgesinde yaşıyordu. TDV'ye göre Budizm bugün Hindistan, Çin, Moğolistan, Sri Lanka, Tayland, Myanmar, Kamboçya, Laos, Vietnam, Butan, Singapur, Malezya, Tayvan, Kore ve Japonya gibi Asya ülkelerinde yaygındır; Zen Budizmi bazı Avrupa ülkelerinde de taraftar kazanmıştır. SEP'e göre Buda'nın öğretileri, metafizik ve epistemolojide çeşitli gelişkin kuramlar geliştiren ve savunan bir felsefe geleneğinin temelini oluşturdu (bkz. Budizm, Hinduizm).

Kaynaklar: [3] [2] [1]

Önemli İsimler

  • Siddhartha Gotama (Buda)MÖ VI–V. yüzyıl

    Budizm'in kurucusu; Şakya kabilesinden.

  • AnandaBuda'nın öğrencisi

    Buda'nın yeğeni ve gözde öğrencisi; son yolculuğunda yanındaydı.

  • KasyapaBirinci konsil

    Rajagaha konsiline başkanlık etti.

  • AşokaMÖ III. yüzyıl

    Budizm'i himaye eden Maurya imparatoru; üçüncü konsil.

  • Kanişka120'ler

    Kuşan imparatoru; dördüncü konsil ve Buda kabartmalı paralar.

  • Kumarajivaö. 413

    Ch'ang-an'da Budist metinlerin Çinceye çevirisini yönetti.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Buda'nın geleneksel doğum ve yaşam tarihleri.

  • Pek çok modern araştırmacıya göre Buda'nın ölümü (SEP).

  • Kuşan İmparatoru Kanişka; dördüncü konsil.

  • Fa Hsien'in Hindistan yolculuğu.

  • Sind'in Müslümanlarca alınması.

  • Magadha'nın Müslümanların eline geçmesi; Budizm Hindistan'da geriledi.

  • Dünyada 324 milyon Budist; yüzde 98'i Asya-Pasifik'te (Pew).

  • Rajagaha'da birinci konsil (500 rahip).

  • Vesali'de ikinci konsil (700 rahip).

  • Aşoka zamanında Pataliputta'da üçüncü konsil.

  • Kutsal metinler Seylan'da yazıya geçirildi.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Stanford Encyclopedia of Philosophy — Buddha (Mark Siderits, 2011; gözden geçirme 2023)

    Buda'nın hayatı, tarihlenmesi, temel öğretileri, öz-yokluk, karma ve yeniden doğuş.

  2. TDV İslâm Ansiklopedisi — Budizm (Günay Tümer)

    Buda'nın hayatı, konsiller, Aşoka, mezhepler, yayılış ve İslâm kaynaklarında Budizm.

  3. Pew Araştırma Merkezi — How the Global Religious Landscape Changed From 2010 to 2020 (2025)

    2020 Budist nüfusu ve coğrafi dağılımı.

  4. L. S. Cousins — The Dating of the Historical Buddha: A Review Article, Journal of the Royal Asiatic Society 6/1 (1996), s. 57–63

    Heinz Bechert'in editörlüğündeki Göttingen sempozyumu ciltleri (1991–1992) üzerine değerlendirme.

Sık Sorulan Sorular

“Buda” bir isim mi, bir unvan mı?

SEP'e göre “Buda” kelimenin tam anlamıyla “uyanmış” demektir ve nirvana'ya giden yolu keşfedip başkalarına da yayan kişiye verilen bir unvandır; Budist öğretiye göre başka budalar da olmuştur ve olacaktır. TDV'ye göre Budizm'in kurucusunun asıl adı Siddhartha Gotama'dır; Buda onun lakabıdır.

Buda ilk vaazını nerede verdi?

TDV'ye göre Buda aydınlandıktan sonraki ilk vaazını Benares (bugünkü Varanasi) yakınlarındaki geyik parkında beş eski arkadaşına verdi. İki aşırılıktan da uzak durmaya çağıran bu vaaz “öğretinin tekerleğini döndürmek” olarak görüldüğü için tekerlek Budizm'in simgesi oldu.

Müslüman âlimler Buda'yı nasıl biliyordu?

TDV'ye göre Müslüman yazarlar Buda için “el-Büdd”, Bodhisattva için “Budâsef”, Budistler için “Sümeniyye” terimlerini kullandı. “Büdd” Arapçada put anlamına geldiği için çoğu yazar bu iki adı aynı kişiyle ilişkilendirmedi; yalnızca İbnü'n-Nedîm bağlantı kurdu. TDV'ye göre Ortaçağ İslâm dünyasında Budizm hakkında en iyi kaynak Şehristânî'nin el-Milel ve'n-nihal'idir.