Genel Bakış
Hinduizm, Hindistan alt kıtasında binlerce yıl içinde biçimlenmiş, tek bir kurucusu ve tek bir merkezî otoritesi olmayan çok katmanlı bir dinî gelenektir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Hinduizm" maddesine göre bu inanç Sanskrit literatüründe "soylu yol" anlamına gelen Arya dharma ya da "ezelî-ebedî din" anlamında sanatana dharma olarak geçer. TDV'ye göre bugünkü hâliyle Hinduizm büyük ölçüde Brahmanizm, kısmen de Budizm ve Jainizm gibi Hindistan'ın yerel inançlarının sentezi niteliğinde bir dinî sistemdir; az da olsa İslâmî etkiden de söz edilebilir. Internet Encyclopedia of Philosophy'ye (IEP) göre Hinduizm bir din olarak iyi işlenmiş tek bir doktrinle özdeşleştirilmeye direnir; IEP, "Hinduizm" ile özdeşleştirilen pek çok fikrin ve uygulamanın Budizm ve Jainizm gibi komşu Hint geleneklerinde de bulunduğunu vurgular. Pew Research Center'ın 2012'de yayımladığı küresel din haritasına göre 2010 itibarıyla dünyada yaklaşık 1 milyar Hindu vardı ve bu, dünya nüfusunun yüzde 15'ine karşılık geliyordu. TDV ise 1990 verisiyle seksen sekiz ülkede yaklaşık 700 milyon Hindu bulunduğunu ve bunun dünya nüfusunun yüzde 13,2'si olduğunu belirtir; iki rakam arasındaki fark, ölçüm yılları ve kaynakların farklılığından kaynaklanır.
"Hindu" Adının Kökeni
Hinduizm adının kökeni konusunda kaynaklar benzer ama farklı vurgular yapar. TDV'ye göre Batı literatüründeki Hinduism tabirinin kökeni, 8. yüzyılda Hindistan'ı fethetmeye başlayan Müslümanların bölge halkını eski adı Sindhu olan İndus nehrine nisbetle bu adla anmasına uzanır. Bununla birlikte TDV, kelimenin kullanımının İslâm fetihlerinden önceye gittiğini belirtir: Hinduş biçimiyle Darius'un (MÖ 5. yüzyıl) anıtlarında, daha yeni bir biçimiyle Herodotos'ta görülür, İbranice literatürde de geçer; ama yaygınlaşması İslâm fetihlerinin sonucudur. IEP ise "Hinduizm" teriminin geleneksel, sömürge öncesi Hindu literatüründe bulunmadığını ve modern dönemden önce Hindu olarak düşündüğümüz yazarların kendilerini bu adla tanımlamadığını vurgular. IEP'ye göre terim herhangi bir Hint diline dayanmaz; büyük olasılıkla Latince "Indus" ile aynı kökten gelen Farsça "sindhu" kelimesinden türemiştir ve Hint alt kıtasının sakinlerini anlatmak için kullanılmıştır. IEP'ye göre terimin tarihsel kullanımı, Budizm ve Jainizm gibi başka bir Hint geleneğinin açık bir parçası olmayan birbiriyle ilişkili pek çok dinî ve felsefi geleneği kapsayan bir şemsiye addır. Bu tartışma, Hinduizmin tek bir din mi yoksa akraba gelenekler ailesi mi olduğu sorusunun modern akademideki önemini gösterir.
Brahmanizm ve Vedalar
TDV'ye göre araştırmacılar arasında Hinduizmin tarihsel gelişiminin dönemlendirilmesi konusunda tam bir uzlaşma yoktur; genel olarak kutsal kitaplardaki öğretinin gelişimi esas alınır. TDV ilk dönemi Brahmanizm (Vedizm) Dönemi (yaklaşık MÖ 1500 - MÖ 3. yüzyıl) olarak adlandırır: bu, MÖ 2. binyılın ortalarından itibaren Hindistan'a göç eden Ari kökenli din adamlarının oluşturduğu Brahmanlar ve onların meydana getirdiği Veda külliyatı etrafında oluşan bir inanç sistemiydi. IEP'ye göre çağdaş araştırmacılar, dildeki farklılıklara dayanarak Vedaların en geç MÖ 1500 ile MÖ 600 arasındaki yaklaşık 900 yıllık bir süreçte farklı zamanlarda oluşturulduğu görüşündedir. Vedalar Sanskrit olarak anılan Hint-Avrupa dilinde, ama büyük ölçüde onun eski bir öncülü olan Vedik dilde yazılmıştır. IEP'ye göre dört Veda (Rig Veda, Sama Veda, Yacur Veda ve Atharva Veda) her biri mantralar, Brahmanalar, Aranyakalar ve Upanişadlar olmak üzere dört bölüme ayrılır. TDV'ye göre Vedalar genel olarak doğacı bir teolojiye sahiptir; Varuna, İndra ve Agni gibi tanrılar doğa güçlerinin soyutlanmış hâlleridir. Vedik ibadetin temeli süt, yağ gibi ürünler ve hayvanların kurban olarak sunulmasıydı; en önemli Vedik ibadet, bahar kutlamalarında yapılan at kurbanıydı (asvamedha).
Sentez ve Modern Hinduizmin Doğuşu
TDV'ye göre MÖ 3. yüzyıla doğru Budizmin güçlenmesi Brahmanizmi kırsal alanlara çekilmeye zorladı ve yerel dinlerle karışma sürecini hızlandırdı. MÖ 3. - MS 1. yüzyıllar arasındaki bu "sentez dönemi"nde yerel tanrıların Hindu kahramanlarına dönüşmesi, tantrizmin Brahmanizme girişi, inek, yılan ve maymun kültü gibi hayvanlarla ilgili inançlar, Ganj gibi kutsal nehirler ve Meru gibi kutsal dağlarla ilgili inançlar ve yoga gibi ibadet biçimleri Brahmanizme eklendi. TDV'ye göre Budizmin etkisi inziva hayatının ortaya çıkmasında, Jainizmin etkisi hiçbir canlıyı öldürmeme (ahimsa) ilkesinde görülebilir. Bu dönem Mahabharata ve Ramayana destanlarının, Puranaların ve geleneksel Hindu hukukunun kaynağı sayılan Manu yasalarının ortaya çıktığı zaman dilimidir. TDV'ye göre 1.-16. yüzyıllar arasında Hinduizm bugünkü doktrinleri ve kurumlarıyla oluşum sürecini tamamladı: bireysel kurtuluş inancının yerini insanların toplu olarak kurtuluşa ulaşabileceği inancı aldı ve inziva yerine toplumsal eyleme dayalı bir ibadet anlayışına geçildi. TDV'ye göre milattan sonraki yüzyıllarda Budizme karşı örgütlenme ihtiyacı yavaş yavaş tapınak anlayışına yol açtı; bugünkü anlamıyla Hindu tapınağı (mandir) ise ancak 9.-10. yüzyıllardan sonra ortaya çıktı.
Kaynaklar: [1]
Kutsal Metinler
TDV'ye göre Hindu geleneği kutsal kitapları şruti (vahiy) ve smriti (gelenek) olmak üzere iki ana gruba ayırır. Şruti metinlerinin Tanrı tarafından rişi adı verilen bilgelere vahiy yoluyla verildiğine inanılır; smriti ise ilhama dayandığı kabul edilen ve gelenek içinde şekillenen metinlerden oluşur. Şruti grubunda Vedalar, Vedaların şerhleri olan Brahmanalar ve Upanişadlar yer alır. TDV'ye göre yaklaşık MÖ 8. ile 6. yüzyıllar arasında ortaya çıkan Upanişadlar yaklaşık 200 ayrı kitapçıktan oluşur, edebî bir üslupla ve diyaloglar biçiminde yazılmıştır ve Vedalardaki çok tanrıcılık onlarda yerini tek tanrıcılığa bırakır. Smriti grubunda Vedangalar, Dharma Sutra ve Dharma Şastralar (bunların bir parçası olan Manu Kanunnamesi modern Hindu hukukunun temelidir), Puranalar, destanlar ve Tantralar bulunur. TDV'ye göre Mahabharata ve Ramayana halk arasında özellikle sevilir ve Mahabharata'nın bir bölümü olan Bhagavad Gita modern Hindu ahlakının temelini oluşturur. IEP de Hindu felsefesini, Vedalar başta olmak üzere temel Hindu dinî metinleriyle metinsel bir bağ taşıyan felsefi görüşlerin toplamı olarak tanımlar ve smriti literatürü içinde destanları, Bhagavad Gita'yı, Puranaları ve Dharmaşastrayı sayar.
İnanç Esasları: Karma, Samsara ve Mokşa
TDV'ye göre Hindu dünya görüşünü ortaya koyan temel kavram hayatın maya (yanılsama) olduğudur; varlıkların yeryüzündeki amacı mayanın tuzaklarından kurtulmak olmalıdır. Mayanın en tehdit edici tuzağı, varlığı sonsuza kadar yeryüzüne gelmeye mahkûm eden ruh göçüdür (samsara). TDV'ye göre mokşa ya da mukti diye anılan kurtuluş, her şeyden önce varlığın ruh göçü döngüsünden kurtulması anlamına gelir; mokşaya ulaşmadaki en büyük engel ise cehalettir (avidya). TDV'ye göre varlıkların geleceği ve geçmişi, karma denilen sebep-sonuç yasası tarafından belirlenir; kötülükleri ağır basan bir hayat yaşayanlar daha kötü bir varlık kalıbında yeniden doğar. Tanrı anlayışı konusunda TDV, Vedalardaki çok tanrıcılığın sonraki metinlerde tek tanrı inancının sembolik anlatımı olarak yorumlandığını, ama halk arasında Brahma, Vişnu ve Şiva üçlüsünden oluşan henoteist bir inancın yaygın olduğunu belirtir. Pew Research Center'a göre Hinduizm içindeki başlıca gelenekler, Vişnu'ya tapınmaya adanmış Vaişnavizm ile Şiva'ya tapınma etrafında örgütlenen Şaivizmdir; ama alt grupların büyüklüğü için güvenilir tahminler yoktur. IEP'ye göre Hindu düşüncesindeki dört insan amacı (puruşartha) dharma, artha, kama ve mokşadır.
Varna ve Jati
Hindu toplumsal düzeninin en tartışmalı yönü kast sistemidir. IEP'ye göre Hinduizmi tanımlamaya yönelik bir yaklaşım, onu iyi düzenlenmiş her toplumun dört kasttan oluştuğu fikrine bağlı inanç sistemi olarak görmektir: Brahminler (rahipler), Kşatriyalar (askerler ve yöneticiler), Vaişyalar (tüccarlar) ve Şudralar (emekçiler). Ancak IEP bu yaklaşımın iki sorunu olduğunu belirtir. Birincisi, kast ("varna" ya da daha yaygın olarak "jati") yalnızca Hindu kesimlerle sınırlı olmayan bir Hint olgusudur; IEP, Budist ve Jain metinlerinde "Brahmin" teriminin olumlu kullanılmasının, bu toplumsal açıdan eleştirel hareketlerin bile yükümlülük ve ayrıcalıkların adil dağıtılması koşuluyla kast yapılı bir topluma rahatlıkla uyum sağladığını gösterebileceğini belirtir. İkincisi ve daha önemlisi, kastın "Hindu felsefesi" başlığı altında anılan pek çok okul için felsefi açıdan önemli olup olmadığı açık değildir: Yoga gibi bazı okullar toplumsal ve ekolojik tahakküm değerlerine dayalı geleneksel toplum hayatını örtük olarak eleştirir, Advaita Vedanta gibi okullar ise açıkça eleştireldir. TDV'ye göre Hinduizmde dinî kurallar kastlara göre değişir, ama doğumdan ölüme kadar pek çok kural bakımından bütün kastlar kesişir; Bakti hareketi ise kast sistemini reddederek bütün insanların kardeşliği fikrini savunmuştur.
Felsefe Okulları ve Yoga
TDV'ye göre 1. yüzyıldan itibaren ortaya çıkan altı felsefe okulunun (darşana) görüşleri homojen değildir, ama hepsi Vedalardaki geleneği izlediğini ileri sürer. Ortodoks Hindu geleneğine en yakın okullar Mimamsa ve Vedanta'dır; özellikle 8. yüzyılda Şankara tarafından temsil edilen Vedanta okulu Advaita olarak bilinen katı bir monist anlayış ortaya koydu. IEP de darşana teriminin Sanskritçede "görüş" anlamına geldiğini ve sistematik felsefi görüşleri belirttiğini, Nyaya, Vaişeşika, Sankhya, Yoga, Purvamimamsa ve Vedanta'yı başlıca okullar olarak saydığını belirtir. IEP'ye göre Patanjali hakkında çok az şey bilinir; 11. yüzyılda Bhoja Raja'nın şerhiyle ilk kez kanıtlanan gelenek, onu Panini'nin ünlü dilbilgisine şerh yazan Patanjali ile aynı kişi sayar. IEP'ye göre Yoga Sutraları yaklaşık 1200 kelimelik 195 sutradan oluşur ve bir öğretmenle birlikte kullanılacak el kitapları işlevi görmüştür; ilk şerhi 5. yüzyılda Vyasa yazdı. Sutraların sayısı kaynaklarda farklı verilir; bazı popüler anlatımlarda 196 sayısı geçer. IEP'ye göre Patanjali sistemini sekiz uzuv olarak düzenler: yamalar (kaçınmalar), niyamalar (uyulacak ilkeler), asana (duruş), pranayama (nefes denetimi), pratyahara (duyuları geri çekme), dharana (yoğunlaşma), dhyana (meditasyon) ve samadhi (içkinlik). Yamalar şiddetsizlik, doğruluk, hırsızlıktan kaçınma, cinsel perhiz ve gereksiz mülkten vazgeçmedir; yorumcular ahimsayı (şiddetsizlik) öteki yamaların kökü olarak özellikle vurgular.
Bhakti: Adanmışlık Yolu
TDV'ye göre Hinduizmin oluşum sürecinde ortaya çıkan mistik karakterli Bakti hareketi, modern Hindu düşüncesini etkilemesi bakımından son derece önemlidir. Güney Hindistan'ın yerel dinlerine mensup mistik çevrelerde doğan hareket, kurtuluşa ancak Tanrı'ya sevgi ve sadakatle teslim olarak ulaşılabileceğini kabul etti. TDV'ye göre 8. yüzyıldan itibaren önem kazanan Bakti hareketi özellikle Vaişnavist çevrelerde etkili oldu; 12. yüzyılda Vaişnavist filozof Ramanuja hareketin felsefi temellerini ortaya koydu. TDV'ye göre 16. yüzyılda Kebir'in İslâm-Hindu senkretizmine dayalı görüşleri Bakti hareketinden etkilendi; Dadu Dayal gibi bazı Bakti Hinduların İslâm tasavvufundan etkilendiği ve [[sihizm|Sih dininin]] temelini hazırlayan en önemli etkenlerin tasavvuf ve Bakti hareketleri olduğu bilinmektedir. IEP'ye göre Bhagavad Gita'nın 12.-18. bölümleri bhakti yogayı, yani adanmışlık disiplinini anlatır: karma yogada kişi yalnızca eylemlerinin meyvesinden vazgeçerken, bhakti yogada eylemlerinin meyvesini Tanrı'ya sunar. IEP'ye göre Bhagavata Purana da adanmışlığı kurtuluşun başlıca aracı olarak sunan ve bireyin Brahman'da kişisel olarak erimesini kurtuluş sayan ünlü teistik ifadelerden biridir. TDV de Bhagavad Gita'ya göre eyleme ağırlık veren karma yoga, bilgiye ağırlık veren jnana yoga ve Bakti yoganın özelleşmiş ibadet yolları olduğunu belirtir.
İbadet ve Gündelik Hayat
TDV'ye göre Hinduizmde aile hayatı çok önemlidir ve ibadet usul ve törenleri büyük ölçüde aile ritüeli niteliğindedir. Özellikle inisiyasyon (upanayana) törenleri olmak üzere her aile ferdinin uyması gereken pek çok kural vardır; ritüellerin babanın idaresinde yapılması, Hinduizmdeki güçlü ataerkil eğilimin göstergesidir. TDV'ye göre bugün en önemli Hindu ritüelleri evde aile içinde yapılır ve Ortodoks bir Hindu ailesinin ömür boyunca yapmak zorunda olduğu kırk çeşit ritüel (samskara) vardır. Tapınak ve ev dışında yapılan temel ibadet, "kozmik su"dan geldiğine inanılan Ganj nehrinde yıkanmaktır; bir tür hac işlevi gören bu ibadetin insanı günahlardan arındırdığına inanılır. TDV'ye göre tapınaklarda yapılan ibadetler çoğunlukla Durga ve Şiva gibi tanrılara sunulan kurbanlar ve bayram kutlamalarından oluşur. Hindu ahlakının amacı TDV'ye göre günah ve kötülüğü yok etmektir; Hinduizmde şeytan kavramına denk düşen bir güç yoktur ve kötülük daha çok iyilik potansiyelinin ortaya çıkarılamamasına bağlanır. TDV'ye göre bir Hindu'nun dinî hayatını belirleyen ilke, kastının gerektirdiği kurallara uymaktır (dharma).
Kaynaklar: [1]
Modern Hinduizm ve Dünyaya Yayılış
TDV'ye göre geleneksel Hindu inançları son 150 yılda, kaynağı modernizm ve Batı etkisi olan hızlı bir değişime uğradı. İlk önemli Batıcı aydınlardan Ram Mohan Roy, Hinduizmin aslında saf teizm olduğunu savundu, çok eşliliğe ve sati geleneğine karşı çıktı ve ilk modern Hindu mezhebi olan Brahma Samaj'ı kurdu (1828). Dayanand Sarasvati esas kutsal kitapların Vedalar olduğunu ileri sürerek Arya Samaj'ı kurdu. Ramakrişna Paramahamsa bütün dinlerin aynı mesajı verdiğini savundu; öğrencisi Vivekananda bu hareketi geliştirip Batı ülkelerine yaydı ve Ramakrişna Misyonu'nu kurdu. TDV'ye göre Gandhi'nin takipçisi Vinoba Bhave'nin başlattığı Sarvodaya hareketi Hindu motiflerini kullanarak Hindistan'ın kalkınmasını amaçladı; 1965'te Bhaktivedanta Swami Prabhupada'nın kurduğu ve merkezi Amerika'da bulunan Hare Krişna hareketi de dünyanın pek çok yerinde misyonerlik faaliyeti başlattı. Pew Research Center'a göre Hindular dünyanın en coğrafi olarak yoğunlaşmış dinî grubudur: Hinduların yüzde 94'ü Hindistan'da yaşar, Hindistan dışındaki en büyük Hindu nüfusları Nepal ve Bangladeş'tedir ve Hindular yalnızca Nepal (yüzde 81), Hindistan (yüzde 80) ve Mauritius'ta (yüzde 56) çoğunluktadır. Hinduizmin Güneydoğu Asya'daki tarihsel etkisi için bkz. [[kmer-imparatorlugu|Khmer İmparatorluğu]]; Hindistan'daki öteki büyük gelenek için bkz. [[buda|Buda]].
Kaynaklar ve ileri okuma
Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — "Hinduizm" (Kürşat Demirci)
Adın kökeni, Arya dharma ve sanatana dharma, dört dönemli tarih (Brahmanizm, sentez, modern Hinduizm'in doğuşu, modern düşünce), şruti ve smriti metinleri, tanrı inancı, maya, samsara, mokşa ve karma, ahlak ve ibadet, Bakti hareketi, modern reformcular, 1990 nüfus verisi.
- Internet Encyclopedia of Philosophy — "Hindu Philosophy"
"Hindu" teriminin sömürge öncesi literatürde bulunmaması ve Farsça kökeni, Vedaların tarihlenmesi ve bölümleri, varna/jati tartışması, puruşarthalar, darşanalar, Bhagavad Gita'da karma, jnana ve bhakti yogaları.
- Internet Encyclopedia of Philosophy — "Yoga" (The Yoga Sutras of Patanjali)
Patanjali hakkındaki gelenek, Yoga Sutraları'nın 195 sutradan oluşması, Vyasa şerhi, sekiz uzuv ve yamalar, Mahabharata'daki yoga.
- Pew Research Center — "The Global Religious Landscape: Hindus" (18 Aralık 2012)
2010 itibarıyla yaklaşık 1 milyar Hindu (dünya nüfusunun %15'i), %94'ünün Hindistan'da yaşaması, Hinduların çoğunlukta olduğu üç ülke.
Görseller



Sık Sorulan Sorular
"Hindu" kelimesi nereden geliyor?
IEP'ye göre terim herhangi bir Hint diline dayanmaz; büyük olasılıkla İndus nehrinin adıyla ilişkili Farsça "sindhu" kelimesinden türemiştir ve sömürge öncesi Hindu literatüründe kullanılmaz. TDV'ye göre kelime Darius'un anıtlarında ve Herodotos'ta görülür, ama yaygınlaşması İslâm fetihlerinin sonucudur.
Dünyada kaç Hindu var?
Pew Research Center'a göre 2010 itibarıyla dünyada yaklaşık 1 milyar Hindu vardı (dünya nüfusunun yüzde 15'i) ve bunların yüzde 94'ü Hindistan'da yaşıyordu. TDV ise 1990 verisiyle yaklaşık 700 milyon Hindu bulunduğunu belirtir.
Patanjali'nin Yoga Sutraları kaç sutradan oluşur?
IEP'ye göre Yoga Sutraları yaklaşık 1200 kelimelik 195 sutradan oluşur; bazı popüler anlatımlarda 196 sayısı geçer. İlk şerhi 5. yüzyılda Vyasa yazmıştır.
Vedalar ne zaman oluşturuldu?
IEP'ye göre çağdaş araştırmacılar, dil farklılıklarına dayanarak Vedaların en geç MÖ 1500 ile 600 arasındaki yaklaşık 900 yıllık bir süreçte oluşturulduğunu düşünür; TDV Brahmanizm dönemini yaklaşık MÖ 1500 - MÖ 3. yüzyıl arasına yerleştirir.
