İmparatorlukOrta Çağ

Avrupa Hun İmparatorluğu

DönemMS ~370 – 469
BölgeOrta Avrupa ve bozkırlar
BaşkentBugünkü Macaristan ovaları
Ferenc Paczka'nın “Attila'nın Ölümü” adlı resmi (Commons kaydı tarihini belirtmez). Olaydan yüzyıllar sonra yapılmış bir tasvirdir; dönemin bir görüntüsü değildir.

Sonradan yapılmış resimFerenc Paczka'nın “Attila'nın Ölümü” adlı resmi (Commons kaydı tarihini belirtmez). Olaydan yüzyıllar sonra yapılmış bir tasvirdir; dönemin bir görüntüsü değildir.Ferenc Paczka, Wikimedia Commons (Kamu malı)

İçindekiler

Genel Bakış

Hunlar, 4. ve 5. yüzyıllarda Avrupa'da ortaya çıkan ve Attila döneminde Doğu Roma'yı vergiye bağlayıp Batı Roma'yı tehdit eden atlı-göçebe bir halktır. World History Encyclopedia'ya göre kökenleri kesin olarak bilinmez; tarihçi Christopher Kelly'nin görüşüyle büyük olasılıkla Altay dağlarının doğu ucu ile Hazar Denizi arasında, kabaca bugünkü Kazakistan topraklarından geldiler. TDV İslâm Ansiklopedisi ise Avrupa Hunlarını Asya Hun İmparatorluğu'nun devamı olarak Türk tarihinin bir parçası sayar. 375 dolaylarında İdil'i (Volga) geçen Hunlar Alanları ve Gotları yerlerinden etti; bu hareket Kavimler Göçü olarak bilinen sürecin başlangıcı kabul edilir. Hunlar hakkındaki bilgilerin neredeyse tamamı Roma ve Bizans yazarlarından gelir. Bu madde Hunları, kaynakların ayrıştığı noktalarla birlikte anlatır (bkz. Roma İmparatorluğu ve Han Hanedanı).

Kaynaklar: [5] [1]

Balamir ve Batıya Göç

TDV'ye göre Asya'daki Hun İmparatorluğu'nun zayıflamasından sonra Batı ve Kuzey Kazakistan bozkırlarında yoğun bir Türk nüfusu birikti; otlaklar yetersiz kalınca İdil'in doğusundaki bazı Hun grupları 330–350 yıllarında Kafkasların kuzeyindeki Kuban ve Terek bozkırlarını istila etti. 370'li yıllarda İdil boyundaki Hunların başında Balamir vardı; 374–375'te onun önderliğinde Hun kitleleri İdil'i aşarak batıya ilerledi. Önce Alanlar yerlerinden sürüldü, ardından Ostrogotlar ağır bir yenilgiye uğratıldı. World History Encyclopedia'ya göre Hunların önünden kaçan Vizigotlar Fritigern önderliğinde 376'da Roma topraklarına girdi; Roma yöneticilerinin kötü muamelesi üzerine ayaklandılar ve 378'de Edirne'de Roma ordusunu yenerek İmparator Valens'i öldürdüler. TDV'ye göre Basık ve Kursık önderliğindeki bir Hun grubu da 395–396'da Kafkaslar üzerinden Doğu Anadolu'ya girip Suriye'ye kadar akın yaptı.

Kaynaklar: [1] [5]

Orta Avrupa'da Hun Devleti

TDV'ye göre Hunların merkezi 400 dolaylarında İdil'den Orta Avrupa'ya taşındı. Rua önderliğindeki Hunlar Orta Tuna ve Tisza havzalarını denetim altına aldı; pek çok Germen ve Slav kavmi onlara bağlandı. 5. yüzyılın ortalarına doğru Orta Avrupa'dan Hazar Denizi'nin doğusuna uzanan bir Hun devleti ortaya çıktı. TDV Rua'nın 433'te öldüğünü, yerine Muncuk'un oğulları Attila ve Bleda'nın geçtiğini yazar; World History Encyclopedia ise Attila'nın saltanatını 434'ten başlatır. İki kardeş on yıl kadar birlikte hüküm sürdü ve Balkanlar'daki bazı Bizans kaleleri Hunların eline geçti. Bleda 445'te ölünce Attila tek hükümdar oldu; TDV'ye göre doğuda Aral Gölü'nden batıda Ren'e kadar otuzdan fazla kavim ona bağlıydı.

Kaynaklar: [1] [6]

Doğu Roma ile İlişkiler

World History Encyclopedia'ya göre Attila ve Bleda, Roma'nın barış karşılığında Hunlara ödeme yapması geleneğini sürdüren Margus Antlaşması'nı imzaladı; bu kaynak antlaşmayı 439'a tarihler. Roma'nın zayıflığı Attila'yı cesaretlendirdi; antlaşmalar yapıp bozdu ve Roma şehirlerinin geniş çaplı yıkımı çoğunlukla ciddi bir direnişle karşılaşmadı. TDV'ye göre 447'deki büyük Balkan seferinde Hun ordusu iki koldan ilerleyerek Sofya, Filibe, Preslav, Lüleburgaz ve Büyükçekmece'ye kadar ulaştı; Attila, yendiği İmparator II. Theodosius'la 6.000 libre altın savaş tazminatı ve yıllık 2.100 libre vergi karşılığında barış yaptı. TDV, seferden bir yıl sonra Bizans'ın Attila'ya karşı hazırladığı bir suikast girişiminden de söz eder.

Kaynaklar: [6] [1]

Savaş Tarzı: Ammianus'un Anlatımı

Hunların savaş tarzına ilişkin en ünlü anlatım, 4. yüzyıl Romalı tarihçi Ammianus Marcellinus'a aittir. Ammianus Hunları “eski kayıtlarda pek az bilinen” ve Meotis Denizi'nin (Azak) ötesinde yaşayan bir halk olarak tanıtır ve onları son derece olumsuz sözlerle betimler. Ona göre Hunlar uzaktan, sivri kemik uçlu oklarla savaşır, ardından aradaki mesafeyi dörtnala geçip kılıçla göğüs göğüse çarpışır; düşman kılıç darbelerinden korunmaya çalışırken üzerine ilmik hâline getirilmiş örgü kumaşlar atarak onun kollarını bağlar ve ata binmesini ya da yürümesini engellerdi. Ammianus ayrıca Hunların tarla sürmediğini ve toprağa bağlı yaşamadığını yazar. World History Encyclopedia'ya göre Hunlar hareket kabiliyetleri ve ansızın saldırmalarıyla tanınıyordu; tarihçi Kelly, Hunların “sanki hiçlikten ortaya çıkıp geride yalnızca yıkım bırakarak kaybolduğunu” yazar.

Kaynaklar: [2] [5]

Attila'nın Sarayı: Priskos

Bizanslı yazar Priskos, 448/449'da Maximinus başkanlığındaki Doğu Roma elçiliğiyle Attila'nın sarayına gitti ve bu yolculuğun ayrıntılı bir anlatısını bıraktı. J. B. Bury'nin çevirisine göre Attila'nın evi cilalı tahtalardan yapılmıştı ve korumaktan çok gösteriş için tasarlanmış ahşap bir çitle çevriliydi; önde gelen Hun beylerinden Onegesius'un evi de ikinci derecede görkemliydi. Ziyafette konuklara gümüş tabaklarda yemek sunulurken Attila tahta bir tabaktan yalnızca et yedi; konuklara altın ve gümüş kadehler verilirken onun kadehi tahtadandı, giysileri sadeydi, kılıcı, ayakkabılarının bağları ve atının dizgini süslü değildi. Priskos, Hun kılığında Yunanca konuşan bir adamla da karşılaştı: adam Tuna kıyısındaki Viminacium'a tüccar olarak gelmiş, şehir barbarların eline düşünce servetini yitirmiş ve esir düşmüştü. Priskos'un anlatısı, Attila'nın sarayı hakkında günümüze ulaşan en zengin çağdaş tanıklıktır.

Kaynaklar: [3]

Galya Seferi ve Katalaunum (451)

TDV'ye göre Attila, yıllar önce kendisine gönderilen Prenses Honoria'nın nişan yüzüğünü bahane ederek Batı Roma İmparatorluğu'nun yarısını ya da yönetime katılma hakkını istedi; reddedilince sefere çıktı. World History Encyclopedia'ya göre Attila 451'de muhtemelen 200.000 kişilik bir orduyla yola çıktı; Jordanes ise bu sayıyı yarım milyon olarak verir. TDV, ordunun yarısının Germenler ve Gotlardan oluştuğunu yazar. Attila, Batı Roma komutanı Aetius ile Galya'da karşılaştı. Jordanes'e göre savaş, “Mauriacus” diye de anılan Katalaunum Ovaları'nda yapıldı; Vizigot kralı Theodorid savaşta öldü; Jordanes bir anlatıya göre atından düşüp kendi askerlerinin ayakları altında kaldığını, başka bir anlatıya göre Attila'ya bağlı Ostrogotlardan Andag'ın mızrağıyla öldürüldüğünü aktarır. Jordanes'e göre Vizigotların saldırısı karşısında Attila az kalsın öldürülüyordu ve arabalarla tahkim ettiği ordugâhına çekildi. TDV savaşın yirmi dört saat sürdüğünü, iki tarafın da ağır kayıplar verip çekildiğini ve Attila'nın Batı Roma'nın asker kaynağı Galya'yı tahrip ederek amacına ulaştığını yazar.

Kaynaklar: [1] [6] [4]

İtalya Seferi (452)

TDV'ye göre Attila ertesi yılın ilkbaharında İtalya'ya girerek kuzey İtalya'yı istila etti; Roma imparatoru şehri terk etmeyi düşündü. Jordanes'in anlatımına göre Hunlar Milano'yu ve Ticinum'u (Pavia) yağmaladı; Attila Roma'ya yürümeyi düşünüyordu, ancak Priskos'un aktardığına göre adamları, Roma'yı yağmalayan Got kralı Alaric'in kısa süre sonra öldüğünü hatırlatarak onu vazgeçirmeye çalıştı. Bu sırada Papa Leo bizzat Veneti bölgesinde, Mincio nehrinin geçidinde Attila'yla görüştü ve Attila geri döndü. TDV, Papa'nın vergi ve Honoria'nın nişan yüzüğünü teklif etmesi üzerine Attila'nın İtalya'dan çekildiğini yazar.

Kaynaklar: [1] [4]

Attila'nın Ölümü ve Devletin Dağılması

Jordanes, Priskos'a dayanarak Attila'nın 453'te Ildico adlı genç bir kızla evlendiği gece öldüğünü anlatır: aşırı şarap ve uykuyla sırtüstü yatarken, normalde burnundan akacak olan kan boğazına dolmuş ve onu öldürmüştü. Attila'nın ölümünden sonra oğulları arasında taht mücadelesi başladı. TDV'ye göre yerine büyük oğlu İlek geçti; ancak kardeşler arasındaki çekişmeler ve Germen kavimlerinin isyanları devleti kısa sürede dağıttı. Jordanes'e göre 454'te Pannonia'da Nedao nehri yakınında Attila'nın egemenliği altındaki kavimler Hunlara karşı savaştı; Gepid kralı Ardaric'in zaferiyle sonuçlanan savaşta Hunlar ve yardımcıları arasından yaklaşık otuz bin kişi öldü ve Attila'nın en sevdiği oğlu Ellak (İlek) da düştü. TDV'ye göre öteki oğlu Dengizik 468'de Bizanslılara yenilip esir düştü ve İstanbul'da idam edildi; küçük oğlu İrnek ise bağlı gruplarla Karadeniz'in kuzeyine dönerek oradaki Ogur Türkleriyle karıştı ve Bulgarların oluşumunda rol oynadı.

Kaynaklar: [4] [1]

Tartışma: Hunlar ve Hsiung-nu

Avrupa Hunlarının Çin kaynaklarındaki Hsiung-nu ile aynı halk olup olmadığı tarihçiler arasında tartışmalıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi Avrupa Hunlarını Asya Hun İmparatorluğu'nun (Hsiung-nu) zayıflamasından sonra batıya göç eden Hun boylarının devamı olarak ele alır ve Türk tarihinin bir parçası sayar. World History Encyclopedia ise bu bağlantıyı ilk kez 18. yüzyılda Fransız doğubilimci Joseph de Guignes'in öne sürdüğünü, o zamandan beri kimilerinin bu görüşü desteklemeye kimilerinin çürütmeye çalıştığını yazar; ona göre modern araştırmada Hsiung-nu–Hun bağlantısı konusunda uzlaşı yoktur ve bağlantı büyük ölçüde kanıt yetersizliği nedeniyle reddedilmiştir. Tarihçi Christopher Kelly bağlantıyı kurma çabasını, Hunlara kesin bir köken bulma arzusuna bağlar. Bu madde iki görüşü de aktarır; konuyu kesin olarak çözülmüş saymaz.

Kaynaklar: [1] [5]

Tartışma: Katalaunum'un Sonucu ve Kayıpları

Katalaunum Savaşı'nın sonucu ve büyüklüğü kaynaklarda farklı değerlendirilir. Jordanes, “bu en ünlü savaşta” iki taraftan 165.000 kişinin öldüğünü, genel çarpışmadan önceki gece birbirleriyle karşılaşan Gepid ve Franklardan 15.000 kişinin de bu sayıya dahil olmadığını söyler. Ordunun büyüklüğü için de Jordanes yarım milyonu, World History Encyclopedia ise muhtemel olarak 200.000'i verir; TDV de 200.000 rakamını kullanır. Sonuç konusunda Jordanes'in anlatısı, Attila'nın arabalarla tahkim edilmiş ordugâhına çekilmek zorunda kaldığını anlatarak Roma-Got tarafını öne çıkarırken, TDV iki tarafın da ağır kayıplar verip çekildiğini ve Attila'nın Galya'yı tahrip ederek amacına ulaştığını yazar. Bu nedenle Katalaunum ne kesin bir Hun yenilgisi ne de kesin bir Hun zaferi olarak sunulmalıdır.

Kaynaklar: [4] [6] [1]

Tartışma: Tarihler ve Adlar

Hun tarihinin temel tarihleri bile kaynaklara göre değişir. Rua'nın ölümü ve Attila'nın tahta çıkışı TDV'de 433, World History Encyclopedia'da 434 olarak geçer; Margus Antlaşması World History Encyclopedia'da 439'a tarihlenir. Doğu Roma'ya ödenen vergi için TDV 447 seferinin sonunda 6.000 libre tazminat ve yıllık 2.100 libre vergi rakamlarını verir. Dengizik'in yenilgisi TDV'de 468'dir. Attila'nın adı için World History Encyclopedia “Küçük Baba” anlamını verir ve bazı tarihçilere göre bunun onun doğum adı olmayabileceğini belirtir. Attila'nın ölümüyle ilgili tek ayrıntılı anlatı Jordanes'in Priskos'a dayanarak verdiği anlatıdır. Bu madde her tarihi kaynağıyla birlikte verir.

Kaynaklar: [1] [6] [4]

Bugüne Mirası

Hunlar, Kavimler Göçü'nü başlatan ve Batı Roma'nın zayıflamasıyla birlikte anılan güç olarak hatırlanır; World History Encyclopedia'ya göre onların baskısıyla yaklaşık 376–476 arasında Alanlar, Gotlar ve Vandallar gibi halklar yer değiştirdi ve bu hareketler Roma toplumunun düzenini sarstı. Priskos'un elçilik anlatısı Attila'nın sarayı hakkındaki en zengin çağdaş kaynak olmayı sürdürür. TDV'ye göre Balkanlar'daki Türk varlığı Avrupa Hunlarıyla başladı ve Avarlar, Peçenekler, Uzlar ve Kuman-Kıpçaklarla sürdü. Hunların kökeni ve Türklerle ilişkisi ise tarih yazımında hâlâ tartışılan bir sorudur (bkz. Göktürk Kağanlığı, Bizans İmparatorluğu).

Kaynaklar: [5] [3] [1]

Önemli Hükümdarlar

  • Balamir370'ler

    İdil'i aşarak Hunları batıya yönelten önder (TDV).

  • Rua433/434'e kadar

    Orta Tuna ve Tisza havzalarına hâkim oldu.

  • Bleda445'e kadar

    Attila ile birlikte hüküm sürdü.

  • Attila433/434–453

    Doğu Roma'yı vergiye bağladı; 451'de Galya'ya, 452'de İtalya'ya sefer düzenledi.

  • Ellak (İlek)453–454

    Attila'nın büyük oğlu; Nedao'da öldü.

  • Dengizik468'e kadar

    Bizanslılara yenilip esir düştü (TDV).

  • İrnek454 sonrası

    Karadeniz'in kuzeyine dönerek Bulgarların oluşumunda rol oynadı (TDV).

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Hun grupları Kafkasların kuzeyine ulaştı (TDV).

  • Balamir önderliğinde Hunlar İdil'i geçti; Alanlar ve Ostrogotlar yenildi.

  • Vizigotlar Hunlardan kaçarak Roma topraklarına girdi.

  • Edirne'de Roma ordusu yenildi, Valens öldü.

  • Hun akınları Doğu Anadolu ve Suriye'ye ulaştı (TDV).

  • Hun merkezi Orta Avrupa'ya taşındı.

  • Rua öldü; Attila ve Bleda başa geçti.

  • Bleda öldü; Attila tek hükümdar oldu.

  • Büyük Balkan seferi; Doğu Roma ile barış (TDV).

  • Priskos'un katıldığı Doğu Roma elçiliği.

  • Katalaunum (Mauriacus) Savaşı.

  • İtalya seferi; Papa Leo ile görüşme.

  • Attila öldü.

  • Nedao Savaşı; Ellak (İlek) öldü.

  • Dengizik Bizanslılara yenildi (TDV).

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi — Türk (Avrupa Hunları bölümü, Ahmet Taşağıl)

    Balamir, 375 göçü, Rua, Attila ve Bleda, 447 seferi, Campus Mauriacus, İtalya seferi, İlek, Dengizik ve İrnek.

  2. Ammianus Marcellinus — Roman History, Kitap 31 (Loeb çevirisi, LacusCurtius)

    Birincil kaynak: Hunların Roma gözünden tasviri ve savaş tarzı.

  3. Priscus at the Court of Attila (J. B. Bury çevirisi), Georgetown University

    Birincil kaynak: 448/449 elçiliği, Attila'nın sarayı, ziyafet, Viminacium'lu Yunan tüccar.

  4. Jordanes — The Origin and Deeds of the Goths (C. C. Mierow çevirisi), Project Gutenberg

    Birincil kaynak: Katalaunum, Papa Leo, Attila'nın ölümü, Nedao.

  5. World History Encyclopedia — Huns (Joshua J. Mark)

    Kökenler, Xiongnu bağlantısı tartışması, Büyük Göç.

  6. World History Encyclopedia — Attila the Hun (Joshua J. Mark)

    Saltanat tarihleri, Margus Antlaşması, 451 seferi.

Sık Sorulan Sorular

Attila nasıl öldü?

Jordanes, Priskos'a dayanarak Attila'nın 453'te Ildico adlı genç bir kızla evlendiği gece öldüğünü anlatır: şölende aşırı şarap içen Attila sırtüstü uyurken, normalde burnundan akacak olan kan boğazına dolmuş ve onu boğmuştu. Jordanes bu ölümü “savaşta ünlü bir kral için utanç verici bir son” olarak niteler. Attila'nın ölümüne ilişkin ayrıntılı tek anlatı budur.

Priskos Attila'nın sarayında neler gördü?

J. B. Bury'nin çevirisine göre Priskos, Attila'nın cilalı tahtalardan yapılmış, ahşap çitle çevrili bir evde yaşadığını anlatır. Ziyafette konuklara gümüş tabaklar ve altın, gümüş kadehler verilirken Attila tahta bir tabaktan yalnızca et yedi ve tahta bir kadehten içti; giysileri, kılıcı ve atının koşumu süssüzdü. Priskos ayrıca Viminacium'da tüccarken esir düşüp Hunlar arasında yaşamaya başlamış Yunanca konuşan bir adamla karşılaştığını yazar.

Hunların savaş tarzı nasıldı?

Ammianus Marcellinus'a göre Hunlar önce uzaktan sivri kemik uçlu oklarla savaşır, sonra aradaki mesafeyi dörtnala geçip kılıçla yakın dövüşe girerdi. Düşman kılıç darbelerinden korunmaya çalışırken üzerine ilmik hâline getirilmiş kumaş şeritler atarak onu bağlar, ata binmesini ve yürümesini engellerdi. World History Encyclopedia de Hunların hareket kabiliyeti ve ansızın saldırmalarıyla tanındığını vurgular.