FilozofAntik Çağ

Konfüçyüs

Yaşadığı DönemMÖ 551 – MÖ 479
Doğum YeriQufu, Lu Devleti
AlanAhlak Felsefesi, Siyaset
Konfüçyüs'ün geleneksel portresi -Qufu'daki Konfüçyüs Aile Konağı.

Tablo, gelenekselKonfüçyüs'ün geleneksel portresi -Qufu'daki Konfüçyüs Aile Konağı.Wikimedia Commons (Public Domain)

İçindekiler

Genel Bakış

Konfüçyüs (geleneksel tarihlerle MÖ 551-479), Doğu Asya düşünce tarihinin en etkili figürlerinden biridir. Stanford Encyclopedia of Philosophy'ye (SEP) göre Konfüçyüs Çin tarihinin farklı dönemlerinde öğretmen, danışman, editör, filozof, reformcu ve peygamber olarak tasvir edilmiştir. "Konfüçyüs" adı, Kong soyadıyla "Usta" anlamına gelen fuzi saygı ekinin Latinceleştirilmiş birleşimidir ve geleneksel Doğu Asya kültürünün farklı yönleri için küresel bir simgeye dönüşmüştür. SEP'e göre erken kaynaklar Usta Kong hakkında biyografik ayrıntılar korusa da, Analektler (Lunyu) gibi metinlerdeki diyalog ve öyküler çok çeşitli temsilleri yansıtır; bunların bazı katmanları sonraki yorumcular tarafından belirli görüşleri sahiplenmek ya da kınamak için seçilip birbirine örülmüştür. Bu nedenle SEP, Konfüçyüs'ün felsefesinin tarihsel olarak eksik belirlendiğini vurgular. Internet Encyclopedia of Philosophy'ye (IEP) göre tarihsel Konfüçyüs, Zhou yönetiminin zayıfladığı ve siyasi birliğin bulunmadığı Bahar-Sonbahar döneminin (MÖ 770-481) ürünüdür, ama onu çoğunlukla Savaşan Devletler döneminden (MÖ 403-221) kalma metinlerden tanırız. IEP'ye göre Konfüçyüs'ün metinlerdeki görünümleri, Savaşan Devletler, Qin ve [[han|Han]] dönemlerinin okur-yazar seçkinleri arasındaki popülerliğinin ve yararlılığının bir göstergesidir.

Kaynaklar: [1] [2]

Doğumu ve Ailesi

Konfüçyüs'ün doğum yeri konusunda kaynaklar farklı vurgular yapar. SEP'e göre Konfüçyüs bugünkü Shandong eyaletinde, daha büyük Lu krallığının güneyindeki Zou bölgesinde doğdu; MÖ 551 tarihi, klasik İlkbahar ve Sonbahar Yıllıkları'na yazılmış Gongyang Şerhi'nde geçer. IEP ise onu Shandong yarımadasındaki küçük Lu devletinde doğmuş olarak tanıtır. SEP'e göre Lu'dan gelen babası, Sima Qian'ın anlatımında alçakgönüllülüğü ve ritüel ustalığıyla tanınan kişileri barındıran soylu bir klandan geliyordu. Babası Konfüçyüs küçük bir çocukken öldü; aile yoksul kaldı ama belirli bir toplumsal statüyü korudu. Konfüçyüs genç yaşta Zhou döneminin klasik ritüel ve tören biçimlerindeki uzmanlığıyla tanındı. Analektler'de Konfüçyüs kendi hayatını şöyle özetler: "On beşimde aklımı öğrenmeye verdim; otuzumda sağlam durdum; kırkımda şüphelerim kalmadı; ellimde Gök'ün buyruklarını bildim; altmışımda kulağım hakikati almaya uysal bir organ oldu; yetmişimde doğru olanı çiğnemeden gönlümün dilediğini izleyebildim." Bu öz-anlatım, sonraki gelenekte kendini yetiştirmenin aşamalarını gösteren bir model olarak okundu. Analektler'de Konfüçyüs kendini bir yaratıcı değil "aktarıcı" olarak tanımlar: "Bir aktarıcıyım, yaratıcı değil; eskilere inanır ve onları severim."

Kaynaklar: [1] [2] [4]

Memuriyet ve Gezginlik

SEP'e göre Konfüçyüs yetişkinliğinde Lu'ya gitti ve soylu ailelerin hizmetinde memur olarak çalışmaya başladı. Farklı kaynaklar ona Lu'da pek çok farklı görev atfeder. İlkbahar ve Sonbahar Yıllıkları'nın Zuo Şerhi, 509 ve 500 yılları için onu Islah Müdürü (sikou) olarak ve Qi'den gelen bir konuğun törenlerinde hükümdara yardım ederken gösterir. Mencius kitabı ise Konfüçyüs'ün tahıl ambarının hesaplarını tutan Yiyecek Kâtibi ve hayvanların otlatılmasını kaydeden Tarla Kâtibi olduğunu söyler. SEP'e göre Sima Qian bu görevleri anar, ama bunlara Zhongdu'da bir malikâneyi yöneten kâhyalık, Bayındırlık Bakanlığı ve hatta vekâleten başbakanlık gibi çok daha güçlü görevler ekler. Lu'dan ayrıldıktan sonra farklı öyküler Konfüçyüs'ü Wei, Song, Chen, Cai ve Chu krallıklarına yerleştirir; SEP'e göre Sima Qian bu öyküleri, yüksek ahlaki ölçütleri onu yozlaşmamış bir hükümdar aramak için sürekli dolaşmaya zorlayan ve hükümdarların onun değerini anlamadığı bir anlatıya dönüştürdü. IEP'ye göre Han döneminde Konfüçyüs'ün kökenleri ve eylemleri hakkında, yalnızca Analektler'i tanıyan okurları şaşırtacak pek çok hagiografik anlatı üretildi; bazı metinlerde Konfüçyüs, "tacı olmayan kral" olarak hüküm sürmesi kaderinde yazılı insanüstü bir figür olarak görünür. SEP'e göre hayatının sonlarına doğru hizmetten ayrılıp öğretmenliğe yöneldi.

Kaynaklar: [1] [2]

Öğrenciler ve Sima Qian'ın Biyografisi

SEP'e göre Konfüçyüs'ün ilk biyografisi, Sima Qian'ın (yaklaşık MÖ 145-86) Tarihçinin Kayıtları (Shiji) adlı eserindeki "Konfüçyüs'ün Soylu Evi" bölümüdür ve bağımsız olarak dolaşan diyalog ve düzyazı anlatı derlemelerine dayanır. SEP, Konfüçyüs'ün felsefesinin belirli öğelerini hayat deneyimlerine bağlamanın riskli ve döngüsel olabileceğini, çünkü biyografik ayrıntıların çoğunun önce öğretici mesajlar taşıyan anekdotlarda kaydedildiğini vurgular. Öğrenci sayısı da kaynaklarda farklıdır: SEP, gelenekte Konfüçyüs'ün 72 öğrenci yetiştirdiği anlatısının yaygın olduğunu belirtirken, Sima Qian'ın öğrencilere ayırdığı ayrı bölümün 77 doğrudan öğrenci saydığını ve toplam 3.000 kadar kişinin bu eğitimden geçtiğini söylediğini aktarır. Sima Qian'a göre Konfüçyüs öğrencilerini ritüel uygulamada ve Şiirler, Belgeler, Ritüel Kayıtları ve Müzik klasiklerinde yetiştirdi. SEP'e göre bu kadar büyük öğrenci sayıları ve görevler hakkındaki tutarsız anlatılar, Konfüçyüs'ün giderek otorite kazanan figürünü farklı bölgesel ya da yorumsal geleneklerle ilişkilendiren metinlerin aradaki yüzyıllarda çoğalmasından da kaynaklanabilir. Analektler'de Konfüçyüs'ün en çok övdüğü öğrencilerden biri Yan Hui'dir (Yen Yuan): Konfüçyüs onunla bütün gün konuştuğunu, karşı çıkmadığı için aptal sanılabileceğini, ama davranışlarını inceleyince öğretilerini açıklayabildiğini gördüğünü söyler. Yan Hui öldüğünde ise Analektler'e göre "Eyvah! Gök beni mahvediyor!" diye haykırdı.

Kaynaklar: [1] [4]

Analektler'in Derlenişi

SEP'e göre son bin yılda, aktarılmış Analektler'in yirmi bölümünün Konfüçyüs'ün özgün öğretilerini en doğru biçimde temsil ettiği yolunda geleneksel bir görüş gelişti. Bu görüş kısmen, Ban Gu'nun (MS 39-92) eserin Konfüçyüs'ün birinci ve ikinci kuşak öğrencileri tarafından derlenip yüzyıllar boyunca özel olarak aktarıldığını anlatan MS 2. yüzyıl tarihli açıklamasına dayanır. SEP'e göre kazılarla bulunan yeni kaynaklar bu tabloyu zenginleştirmiştir: Analektler'e paralel metinler içeren üç kazı vardır. Bunlar Hebei eyaletindeki Dingzhou'da 1973'te yapılan ve MÖ 55'e tarihlenen kazı, Kuzey Kore'nin Pyongyang kentindeki Jongbaekdong'da 1990'larda bulunan ve MÖ 62-45 arasına tarihlenen kısmi bir nüsha ile Jiangxi eyaletinde 2011-2015 arasında kazılan ve MÖ 59'a tarihlenen Haihun Markisi'nin mezarıdır. SEP'e göre Haihun buluntusu özellikle önemlidir, çünkü Han kaynaklarının Qi devletinde dolaştığını söylediği 22 bölümlük Analektler'in kayıp iki bölümünü içerdiği düşünülmektedir. IEP de Analektler'in, yanılmaz olmasa da Konfüçyüs'ün düşüncesini yeniden kurmak için başvurulan başlıca kaynak olduğunu, ama Çinli okurların onun kimliğini aramak için başvurduğu tek metin olmadığını belirtir. Metnin parçalı yapısı, yüzyıllar boyunca sayısız şerhe ve farklı yoruma açık kalmasını sağladı.

Kaynaklar: [1] [2]

Temel Erdemler

SEP'e göre Analektler'de erdemli insanın (junzi, "centilmen") en merkezî beş davranışı iyilikseverlik (ren), doğruluk (yi), ritüel uygunluk (li), bilgelik (zhi) ve güvenilirliktir (xin). İyilikseverlik erdemi, başkalarıyla onların bakış açısından iyi olanı gözeterek ilişki kurmayı gerektirir; Analektler bazen onu genel olarak "başkalarını önemsemek" diye tanımlar. Analektler'de Zhonggong iyilikseverliği sorduğunda Konfüçyüs şöyle yanıt verir: dışarı çıktığında herkese büyük bir konuğu karşılıyormuş gibi davranmak, halkı büyük bir kurban törenine yardım ediyormuş gibi çalıştırmak ve kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapmamak. Zigong, insanın bütün hayatı boyunca uygulayabileceği tek bir söz olup olmadığını sorduğunda ise Konfüçyüs "karşılıklılık" (shu) kelimesini önerir: "Kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapma." IEP'ye göre Analektler'de "başkasını gözetme" (zhong) ve "karşılıklılık" (shu) ayrı ayrı tartışılmayı hak eden terimlerdir; zhong klasik Çincede özellikle bir bakanın hükümdarına sadakati anlamına gelirken, Konfüçyüs anlamını kişinin kendini sonuna kadar adaması yönünde genişletir. SEP'e göre ritüel ve evlat saygısı (xiao) bağlamlarında, eylemin ardındaki duygusal durum çoğu zaman eylemin sonuçlarından daha önemlidir; Philip J. Ivanhoe'nun ifadesiyle ritüel ve müzik yalnızca değerlerin göstergesi değil, onları aşılayan araçlardır.

Kaynaklar: [1] [4] [2]

Yönetim, Aile ve İsimlerin Düzeltilmesi

Analektler'de Konfüçyüs, halk yasalarla yönetilir ve cezalarla tekdüzeliğe zorlanırsa cezadan kaçmaya çalışacağını ama utanç duygusu taşımayacağını; erdemle yönetilir ve törelerle düzenlenirse utanç duygusu kazanıp iyi olacağını söyler. Qi Dükü Jing yönetimi sorduğunda Konfüçyüs, "Hükümdar hükümdar, bakan bakan, baba baba, oğul oğul olduğunda yönetim vardır" yanıtını verir. Zilu ona bir devleti yönetse ilk olarak ne yapacağını sorduğunda ise Konfüçyüs "adları düzeltmek" gerektiğini söyler: Analektler'e göre adlar doğru değilse dil şeylerin gerçeğine uymaz, dil şeylerin gerçeğine uymazsa işler başarıyla yürütülemez; işler yürümezse ritüel ve müzik gelişmez, cezalar da yerinde olmaz ve halk elini ayağını nereye koyacağını bilemez. Columbia Üniversitesi'nin Asia for Educators programına göre geleneksel Çin düşüncesinde devletin modeli aileydi: hükümdar hem Göğün Oğlu hem halkın babasıydı ve "beş ilişki"nin birincisi ve üçüncüsü olan hükümdar-bakan ve baba-oğul ilişkileri aile ile devlet arasındaki paralelliği gösteriyordu. Aynı kaynağa göre Gök Buyruğu yönetme hakkını meşrulaştırıyor, görevini yerine getirmeyen hükümdara karşı ayaklanma hakkını da içeriyordu. Bugün Çincede devlet anlamına gelen guojia ("ulus-aile") sözcüğü, bu babaca ve rızaya dayalı ilişki fikrinin süregelen izlerinden biri olarak gösterilir.

Kaynaklar: [4] [3]

İnsanın Yetkinleştirilebilirliği

Asia for Educators'a göre Konfüçyüs bütün insanların temelde benzer olduğuna ve her bireyin eğitilip yetkinleştirilebileceğine inanıyordu. Onun önde gelen iki halefi insan doğası konusunda farklı görüşlere sahipti: Mencius insan doğasının iyiliğin tohumlarını taşıdığını, Xunzi (Hsun Tzu) ise işlenmemiş insan doğasının kötülüğe eğilimli olduğunu savundu; ama ikisi de insanın kendini yetiştirme ve ritüel yoluyla yetkinleştirilebileceğine inanıyordu. Aynı kaynağa göre 11. yüzyıldan itibaren Konfüçyüsçü düşünceyi yenileyen Yeni-Konfüçyüsçü filozoflar Mencius çizgisini benimsedi ve insan doğasının potansiyel iyiliğini eğitimle geliştirmenin önemini vurguladı. Asia for Educators'a göre insanın doğuştan iyiliğine ve yetkinleştirilebilirliğine olan inanç Çin siyasi sistemini derinden etkiledi: Konfüçyüsçü devlette hükümdarın başlıca işlevi halkı eğitmek ve dönüştürmekti; bu ideal olarak yasal düzenleme ve zorlamayla değil, kişisel yönetim, ahlaki örnek ve anlaşmazlıklarda arabuluculukla gerçekleştirilecekti. Devletin halkın ahlaki koruyucusu olduğu inancı, en önemlisi liyakate dayalı bürokrasi olan pek çok kurumda yansıdı: bütün memurların yalnızca yönetmelerini değil halka ahlaki örnek olmalarını sağlayacak nitelikleri için seçilmesi gerekiyordu. Bu nedenle Konfüçyüsçü klasikler memur adaylarınca öğrenilmeliydi ve servet değil resmî görev ve sınav derecesi statünün evrensel olarak kabul gören işaretiydi.

Kaynaklar: [3]

Han'dan Song'a: Devlet Öğretisi

IEP'ye göre Konfüçyüs'le ilişkilendirilen beş eski metin, yani "Beş Klasik", MÖ 136'da imparatorluk memurluk sınavlarının temeli yapıldı; bu metinleri ve onların ortodoks Konfüçyüsçü yorumlarını ezberlemek Han hükümetinde görev almak isteyen herkes için zorunlu hâle geldi. IEP'ye göre devletin Konfüçyüs'e olan bu bağlılığı Han'ın sona erdiği MS 220'ye kadar sürdü, ardından Konfüçyüs gözden düştü. [[han|Han Hanedanı]] döneminin bu kurumsallaşması, Konfüçyüs'ü yaşadığı dönemde sınırlı etkisi olan bir öğretmenden imparatorluk ideolojisinin merkezine taşıdı. SEP ve IEP'ye göre Song döneminin Konfüçyüsçü bilgini Zhu Xi (1130-1200), Analektler'i yeniden düzenlenen sınavlar için gerekli "Dört Kitap"tan biri olarak kurumsallaştırdı; SEP'e göre Zhu Xi'nin Analektler yorumu Çin, Kore ve Japonya'da geniş etki yaratan bir müfredatın parçası oldu. IEP'ye göre memur adayları bu metni ve ortodoks şerhlerini 20. yüzyılın başlarına kadar ezberlemeyi sürdürdü. SEP, modern öncesi Konfüçyüs'ün iyi yönetim, ahlaki eğitim, doğru ritüel uygulaması ve farklı rollerdeki insanların birbirlerine karşı karşılıklı yükümlülükleriyle yakından ilişkilendirildiğini belirtir. SEP'e göre Zhu Xi'nin de içinde yer aldığı Yeni-Konfüçyüsçülük, "ilke" (li) ve "pnöma" (qi) kavramlarına dayanan ve geleneği [[buda|Budizm]] ile Daoizmden ayıran özgün bir ahlaki kozmoloji geliştirdi. Han ile Song arasındaki dönem için bkz. [[tang|Tang Hanedanı]].

Kaynaklar: [2] [1]

Avrupa'da Konfüçyüs

SEP'e göre Konfüçyüs 18. yüzyıl Avrupa'sının entelektüel tartışmalarına girdiğinde Çin'in ilk filozofu olarak tanındı. Çin'deki Cizvit misyonerler, Konfüçyüs'ü iyiyi aramaya doğal teolojinin yönelttiği bir bilge olarak gösteren, onu Budizm ve Daoizmin "putperestlikleri"yle karşıtlık içinde sunan anlatılar gönderdiler. Avrupa'da aydınlar misyoner betimlemelerini ve Çin edebiyatından çevirileri okudu; SEP'e göre Gottfried Wilhelm Leibniz (1646-1716) ve Nicolas-Gabriel Clerc (1726-1798) gibi yazarlar Konfüçyüs'ü evrensel doğa yasalarını akıl yoluyla keşfettiği için övdü. Aydınlanma yazarları Konfüçyüs'ün ahlak felsefesini Kilise'nin dogmatik etkisinden bağımsız olduğu için kutladı; zaman zaman ise ateist ya da despotizmin savunucusu olarak eleştirildi. IEP de Avrupalıların Konfüçyüs'ü farklı biçimlerde yeniden yarattığını vurgular: Leibniz ya da Wolff gibi Alman düşünürler onda bir Aydınlanma bilgesi görürken, Hegel onu "tarihsiz halklar" olarak gördüklerinin örneği diye kınadı. IEP'ye göre her biri Konfüçyüs'ü kendi amaçları için kendi suretinde yeniden yarattı; bu süreç modern çağ boyunca sürdü ve tarihsel Konfüçyüs söz konusu olduğunda "çok ısı, az ışık" üretti.

Kaynaklar: [1] [2]

Modern Çin'de Konfüçyüs

IEP'ye göre 1911'de son Çin imparatorluk hükümetinin düşmesiyle Konfüçyüs de devletin dayattığı görkemli konumundan düştü, ama uzun sürmedi. SEP'e göre 20. yüzyılda modernleşme arayışı, Dört Mayıs ve Yeni Kültür hareketlerindeki bazı reformcuların ve Komünist Parti'deki pek çok kişinin Konfüçyüs'ü reddetmesine yol açtı; bunlar onun toplumsal ve siyasi felsefesindeki geleneksel hiyerarşileri, ortadan kaldırmak istedikleri toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerle özdeşleştirdiler. IEP'ye göre Mao, Konfüçyüs'ü Çin'i feodal bir arkaizm ve baskı kafesine hapsetmekle suçladı. IEP'ye göre Milliyetçi rejim ise önce anakarada, sonra Tayvan'da, kendisini ikonoklast Komünistlerden ayırmak için Konfüçyüs'ü ve Konfüçyüsçülüğü çeşitli biçimlerde destekledi. Komünist rejim de zaman zaman Konfüçyüs'ün önünde saygıyla eğildi, ama ondan önce onu özellikle 1960'ların sonu ve 1970'lerin başındaki gelenek karşıtı "Kültür Devrimi" kampanyalarında karaladı. IEP'ye göre bugün Çin'in Komünist hükümeti ülkenin dört bir yanındaki eski imparatorluk Konfüçyüs tapınaklarının yeniden inşası ve restorasyonu için büyük paralar harcamakta, ziyaretçilerin sık uğradığı yerlere yeni Konfüçyüs heykelleri dikmektedir. SEP'e göre Konfüçyüs'ün eğitimle özdeşleştirilmesi nedeniyle bugün doğum günü Asya'nın bazı bölgelerinde "Öğretmenler Günü" olarak kutlanmaktadır.

Kaynaklar: [2] [1]

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Confucius" (Jeffrey Riegel ve Robin Wang, 2020/2024)

    Geleneksel 551-479 tarihleri, Zou'da doğumu, Lu'daki görevleri, Sima Qian biyografisi, öğrenci sayıları, Analektler'in derlenişi ve yeni kazı buluntuları, temel erdemler, Zhu Xi ve Dört Kitap, Cizvitler ve Aydınlanma, modern dönem.

  2. Internet Encyclopedia of Philosophy — "Confucius"

    Bahar-Sonbahar dönemi, kaynakların niteliği, Han dönemi hagiografileri, MÖ 136'da Beş Klasik'in sınav sistemine temel yapılması, Zhu Xi, 1911 sonrası, Milliyetçiler ve Kültür Devrimi, zhong ve shu kavramları.

  3. Columbia University, Asia for Educators — "Confucian Teachings" ve Çin siyasi düşüncesi

    Devletin aile modeli, beş ilişki, Gök Buyruğu, insanın yetkinleştirilebilirliği, Mencius ve Xunzi, liyakate dayalı memurluk.

  4. Konfüçyüs, Analektler (Lunyu), çev. James Legge (Project Gutenberg)

    2.3-2.4, 2.9, 7.1, 11.8, 12.2, 12.11, 13.3, 15.23.

Sık Sorulan Sorular

Konfüçyüs kendi eserlerini yazdı mı?

SEP'e göre Analektler, Ban Gu'nun MS 2. yüzyıldaki açıklamasına göre Konfüçyüs'ün birinci ve ikinci kuşak öğrencileri tarafından derlendi. Analektler'de Konfüçyüs kendini "bir aktarıcı, yaratıcı değil" olarak tanımlar.

Konfüçyüs'ün "altın kural"ı nedir?

Analektler'de Zigong ömür boyu uygulanabilecek tek bir söz sorduğunda Konfüçyüs "karşılıklılık"ı (shu) önerir: "Kendine yapılmasını istemediğini başkalarına yapma."

Konfüçyüs'ün kaç öğrencisi vardı?

SEP'e göre gelenekte 72 öğrenci anlatısı yaygındır; Sima Qian ise 77 doğrudan öğrenci sayar ve yaklaşık 3.000 kişinin onun eğitiminden geçtiğini söyler. SEP bu büyük sayıların sonraki yüzyıllarda çoğalan metinlerden kaynaklanabileceğini belirtir.

Konfüçyüsçülük ne zaman devlet sınavlarının temeli oldu?

IEP'ye göre Konfüçyüs'le ilişkilendirilen Beş Klasik MÖ 136'da Han döneminde memurluk sınavlarının temeli yapıldı; Song döneminde Zhu Xi Analektler'i sınavlar için gerekli Dört Kitap'tan biri olarak kurumsallaştırdı.