Felsefi EkolAntik Çağ

Epikürosçuluk

Ortaya ÇıkışMÖ ~307, Atina
KurucusuEpikuros
Ana TemaHaz, Ataraksia, Ölüm Korkusundan Kurtuluş
AmaçAtaraksia (zihin huzuru)
Epikuros'un mermer büstü, Roma dönemi kopyası. Altes Museum, Berlin. Kopyanın yapıldığı yüzyıl kaynak kaydında belirtilmiyor; Epikuros'un yaşadığı dönemin (MÖ 341–270) çağdaş bir portresi değildir.

Antik heykelEpikuros'un mermer büstü, Roma dönemi kopyası. Altes Museum, Berlin. Kopyanın yapıldığı yüzyıl kaynak kaydında belirtilmiyor; Epikuros'un yaşadığı dönemin (MÖ 341–270) çağdaş bir portresi değildir.Gary Todd, Wikimedia Commons (CC0)

İçindekiler

Genel Bakış

Epikuros (MÖ 341–270), Atina'ya bağlı Gargettos demesinden bir yurttaştı ve Sisam'da büyüdü. Diogenes Laertios'a göre otuz iki yaşında önce Mytilene ve Lampsakos'ta bir okul kurdu, beş yıl sonra Atina'ya taşındı; Stanford girişi de Atina'ya dönüşünü MÖ 307/306'ya tarihler. Burada satın aldığı mülk “Bahçe” (Kepos) adıyla anıldı ve zamanla okulun kendi adı oldu. Öğretinin amacı, girişin ifadesiyle, bedensel acının ve zihinsel huzursuzluğun yokluğundan doğan mutluluktur. Epikuros'a göre insanı en çok yoran iki şey vardır: hiçbir zaman doyurulamayan “boş arzular” ve ölüm korkusu; felsefenin işi bunları çözmektir. Okul Roma döneminde de sürdü: MS 2. yüzyılda Diogenes Oinoandalı öğretiyi bir taşa kazıtmıştı. Antik çağda adı sık sık karalandı ve bugün de gündelik dilde “epikürcü” çoğu zaman lüks düşkünü anlamına gelir. Oysa Epikuros'un öğretisi bunun tersini, arzuların sınırlandırılmasını savunur.

Kaynaklar: [1] [4]

Kaynak Sorunu: Epikuros'u Kimden Okuyoruz?

Epikuros'u okumak, Stoacılıkta olduğu gibi kaynak sorunuyla başlar. Diogenes Laertios'a göre yaklaşık üç yüz tomar yazdı ve başyapıtı “Doğa Üzerine” otuz yedi kitaptan oluşuyordu. Bunlardan eksiksiz ulaşan yoktur; “Doğa Üzerine”nin elimizde yalnızca, Herculaneum'daki bir villanın kitaplığından çıkan hasarlı papirüs rulolarındaki parçaları vardır. Tam metin olarak üç mektup kalmıştır: Herodotos'a (fizik), Menoikeus'a (etik) ve Pythokles'e (astronomi ve meteoroloji) yazılanlar; Stanford girişi sonuncusunun Epikuros'a aidiyetinin sorgulandığını not eder. Bunlara iki derleme eklenir: Epikuros'tan ya da yakınlarından seçilmiş kısa cümleler olan “Ana Öğretiler” (Kyriai Doxai) ve kısmen örtüşen, bağımsız bir el yazmasından gelen “Vatikan Özdeyişleri”. Bu metinleri koruyan başlıca kaynak, MS 3. yüzyılda yazılan Diogenes Laertios'un “Ünlü Filozofların Yaşamları” adlı yapıtının X. kitabıdır. Bunun dışında Lucretius'un Latince şiiri, Diogenes Oinoandalı'nın MS 2. yüzyıldaki yazıtı ve Plutarkhos ile Sextus Empiricus gibi eleştirmenlerin aktarımları vardır. Yani Epikuros'u ya kendi özetlerinden, ya da sonraki takipçilerinin ve eleştirmenlerinin aktarımından tanıyoruz.

Kaynaklar: [1] [4]

Haz Nedir, Ne Değildir?

Epikuros hazzı en yüksek iyi sayar, ama bunu gündelik kullanımdan farklı anlar. Stanford girişine göre amaç, bedensel acının ve zihinsel huzursuzluğun yokluğundan doğan mutluluktur: bedende acısızlık (aponia), zihinde bozulmamışlık (ataraksia). Epikuros hazları durağan ve hareketli olarak ayırır; durağan (katastematik) haz bir süreç değil bir durumdur, hareketli (kinetik) haz ise bir süreçtir. Bu ayrımın tam anlamı tartışmalıdır: Stanford, Kirene okulunun kinetik hazların peşinden gidilmesini savunduğunu, Epikuros'un ise bu hazların acı veren bir eksikliğe dayandığı için zorunlu olarak sıkıntıyla birlikte geldiği gerekçesiyle karşı çıktığını aktarır; Cicero ve başkaları ise katastematik durumun haz değil nötr olduğunu ileri sürdü. Epikuros arzuları da üçe ayırır: doğal ve zorunlu olanlar (mutluluğa, bedensel esenliğe, yaşamın kendisine yönelenler), doğal ama zorunlu olmayanlar (hoş kokular, lezzetli yemek gibi) ve boş arzular; ölümsüzlük, büyük servet ya da heykel gibi şöhret işaretleri bunlara örnektir. Boş arzular hiçbir zaman doyurulamaz ve Stanford'un ifadesiyle uygar yaşamdaki huzursuzluğun ve acının başlıca kaynağıdır.

Kaynaklar: [1]

Atomculuk, Sapma ve Tanrılar

Epikuros'un etiği bir doğa felsefesine dayanır. Demokritosçu bir filozof olan Nausiphanes'in öğrencisiydi; evren ona göre boşlukta hareket eden atomlardan oluşur. Bu maddeci tablonun etik bir işlevi vardır: doğa olayları tanrıların öfkesiyle değil doğal nedenlerle açıklanıyorsa, onlardan korkmak için sebep kalmaz. Epikürosçu fiziğin en ünlü ilkesi “sapma”dır (clinamen): atomlar düşerken, belirli bir zaman ve yer olmaksızın, çok küçük bir sapma yapar. Stanford girişinin aktardığı Lucretius'un gerekçesi kozmolojiktir: ilk anda bütün atomlar aynı hızla aynı yönde, aşağıya doğru gitseydi, çarpışmalar nasıl başlardı? Sapma aynı zamanda evrene bir belirsizlik katar ve kadercilik sorununa verilmiş bir yanıt olarak okunur. Tanrılar konusunda Epikuros onların varlığını reddetmedi: girişe göre tanrılar ölümsüz ve yok edilemezdir, onlar hakkındaki imgemiz kendilerinden yayılan ince zarlardan gelir ve mutluluklarının şartı insan işlerine karışmamalarıdır. Yine de Stanford'un ifadesiyle, Epikuros'a göre tanrıların doğasının tam olarak ne olduğu belirsiz kalır.

Kaynaklar: [1]

Ölüm Korkusu

Epikürosçuluğun en tanınmış argümanı ölüm üzerinedir. “Menoikeus'a Mektup”ta (124–125) Epikuros şöyle der: ölüm bizim için hiçbir şey değildir, çünkü biz varken ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise biz yokuz. Stanford'un “Ölüm” girişi bu argümanı, ölümün duyumdan yoksun kalmak olduğu ve dolayısıyla kişi için ne kendi başına ne de dolaylı olarak kötü olduğu sonucuna varan sekiz öncüllü bir akıl yürütme olarak yeniden kurar. Lucretius'un “Şeylerin Doğası Üzerine” şiirinin III. kitabında (830–1094) bu argümana ünlü bir tamamlama eklenir: doğumumuzdan önceki yokluğu sakin karşılıyorsak, ölümümüzden sonraki yokluğa da aynı sakinlikle bakmalıyız. Literatür buna “simetri argümanı” der. Argümanın nasıl karşılandığı aşağıdaki tartışma bölümünde anlatılıyor.

Kaynaklar: [1] [2] [5]

Dostluk, Adalet ve Siyaset

Epikuros dostluğa büyük bir yer verir: Vatikan Özdeyişleri'nde (52) dostluk, dünyayı dolaşıp hepimize mutluluğa uyanmamızı bildiren bir güç olarak anılır. Stanford girişi burada bir gerilim görür: bilgenin dostunun acısını kendi acısı kadar duyacağı ve dostuna ihanet etmektense onun için ölmeyi seçeceği, yalnızca acısızlığa dayalı bir mutluluğu tek amaç sayan bir filozofta beklenmeyecek kadar özgeci duygulardır. Adalet ise sözleşmeseldir: Ana Öğretiler 31–33'e göre adalet, birbirine zarar vermemek ve zarar görmemek üzere yapılan anlaşmalardan ibarettir ve bu anlaşmalardan bağımsız olarak kendi başına bir şey değildir. Suçtan kaçınmanın gerekçesi bir tanrı korkusu değil, pratik bir kaygıdır: gizli bir suçta bile yakalanma ihtimali sürekli bir endişe yaratır ve huzuru bozar (Ana Öğretiler 34–35). Epikuros'un kamusal hayattan uzak durma yönündeki ünlü öğüdü “gizli yaşa” (lathe biosas) ise, yalnızca Plutarkhos'un ona karşı yazdığı denemeden bilinen biçimiyle karşımıza çıkar.

Kaynaklar: [1] [7]

Bahçe: Kimler Vardı?

Bahçe hem bir okul hem bir topluluktu. Diogenes Laertios, mülkün seksen minaya satın alındığını yazar (X.11). Epikuros'un vasiyeti Bahçe'yi ve ona bağlı her şeyi Hermarkhos'un ve topluluğunun kullanımına bırakır (X.17). Aynı kaynağa göre topluluğun içinde köleler de vardı: en seçkini, Epikuros'un kendi kölesi Mys'ti; “çalışmalarına katılan” biri olarak anılır (X.3, X.10). Vasiyet Mys'i, Nikias'ı ve Lykon'u özgür bırakır, Phaidrion'a da özgürlüğünü verir (X.21). Kadınlar da anılır: Themista, Leonteus'un karısı olarak; ayrıca Leontion, Hedeia, Erotion, Nikidion ve Mammarion adlarıyla. Ancak Diogenes Laertios aynı bölümlerde okula yöneltilen iftiraları da aktardığı için, kadınlara yönelik nitelemelerin hangi tanığa ait olduğunu ayırt etmek zordur; bu, kaynak sorununun bir parçasıdır.

Kaynaklar: [4]

Lucretius ve Metnin Serüveni

Epikürosçuluğun Latince en güçlü anlatımı, Lucretius'un “Şeylerin Doğası Üzerine” (De Rerum Natura) adlı şiiridir. Stanford girişine göre Lucretius'un yaşamı hakkında, yapıtından çıkarılabileceklerin ötesinde çok az şey biliyoruz: yaşam tarihi kabaca MÖ 90'ların ortasından 50'lerin ortasına uzanır ve dışarıdan tek tanıklık, Cicero'nun Şubat 54'te yazdığı, şiirin parlaklığını ve özgünlüğünü öven mektuptur. Şiir altı kitaptan oluşur ve ölçeği kademeli olarak büyütür: atom düzeyi (I–II), insan ölçeği (III–IV) ve kozmik düzey (V–VI). Lucretius, Epikuros'un yitik “Doğa Üzerine”sinden yararlanmıştır, ancak hangi bölümlerden olduğu tartışılır; şiir tamdır, ama son düzeltmeden geçmemiş gibidir, çünkü bazı dizeler yinelenir. Metin, Leiden'de bulunan iki 9. yüzyıl Karolenj elyazması sayesinde korunmuştur ve 1417'de papalık sekreteri Poggio Bracciolini onu yeniden bulunca dolaşıma girmiştir. Denys Lambin'in 1563 baskısı etkili oldu, Montaigne şiiri dikkatle okudu; ilk yerel dil çevirileri yasaklandı, ama Latince metin hiçbir zaman Yasaklı Kitaplar Dizini'ne alınmadı.

Kaynaklar: [2]

Tartışma: Epikuros'un Kendi Sözü Hangisi?

Sapma, Epikürosçu fiziğin en çok anılan ilkesidir; ama Stanford girişi bunun Epikuros'un günümüze ulaşan hiçbir metninde yer almadığını, kanıtın esas olarak Lucretius ve Cicero gibi sonraki kaynaklardan geldiğini belirtir. Girişe göre sapmanın tam olarak nasıl işlediği de açık değildir: küçük bir yön sapması olabilir, ya da yön değiştirmeden yana hafif bir kayma. Benzer bir çekince Pythokles'e mektup için geçerlidir: Epikuros'a atfedilir ama yazarlığı sorgulanmıştır. Ana Öğretiler ise doğrudan Epikuros'un cümleleri olmayabilir; giriş bu derlemeyi “Epikuros'tan ya da yakınlarından” seçilmiş özdeyişler olarak tanımlar. Yani “Epikürosçuluk şunu öğretir” demek, çoğu zaman “okulun ve sonraki yorumcularının sistemleştirdiği öğreti şunu içerir” demektir.

Kaynaklar: [1] [2]

Tartışma: Karalama ve Gerçek

Epikuros'un adı antik çağda karalama kampanyalarının hedefi oldu. Diogenes Laertios, Stoacı Diotimos'un ve başkalarının okulu ve kurucusunu anlatan iftiralarını (X.3–4), eski öğrencisi Timokrates'in ileri sürdüklerini de (X.6–7) aktarır; bu iddialar, Epikuros'un yalın yaşam öğretisinin tersini, yani lüks içinde yaşayan bir kurucu imgesini çizer. İnternet Felsefe Ansiklopedisi, Epikuros'un hedonizminin antik dünyada geleneksel ahlakı baltalamakla suçlanarak yaygın biçimde kınandığını, Cicero ve Plutarkhos'un okula çok düşman olduğunu kaydeder. Plutarkhos, “Gizli Yaşamak Akıllıca Bir Öğüt müdür?” adlı denemesinde, bu öğüdü verenin kendisini bilinmeyen bırakmak istemediğini ve öğüdü yayarak ün peşinde koştuğunu savunur. Jefferson yüzyıllar sonra, 31 Ekim 1819'da William Short'a yazdığı mektupta Stoacıların “büyük suçunun” Epikuros'a iftira etmek ve öğretisini çarpıtmak olduğunu yazar; Cicero'nun da bu saldırılara katılmasına üzülür (bkz. Stoacılık). Bugün Epikuros'un adı “lüks düşkünü” anlamında kullanılıyorsa, bunun gerekçesi öğretisinde değil bu hasım geleneğinde aranmalıdır.

Kaynaklar: [3] [4] [7] [8]

Tartışma: Simetri Argümanı Geçerli mi?

Lucretius'un simetri argümanı felsefede bugün de tartışılır. Stanford'un “Ölüm” girişine göre argüman zayıftır: ölüm yaşamı bitiren, doğum ise başlatan bir olaydır; bu yüzden ikisi bizi aynı biçimde etkilemez. Giriş ayrıca argümanın “ölmek” (yaşamı bitiren olay) ile “ölü olmak” (durum) arasındaki ayrımı bulanıklaştırdığını belirtir. Derek Parfit, bu asimetriyi açıklamaya çalışan filozoflar arasında anılır: geleceğe ait iyilere geçmişe ait iyilerden daha çok değer veririz ve bu tercih, yaşamın gelecekte uzamasını geçmişte uzamasına yeğlememizi rasyonel kılar. Thomas Nagel'in 1970 tarihli “Death” makalesi ise Epikuros'a en bilinen karşı çıkışlardan biridir: ona göre ölüm, hâlâ değerli olan bir yaşamın sürmesini elimizden aldığı için kötüdür. Böylece tartışmanın özü, bir şeyin bize kötü olması için onu yaşamamızın gerekip gerekmediğine varır.

Kaynaklar: [5]

Bugüne Mirası

Epikürosçuluğun modern dünyaya dönüşü büyük ölçüde kitaplar aracılığıyla oldu. Lucretius'un 1417'de yeniden bulunması ve 1563'teki Lambin baskısı, Epikürosçu düşüncenin Rönesans'ta dolaşıma girmesini sağladı (Rönesans). 17. yüzyılda Pierre Gassendi, 1649'da Diogenes Laertios'un Epikuros'a ayrılmış X. kitabını Latince çevirip geniş bir yorumla (Animadversiones) yayımladı; ölümünden sonra çıkan “Syntagma Philosophicum”da ise bu düşünceyi, ilahiyata uyumlu sayabildiği biçimiyle sistemleştirdi. Stanford'un Lucretius girişine göre bu çaba atomculuğa dayalı bir bilim üretmekten çok ampirizmi yeniden kurmaya ve Aristotelesçiliğe saldırmaya yaradı (Ampirizm, Aristoteles). Boyle, Gassendi'nin parçacıkçı kuramını mekanik felsefe için uygun bir ontoloji olarak övdü; Newton ise atomların özellikleri konusunda Gassendi'nin listesini neredeyse yineler (Bilimsel Devrim). Thomas Jefferson 1819'da “Ben de bir Epikürosçuyum” diye yazdı ve Epikuros'un gerçek (yüklenmemiş) doktrinlerinin Yunan ve Roma'nın bıraktığı ahlak felsefesinde akla uygun her şeyi içerdiğini savundu. Ölüm felsefesinde ise Epikuros'un argümanı, bugün de Nagel ve Parfit gibi düşünürlerin tartıştığı bir çıkış noktasıdır.

Kaynaklar: [2] [6] [8] [5]

Önemli Düşünürler

  • EpikurosMÖ 341–270

    Okulun kurucusu; Atina'da “Bahçe”yi satın aldı ve okulu orada sürdürdü.

  • Hermarkhosvasiyetteki varis

    Epikuros'un vasiyeti Bahçe'yi onun ve topluluğunun kullanımına bıraktı.

  • LucretiusMÖ 90'ların ortası – 50'lerin ortası

    “Şeylerin Doğası Üzerine” şiiriyle öğretiyi Latince anlattı; yaşamı hakkında çok az şey bilinir.

  • Diogenes OinoandalıMS 2. yüzyıl

    Epikürosçu öğretiyi bir yazıta kazıttı.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Epikuros doğdu; Gargettos demesinden bir Atina yurttaşıydı, Sisam'da büyüdü.

  • Epikuros Atina'ya döndü ve “Bahçe” adıyla anılacak mülkü satın aldı.

  • Epikuros öldü; vasiyeti Bahçe'yi Hermarkhos'un ve topluluğunun kullanımına bıraktı.

  • Cicero, Lucretius'un şiirini öven mektubunu yazdı; şiir hakkındaki tek çağdaş tanıklık budur.

  • Diogenes Oinoandalı, Epikürosçu öğretiyi bir yazıta kazıttı.

  • Diogenes Laertios, Epikuros'un mektuplarını ve öğretisini X. kitapta bir araya getirdi.

  • Poggio Bracciolini, Lucretius'un şiirini yeniden bularak dolaşıma soktu.

  • Gassendi, Diogenes Laertios'un X. kitabını yorumuyla yayımlayarak Epikürosçu atomculuğu yeniden canlandırdı.

  • Jefferson, William Short'a yazdığı mektupta kendini Epikürosçu olarak tanımladı.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Stanford Encyclopedia of Philosophy — Epicurus

    Hayatı, eserlerin durumu, haz, arzular, sapma, tanrılar, dostluk ve adalet.

  2. Stanford Encyclopedia of Philosophy — Lucretius

    Lucretius'un yaşamı, şiirin yapısı, elyazması geçmişi, Rönesans etkisi.

  3. Internet Encyclopedia of Philosophy — Epicurus

    Antik çağda hedonizme yönelik eleştiriler.

  4. Diogenes Laertios — Ünlü Filozofların Yaşamları, X. kitap (Hicks çevirisi, Wikisource)

    Doğum yeri, Bahçe'nin satın alınması, köleler ve kadınlar, vasiyet, iftiralar, eser sayısı.

  5. Stanford Encyclopedia of Philosophy — Death

    Epikuros'un ölüm argümanı, simetri argümanına itirazlar, Nagel ve Parfit.

  6. Stanford Encyclopedia of Philosophy — Pierre Gassendi

    Gassendi'nin Epikürosçu atomculuğu yeniden canlandırması, Boyle ve Newton'a etkisi.

  7. Plutarkhos — “Gizli Yaşamak Akıllıca Bir Öğüt müdür?” (Moralia XIV, Loeb Classical Library)

    “Gizli yaşa” öğüdünün Plutarkhos tarafından eleştirisi.

  8. Thomas Jefferson'dan William Short'a mektup, 31 Ekim 1819 (Monticello)

    “Ben de bir Epikürosçuyum” ifadesi ve Stoacıların Epikuros'a yönelik iftiraları.

Sık Sorulan Sorular

Epikuros gerçekten sofrasına günde bir mina mı harcıyordu?

Bu iddia, Diogenes Laertios'un aktardığına göre Epikuros'un eski öğrencisi Timokrates'e aittir; aynı iddia onun günde iki kez kustuğunu da öne sürer. Diogenes Laertios bunları okulun hasımlarının söyledikleri arasında sayar ve aynı kitapta Bahçe'nin seksen minaya satın alındığını yazar. Yani iddia doğru olsaydı, Bahçe'nin bedeli seksen günlük sofra harcamasına denk gelirdi. İddianın çekiciliği, Epikuros'un öğrettiği yalın yaşamla tam da çelişmesinden gelir: hasımlar onu kendi öğretisine ihanet eden biri olarak göstermek istemiştir.

Epikuros tanrılara dua eder miydi?

Stanford girişine göre Epikuros geleneksel dinî ayinlerin sürdürülmesini öğütledi. Ancak dua, onun için bir şey dilemek anlamına gelmiyordu: giriş, duayı tanrıların mutlu ve dingin imgesine açık olmak, yani bir tür alımlama olarak anlatır. Tanrılar insan işlerine karışmadıkları için ne ödüllendirebilir ne cezalandırabilirdi; Stanford'un ifadesiyle doğaları tam olarak belirsiz kalsa da bu belirsizlik onlardan korkmak için bir gerekçe sunmaz. Bu nedenle Epikürosçu için dinî pratik bir korku ya da pazarlık değil, mutluluğun örneğini seyretme biçimiydi.

Epikürosçular ile Stoacılar erdem konusunda karşıt mıydı?

Sanıldığı kadar değil. Stoacılara göre tek gerçek iyi erdemdi; Epikuros'a göre amaç acısızlık ve huzurdu. Yine de “Menoikeus'a Mektup”ta (132) Epikuros, ihtiyatlı, onurlu ve adil yaşayamayan birinin hazla da yaşayamayacağını, bunun tersinin de doğru olduğunu yazar. Yani erdem ile hazzı ayrılmaz sayar; aralarındaki fark, erdemin kendi başına mı yoksa huzurun aracı olarak mı değerli olduğu noktasındadır. Antik çağda bu ayrım keskin bir polemiğe dönüştü ve Stoacı Diotimos gibi isimler Epikuros'u karalayan iddialar yaydı.