FilozofAntik Çağ

Aristoteles

Yaşadığı DönemMÖ 384 – MÖ 322
Doğum YeriStagira, Makedonya
AlanFelsefe, Mantık, Doğa Bilimleri
Kurduğu OkulLykeion (MÖ 335)
Aristoteles büstü; Lysippos'un MÖ 330 dolayındaki bronz orijinalinin Roma dönemi mermer kopyası (pelerin sonradan eklenmiştir). Palazzo Altemps, Roma Ulusal Müzesi.

Antik büstAristoteles büstü; Lysippos'un MÖ 330 dolayındaki bronz orijinalinin Roma dönemi mermer kopyası (pelerin sonradan eklenmiştir). Palazzo Altemps, Roma Ulusal Müzesi.Jastrow (fotoğraf), Wikimedia Commons (CC0)

İçindekiler

Genel Bakış

Aristoteles (MÖ 384-322), Kuzey Yunanistan'daki Stageira'da doğdu ve Platon'un Akademia'sında yaklaşık yirmi yıl geçirdikten sonra Atina'da kendi okulu Lykeion'u kurdu. Stanford Encyclopedia of Philosophy'ye (SEP) göre belki iki yüze varan sayıda eser yazdı ve bunlardan yaklaşık otuz biri günümüze ulaştı. Eserleri mantık, metafizik ve zihin felsefesinden etik, siyaset kuramı, estetik ve retoriğe, hatta ayrıntılı bitki ve hayvan gözlemlerinde üstün olduğu ampirik biyolojiye kadar uzanır. MacTutor'un aktardığı Grayeff'e göre yerleşik gelenek, bu konuların çoğunun ondan önce sistematik disiplinler olarak var olmadığını ve ilk kez onun tarafından kurulduğunu kabul eder; Grayeff ise bazı metinlerin okulun ölümünden sonraki gelişmelerini yansıttığını savunur. Kaynaklar eser sayısında farklı rakamlar verir: TDV İslâm Ansiklopedisi Aristo'nun geride yüze yakın eser bıraktığını yazar, MacTutor ise elimizdeki 30 eserin 2000 sayfayı aştığını belirtir. Bu fark, kayıp eserlerin nasıl sayıldığına bağlıdır. İslâm dünyasında "el-muallimü'l-evvel" (ilk öğretmen) diye anılan, Latin Orta Çağı'nda ise skolastik düşüncenin çerçevesini belirleyen Aristoteles, bu maddede SEP'in beş ayrı maddesi, TDV ve MacTutor'a dayanarak ele alınmaktadır. Kaynakların ayrıldığı noktalar ayrıca belirtilmiştir.

Kaynaklar: [1] [6] [7]

Hayatı: Stageira'dan Khalkis'e

MacTutor'a göre babası Nikomakhos bir hekimdi ve Makedonya kralı III. Amyntas'ın özel hekimliğine atanmıştı; annesi Phaestis Euboia'daki Khalkis'tendi. Aristoteles yaklaşık on yaşındayken babası öldü ve vasisi Proksenos tarafından yetiştirildi. MÖ 367'de on yedi yaşında Atina'ya giderek [[platon|Platon]]'un Akademia'sına girdi ve Platon'un 347'deki ölümüne kadar orada kaldı. SEP'e göre ardından Küçük Asya kıyısındaki Assos'a geçti. TDV bu yeri Edremit Körfezi'ndeki bugünkü Behramköy olarak tanımlar. Assos'u yöneten eski Akademia mensubu Hermeias'ın yanında yaklaşık üç yıl kaldı. Hermeias'ın ölümü üzerine Midilli (Lesbos) adasına geçti ve orada Theophrastos'la birlikte iki yıl daha araştırma yaptı. Hermeias'ın yeğeni Pythias'la evlendi. Aralarındaki sıralama kaynaklarda farklıdır: MacTutor evliliği Assos'a, SEP ise Midilli'ye yerleştirir. 343'te Makedonya kralı II. Philippos'un çağrısıyla başkent Pella'ya gitti. 335'te Atina'ya dönerek Lykeion'u kurdu. Karısı Pythias'ın ölümünden sonra Herpyllis'le birlikte oldu ve Nikomakhos adlı bir oğulları oldu. SEP, Nikomakhos'a Etik'in adının büyük olasılıkla bu oğuldan geldiğini yazar. 323'te [[buyuk-iskender|Büyük İskender]]'in ölümüyle Atina'da Makedon karşıtlığı yeniden alevlenince kentten ayrıldı. Antik bir rivayete göre Atina'nın felsefeye karşı ikinci kez suç işlemesine izin vermeyeceğini söyledi; bu, [[sokrates|Sokrates]]'in idamına bir göndermeydi. TDV, filozofun Makedon yanlılığının yanında dinsizlikle de suçlandığını ekler. Annesinin memleketi Khalkis'e çekildi ve 322'de, MacTutor ve TDV'ye göre bir mide rahatsızlığından, altmış iki yaşında öldü.

Kaynaklar: [7] [1] [6]

İskender'in Hocası mıydı? Kaynaklar Arasındaki Ayrılık

Aristoteles'in Büyük İskender'e hocalık ettiği bilgisi en çok tekrarlanan biyografik ayrıntıdır, ancak kaynaklar bu konuda belirgin biçimde ayrılır. TDV'ye göre Philippos, oğlu İskender'i yetiştirmesi için Aristoteles'i 343-342'de Pella Sarayı'na davet etti. Bu eğitim sekiz yıl sürdü ve filozofa "cihan imparatorunu yetiştiren üstat" ününü kazandırdı. SEP daha temkinlidir: bir miktar eğitim verildiğini kabul etmenin makul olduğunu, ancak bunun büyük olasılıkla yalnızca iki üç yıl, İskender on üç ile on beş yaşları arasındayken sürdüğünü yazar. SEP'in gerekçesi, İskender'in on beş yaşında babasının yanında askerî komutan yardımcılığı yapıyor görünmesidir. SEP, bazı araştırmacıların ilişkinin sekiz yıla kadar sürdüğünü düşündüğünü ve 341-335 arasının az bilindiği için bunun kesin olarak dışlanamayacağını da not eder. MacTutor ise daha ileri gider: Jaeger'e dayanarak Aristoteles'in İskender'e hocalık ettiği hikâyesinin "neredeyse kesinlikle sonradan uydurulmuş" olduğunu yazar. MacTutor'a göre Aristoteles 343'te Makedon sarayına gelip yedi yıl orada kaldı; Philippos onda Akademia'nın gelecekteki başkanını görmüş olabilir. Üç kaynak Aristoteles'in 343'te Makedonya sarayında bulunduğu konusunda birleşir, ancak İskender'le ilişkisinin niteliği ve süresi tartışmalıdır. Aynı şekilde İskender'in etkisine dair yaygın yorumlar da SEP'in ifadesiyle karşı konulamaz bir spekülasyon konusudur; somut olarak bilinen çok azdır.

Kaynaklar: [6] [1] [7]

Lykeion ve Peripatos

SEP'e göre Aristoteles okulunu Apollon Lykeios'a adanmış bir kamu spor alanında kurdu ve okul adını buradan aldı. Okula bağlı olanlara daha sonra "Peripatetikler" denildi. SEP bunun büyük olasılıkla okul arazisindeki bir yürüyüş yolundan (peripatos) kaynaklandığını belirtir. TDV ise yaygın açıklamayı aktarır: Aristoteles derslerini öğrencileri arasında gezinerek verdiği için okula Peripatos (Arapçada el-meşşâî, yürüyen) denmiştir. Lykeion'da botanik, biyoloji, mantık, müzik, matematik, astronomi, tıp, fizik, felsefe tarihi, metafizik, psikoloji, etik, teoloji, retorik, siyasi tarih ve sanatlar üzerine araştırma yapılıyordu. SEP, okulun bütün bu alanlarda yazma eserler topladığını ve bazı antik anlatımlara göre antik çağın ilk büyük kütüphanesini oluşturduğunu yazar. MacTutor, Aristoteles'in Atina'ya yardımcılarıyla birlikte ve Makedonya'da topladığı kitaplar, haritalar ve öğretim malzemeleriyle geldiğini belirtir. Aynı kaynak, Akademia'nın ilgilerinin dar olduğunu, Lykeion'un ise doğanın ayrıntılı incelemesine öncelik vererek çok daha geniş bir konu yelpazesi izlediğini vurgular. Aristoteles'in siyasi çalışmaları da bu kolektif araştırma düzeninin ürünüdür. SEP'e göre, eskiden Aristoteles'e atfedilen "Atinalıların Devleti" (Athenaion Politeia) bugün araştırmacıların çoğunca onun öğrencilerinden birine, belki de onun yönlendirmesiyle yazılmış bir esere mal edilmektedir.

Kaynaklar: [1] [6] [7] [4]

Mantık: Organon ve Kıyas

SEP'in "Aristotle's Logic" maddesine göre Aristoteles'in mantık eserleri geleneksel olarak Organon (alet) adı altında toplanır: Kategoriler, Önerme Üzerine, Birinci Analitikler, İkinci Analitikler, Topikler ve Sofistik Çürütmeler. Bu kitapların merkezinde kıyas yer alır. MacTutor, Birinci Analitikler'deki kıyası iki öncül ve bir sonuçtan oluşan bir akıl yürütme biçimi olarak tanımlar ve Aristoteles'in örneğini aktarır: her Yunanlı bir insandır, her insan ölümlüdür, öyleyse her Yunanlı ölümlüdür. MacTutor'a göre Aristoteles mantığı bir bilim değil, bütün bilgi dallarından önce ele alınması gereken bir araç olarak görüyordu. Kuramsal bilimlerin aksiyomatik biçimde kurulması gerektiğini savunuyordu. Platon bütün bilgiyi kapsayan tek bir aksiyom sistemi önermişti, Aristoteles ise her bilim için ayrı bir aksiyom sistemini daha uygulanabilir buldu. Öklid'in geometri aksiyom sistemi Aristoteles'ten sonra geldi. Aristoteles'in bu alandaki başarısı o kadar kapsamlı görüldü ki SEP'in aktardığına göre Kant, iki bin yılı aşkın bir süre sonra mantığın Aristoteles'ten bu yana ne bir adım geriye gitmek ne de bir adım ilerlemek zorunda kaldığını yazdı. SEP'e göre son yüzyılda bu itibar iki kez tersine döndü. Frege ve Russell'ın ardından yükselen modern biçimsel mantık, Aristoteles mantığının ciddi sınırlılıklarını gösterdi; bugün pek az kişi onu bilimi, matematiği ya da gündelik akıl yürütmeyi anlamak için yeterli sayar. Öte yandan modern tekniklerle yetişmiş araştırmacılar, sonuçlarının doğruluğundan çok çalışmalarının modern mantıkla ruhça benzerliği nedeniyle Aristoteles'e yeni bir saygı duymaya başladı. SEP ayrıca Kant'ın, kategori kuramı fikrini övmekle birlikte Aristoteles'i kategorilerini hiçbir ilkeye dayanmadan seçtiği için eleştirdiğini aktarır.

Kaynaklar: [2] [7] [1]

Doğa Felsefesi: Hilomorfizm ve Dört Neden

SEP'e göre Aristoteles, bir şeyin açıklanması için dört ayrı soru sorulması gerektiğini düşünür: o şeyin ne olduğu, neyden yapıldığı, onu neyin meydana getirdiği ve ne için var olduğu. Bu sorular dört nedene (aitia) karşılık gelir: formel, maddi, fail ve ereksel neden. SEP'in heykel örneğinde maddi neden heykelin yapıldığı bronz, fail neden bronzu biçimlendiren, ereksel neden ise heykelin yapılma amacıdır. Aristoteles Fizik'in ikinci kitabında bu dört nedenin hem gerekli hem de yeterli olduğunu ileri sürer. SEP, bunun bir nitelemeyle birlikte okunması gerektiğini de belirtir: her olgu dört nedeni birden taşımaz; örneğin tesadüflerin ereksel nedeni yoktur. Aristoteles'in her tekil varlığı madde ile biçimin birleşimi olarak gören görüşüne hilomorfizm denir ve SEP bu kavramı Aristotelesçi felsefenin temel taşlarından biri olarak ele alır. SEP'e göre Fizik, Aristoteles'in elinde ampirik araştırmadan çok doğaya dair kavramsal sorunlara yoğunlaşır. Zenon'un hareket paradoksları bu sorunlara örnektir. Eser, bütün hareketin ilk ve ereksel nedeni olan bir "hareket etmeyen hareket ettirici"nin kanıtına kadar uzanır.

Kaynaklar: [1]

Biyoloji: Midilli'deki Araştırmalar

SEP'in "Aristotle's Biology" maddesine göre Aristoteles Midilli'de Theophrastos'la tanıştı ve ikisi birlikte biyoloji bilimini başlattı: Aristoteles hayvanları, Theophrastos ise bitkileri sistematik biçimde inceledi. MacTutor bu ilginin kökenini babasının ona verdiği tıp eğitimine bağlar. Aristoteles ve Assos'taki çevresi, özellikle zooloji ve biyoloji alanında gözlem toplamaya Assos'ta başladı. MacTutor, Barnes'tan aktardığı bir değerlendirmeyle bu hayvan incelemelerinin biyoloji bilimlerinin temelini attığını ve ölümünden iki bin yıldan fazla sonrasına kadar aşılamadığını yazar. SEP, Aristoteles'in canlıların parçalarını organizmanın işlevsel gereksinimleriyle açıklamasının, yani iç organların birlikte organik bir sistem oluşturduğunu göstermesinin, büyük Fransız doğa bilimci Georges Cuvier'i derinden etkilediğini belirtir. Aynı madde, biyoloji eserlerinin Arapçaya toplu çevirisine kadar üzerlerine şerh yazılmadığını kaydeder. Batı'da ilk kez Michael Scot'un Latince çevirileriyle ortaya çıktıklarını da ekler. Biyolojideki bu gözlemci tutum, fizikteki kavramsal yaklaşımla karşılaştırıldığında Aristoteles'in farklı alanlarda farklı yöntemler izlediğini gösterir.

Kaynaklar: [5] [7]

Etik: Mutluluk, Orta ve Akrasia

SEP'in "Aristotle's Ethics" maddesine göre Aristoteles etiği hayatımızı iyileştirmek için inceler ve temel ilgisi insanın iyi oluşunun (eudaimonia) doğasıdır. Sağlık ve servet gibi bütün ara amaçlar, iyi oluşu sağladıkları için istenir. SEP, Aristoteles'e göre mutluluğun erdeme uygun, yani yetkin biçimde gerçekleştirilen bir etkinlik olduğunu vurgular: iyi yaşam bir durum değil, bir etkinliktir. Erdem, iki aşırılık arasındaki orta olarak tanımlanır. Ancak Aristoteles bu ortanın kişinin özel koşullarını hesaba katarak belirlenmesi gerektiğini söyler. SEP'in örneğiyle, 10 ile 2'nin aritmetik ortası her zaman 6'dır, oysa bir zanaat ustasının seçtiği orta nokta durumdan duruma değişir. Etik erdem ancak pratik bilgelikle (phronesis) birleştiğinde tam gelişir. Pratik bilgelik yalnızca genel kurallar öğrenilerek kazanılamaz; iyi yetiştirilme ve alışkanlık yoluyla edinilen muhakeme, duygusal ve sosyal becerileri gerektirir. Aristoteles, erdem ile kusur arasında yer alan iki durumu da inceler: aklına rağmen tutkusuna yenik düşen "akratik" kişi ve tutkusuna rağmen akla uygun davranan "enkratik" kişi. Akrasia'yı da ikiye ayırır: düşünüp karar verdikten sonra tutkuya yenilen zayıflık (astheneia) ve hiç düşünmeden tutkuyla hareket eden atılganlık (propeteia). SEP, Sokrates'in akrasia'nın var olmadığını savunduğunu ve Aristoteles'in bu görüşün açıkça gözlemlerle çeliştiğini söylemekle birlikte sonunda Sokrates'e yakın bir konuma vardığını not eder. Nikomakhos'a Etik'in VIII. ve IX. kitapları dostluğa (philia) ayrılmıştır. Aristoteles birinin bir başkasını sevmesinin üç temel nedeni olduğunu söyler: iyi, yararlı ya da hoş olması. Dostluklar da bu üç temele göre ayrılır; en yetkini, eşit derecede erdemli kişiler arasındaki dostluktur.

Kaynaklar: [3] [1]

Siyaset ve Poetika

SEP'in "Aristotle's Political Theory" maddesine göre Aristoteles, Politika'nın ilk kitabında insanların doğası gereği birlikte yaşamak isteyen siyasal canlılar olduğunu savunur. SEP'in aktardığı ölçüte göre ortak yararı gözeten anayasalar doğru ve adil, yalnızca yönetenlerin çıkarını gözetenler ise sapkın ve adaletsizdir. Bu ayrım, yönetimin bir kişi, birkaç kişi ya da çoğunluk elinde olmasıyla birleştirilir. Oligarşide zenginler, demokraside yoksullar yönetir; Aristoteles demokrasiyi sapkın biçimler arasında, ama bunların en iyisi olarak sınıflar. SEP'e göre Aristoteles, çoğu koşulda ulaşılabilecek en iyi düzen olarak politeia'yı, yani demokrasi ile oligarşinin, mümkün olduğunda aristokrasinin unsurlarını birleştiren karma anayasayı görür. Bu düzende hiçbir yurttaş grubu haklarını kötüye kullanabilecek konumda olmaz. Orta sınıf zenginlerden ve yoksullardan daha kolay akla uyar. Aristoteles'e göre orta sınıfın kalabalık olduğu yerde iç çekişme en az görülür. SEP, karma anayasanın modern cumhuriyet rejimlerinin öncülü gibi göründüğü için araştırmacıların özel ilgisini çektiğini ekler. Aynı kaynak Aristoteles'in bugün kabul görmeyen görüşlerini de açıkça tartışır. Aristoteles, düşünüp karar verme yetisinden yoksun olduklarını kanıt göstermeden ileri sürdüğü "doğal köleler" üzerindeki efendi yönetimini meşru görmüştür. Kadınların karar verme yetisinin "yetkesiz" olduğunu ve erkek gözetimine ihtiyaç duyduklarını da iddia etmiştir. SEP bu argümanları modern okur için ikna edici bulmaz. Poetika'da Aristoteles trajediyi, acıma ve korku yoluyla bu duyguların katharsis'ini sağlayan bir taklit (mimesis) olarak tanımlar. SEP, sayısız çalışmada trajedinin amacının katharsis olduğunun varsayıldığını, ancak Aristoteles'in metinde bu konuda çok daha temkinli olduğunu belirtir: trajedi katharsis sağlar, fakat bunun trajedinin işlevi olduğu açıkça söylenmez.

Kaynaklar: [4] [1]

Metinlerin Serüveni: Ders Notlarından Andronikos'a

SEP'e göre Aristoteles'in eserleri acemi okur için ciddi güçlükler taşır: açıklanmamış teknik terimler, zaman zaman yorucu cümle yapıları ve kimi zaman gelişigüzel düzenlenmiş görünen bölümler. Oysa Cicero, Platon'un nesri gümüş ise Aristoteles'inkinin akan bir altın nehri olduğunu yazmıştı. SEP'e göre bu çelişkinin açıklaması, Cicero'nun bizim elimizde olmayan eserleri okumuş olmasıdır. Aristoteles büyük olasılıkla henüz Akademia'dayken diyaloglar yazmıştı ve bu "dışa dönük" (exoterik) eserlerden yalnızca kırıntılar kaldı. Elimizdeki metinler ise büyük olasılıkla ders notları, yazılıp yeniden işlenmiş taslaklar ve süren araştırmaların kayıtlarıdır; geniş bir okur kitlesine değil, iç çevredeki dinleyicilere yöneliktir. MacTutor da bu eserlerin Aristoteles tarafından yayımlanmak üzere yazılmadığını, Lykeion'daki derslerin notları olduğunu belirtir. Bu notlar ya Aristoteles'e ya da sonraki hocalara aittir, ya da onun derslerine sonradan ekleme yapılmış olabilir. Bugünkü külliyat, SEP'in biyoloji maddesine göre MÖ 1. yüzyılda Rodoslu Andronikos'a atfedilen bir baskıya dayanan Orta Çağ yazmalarından gelir. Kaynaklar Andronikos'un konumunu farklı tanımlar: SEP'in biyoloji maddesi onu Aristoteles'in Lykeion başkanlığındaki haleflerinden biri, MacTutor ise okulun son başkanı olarak anar. MacTutor baskının MÖ 60 civarında yapıldığını belirtir. MacTutor'un aktardığına göre bugün incelenen metinlerin biçimi, başlıkları ve sırası, filozofun ölümünden yaklaşık üç yüzyıl sonra Andronikos tarafından belirlenmiştir.

Kaynaklar: [1] [5] [7]

İslâm Dünyasında Aristo

TDV'nin "Aristo" maddesine göre VIII. yüzyılda başlayıp X. yüzyılın sonlarına kadar süren tercüme hareketi sırasında seksene yakın antik bilgin ve filozofun eserleri Arapçaya çevrildi. Aristo bunlar arasında İslâm dünyasındaki etkisi bakımından en çok üzerinde durulan filozoftur. Onu terminoloji, yöntem ve sorunlar açısından izleyenlere Meşşâiyyûn denildi. Aristo "el-hakîm", "el-feylesûf", mantığın kurucusu olarak "sâhibü'l-mantık" ve ilimleri sistematize ettiği için "el-muallimü'l-evvel" unvanlarıyla anıldı. SEP de Arap felsefesinde Aristoteles'in yalnızca "İlk Öğretmen" diye bilinecek kadar önemli olduğunu teyit eder. TDV, Batlamyus el-Garîb diye bilinen Ptolemaios'un Aristo'nun hayatını ve eser listesini içeren kitabının Arapçaya çevrildiğini yazar. İlk İslâm filozofu Kindî'nin Aristo'nun eserlerini tanıtan bir kitap kaleme aldığını ve [[ibn-sina|İbn Sînâ]]'dan önce Fârâbî'nin eserlerin eleştirisini yaptığını da belirtir. Bu nedenle ansiklopedi, müslümanların Aristo'yu sahte eserler üzerinden tanıdığı iddiasını mesnetsiz bulur. Bununla birlikte, uzun süre Aristo'ya ait sanılan Esûlûcyâ (Theologia) aslında Plotinos'un Enneadlar'ından özetlerdir. TDV, Yeni Platoncu sudûr teorisinin İslâm düşünürleri arasında bu yolla yayıldığını kaydeder. Mantık alanında İbnü'l-Mukaffa' Kategoriler'i, Önerme Üzerine'yi ve Birinci Analitikler'in bir bölümünü Pehlevîceden Arapçaya çevirdi. Retorik ve Poetika da Organon'a eklenerek mantık külliyatı sekiz, Porphyrios'un Eisagoge'siyle dokuz kitaba ulaştı. TDV, Meşşâîler için Aristo'yu olduğu gibi taklit etmenin söz konusu olmadığını, Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd'ün felsefelerinin birbirinden farklı özellikler taşıdığını vurgular.

Kaynaklar: [6] [1]

Latin Batı'ya Dönüş ve Günümüzdeki Etkisi

SEP'e göre İbn Sînâ (Avicenna) ve İbn Rüşd'ün (Averroes) titiz şerhleri Aristoteles'in görüşlerini dikkat çekici biçimlerde yorumlayıp geliştirdi. Bu şerhler, Aristoteles külliyatının XII. yüzyılda Latin Batı'ya ilk girişinde son derece etkili oldu. Endülüs'te İbn Rüşd'ün yetiştiği ortam için bkz. [[endulus-emevi|Endülüs Emevî Devleti]]. SEP, Thomas Aquinas'ın Aristoteles yorumunun iki kampta da tartışmalı olduğunu belirtir. Bazı Aristotelesçiler Aquinas'ı Aristoteles'i bozmakla, bazı Hıristiyanlar ise pagan felsefesine taviz vermekle suçlar. Pek çokları ise Tomizmi iki büyük geleneğin parlak bir sentezi olarak görür. SEP'e göre kısmen Aquinas'ın ilgisi sayesinde Aristotelesçi felsefe uzun süre düşüncenin çerçevesini belirledi. Bugün filozoflar zihin felsefesinden sonsuzluk kuramlarına kadar pek çok alanda Aristoteles'e başvurmaya devam eder. SEP, onun etkisinin en açık biçimde XX. yüzyılın ikinci yarısında başlayan erdem etiği canlanmasında görüldüğünü yazar. MacTutor ise Aristoteles'in matematikte yeni bir buluş yapmamış görünse de mantık ve aksiyomatik bilim anlayışı aracılığıyla matematiğin gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu vurgular.

Kaynaklar: [1] [7]

Başlıca Eserleri

  • OrganonMantık

    Kıyas mantığının sistematik ilk sunumu.

  • Nikomakhos'a EtikEtik

    "Altın orta" ve erdem etiğinin temel metni.

  • PolitikaSiyaset

    Şehir devletlerinin karşılaştırmalı analizi.

  • PoetikaSanat Teorisi

    Tragedya ve edebiyat eleştirisinin kurucu metni.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Stageira'da doğdu.

  • Atina'ya gelip Platon'un Akademia'sına katıldı.

  • Makedonya'da İskender'in eğitmeni oldu.

  • Atina'da Lykeion okulunu kurdu.

  • İskender'in ölümü üzerine Atina'dan ayrıldı.

  • Khalkis'te öldü.

  • Eserleri Arapçadan ve Yunancadan Latinceye çevrildi.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Aristotle" (Christopher Shields)

    Hayatı, İskender'e hocalığın süresi tartışması, Lykeion ve Peripatos adı, eserlerin sayısı ve ders notu niteliği, Cicero'nun üslup övgüsü, dört neden, katharsis tartışması ve Arap-Latin aktarımı.

  2. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Aristotle's Logic" (Robin Smith)

    Organon'u oluşturan eserler ve Frege sonrası modern mantık karşısında Aristoteles'in itibarı.

  3. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Aristotle's Ethics" (Richard Kraut)

    Mutluluk ve erdem, ortanın kişiye göre belirlenmesi, phronesis, akrasia ve üç dostluk türü.

  4. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Aristotle's Political Theory" (Fred Miller)

    Siyasal canlı olarak insan, anayasa sınıflaması, orta sınıf ve karma rejim, kölelik ve kadınlar hakkındaki görüşleri.

  5. Stanford Encyclopedia of Philosophy — "Aristotle's Biology" (James Lennox)

    Theophrastos'la Midilli'deki araştırmalar, Cuvier'in hayranlığı ve Andronikos baskısına dayanan külliyat.

  6. TDV İslâm Ansiklopedisi — "Aristo"

    Hayatına dair Türkçe özet, İslâm dünyasındaki unvanları, tercüme hareketi, Kindî ve Fârâbî'nin eser listeleri, Esûlûcyâ yanlış nisbeti ve Organon'un Arapçaya aktarımı.

  7. MacTutor History of Mathematics — "Aristotle" (J. J. O'Connor, E. F. Robertson)

    Ailesi ve gençliği, Assos'taki çevre, İskender'e hocalık rivayetine şüpheci bakış, Lykeion, eserlerin Andronikos tarafından yayımlanması ve kıyas örneği.

Sık Sorulan Sorular

Aristoteles gerçekten Büyük İskender'in hocası mıydı?

Kaynaklar ayrılır. TDV İslâm Ansiklopedisi eğitimin sekiz yıl sürdüğünü yazar. Stanford Encyclopedia of Philosophy bir miktar eğitim verildiğini makul bulur, ancak bunun büyük olasılıkla iki üç yıl sürdüğünü belirtir. MacTutor ise Jaeger'e dayanarak hocalık hikâyesinin neredeyse kesinlikle sonradan uydurulduğunu savunur.

Aristoteles'in eserleri neden bu kadar zor okunur?

Stanford Encyclopedia of Philosophy'ye göre elimizdeki metinler büyük olasılıkla ders notları ve yeniden işlenmiş taslaklardır; iç çevre için yazılmıştır. Cicero'nun altın bir nehre benzettiği cilalı diyaloglar ise kayıptır. Bugünkü külliyatın düzeni, MÖ 1. yüzyılda Rodoslu Andronikos'a atfedilen baskıya dayanır.

Peripatetik okul adını nereden alır?

TDV'ye göre Aristoteles derslerini öğrencileri arasında gezinerek verdiği için okula Peripatos (yürüyen) denmiştir. Stanford Encyclopedia of Philosophy ise adın büyük olasılıkla okul arazisindeki bir yürüyüş yolundan (peripatos) geldiğini belirtir.

Aristoteles İslâm dünyasında nasıl anıldı?

TDV'ye göre Aristo el-hakîm, el-feylesûf, sâhibü'l-mantık ve ilimleri sistematize ettiği için el-muallimü'l-evvel (ilk öğretmen) unvanlarıyla anıldı. Onu izleyen Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi filozoflara Meşşâîler denir.