Genel Bakış
İtalya'nın birleşmesi (Risorgimento, “yeniden diriliş”), yüzyıllardır siyasi olarak parçalı olan İtalyan yarımadasının XIX. yüzyılda tek bir devlette toplanması sürecidir. Treccani ansiklopedisine göre Risorgimento, XVIII. yüzyıl sonu ile XIX. yüzyıl arasında birbiriyle iç içe geçen ve çatışan hareketlerin toplamıdır; İtalya'yı yüzyıllık bölünmüşlükten birliğe, yabancı egemenliğinden bağımsızlığa, mutlak monarşiden Savoia hanedanı altında liberal ve anayasal devlete taşımıştır. ABD Dışişleri Bakanlığı Tarih Ofisi'ne göre modern İtalyan devletinin oluşumu 1861'de yarımadanın büyük kısmının Savoia (Piyemonte-Sardinya) hanedanı altında İtalya Krallığı'nda birleşmesiyle başladı; Venedik ve Roma dahil eski Papalık Devleti de 1871'e kadar katıldı. Bu madde süreci, başlıca aktörlerini ve tarih yazımındaki tartışmaları kaynaklarıyla birlikte anlatır (bkz. Almanya'nın Birleşmesi).
Parçalı İtalya ve Restorasyon
Treccani'ye göre Viyana Kongresi (1814–15) İtalya'yı yeniden, doğrudan ya da dolaylı olarak Avusturya'ya bağlı çeşitli devletlere böldü. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre bu dönemde yarımada Papalık Devleti, Avusturya düklükleri, Sardinya ve İki Sicilya krallıkları olarak yeniden parçalandı ve “İtalya” sözcüğü henüz bir coğrafya teriminden öteye geçemedi (bkz. Napolyon Bonapart). ABD Dışişleri Tarih Ofisi de birleşme öncesinde yarımadanın farklı krallık, şehir devleti ve dükalıklara bölündüğünü, ABD'nin başlıca üç devletle, yani Sardinya Krallığı, İki Sicilya Krallığı ve Papalık Devleti ile diplomatik ilişki sürdürdüğünü yazar. Tarih Ofisi'ne göre Papalık Devleti bin yılı aşkın bir süredir Papa tarafından dünyevi bir hükümdar olarak yönetiliyordu.
Gizli Cemiyetler ve Mazzini
Treccani'ye göre Restorasyon'a karşı demokratik-radikal yönelimli gizli cemiyetler kuruldu: Carboneria, 1820–21'de İki Sicilya ve Sardinya krallıklarında, 1831'de Emilia Romagna ve Marche'de ayaklanmalar örgütledi. Treccani'nin Mazzini maddesine göre Giuseppe Mazzini (Cenova 1805 – Pisa 1872) Carboneria'dan uzaklaşarak Genç İtalya'yı (Giovine İtalia) tasarladı; hedef, aynı ulusa ait olduğunun bilincindeki “özgür ve eşit” yurttaşlardan oluşan birleşik bir cumhuriyetti (Manifesto, 1831). Treccani'ye göre Genç İtalya çeşitli ayaklanmalar düzenledi, ancak bunların başarısızlığı ılımlı akımların doğmasına yol açtı: Gioberti'nin neoguelfizmi Papa'nın başkanlığında bir İtalyan devletleri konfederasyonu önerdi, Balbo ve d'Azeglio Piyemonte'nin önderliğini savundu, Cattaneo ise özerk cumhuriyetlerden oluşan bir federasyonu hedefledi.
1848–1849: Birinci Bağımsızlık Savaşı
Treccani'ye göre 1846'da IX. Pius'un papa seçilmesiyle başlayan kısa reform döneminde hükümdarlar anayasalar verdi, ancak süreç 1848 devrimleriyle sona erdi. Kral Carlo Alberto 23 Mart 1848'de Avusturya'ya savaş açtı; başlangıçta IX. Pius, Toskana ve İki Sicilya da Piyemonte'nin yanındaydı, ancak müttefikler çekilince Avusturya'nın karşı saldırısına yalnız Piyemonte göğüs gerdi ve Temmuz 1848'de Custoza'da yenildi. Bunun ardından demokratlar harekete geçti ve Toskana, Venedik ve Roma'da cumhuriyetler ilan edildi. Treccani'ye göre Carlo Alberto 1849'da yeniden saldırdı, ancak 23 Mart 1849'da Novara'da yenilince oğlu II. Vittorio Emanuele lehine tahttan çekildi. Cumhuriyetler düştükten sonra Albertino Statüsü dışındaki bütün anayasalar kaldırıldı; TDV'ye göre Fransızlar 1849'da Roma'da papalık hükümetini yeniden kurdu.
Cavour ve Piyemonte
Treccani'ye göre Camillo Benso di Cavour (Torino 1810 – 1861), 1847'de ılımlı Il Risorgimento gazetesini kurarak siyasete girdi; 1850'de tarım ve ticaret, 1851'de maliye bakanı oldu ve 2 Kasım 1852'de II. Vittorio Emanuele tarafından başbakanlığa getirildi. Treccani, Cavour'un 1842'de Tarım Derneği'nin kurucuları arasında yer aldığını, serbest ticaret anlaşmaları yaptığını, dinî tarikatların ve cansız el mülklerinin kaldırılması yasasında krala karşı kazandığı zaferle Piyemonte'de parlamenter rejimin kralın kişisel gücü karşısında üstün geldiğini yazar. TDV'ye göre Cavour, büyük devletlerin desteği olmadan İtalyan birliğinin gerçekleşemeyeceğini bildiği için İngiltere ve Fransa ile birlikte Kırım Savaşı'na girdi; Treccani'ye göre bu ittifak (10 Ocak 1855) ona İtalyan sorununu 8 Nisan 1856'da Paris Kongresi'nde ilk kez Avrupa'nın önüne koyma hakkı verdi (bkz. Kırım Savaşı).
Plombières ve 1859 Savaşı
Treccani'ye göre Felice Orsini'nin III. Napolyon'a düzenlediği suikast girişimi, imparatora İtalyan sorununu çözmenin aciliyetini hatırlattı ve 21 Temmuz 1858'de Plombières görüşmesine varıldı; Cavour o sırada henüz üniter-ulusal fikre kazanılmamıştı ve yarımadanın üç büyük devlete bölünmesini kabul etti. Treccani'nin Risorgimento maddesine göre Piyemonte'nin Avusturya ültimatomunu reddetmesiyle savaş 26 Nisan 1859'da başladı; yaklaşık 120.000 Fransız askeri İtalya'ya indi. Avusturyalılar Montebello (20 Mayıs) ve Palestro'da (31 Mayıs) yenildi; 4 Haziran'da Magenta'da, 24 Haziran'da Solferino ve San Martino'da müttefikler kazandı. Garibaldi'nin Alp Avcıları da Varese ve San Fermo'da başarı kazandı. Ancak III. Napolyon Franz Joseph'e ateşkes önerdi; ateşkes 8 Temmuz'da Villafranca'da imzalandı ve iki imparator 11 Temmuz'da barış ön koşullarını kabul etti. Treccani'ye göre bu ani ateşkes Cavour'un bütün hayalini tehlikeye soktu ve istifa etti.
Orta İtalya'nın İlhakı
Treccani'ye göre Orta İtalya'daki ilhak hareketi Cavour'a sorunu köklü biçimde çözme imkânı verdi; 21 Ocak 1860'ta yeniden iktidara gelen Cavour, Toskana ile Parma ve Modena dükalıklarını 11–12 Mart plebisitleriyle ilhak etti. Karşılığında Nice (Nizza) ve Savoie, 12–14 Mart'ta yapılan plebisitlerin ardından Fransa'ya bırakıldı. ABD Dışişleri Tarih Ofisi'ne göre Papalık Devleti ise 1870'e kadar varlığını sürdürdü ve ABD, Roma'daki elçiliğini Papalık Devleti İtalya Krallığı'na katılana kadar korudu.
Bin Kişi Seferi (1860)
Treccani'nin Mille maddesine göre seferi Garibaldi'ye Francesco Crispi önerdi; Garibaldi, Sicilya'da bir ayaklanmayla zemin hazırlanması şartıyla komutayı kabul etti. 4 Nisan 1860'ta Palermo'da ayaklanma başladı. Bin Kişi (tam olarak 1084 gönüllü) 5 Mayıs 1860'ta Cenova yakınındaki Quarto'dan Rubattino şirketine ait iki buharlı gemiyle yola çıktı, 11 Mayıs'ta Marsala'ya çıktı ve Salemi'de Garibaldi II. Vittorio Emanuele adına diktatörlük üstlendi. Calatafimi'de Bourbon birliklerini yenen gönüllüler 27–29 Mayıs'ta Palermo'yu aldı; Garibaldi 20 Temmuz'da Milazzo'da da kazandı, boğazı geçti ve 7 Eylül'de Napoli'ye girdi. Treccani'ye göre Cavour, monarşinin prestijinin yalnızca Garibaldi güçleriyle tamamlanan bir birlikle sarsılacağını görünce kraliyet müdahalesine karar verdi: Piyemonte ordusu Marche ve Umbria'yı işgal ederek Napoli Krallığı'na girdi. Belirleyici çatışma Volturno'da yaşandı; 26 Ekim'de Garibaldi Teano'da kralla buluştu ve diktatörlüğü ona devretti.
1861: İtalya Krallığı
Treccani'nin Cavour maddesine göre Garibaldi sorunu çözüldükten ve İki Sicilya (21–22 Ekim), Marche ve Umbria (4–5 Kasım) plebisitleri yapıldıktan sonra Cavour, Sardinya Krallığı'nı hukuken İtalya Krallığı'na dönüştürdü ve II. Vittorio Emanuele 17 Mart 1861'de İtalya kralı ilan edildi. TDV de İtalya Krallığı'nın, Roma, Venedik ve San Marino dışında, 17 Mart 1861'de Sardinya Kralı II. Vittorio Emanuele'nin başında olduğu bir devlet olarak kurulduğunu yazar. Treccani'ye göre Bourbonlar Gaeta'ya sığındı ve Gaeta 13 Şubat 1861'e kadar direndi. ABD Dışişleri Tarih Ofisi'ne göre ABD, İtalya Krallığı'nı 11 Nisan 1861'de, Chevalier Joseph Bertinatti'nin güven mektubunu kabul ederek resmen tanıdı. Treccani'ye göre Cavour kilise ile devlet ilişkilerini din özgürlüğü ilkesine göre çözme girişiminin ön adımlarını attı, ancak aynı yıl ölümü bu süreci tamamlamasına engel oldu.
1866: Üçüncü Bağımsızlık Savaşı ve Venedik
Treccani'ye göre üçüncü bağımsızlık savaşı Avusturya–Prusya savaşıyla sıkı biçimde bağlantılıydı. İtalya 20 Haziran 1866'da savaş ilan etti; sayıca üstün olmasına rağmen 24 Haziran'da Custoza'da yenildi. Ancak Prusya'nın 3 Temmuz'da Sadova'da (Königgrätz) kazandığı zafer Avusturya'yı güçlerini Venedik cephesinden çekmeye zorladı. Treccani, Lissa adasını işgal girişiminin de başarısız olduğunu ve denizde Trieste'yi alma planının tamamen suya düştüğünü yazar; 12 Ağustos'ta Cormons ateşkesi imzalandı ve Garibaldi, işgal ettiği Trentino'yu boşaltma emri aldı. Avusturya, III. Napolyon ile yaptığı gizli anlaşma uyarınca Venedik'i ona bıraktı. TDV'ye göre Prusya ile yapılan antlaşmanın ardından Venedik 1866'da İtalya'ya katıldı (bkz. Almanya'nın Birleşmesi).
Roma (1870)
Treccani'nin Roma Sorunu maddesine göre IX. Pius'un Fransız hükümetince desteklenen katı muhalefeti Cavour'un ve haleflerinin barışçı çözüm önerilerini boşa çıkardı; İtalya 1864 Eylül Sözleşmesi ile Fransa'ya Roma üzerindeki bütün iddialarından vazgeçeceğini taahhüt etti ve başkenti Torino'dan Floransa'ya taşıdı. Treccani'nin Garibaldi maddesine göre Garibaldi “Ya Roma ya ölüm” diyerek iki kez Roma'ya yürüdü: 29 Ağustos 1862'de Aspromonte'de İtalyan askerlerince yaralanıp esir alındı, 3 Kasım 1867'de Mentana'da Fransız ve papalık birlikleri onu geri çekilmeye zorladı. Treccani'ye göre ancak Fransa'nın Sedan'da yenilmesi (1870) çıkmazı aştı: İtalyan birlikleri 20 Eylül 1870'te Roma'ya girdi ve saray ile hükümet ertesi yıl Roma'ya taşındı. TDV'ye göre III. Napolyon'un devrilmesinden sonra İtalyan birlikleri Roma'ya girince papa Vatikan'a çekildi ve Roma 2 Ekim 1871'de İtalya'nın başkenti ilan edildi.
Roma Sorunu
Treccani'ye göre İtalya'nın 1871'de Kilise ile devlet ilişkilerini düzenlemek için çıkardığı Garanti Yasası (legge delle guarentigie) Papa tarafından kabul edilmedi; Papa İtalyan Katoliklerine siyasi hayata katılmamalarını emreden non expedit ilkesini dayattı. Treccani'ye göre iç siyasetin gelişmesiyle Kilise daha az uzlaşmaz bir tutuma geçti ve bu, 1913'te Gentiloni paktıyla doruğa ulaştı. Kilise ile devlet arasındaki ilişkilerin hukuki çözümü ise faşizm döneminde, 11 Şubat 1929'da imzalanan Lateran Antlaşmaları ile gerçekleşti. ABD Dışişleri Tarih Ofisi de Papalık Devleti'nin 1870'te İtalya Krallığı'na katılmasıyla ABD'nin Roma'daki elçiliğini kapattığını yazar.
Güney Sorunu
Treccani'ye göre “Güney sorunu”ndan (questione meridionale) 1861'den hemen sonra, eşkıyalığın (brigantaggio) doğurduğu siyasi ve toplumsal sorunlarla bağlantılı olarak söz edilmeye başlandı. Birleşme sırasında Po ovası ile Güney arasındaki farkların yalnızca Güney'in talihsiz siyasi geçmişinden kaynaklandığı düşünülüyordu; bu yüzden vergi sistemi, tam serbest ticaret rejimi, idari düzen ve medeni ve ceza hukuku Piyemonte'ninkine uyarlandı. Treccani'ye göre vergi yükü bunu taşıyamayacak bir ekonomiye bindi ve serbest ticaret rejimi Bourbonların son döneminde başkent çevresinde filizlenen imalat gelişmesini silip süpürdü. 1880'lerin sonunda Fransa ile yaşanan ekonomik savaş güney tarımına ağır bir darbe vurdu ve büyük bir göç dalgası başladı.
Kaynaklar: [7]
Tartışma: Risorgimento Kimin Eseriydi?
Treccani'ye göre Risorgimento tarih yazımında uzun süre şiddetli polemiklere konu oldu. Birleşmenin hemen ardından galip gelen monarşistlerin, ılımlıların ve liberallerin övgü dolu anlatılarına karşı mağlup Mazzinici cumhuriyetçiler, Bourbon yanlıları ve ruhban çevreleri suçlayıcı yorumlar geliştirdi. Treccani'ye göre geleneksel anlatıda Risorgimento küçük bir azınlığın eseri gibi görünüyordu ve aydın azınlık ile halk arasındaki kopukluk yeterince incelenmemişti; I. Dünya Savaşı sonrasında “kraliyet fethi” ve Mazzini'nin ideallerine ihanet tezleri yeniden gündeme geldi. Benedetto Croce ise siyasi anlamda gerçek İtalyan tarihinden ancak 1860'tan itibaren söz edilebileceğini savundu. Treccani'ye göre 1949'da yayımlanan Gramsci'nin Risorgimento üzerine düşünceleri, süreci ekonomik ve toplumsal yönleriyle incelenmesi gereken çağdaş dönemin ilk büyük siyasi devrimi olarak ele alarak İtalyan tarih yazımını yeniledi.
Kaynaklar: [1]
Tartışma: Cavour ve Garibaldi
Cavour ile Garibaldi arasındaki ilişki kaynaklarda gerilimli bir iş birliği olarak anlatılır. Treccani'nin Cavour maddesine göre Cavour 1860'ta Garibaldi girişiminin diplomatik denetimini tümüyle üstlendi ve onu ilhaklar ve plebisitlerle dengeledi; Calatafimi ve Palermo zaferlerinden sonra ulusal hareketin yönetimini kaçırmamak için Marche ve Umbria'nın işgalini tasarladı, böylece Garibaldi'nin başarılarını dengeleyip girişimin cumhuriyetçi bir çözüme varmasını önledi. Treccani'nin Mille maddesi de Cavour'un bir yandan Avrupa diplomasisini oyalarken öte yandan Sicilya'ya yardımı hızlandırdığını, ancak ilhakın bir an önce ilan edilmesi için baskı yaptığını yazar. Treccani'nin Garibaldi maddesine göre ise sefer hükümetin “en azından zımni onayıyla” başladı. Kaynaklar, iki adamın hedefte birleşip yöntemde ve rejim tercihinde ayrıldığında ortaklaşır.
Tartışma: Güney Neden Geri Kaldı?
Güney sorununun nedenleri tartışmalıdır ve Treccani bu tartışmanın başlıca görüşlerini sıralar. Güneyin eski bağımsızlığına özlem duyanlar Güney'in dertlerini birliğe bağlarken, Giustino Fortunato Güney'in İtalyan ulus devletine bağlanmasaydı daha kötü bir kadere sürükleneceğini savundu. Francesco Saverio Nitti'ye göre birlik sonrası kuzeyin gelişmesi ve güneyin geri kalması, güney sermayesinin vergi ve kredi yoluyla kuzeye aktarılmasından ve gümrük politikasından kaynaklanıyordu. Gaetano Salvemini güney toplumundaki büyük toprak burjuvazisini hedef alarak güneyli köylülerle kuzeyli işçilerin ittifakını önerdi; Antonio Gramsci ise Güney sorununu ülkenin en büyük tarihsel ve toplumsal çelişkisi olarak gördü. Treccani'ye göre faşizm Güney sorununu kapanmış ilan etti; savaş sonrasında 1949–1950'de kısmi bir toprak reformu ve Cassa per il Mezzogiorno kuruldu.
Kaynaklar: [7]
Tartışma: Tarihlerdeki Farklar
Bazı olaylar kaynaklarda farklı tarihlerle verilir. Treccani'nin Roma Sorunu maddesi Mazzinici Roma Cumhuriyeti'ni 1848'e bağlarken aynı ansiklopedinin Risorgimento maddesi cumhuriyetin Carlo Alberto'nun 1848 yenilgisinden sonra ilan edildiğini ve Novara'dan (23 Mart 1849) sonra düştüğünü anlatır. Roma'nın başkent oluşu için TDV 2 Ekim 1871 tarihini verirken Treccani, İtalyan birliklerinin 20 Eylül 1870'te Roma'ya girdiğini ve saray ile hükümetin “ertesi yıl” taşındığını yazar. TDV, Napoli merkezli Güney İtalya krallığının da 1871'de birliğe dahil edildiğini belirtir; Treccani ise İki Sicilya plebisitini 21–22 Ekim 1860'a, Gaeta'nın teslimini 13 Şubat 1861'e yerleştirir. ABD Dışişleri Tarih Ofisi ise Venedik ve Papalık Devleti'nin katılımını “1871'e kadar” ifadesiyle verir. Bu madde her tarihi kaynağıyla aktarır.
Bugüne Mirası
Birleşme, İtalya'yı XIX. yüzyılın büyük Avrupa devletleri arasına kattı; ancak Treccani'ye göre Trentino, Trieste ve İstria ancak I. Dünya Savaşı'yla İtalya'ya katıldı. Roma sorunu 1929'a, Güney sorunu ise Treccani'nin anlattığı tartışmalarla XX. yüzyılın ortasına ve sonrasına uzandı. Treccani'ye göre son dönem araştırmaları, hem siyasi-ideolojik hem de ekonomik-toplumsal yaklaşımların ihmal ettiği bir konuya, İtalyan ulusal topluluğuna aidiyet duygusunun nasıl oluştuğuna ve kök saldığına yöneldi. TDV'ye göre birleşmenin ardından İtalya, Francesco Crispi'nin başbakanlığında sömürgecilik faaliyetlerine girişti ve İtalyan ordusu 1880'de Somali ile Eritre'yi işgal etti (İtalya'nın Osmanlı ile savaşı için bkz. Trablusgarp Savaşı).
Önemli İsimler
- Giuseppe Mazzini1805–1872
Genç İtalya'nın kurucusu; cumhuriyetçi birlik çizgisinin önderi.
- Camillo Benso di Cavour1810–1861
Piyemonte başbakanı; Fransa ittifakını kurdu ve 1861 krallığını ilan ettirdi.
- Giuseppe Garibaldi1807–1882
Bin Kişi seferinin komutanı; Teano'da güneyi krala devretti.
- II. Vittorio Emanuele1849'dan
Sardinya kralı; 17 Mart 1861'de İtalya kralı ilan edildi.
- III. NapolyonFransa imparatoru
1859 savaşında Piyemonte'nin müttefiki; Villafranca ateşkesini imzaladı.
- IX. Pius1846'dan
Roma'nın birliğe katılmasına karşı çıkan papa.
Kilit Olaylar Kronolojisi
Cavour başbakan oldu.
Magenta ve Solferino–San Martino zaferleri.
Bin Kişi Quarto'dan yola çıktı.
Garibaldi Napoli'ye girdi.
Cavour İtalyan sorununu Paris Kongresi'ne taşıdı.
Lateran Antlaşmaları.
İtalya Krallığı ilan edildi.
İtalyan birlikleri Roma'ya girdi.
Plombières görüşmesi.
Carlo Alberto Avusturya'ya savaş açtı.
Novara yenilgisi; II. Vittorio Emanuele tahta çıktı.
Custoza yenilgisi; 1866'da Venedik katıldı.
İkinci Bağımsızlık Savaşı başladı.
Teano buluşması.
Viyana Kongresi İtalya'yı yeniden böldü.
Mazzini'nin Genç İtalya manifestosu.
Hükümet Roma'ya taşındı; Garanti Yasası.
Kaynaklar ve ileri okuma
Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.
- Treccani — Risorgimento
Hareketin akımları, üç bağımsızlık savaşı ve tarih yazımı tartışmaları.
- Treccani — Cavour, Camillo Benso conte di
Cavour'un siyasi kariyeri, Plombières, 1860 ve 1861.
- Treccani — Mille, Spedizione dei
Bin Kişi seferinin seyri.
- Treccani — Garibaldi, Giuseppe
Garibaldi'nin hayatı, Aspromonte ve Mentana.
- Treccani — Mazzini, Giuseppe
Genç İtalya ve Roma Cumhuriyeti.
- Treccani — Questione romana
Roma sorunu, 1870 ve 1929 Lateran Antlaşmaları.
- Treccani — Meridionale, questione
Güney sorunu tartışmasının tarihi.
- TDV İslâm Ansiklopedisi — İtalya (Şerafettin Turan ve diğerleri)
Restorasyon, Cavour, 1861, 1866 ve 1870–71.
- ABD Dışişleri Bakanlığı Tarih Ofisi — Italy ve Papal States
Birleşme öncesi devletler, 1861 tanınma ve Papalık Devleti'nin sonu.
Görseller

Sık Sorulan Sorular
Bin Kişi seferine kaç kişi katıldı?
Treccani'nin Mille maddesine göre Garibaldi'nin “Bin Kişi”si tam olarak 1084 gönüllüydü. 5 Mayıs 1860'ta Cenova yakınındaki Quarto'dan Rubattino şirketine ait Piemonte ve Lombardo adlı iki buharlı gemiyle yola çıktılar ve 11 Mayıs'ta Sicilya'da Marsala'ya çıktılar.
Roma neden 1870'e kadar birliğin dışında kaldı?
Treccani'nin Roma Sorunu maddesine göre IX. Pius'un Fransa tarafından desteklenen katı muhalefeti barışçı çözüm önerilerini boşa çıkardı; İtalya 1864 Eylül Sözleşmesi ile Fransa'ya Roma'dan vazgeçeceğini taahhüt etti. Ancak Fransa'nın 1870'te Sedan'da yenilmesiyle çıkmaz aşıldı ve İtalyan birlikleri 20 Eylül 1870'te Roma'ya girdi.
Cavour başta İtalya'nın tamamını birleştirmeyi mi hedefliyordu?
Treccani'nin Cavour maddesine göre 21 Temmuz 1858 Plombières görüşmesinde Cavour henüz üniter-ulusal fikre kazanılmamıştı ve yarımadanın üç büyük devlete bölünmesini kabul etti. Tam birlik, 1860'ta Orta İtalya'daki ilhak hareketi ve Garibaldi'nin seferiyle ortaya çıkan yeni koşullarda gerçekleşti.
