Sanat AkımıÇağdaş Dönem

Sürrealizm

Ortaya Çıkış1924, Paris
Kurucu MetinAndré Breton, Sürrealist Manifesto
Öncü İsimlerDalí, Magritte, Breton
Philippe Halsman'ın Salvador Dalí ile birlikte çektiği ünlü "Dalí Atomicus" fotoğrafı.

Fotoğraf, 1948Philippe Halsman'ın Salvador Dalí ile birlikte çektiği ünlü "Dalí Atomicus" fotoğrafı.Philippe Halsman, Wikimedia Commons (Public Domain)

İçindekiler

Genel Bakış

Sürrealizm, 20. yüzyılın ilk yarısında Paris'te doğan, aklın denetimi dışında kalan bilinçdışını, rüyaları ve tesadüfü sanatın ve düşüncenin merkezine koyan bir edebiyat, felsefe ve sanat akımıdır. Tate'in tanımına göre sürrealizm insan deneyiminde devrim yapmayı amaçlar; hayata dair akılcı bir bakışı bilinçdışının ve rüyaların gücünü öne süren bir bakışla dengeler. Akımın sanatçıları beklenmedik ve tekinsiz olanda, göz ardı edilen ve alışılmadık olanda büyü ve tuhaf bir güzellik bulur; çalışmalarının özünde dayatılmış değerlere ve normlara meydan okuma ve özgürlük arayışı yatar. Tate ve Metropolitan Museum of Art'ın 2022'deki ortak sergisi Surrealism Beyond Borders'ın rehberi, sürrealizmin bir üslup değil bir zihin hâli olduğunu vurgular ve hareketin Paris'te 1924 civarında kıvılcımlandığını, ardından Kahire'den Meksiko'ya, Prag'dan Tokyo'ya kadar geniş bir coğrafyada yayıldığını belirtir. Bu madde Tate, Fundació Gala-Salvador Dalí, ABD Holokost Anıt Müzesi, Peggy Guggenheim Collection, EBSCO Research Starters ve 1938 manifestosunun tam metnine dayanır.

Kaynaklar: [1] [2]

Adın Kökeni ve Dada Mirası

Tate'e göre "sürrealist" kelimesi ("gerçekliğin ötesinde" anlamını çağrıştırır) Fransız avangart şair Guillaume Apollinaire tarafından 1917'de sahnelenen bir oyunun önsözünde türetildi. Akımın doğrudan öncülü ise I. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan Dada'ydı. Tate'in Dada maddesine göre bu hareketin kurucusu yazar Hugo Ball'du: Ball 1916'da Zürih'te Cabaret Voltaire adlı hicivli bir gece kulübü ve adı "Dada" olacak bir dergi kurdu. Dadacılar savaşın ve onu başlatıp sürdüren toplumun her yönünü, sanatı da dahil olmak üzere, sorguluyordu; amaçları sanattaki geleneksel değerleri yıkıp yerine yeni bir sanat koymaktı. Tate, Hans Arp'ın sonradan yazdığı şu sözleri aktarır: "1914 Dünya Savaşı'nın kasaplığından tiksinerek Zürih'te kendimizi sanata adadık. Toplar uzakta gürlerken şarkı söyledik, resim yaptık, kolajlar ve şiirler yazdık." Tate'e göre Dada savaş karşıtı olduğu kadar burjuva karşıtıydı ve radikal solla siyasi yakınlıklar taşıyordu. Hareket uluslararası bir nitelik kazandı ve savaştan sonra Paris'teki sürrealizmin temelini oluşturdu. [[birinci-dunya-savasi|I. Dünya Savaşı]]'nın yarattığı bu tepki ortamı, sürrealizmin akılcılığa yönelttiği eleştirinin de arka planıdır.

Kaynaklar: [1]

Breton'un Manifestosu ve Otomatizm

Tate'e göre Paris'te yeni bir şair ve sanatçı topluluğunun önderi olan André Breton, 1924'teki Sürrealizm Manifestosu'nda sürrealizmi şöyle tanımladı: "Sözlü, yazılı ya da başka herhangi bir biçimde düşüncenin gerçek işleyişini ifade etmeyi amaçlayan saf psişik otomatizm. Aklın her türlü denetiminin yokluğunda, her türlü estetik ve ahlaki kaygının dışında düşüncenin dikte edilmesi." Tate'in otomatizm maddesine göre terim fizyolojiden ödünç alınmıştır; orada solunum ya da uyurgezerlik gibi bilinçli olarak denetlenmeyen bedensel hareketleri anlatır. Psikanalist Sigmund Freud (Sigmund Freud) hastalarının bilinçdışını keşfetmek için serbest çağrışımı ve otomatik çizim ya da yazıyı kullanmıştı; Tate'e göre Freud'un fikirleri Breton'u güçlü biçimde etkiledi. Breton ve arkadaşları otomatizmin ilk örneklerini otomatik yazılarda verdiler: amaç, eli bilinçli olarak yönlendirmeden olabildiğince hızlı yazmaktı. Tate'e göre Max Ernst'in icat ettiği sürrealist kolaj, görsel sanattaki ilk otomatizm biçimiydi; Ernst ayrıca frottaj (sürtme) ve grataj (kazıma) teknikleriyle eserlerinde tesadüfi dokular yarattı. Joan Miró ve André Masson gibi sanatçılar da çeşitli otomatik çizim ve resim biçimleri geliştirdi. Surrealism Beyond Borders rehberi, Freud'un 1900 tarihli Rüyaların Yorumu kitabının birçok sanatçı için erken ve hayati bir uyarıcı olduğunu ekler.

Kaynaklar: [1] [2]

Sürrealist Araştırmalar Bürosu

Surrealism Beyond Borders rehberine göre Paris sürrealistleri 11 Ekim 1924'te Bureau de recherches surréalistes'i (Sürrealist Araştırmalar Bürosu) açtı. Şair Antonin Artaud'nun yönettiği büro, onun deyimiyle bir "iletişim ajansı" idi ve hayatı "yeniden sınıflandırmayı" amaçlıyordu. Üyeler sürrealist devrime ilişkin malzemelerden bir arşiv oluşturdu: rüya anlatıları topladılar, buluntuları ve tesadüfleri belgelediler, bir "harikulade sözlüğü" gibi projeler hazırladılar. Mekân ziyaretçileri şaşırtacak biçimde düzenlenmişti; tavandan bir kadın bedeninin alçı kalıbı sarkıyor, duvarda Giorgio de Chirico'nun Tobias'ın Rüyası tablosu asılı duruyordu. Büro ziyaretçi kabul ediyor, ortak broşürler dağıtıyor, basının sorularını yanıtlıyor ve grubun ilk dergisi La Révolution surréaliste'i yayımlıyordu. Rehbere göre Adelaide'den Bükreş'e, Prag'dan Rio de Janeiro'ya kadar pek çok yerden aboneler büroyla temas kurarak kendi sürrealist faaliyetlerinin haberlerini paylaşıyordu. Bu yapı, sürrealizmin başından beri bir grup etkinliği olarak örgütlendiğini ve kendini tanıtmakta oldukça becerikli olduğunu gösterir.

Kaynaklar: [2]

Nefis Ceset ve Kolektif Yaratım

Tate'e göre cadavre exquis (nefis ceset), sürrealist sanatçıların tuhaf ve sezgisel çizimler yaratmak için kullandığı ortak bir çizim yöntemidir. Oyuncuların sırayla bir kâğıda yazıp yazdıklarını gizlemek için kâğıdı katladığı ve bir sonrakine verdiği eski bir salon oyununa benzer, ancak yazı yerine beden parçalarının çizildiği bir biçime uyarlanmıştır. Tate'e göre oyun 1925'te Paris'te sürrealistler Yves Tanguy, Jacques Prévert, André Breton ve Marcel Duchamp tarafından icat edildi. Adı, oyun ilk oynandığında ortaya çıkan "le cadavre exquis boira le vin nouveau" (nefis ceset yeni şarabı içecek) cümlesinden gelir. Surrealism Beyond Borders rehberi, kolektifliğin sürrealizmin temel niteliklerinden biri olduğunu vurgular ve Paris'teki ilk katılımcılardan Simone Breton'un ortak çalışmaların "tek bir zihnin hayal edemeyeceği imgeler" ortaya çıkarabileceği sözünü aktarır. Rehbere göre şair Ted Joans'ın 1976'da başlattığı Long Distance adlı nefis ceset çizimi dokuz metreyi aşan bir uzunluğa ulaştı ve otuz yıl boyunca 132 katılımcının katkısıyla, Joans'ın ölümünden iki yıl sonrasına kadar sürdü. Tate, yöntemin sürrealistlerden sonra da kullanıldığını ve Jake ve Dinos Chapman kardeşlerin bu yaklaşıma başvurduğunu belirtir.

Kaynaklar: [1] [2]

Dalí, Magritte ve Görsel Sanat

Tate'in sürrealizm sayfası, bazı sürrealist sanatçıların bilinçdışındaki fikir ve imgeleri açığa çıkarmak için otomatik çizim ya da yazıya başvurduğunu, bazılarının ise rüya dünyalarını ya da gizli psikolojik gerilimleri tasvir etmeyi seçtiğini belirtir; Tate koleksiyonu bu iki eğilimi de temsil eden René Magritte (1898-1967) ve Salvador Dalí (1904-1989) gibi isimlerin eserlerini içerir. Fundació Gala-Salvador Dalí'nin zaman çizelgesine göre Dalí, 1929'da Joan Miró aracılığıyla Paris sürrealistleriyle ilk temasını kurdu; aynı yıl Gala ile tanıştı ve 1930'da sürrealist gruba yerleşti. Belleğin Azmi'ni 1931'de yaptı. Surrealism Beyond Borders rehberi Dalí'nin sürrealist nesneler hakkındaki sözünü aktarır: bu nesneler "pratik ve akılcı bakımdan tamamen yararsız" ve sanrılı nitelikteki fikirleri ve fantezileri "fetişist bir biçimde, azami somut gerçeklikle maddeleştirmek" amacıyla yaratılmıştı. Rehbere göre bu nesneler, 19. yüzyıl şairi Lautréamont'un ünlü "bir dikiş makinesiyle bir şemsiyenin bir ameliyat masası üzerinde rastlantısal karşılaşması kadar güzel" ifadesinde özetlenen, birbiriyle ilgisiz öğelerin buluşmasından doğan etkiden güç alıyordu. Rehber ayrıca Freud'un tekinsizlik kavramından haberdar olan sürrealistlerin gündelik dünyadaki tuhaflığa yöneldiğini ve fotoğrafın bu tesadüfleri kaydetmeye özellikle elverişli olduğunu belirtir.

Kaynaklar: [1] [3] [2]

Sinema: Un Chien Andalou ve L'Âge d'or

Sürrealizm sinemaya Luis Buñuel ile Salvador Dalí'nin ortak filmleriyle girdi. Fundació Gala-Salvador Dalí'nin zaman çizelgesi Un chien andalou'nun (Endülüs Köpeği) ilk gösterimini 1929'a, L'Âge d'or'un (Altın Çağ) Paris'teki ilk gösterimini 1930'a yerleştirir; EBSCO Research Starters ise ilk filmi 1928 tarihli olarak verir. EBSCO'ya göre iki film de Charles ve Marie-Laure de Noailles tarafından finanse edildi. L'Âge d'or'un çekim senaryosunu Buñuel hazırladı ve çekimleri o yönetti; Dalí her iki filmin yaratılmasında belirleyici olduğunu iddia ederken Buñuel Dalí'nin gönderdiği fikirlerden "en az birinin" filme girdiğini söylüyordu. EBSCO'ya göre film ilk başta saygılı ama şaşkın eleştiriler aldı. 3 Aralık 1930'da ise sağcı saldırganlar gösterimi bastı: perdeye mürekkep fırlattılar, "Kahrolsun Yahudiler!" diye bağırdılar, mobilyaları kırdılar ve salonun girişinde sergilenen sürrealist resimlerin çoğunu yırttılar. EBSCO'ya göre girişte Dalí, Ernst, Arp, Miró, Man Ray ve Tanguy'nin resimleri sergileniyordu. Sağcı Vatanseverler Birliği en yıkıcı eylemlerden uzak durmaya çalıştı, ama filmin "Bolşevik gösterinin ahlaksızlığı" olduğunu ilan etti. Film 11 Aralık'ta yasaklandı; polis 12 Aralık'ta Studio 28 sinemasına ve Buñuel'in evine baskın yaparak üç kopyanın ikisine el koydu. Breton olayın hesabını soran bir manifesto hazırladı. EBSCO'ya göre film sonraki kırk yıl boyunca genel dolaşımın dışında kaldı.

Kaynaklar: [3] [4]

Devrim ve Siyaset

Tate'e göre sürrealizmin zihnin ve sanatsal ifadenin özgürleşmesine yönelik hedefi siyasi özgürlük arayışını da beraberinde getirdi ve birçok sanatçı siyasi eylemciliğe yöneldi; bu nedenle akım bir yaşam biçimi olarak da görüldü. Surrealism Beyond Borders rehberi devrimi sürrealizmin merkezî fikri olarak niteler: akım emperyalizmi, ırkçılığı, otoriterliği, faşizmi ve militarizmi kınamış, birçok sanatçısı "yıkıcı" davranışlar nedeniyle tutuklanmıştı. 1938'de bu siyasi çizginin belki de en bilinen belgesi ortaya çıktı. Rehbere göre Bağımsız Devrimci Sanat İçin manifestosu, André Breton ve Lev Troçki tarafından Frida Kahlo ile Diego Rivera'nın Meksiko'daki evinde kaleme alındı ve sanat özgürlüğünün savunulması için uluslararası bir cephe çağrısında bulundu. Marxists Internet Archive'daki metnin notuna göre manifestonun Troçki ve Breton tarafından yazıldığı düşünülmekle birlikte metni Rivera ve Breton imzaladı. Manifesto, Hitler rejiminin sanatçıları rejimin "ev hizmetçilerine" dönüştürdüğünü yazar ve Sovyetler Birliği'nde de durumun aynı olduğunu ileri sürer; her ilerici sanat eğiliminin faşizm tarafından "yozlaşmış" diye yok edildiğini, her özgür yaratımın Stalincilerce "faşist" diye damgalandığını söyler. Metin, Uluslararası Bağımsız Devrimci Sanat Federasyonu'nun kurulması çağrısıyla ve "Sanatın bağımsızlığı devrim için; devrim sanatın tam özgürlüğü için!" sözleriyle biter.

Kaynaklar: [1] [2] [7]

Paris'in Ötesinde: Kahire, Martinik, Meksiko

Surrealism Beyond Borders rehberi, sürrealizmin Paris merkezli anlatısını sorgular. Kahire'de İkinci Dünya Savaşı'ndan önceki aylarda bir araya gelen sürrealistler, Aralık 1938'de Georges Henein'in yazdığı ve 37 kişinin imzaladığı Yaşasın Yozlaşmış Sanat başlıklı bir manifesto yayımladı; başlık, Nazilerin modern sanatı "yozlaşmış" diye damgalamasına bir göndermeydi. Sanat ve Özgürlük adını alan grup, Mısır'daki muhafazakârlığa ve süregiden İngiliz sömürge varlığına karşı eleştireldi ve Breton-Troçki manifestosunun fikirlerine yanıt veriyordu. Martinik'te ise sürrealizm 1932'de kök saldı; Aimé ve Suzanne Césaire'in Nisan 1941'de çıkarmaya başladığı Tropiques dergisi, dört yıllık yayın hayatı boyunca sürrealizmi sömürge bağımlılığından kurtulmanın eleştirel bir aracı olarak öne çıkardı. Rehbere göre Césaire'ler 1941'de Martinik'te yetkililerce alıkonulan Breton ve Wifredo Lam ile tanıştı. Meksiko, açık kapı politikasıyla totaliter Avrupa'dan kaçanlara kucak açtı; Kahlo ve Rivera çevresinin teşvikiyle pek çok sürrealist kente geldi ve şair César Moro 1940'ta orada uluslararası bir sürrealizm sergisi düzenledi. Senegal'in ilk cumhurbaşkanı Léopold Senghor'un 1960'taki sözü bu farklı sahiplenmeleri özetler: "Sürrealizmi bir araç olarak kabul ettik, bir amaç olarak değil; bir müttefik olarak, bir efendi olarak değil."

Kaynaklar: [2]

Kadın Sürrealistler

Sürrealizmin tarihi uzun süre erkek sanatçılar üzerinden anlatıldı. Surrealism Beyond Borders rehberi, arzu temasının en bilinen örneklerinin Alberto Giacometti'nin Kafes'i ve Hans Bellmer'in fotoğrafları gibi heteroseksüel erkeklerin karmaşık arzularını ve kadın bedenine yönelik bakışlarını yansıtan eserler olduğunu belirtir. Aynı rehber, şair Joyce Mansour'un 1953 tarihli Çığlıklar'ındaki dizelerin bu geleneksel anlatıya bir karşı ağırlık oluşturduğunu, Claude Cahun'un meydan okuyan öz kimlik performansının ise sabit cinsiyet kavramlarını sorguladığını vurgular. Rehbere göre Meksiko'da bir araya gelen sürrealist sanatçıların çekirdek topluluğunu kadınlar oluşturuyordu. Remedios Varo ile Leonora Carrington'ın dostluğu, Meksika'nın yerli kültürlerinin ve arkeolojik alanlarının incelenmesini de kapsıyordu; okült ve simya kaynaklarından etkilenen bu sanatçılar sürrealizme feminizm, büyü ve doğal güçler kattı. Tate koleksiyonu ve sayfası da Eileen Agar, Dorothea Tanning, Leonor Fini ve Leonora Carrington gibi sanatçıları akımın seçkin isimleri arasında sayar. Peggy Guggenheim Collection'a göre Peggy Guggenheim, New York'taki Art of This Century galerisinde kadın sanatçılara ayrılmış iki önemli sergi ve Irene Rice Pereira ile Janet Sobel gibi kadın sanatçıların kişisel sergilerini düzenledi.

Kaynaklar: [2] [1] [6]

İkinci Dünya Savaşı: Marsilya'dan New York'a

[[ikinci-dunya-savasi|İkinci Dünya Savaşı]] ve Fransa'nın yenilgisi sürrealistleri doğrudan tehdit etti. ABD Holokost Anıt Müzesi'ne göre Fransa'nın 22 Haziran 1940'ta Nazi Almanyası'na teslim olmasından sonra önde gelen Amerikalılar, Fransa'da mahsur kalan tanınmış sanatçı ve aydınları kurtarmak için Acil Kurtarma Komitesi'ni kurdu. Komite Ağustos 1940'ta gazeteci Varian Fry'ı Marsilya'ya gönderdi. Fry ve ekibi yasal ve yasadışı yollarla yaklaşık 2.000 kişinin Fransa'dan kaçmasına yardım etti; bunlar arasında Marc Chagall, sürrealist yazar André Breton, André Masson ve Max Ernst de vardı. Müzeye göre Fry ve arkadaşlarının Marsilya dışında kiraladığı Villa Air-Bel göç hazırlığı yapan mültecilere sığınak oldu; 1941 tarihli bir fotoğrafta Breton, Jacqueline Lamba Breton ve Wifredo Lam buradadır. Fry, Yad Vashem tarafından Uluslar Arasında Dürüst olarak tanınan ilk Amerikalıdır. Peggy Guggenheim Collection'a göre koleksiyoncu Peggy Guggenheim Temmuz 1941'de Nazi işgalindeki Fransa'dan, birkaç ay sonra ikinci kocası olacak Max Ernst ile birlikte New York'a döndü. Fundació Gala-Salvador Dalí'ye göre Dalí de savaş nedeniyle 1940'ta ABD'ye sürgüne gitti ve 1941'de New York'taki Modern Sanat Müzesi'nde kişisel sergi açtı.

Kaynaklar: [5] [6] [3]

Art of This Century ve Amerikan Sanatına Etkisi

Peggy Guggenheim Collection'a göre Peggy Guggenheim Ekim 1942'de Manhattan'da, 30 West 57th Street'te müze-galerisi Art of This Century'yi açtı. Avusturyalı mimar Frederick Kiesler'in tasarladığı mekân kısa sürede New York'ta çağdaş sanatın en canlı adresi oldu. Guggenheim açılış gecesi için şöyle yazmıştı: "Sürrealist ve Soyut Sanat arasındaki tarafsızlığımı göstermek için bir kulağıma Tanguy'nin, diğerine Calder'ın yaptığı küpeyi taktım." Galerinin kataloğu André Breton ile birlikte hazırlandı, kapağını Max Ernst tasarladı. Guggenheim kübist, soyut ve sürrealist eserlerden oluşan koleksiyonunu sergilerken o dönemde tanınmayan Jackson Pollock, Mark Rothko, Robert Motherwell ve Clyfford Still gibi genç Amerikalılara da yer verdi. Müzeye göre Pollock ve arkadaşları soyut dışavurumculuğun öncüleriydi ve bu akımın kaynaklarından biri, sanatçıların Art of This Century'de karşılaştıkları sürrealizmdi. Tate'in otomatizm maddesi de otomatizmin daha sonra Pollock ve diğerlerinin soyut dışavurumculuğunda rol oynadığını belirtir. Böylece Paris'te doğan bir yöntem, savaş sürgünleri aracılığıyla Amerika'nın uluslararası öneme sahip ilk sanat akımına aktarılmış oldu.

Kaynaklar: [6] [1]

Tartışma: Dalí'nin İhracı ve Akımın Sınırları

Sürrealist grup, üyeleri arasındaki estetik ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle sık sık ayrılıklar yaşadı. En bilinen örnek Dalí'dir. Fundació Gala-Salvador Dalí'nin zaman çizelgesine göre Dalí'yi sürrealist gruptan çıkarmak için ilk girişim 1934'te yapıldı ve aynı yıl grupla ilk çatışmaları başladı; Dalí 1939'da gruptan ihraç edildi ve vakfın ifadesiyle aynı dönemde "Amerika'yı fethetti". İhracın nedenlerine dair yaygın anlatılar, Dalí'nin ticari başarısıyla akımın devrimci iddiası arasındaki gerilime işaret eder; ancak bu maddede kullanılan kaynaklar ihracın gerekçelerini ayrıntılandırmadığı için bu konuda kesin bir hüküm verilmemiştir. Daha genel bir tartışma da akımın sınırlarıyla ilgilidir. Tate, sürrealist kaygıların dünya çapında geniş bir etki yaratmasına rağmen akımla özdeşleştirilen bazı sanatçıların sürrealist olarak tanımlanmayı her zaman reddettiğini belirtir. Surrealism Beyond Borders rehberi ise akımın kendi çelişkilerine dikkat çeker: Avrupa'daki sürrealistler sömürgecilik karşıtı bir tutum benimserken Afrika, Okyanusya ve Amerika'nın yerli halklarının sanatıyla yanlış bir yakınlık kurdular; 1936'daki sürrealist nesneler sergisine yerli halkların yaptığı nesneler yerlerinden, yapımcılarından ve özgün anlamlarından koparılarak dahil edildi. Rehbere göre bu, sürrealistlerin sömürgeciliği kınarken bile kültürel sahiplenmeye dayanan sömürgeci bir tutumun içinde kaldıklarını gösterir.

Kaynaklar: [3] [1] [2]

Miras

Tate'e göre sürrealizmle ilişkili fikirler ve sanat, ortaya çıkışından bu yana uluslararası değişim ve iş birliği ağları aracılığıyla yayıldı, benimsendi ve yeniden yorumlandı; akımın temel fikirleri farklı tarihsel, coğrafi ve kültürel bağlamlara uyarlanarak çok sesli bir ifade buldu. Surrealism Beyond Borders rehberi de sürrealizmin hareketli ve değişen bir terim olduğunu, özünde ise siyasi ve toplumsal sistemlerin, geleneklerin ve egemen ideolojilerin sorgulanması olduğunu vurgular; rehbere göre akım yerden yere, zamandan zamana yolculuk ederek evrilmiş ve bugün de evrilmeyi sürdürmektedir. Tate, otomatizmin Avrupa'daki art informel ve arte nucleare akımlarında da önemli bir unsur olduğunu belirtir. Sürrealizmin edebiyattaki etkisi [[modernist-edebiyat|modernist edebiyat]] ile, resimdeki akrabalıkları ise [[ekspresyonizm|dışavurumculuk]] gibi 20. yüzyıl akımlarıyla birlikte değerlendirilebilir. Rüya, tesadüf ve bilinçdışına verdiği önem, sanatın yalnızca gördüğümüz dünyayı değil, onun altında yatan arzuları ve korkuları da konu edinebileceği fikrini kalıcı biçimde yerleştirmiştir.

Kaynaklar: [1] [2]

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Tate — Art Terms: "Surrealism", "Automatism", "Cadavre exquis (exquisite corpse)", "Dada"

    Apollinaire'in 1917'de terimi türetmesi, Breton'un 1924 tanımı, otomatizm ve Freud etkisi, Max Ernst'in kolaj, frottaj ve grataj teknikleri, nefis ceset oyununun 1925'teki icadı, Hugo Ball ve Cabaret Voltaire (ilgili sayfalar: /a/automatism, /c/cadavre-exquis-exquisite-corpse, /d/dada).

  2. Tate Modern — "Surrealism Beyond Borders" sergi rehberi (2022, Tate ve Metropolitan Museum of Art ortak sergisi)

    Sürrealist Araştırmalar Bürosu (11 Ekim 1924), devrim fikri, Kahire'deki Sanat ve Özgürlük grubu, Breton-Troçki manifestosu, Martinik ve Tropiques, Meksiko'da Varo ve Carrington, sömürgecilik eleştirisi ve kendi çelişkileri.

  3. Fundació Gala-Salvador Dalí — "Dalí and Gala: Dual timeline"

    Dalí'nin 1929'da Miró aracılığıyla sürrealistlerle tanışması, Un chien andalou ve L'Âge d'or gösterimleri, 1934'teki ilk ihraç girişimi, 1939'da gruptan ihraç ve ABD'ye sürgün.

  4. EBSCO Research Starters — "Surrealist Film L'Âge D'or Provokes French Rioting"

    3 Aralık 1930 saldırısı, Vikont ve Vikontes de Noailles'ın finansmanı, filmin yasaklanması ve kopyalara el konulması.

  5. United States Holocaust Memorial Museum, Holocaust Encyclopedia — "Varian Fry"

    Acil Kurtarma Komitesi, Marsilya'daki faaliyet, kurtarılan yaklaşık 2.000 kişi arasında Breton, Masson ve Ernst, Villa Air-Bel.

  6. Peggy Guggenheim Collection — "About Peggy"

    Guggenheim Jeune (1938), Paris'te koleksiyon oluşturma, Temmuz 1941'de Max Ernst ile New York'a dönüş, Ekim 1942'de açılan Art of This Century ve Breton'la hazırlanan katalog.

  7. André Breton ve Diego Rivera, "Manifesto for an Independent Revolutionary Art" (1938), Marxists Internet Archive

    Manifestonun tam metni; Troçki ile Breton tarafından yazıldığı, Rivera ile Breton tarafından imzalandığı notu ve Uluslararası Bağımsız Devrimci Sanat Federasyonu çağrısı.

Sık Sorulan Sorular

Sürrealizm kelimesi nereden geliyor?

Tate'e göre "sürrealist" kelimesi, şair Guillaume Apollinaire tarafından 1917'de sahnelenen bir oyunun önsözünde türetildi. André Breton 1924'teki Sürrealizm Manifestosu'nda terimi "saf psişik otomatizm" olarak tanımlayarak harekete adını verdi.

Nefis ceset (cadavre exquis) nedir?

Tate'e göre katılımcıların sırayla bir beden parçası çizip kâğıdı katlayarak bir sonrakine verdiği ortak bir çizim yöntemidir. 1925'te Paris'te Yves Tanguy, Jacques Prévert, André Breton ve Marcel Duchamp tarafından icat edildi; adını ilk oyunda ortaya çıkan "nefis ceset yeni şarabı içecek" cümlesinden alır.

Dalí sürrealist gruptan ne zaman ihraç edildi?

Fundació Gala-Salvador Dalí'nin zaman çizelgesine göre Dalí'yi gruptan çıkarmak için ilk girişim 1934'te yapıldı; Dalí 1939'da sürrealist gruptan ihraç edildi ve 1940'ta savaş nedeniyle ABD'ye gitti.

Sürrealistler İkinci Dünya Savaşı'nda Avrupa'dan nasıl kaçtı?

ABD Holokost Anıt Müzesi'ne göre Acil Kurtarma Komitesi'nin Ağustos 1940'ta Marsilya'ya gönderdiği Varian Fry ve ekibi yaklaşık 2.000 kişinin Fransa'dan kaçmasına yardım etti; bunlar arasında André Breton, André Masson ve Max Ernst vardı. Max Ernst Temmuz 1941'de Peggy Guggenheim ile birlikte New York'a gitti.