Genel Bakış
Sümer, bugünkü Irak'ın güneyinde, Dicle ile Fırat'ın aşağı havzasında gelişen ve Uruk, Ur, Lagaş, Kiş, Nippur ve Eridu gibi şehir devletlerinden oluşan uygarlıktır. World History Encyclopedia Sümer tarihinin yaklaşık m.ö. 4000'den 1750'ye kadar uzandığını yazar; şehirler Uruk döneminde (yaklaşık m.ö. 4000–3100) gelişti. Yazı, şehir, yazılı hukuk ve edebiyat gibi pek çok “ilk” bu bölgeyle ilişkilendirilir: Chicago Üniversitesi'ne bağlı Institute for the Study of Ancient Cultures (ISAC), Mezopotamya galerisini ilk şehirlerin ve dünya tarihinin en eski yazı sisteminin sergilendiği yer olarak tanıtır. Sümerce, bilinen hiçbir dille soy bağı kurulamayan yalıtık bir dildir. Bu madde Sümer'i, kaynakların birbirinden ayrıldığı ve yaygın iddiaların dikkatle ele alınması gereken noktalarla birlikte anlatır (sonraki Mezopotamya devletleri için bkz. Akad İmparatorluğu ve Asur İmparatorluğu).
Dönemler
Bölgenin ilk yerleşimcileri Sümerler değil, arkeologların al-Ubeyd höyüğünden adlandırdığı ve kökeni bilinmeyen “Ubeyd halkı”ydı; bölgenin yaklaşık m.ö. 5000'de iskân edildiği uzun süre kabul edilmiş, ancak son yıllarda insan faaliyetinin çok daha erken başladığı düşünülmeye başlanmıştır. World History Encyclopedia'nın maddeleri kronolojiyi şöyle verir: Ubeyd dönemi (yaklaşık m.ö. 6500–4000), Uruk dönemi (yaklaşık m.ö. 4000–3100), Erken Hanedanlar dönemi (yaklaşık m.ö. 2900–2350/2334), Akad İmparatorluğu (m.ö. 2350/2334–2154) ve Ur III dönemi (yaklaşık m.ö. 2112–2004). Samuel Noah Kramer gibi bilim insanları, bazı Sümer şehirlerinin adlarının Sümerce olmadığını, bu yüzden köy olarak Ubeyd döneminde kurulup Uruk döneminde şehre dönüştüklerini belirtmiştir. Bütün bu tarihler yaklaşıktır ve farklı kronolojilere göre değişebilir.
Uruk: İlk Şehir mi?
Uruk, yaklaşık m.ö. 4100 ile 3000 arasında bölgenin en büyük kent merkezi, ticaret ve yönetim odağıydı. Şehrin merkezinde tanrıça İnanna'ya adanmış Eanna bölgesi ve gök tanrısı An'ın (Anu) bölgesi vardı; Eanna bölgesi bir duvarla şehrin geri kalanından ayrılmıştı, ancak bunun törensel mi yoksa başka bir amaçla mı yapıldığı açık değildir. Uruk, gerçek anlamda ilk şehir, yazının doğduğu yer, zigguratın ve silindir mührün ilk ortaya çıktığı şehir olarak anılır. Buna karşın World History Encyclopedia, Uruk'un bölgeyi nasıl ve ne ölçüde yönettiğinin hâlâ tartışmalı olduğunu belirtir ve ilginç bir ayrıntıyı hatırlatır: Mezopotamyalılar ilk şehrin Uruk değil, düzenin ilk kurulduğu Eridu olduğuna inanıyordu. Şehir kuruluşundan yaklaşık m.s. 300'e kadar kesintisiz iskân edildi, ardından boşalmaya başladı ve yaklaşık m.s. 700'e kadar büyük ölçüde terk edildi.
Yazının Doğuşu
Kama yazısı (çivi yazısı), World History Encyclopedia'ya göre yaklaşık m.ö. 3600/3500'de Sümerlerce geliştirildi ve Uruk'ta yaklaşık m.ö. 3200'de ilerletildi. Adını Latince “kama” anlamındaki cuneus sözcüğünden alır: kesilmiş bir kalem yumuşak kile bastırılarak kama biçimli izler oluşturulur. Başlangıçta yalnızca yönetim ve muhasebe amacıyla kullanılan resim işaretleri, Uruk'ta yaklaşık m.ö. 3200'e gelindiğinde ses değeri taşıyan işaretlerle değiştirilmeye başlandı; m.ö. 3000'den önce yazı sadeleştirildi ve edebiyatın yazılmasına imkân verdi. Kama yazısı Sümerce, Akadca, Babilce, Elamca, Hattice, Hititçe, Asurca ve Hurrice için kullanıldı ve m.ö. 100'den sonraki bir dönemde yerini alfabetik yazılara bıraktı. Modern çözümleme 1823'ten önce Georg Friedrich Grotefend'in çalışmalarıyla başladı; Henry Creswicke Rawlinson'ın 1837'de Behistun Yazıtı üzerindeki çalışmaları ve Edward Hincks'in katkılarıyla ilerledi.
Kaynaklar: [8]
Kral Listesi
Sümer Kral Listesi, krallığın ilk nasıl kurulduğunu ve şehirden şehre nasıl geçtiğini anlatan bir metindir; en eski nüshası Ur III dönemine tarihlenir. Oxford'un ETCSL derlemesindeki çeviriye göre metin “krallık gökten indikten sonra, krallık Eridu'daydı” diye başlar; ilk kral Alulim 28.800 yıl, onu izleyen Alaljar 36.000 yıl hüküm sürer ve “beş şehirde sekiz kral 241.200 yıl” saltanat sürdükten sonra “tufan her şeyi süpürür”. Tufandan sonra krallık yeniden gökten iner ve Kiş'e geçer. Metnin nüshaları arasında farklar vardır; ETCSL çevirisi bazı saltanat sürelerinin farklı el yazmalarında farklı olduğunu (ör. 960 yerine 900 yıl) not eder. World History Encyclopedia'ya göre bazı erken nüshalar tufan öncesi kralları hiç içermez; liste zamanla şehir devletlerinin yönetme haklarını meşrulaştırmak için değiştirilip yeniden düzenlendi.
Erken Hanedanlar ve Şehir Devletleri
Erken Hanedanlar döneminde (yaklaşık m.ö. 2900–2350/2334) yönetici anlayışı rahip-kral (ensi) modelinden daha güncel bir krallık kavramına, “büyük adam” anlamındaki lugal'e doğru kaydı. Şehir devletleri tarım arazisi ve su için birbiriyle savaşıyordu. Kral Listesi'ne göre krallık Kiş'ten Uruk'a geçti; World History Encyclopedia'nın Sargon maddesi ise Umma kralı Lugalzagesi'nin (yaklaşık m.ö. 2358–2334) Sümer şehir devletlerini tek tek fethederek kendi otoritesi altında birleştirdiğini yazar. ETCSL'deki Kral Listesi çevirisinde ise Lugalzagesi Uruk'ta kral olarak geçer ve 25 yıl hüküm sürer; bir el yazması bu süreyi 34 yıl olarak verir.
Sargon ve Akad İmparatorluğu
Akadlı Sargon (m.ö. 2334–2279) Mezopotamya'nın birbirinden ayrı krallıklarını tek bir merkezî otorite altında birleştirdi; World History Encyclopedia Akad İmparatorluğu'nu tarihteki ilk çok uluslu imparatorluk olarak niteler. Sargon'un kökeni hakkında iki anlatı vardır. Kral Listesi, babasının bahçıvan olduğunu ve kendisinin Kiş kralı Ur-Zababa'nın saki (kadeh sunucusu) olduğunu söyler. Kendisine atfedilen bir “otobiyografi” ise annesinin onu gizlice doğurup bir sepete koyarak Fırat'a bıraktığını, su taşıyıcısı Akki'nin onu bulup evlat edindiğini anlatır. Sargon Lugalzagesi'yi yendi ve Fırat kıyısında Akad (Agade) şehrini ya yeni kurdu ya da eski bir şehri yeniden düzenledi. Kızı Enheduanna (yaklaşık m.ö. 2300), World History Encyclopedia'ya göre adı bilinen ilk yazardır (bkz. Akad İmparatorluğu).
Lagaş ve Gudea
Lagaş hükümdarı Gudea yaklaşık m.ö. 2144–2124 arasında hüküm sürdü. En çok, Girsu'da (bugünkü Tello) bulunan diyorit heykelleriyle tanınır; Louvre'daki “Gudea A” heykeli m.ö. 2120–2110 yıllarına (Yeni Sümer dönemi) tarihlenir ve Tello'da bulunmuştur. Gudea'nın yaptırdığı iki büyük kil silindir, tanrı Ningirsu için E-ninnu tapınağının yapımını anlatan edebî ve tarihî bir kayıttır. ETCSL'deki çeviriye göre Gudea bir düşte tanrı Ningirsu'yu görür; tanrı ona tapınağın planını gösterir ve Gudea, güneyden halub ve nehan ağaçları, dağlardan sedir, servi ve ardıç, “abanoz dağlarından” abanoz ağaçları getirteceğini söyler. Bu metin, tapınak yapımının dinî ve ekonomik boyutunu aynı anda gösteren en ayrıntılı Sümer anlatılarından biridir.
Ur III: Ur-Nammu ve Şulgi
Ur-Nammu (yaklaşık m.ö. 2112–2094), “Sümer Rönesansı” olarak da anılan Ur III döneminin kurucusudur. Büyük Ur zigguratı ve şehrin kalıntılarının çoğu bu döneme tarihlenir. World History Encyclopedia'ya göre Ur-Nammu m.ö. 2094'te Gutilerle savaşta öldü ve yerine oğlu Şulgi (m.ö. 2094–yaklaşık 2046) geçti. Okuryazar bir hükümdar olan Şulgi yazıcı okullarını yeniden düzenleyerek okuryazarlığı artırdı, yolcular için ilk yol kenarı hanlarını kurdu ve yaşarken kendini tanrı ilan etti. Onun döneminde, Amoritleri (Martu ya da Tidnum) uzak tutmak için yaklaşık 250 km uzunluğunda bir sur yapıldı.
Ur-Nammu Kanunu
Ur-Nammu Kanunu, World History Encyclopedia'ya göre günümüze ulaşmış en eski kanun derlemesidir; daha eski olan Urukagina Kanunu (m.ö. 24. yüzyıl) yalnızca başka metinlerdeki kısmi atıflardan bilinir ve metni bulunmamıştır. Kanun, suçu ve cezasını belirten 40 paragraftan oluşur ve Hammurabi Kanunu'ndan yaklaşık üç yüzyıl önce yazılmıştır. Ölüm cezası yalnızca cinayet, soygun, başka bir erkeğin bakire karısının kızlığını bozma ve kadının işlediği zina için öngörülür; diğer suçlarda ceza gümüş cinsinden para cezasıdır. Tarihçi Paul Kriwaczek'in aktarılan görüşüne göre metin gerçek anlamda bir kanunname sayılamayacak kadar eksiktir ve bazılarına göre Ur-Nammu değil oğlu Şulgi tarafından çıkarılmıştır.
Ur'un Çöküşü
Şulgi döneminde yapılan sur, uzunluğu yüzünden yeterince korunamıyordu ve iki ucu bir yere dayanmadığı için istilacılar etrafından dolaşarak onu aşabiliyordu. World History Encyclopedia'nın Ur maddesi, komşu Elam krallığının suru aşarak Ur'u yağmaladığını ve son kralı esir götürdüğünü, surun etrafından dolaşmış olan Amoritlerin de Sümer halkıyla kaynaştığını anlatır. Aynı madde bu olayı m.ö. 1750'ye tarihler; oysa aynı yayının Ur III dönemi için verdiği bitiş tarihi yaklaşık m.ö. 2004'tür. Sümer maddesi de Sümerlerin bir halk olarak Gutiler, Elamlılar ve Amoritlerin istilalarından sonra, yaklaşık m.ö. 1750'de tarih sahnesinden çekildiğini yazar. Yani Ur III devletinin çöküşü (yaklaşık m.ö. 2004) ile Sümer kimliğinin ortadan kalkışı ayrı süreçlerdir ve kaynaklarda zaman zaman birbirine karıştırılır.
Gılgamış ve Sümer Edebiyatı
Gılgamış, Uruk'un yarı efsanevi kralıdır. World History Encyclopedia, onun tarihsel varlığına dair kanıt olarak Uruk surlarının yapımını ona atfeden yazıtları, Kral Listesi'ndeki adını ve Kiş kralı Enmebaragesi (yaklaşık m.ö. 2700) gibi tarihî kişilerle birlikte anılmasını gösterir. Gılgamış Destanı'na (yaklaşık m.ö. 2150–1400) sonradan dokunan Sümerce şiirler arasında Gılgamış, Enkidu ve Yeraltı Dünyası; Gılgamış ve Huwawa; Gılgamış ve Gök Boğası ve Gılgamış'ın Ölümü sayılır. Destan, dostu Enkidu'nun ölümünden sonra Utnapiştim'i ve ölümsüzlüğü arayan Gılgamış'ı anlatır; kahraman ölümsüzlüğü kazanamaz ama arayışın kendisi hayatına anlam verir. Akadca metin 1849'da Austin Henry Layard tarafından Ninova'daki Asurbanipal kütüphanesinin kalıntılarında bulundu; George Smith'in çevirip 1876'da yayımladığı on bir tablet, destanın standart sürümünü oluşturur. Oxford'un ETCSL derlemesi Sümer edebiyatını tanrı ve kahraman anlatıları, tarihî arka planlı metinler, kraliyet övgüleri, ilahiler ve ağıtlar gibi türlere ayırır; Gılgamış şiirleri “kahraman anlatıları” arasındadır (bkz. Gılgamış Destanı).
Zaman ve Altmışlık Sistem
World History Encyclopedia'ya göre Sümerlerin 60 tabanlı sayma sistemi, 60 saniyelik dakikayı ve 60 dakikalık saati ortaya çıkardı; Sümerler gece ile gündüzü de on ikişer saatlik dilimlere ayırdı. Aynı kaynak, m.ö. 3600'e gelindiğinde Sümerlerin tekerleği, yazıyı, yelkenli tekneyi, sulama gibi tarım yöntemlerini ve şehir kavramını geliştirmiş olduğunu yazar; ancak bu “ilk”lerin bazıları için arkeolojik ve jeolojik kayıtların yazılı gelenekten daha belirleyici olduğunu ve pek çok bilginin hâlâ eksik olduğunu da ekler.
Kaynaklar: [6]
Tartışma: Sümerce Türkçeyle Akraba mı?
Sümerce ile Türkçe arasında akrabalık bulunduğu iddiası Türkiye'de zaman zaman gündeme gelir. Dilbilimsel değerlendirme ise farklıdır: World History Encyclopedia'nın Sümerce maddesine göre Sümerce yalıtık bir dildir, yani soyca bağlı olduğu bilinen başka hiçbir dil yoktur. Sümercenin Macarca ve Fince gibi Ural dilleriyle ya da başka dil aileleriyle akraba olduğunu öne süren kuramlar azınlık görüşüdür ve kesin bir iddiada bulunmak için yeterli kanıt yoktur. Sümerce, Akadca gibi Sami dillerinin de konuşulduğu bir bölgede kullanıldı ve 2. binyılın başlarında konuşma dili olarak yerini bu dillere bıraktı; edebî biçimi ise yaklaşık iki bin yıl daha yazılmaya devam etti. Komşu dillerle etkileşim, akrabalık anlamına gelmez. Bu madde Sümerceyi yalıtık bir dil olarak ele alır.
Kaynaklar: [17]
Tartışma: Kral Listesi Ne Kadar Tarihsel?
Sümer Kral Listesi tarih kaynağı olarak dikkatle kullanılmalıdır. World History Encyclopedia'ya göre metnin amacı gerçek tarihi belgelemek değil, yöneticileri meşrulaştırmaktı. Liste krallığın Eridu'dan başlayıp kesintisiz bir sırayla şehirden şehre geçtiğini anlatır; oysa başka metinler ve arkeolojik bulgular bu sıralamanın kurgusal olduğunu, listede art arda gösterilen hanedanların çoğunun aslında aynı dönemde hüküm sürdüğünü göstermiştir. Tufan öncesi binlerce yıllık saltanatları açıklamak için “yılların ay olarak okunabileceği” ya da uzun sürelerin krallığın ilahî niteliğine bir saygı ifadesi olduğu gibi öneriler de vardır, ancak bunlar spekülatiftir. Bu nedenle listedeki efsanevi bölüm ile başka kaynaklardan da bilinen hükümdarlar birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Tartışma: Kama Yazısı Ne Zaman Ortaya Çıktı?
Kama yazısının başlangıç tarihi kaynaklarda farklı verilir. World History Encyclopedia yazının Sümerlerce yaklaşık m.ö. 3600/3500'de geliştirildiğini ve Uruk'ta yaklaşık m.ö. 3200'de ilerletildiğini yazar; başka kaynaklarda yaklaşık m.ö. 3300 gibi daha geç tarihler de geçer. Farkın bir nedeni, “yazı”nın hangi aşamadan itibaren sayıldığıdır: ilk işaretler yalnızca muhasebe amaçlı resim işaretleriydi, ses değeri taşıyan işaretler ve edebî metinler daha sonra geldi. Bu madde tek bir kesin yılı değil, bu gelişme sürecini esas alır.
Kaynaklar: [8]
Tartışma: Ur-Nammu Kanunu Gerçekten İlk Kanun mu?
Ur-Nammu Kanunu için kullanılan “en eski kanun” ifadesi dikkatle okunmalıdır. World History Encyclopedia'nın vurguladığı gibi bu, günümüze ulaşan en eski kanun metnidir; daha önceki Urukagina Kanunu'nun varlığı başka metinlerdeki atıflardan bilinir ama metni bulunamamıştır. Üstelik Kriwaczek'e göre Ur-Nammu Kanunu kapsamlı bir kanunname değildir ve yazarlığı tartışmalıdır: bazı araştırmacılar onu Ur-Nammu'ya değil oğlu Şulgi'ye bağlar. World History Encyclopedia'nın Şulgi maddesi de onun kanunu “ya başlattığını ya da sürdürdüğünü” söyleyerek bu belirsizliği yansıtır.
Bugüne Mirası
Sümer'in mirası yazıda, hukukta, edebiyatta ve zaman ölçümünde sürer. Kama yazısı üç bin yılı aşkın bir süre Mezopotamya'nın ve komşu bölgelerin pek çok dilini kaydetti; Gılgamış anlatıları Akadca destanın temelini oluşturdu; Ur-Nammu Kanunu yazılı hukukun bilinen en eski örneklerindendir; 60 tabanlı sayma ise bugünkü dakika ve saniye bölümlerinde yaşar. Sümer eserleri bugün Louvre ve Chicago Üniversitesi ISAC gibi kurumların koleksiyonlarında korunmakta ve ETCSL gibi projelerle çevrileri herkese açık olarak yayımlanmaktadır.
Önemli Hükümdarlar
- EnmebaragesiKiş, yaklaşık m.ö. 2700
Gılgamış'ın çağdaşı olarak anılan Kiş kralı.
- GılgamışUruk
Uruk surlarını yaptıran yarı efsanevi kral; destanın kahramanı.
- Lugalzagesiyaklaşık m.ö. 2358–2334
Sümer şehirlerini birleştirdi; Sargon tarafından yenildi.
- Akadlı Sargonm.ö. 2334–2279
Akad İmparatorluğu'nu kurdu; kızı Enheduanna adı bilinen ilk yazardır.
- Gudeayaklaşık m.ö. 2144–2124
Lagaş hükümdarı; diyorit heykelleri ve silindirleriyle anılır.
- Ur-Nammuyaklaşık m.ö. 2112–2094
Ur III'ün kurucusu; adını taşıyan kanunla anılır.
- Şulgim.ö. 2094–yaklaşık 2046
Yazıcı okullarını düzenledi; kendini tanrı ilan etti.
Kilit Olaylar Kronolojisi
Sümerlerin bir halk olarak tarih sahnesinden çekilmesi (World History Encyclopedia).
Layard, Ninova'da Akadca Gılgamış tabletlerini buldu.
George Smith Gılgamış Destanı'nın çevirisini yayımladı.
Ur III döneminin sonu.
Şulgi'nin saltanatı.
Ur-Nammu; Ur III döneminin başlangıcı.
Lagaş'ta Gudea.
Akadlı Sargon'un saltanatı.
Erken Hanedanlar dönemi.
Uruk'ta ses değeri taşıyan işaretlere geçiş.
Kama yazısının ortaya çıkışı (World History Encyclopedia).
Uruk dönemi; şehirlerin gelişmesi.
Ubeyd dönemi.
Kaynaklar ve ileri okuma
Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.
- Electronic Text Corpus of Sumerian Literature (Oxford) — The Sumerian King List (t.2.1.1), çeviri
Birincil kaynak: tufan öncesi krallar, 241.200 yıl, “krallık gökten indi”; nüshalar arası farklar.
- Electronic Text Corpus of Sumerian Literature (Oxford) — The building of Ningirsu's temple (Gudea, cylinders A and B), çeviri
Birincil kaynak: Gudea'nın E-ninnu tapınağını inşa anlatısı.
- Electronic Text Corpus of Sumerian Literature (Oxford) — Kategori dizini
Sümer edebiyatının türlere göre sınıflandırılması.
- Musée du Louvre — Gudea A (AO 8), diyorit heykel
Tarih: m.ö. 2120–2110 (Yeni Sümer); buluntu yeri Tello.
- Institute for the Study of Ancient Cultures (University of Chicago) — Mesopotamian Gallery
İlk şehirler, en eski yazı sistemi ve Gılgamış tabletleri.
- World History Encyclopedia — Sumer (Joshua J. Mark)
Ubeyd ve Uruk dönemleri, Erken Hanedanlar, Akad, Ur III, altmışlık sistem.
- World History Encyclopedia — Uruk (Joshua J. Mark)
Uruk dönemi, Eanna bölgesi, şehrin terk edilişi.
- World History Encyclopedia — Cuneiform (Joshua J. Mark)
Kama yazısının ortaya çıkışı, gelişimi ve çözülmesi.
- World History Encyclopedia — Sumerian King List (Joshua J. Mark)
Listenin amacı, en eski nüshası ve tarihsel güvenilirliği.
- World History Encyclopedia — Sargon of Akkad (Joshua J. Mark)
Saltanatı, efsanesi, Lugalzagesi'nin yenilgisi, Akad.
- World History Encyclopedia — Enheduanna (Joshua J. Mark)
Adı bilinen ilk yazar.
- World History Encyclopedia — Gudea
Gudea'nın saltanat tarihleri, heykelleri ve silindirleri.
- World History Encyclopedia — Ur-Nammu (Joshua J. Mark)
Ur III'ün kurucusu ve Ur-Nammu Kanunu.
- World History Encyclopedia — Shulgi of Ur (Joshua J. Mark)
Şulgi'nin reformları.
- World History Encyclopedia — Ur (Joshua J. Mark)
Ur III dönemi, surlar ve çöküş.
- World History Encyclopedia — Gilgamesh (Joshua J. Mark)
Tarihî Gılgamış, Sümerce şiirler, Akadca metnin keşfi.
- World History Encyclopedia — Sumerian Language (Jason Moser)
Sümercenin yalıtık bir dil olması; akrabalık kuramları.
Görseller


Sık Sorulan Sorular
Kama yazısı nasıl çözüldü?
World History Encyclopedia'ya göre Alman filolog Georg Friedrich Grotefend kama yazısını 1823'ten önce çözmeye başladı. Çalışmalarını Behistun Yazıtı'nı 1837'de çözen Henry Creswicke Rawlinson ve Edward Hincks sürdürdü. Gılgamış Destanı'nın çevrilmesi de tabletlerin daha doğru yorumlanmasına katkıda bulundu. Kama yazısıyla yazılmış tabletlerin 19. yüzyılın sonlarında keşfedilip çözülmesi, o zamana kadar hakkında hiçbir şey bilinmeyen Sümer uygarlığını gün ışığına çıkardı.
Sümer Kral Listesi'ne göre tufandan önce kaç kral hüküm sürdü?
Oxford'un ETCSL derlemesindeki çeviriye göre liste, krallığın gökten Eridu'ya indiğini ve tufandan önce beş şehirde sekiz kralın toplam 241.200 yıl hüküm sürdüğünü söyler; ilk kral Alulim'e 28.800 yıl verilir. Tufandan sonra krallık yeniden gökten iner ve Kiş'e geçer. World History Encyclopedia bazı erken nüshaların tufan öncesi kralları hiç içermediğini ve bu sürelerin tarihsel olarak kabul edilemeyeceğini vurgular.
Ur-Nammu Kanunu hangi cezaları öngörüyordu?
World History Encyclopedia'ya göre 40 paragraflık kanunda ölüm cezası yalnızca cinayet, soygun, başka bir erkeğin bakire karısının kızlığını bozma ve kadının işlediği zina için öngörülür; diğer suçlarda ceza gümüş cinsinden para cezasıdır. Bu yaklaşım, yaklaşık üç yüzyıl sonra yazılan ve “göze göz, dişe diş” ilkesini içeren Hammurabi Kanunu'yla karşılaştırılır. Kanunun yazarlığı tartışmalıdır; bazı araştırmacılar onu Ur-Nammu'nun oğlu Şulgi'ye bağlar.
