Genel Bakış
2 Ocak 1492'de Gırnata Emirliği'nin son hükümdarı Ebu Abdullah Muhammed (Batı kaynaklarında "Boabdil"), İber Yarımadası'nı birleştiren Kastilya Kraliçesi Isabella ve Aragon Kralı Ferdinand'a ("Katolik Krallar") şehri teslim etti; bu olay, 711'de başlayan ve sekiz asır süren Endülüs'teki (Müslüman İspanya) Müslüman siyasi hâkimiyetinin sona erdiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
Endülüs'ün Uzun Mirası
711'de Tarık bin Ziyad'ın öncülüğünde başlayan İber fetihleri, yarımadanın büyük kısmında Emevi, ardından bağımsız beylikler ve Endülüs Emevi Devleti'ni kurmuş; bu medeniyet Kurtuba (Córdoba), Sevilla ve Gırnata gibi şehirlerde, dönemin Avrupa'sının en gelişmiş bilim, felsefe, tıp ve mimari merkezlerini yaratmıştı (bkz. Endülüs Emevi Devleti).
Reconquista'nın Uzun Süreci
11. yüzyıldan itibaren kuzeydeki Hristiyan krallıkları (Kastilya, Aragon, Portekiz), "Reconquista" (yeniden fetih) adı verilen kademeli bir askeri ilerlemeyle Endülüs topraklarını geri almaya başladı; 1236'da Kurtuba, 1248'de Sevilla düştü ve 13. yüzyıl ortasında Müslüman hâkimiyeti, güneydeki küçük Gırnata Emirliği'ne (Nasrî Hanedanlığı) sıkıştı.
Gırnata Emirliği'nin Son Yılları
Nasrî Hanedanlığı, Kastilya'ya ödediği ağır yıllık vergilerle (haraç) iki buçuk asır boyunca bağımsızlığını sürdürebildi ve bu dönemde Elhamra Sarayı gibi İslam mimarisinin en zarif örneklerini inşa etti; ancak 1469'da Isabella ile Ferdinand'ın evlilikle Kastilya ve Aragon'u birleştirmesi, Gırnata üzerindeki askeri baskıyı çok artırdı. 1482-1492 arasındaki on yıllık savaş, emirliğin son kalelerini birer birer düşürdü.
Teslim ve Sonrası
Gırnata'nın teslim antlaşması başlangıçta Müslümanların dinlerini ve mülklerini koruyacağını vaat ediyordu, ancak bu güvenceler kısa sürede bozuldu; 1502'de Müslümanlara zorla Hristiyanlığa geçme veya sürgün arasında seçim yaptırıldı, aynı yıl İspanya'daki Yahudiler de benzer bir sürgün kararıyla (1492 Elhamra Fermanı) ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Tarihsel Önemi ve Miras
Gırnata'nın düşüşü, aynı 1492 yılında Kristof Kolomb'un Katolik Krallar'ın finansmanıyla Atlantik'e açılmasıyla çakışması nedeniyle, tarihçiler tarafından genellikle "Ortaçağ'ın sonu ve modern çağın başlangıcı" olarak simgesel bir dönüm noktası sayılır. Endülüs'ün bilimsel ve felsefi mirası -Aristoteles çevirileri, tıp, matematik- Avrupa Rönesansı'na aktarılan en önemli kanallardan biri olarak tarihe geçti; Elhamra Sarayı bugün de dünyanın en çok ziyaret edilen İslam mimarisi eserlerinden biri olarak duruyor.
