DevrimYakın Çağ

Fransız Devrimi

Tarih1789–1799
YerFransa
SonuçMonarşinin yıkılması
Fransız Devrimi

Fransız DevrimiJean-Pierre Houël, Wikimedia Commons (Public domain)

İçindekiler

Genel Bakış

Fransız Devrimi, 1789'da Kral XVI. Louis'nin mali krizi çözmek için Etats Généraux'yu (Genel Meclis) toplamasıyla başlayan ve 1799'da Napolyon Bonapart'ın darbesiyle kapanan on yıllık siyasi ve toplumsal altüst oluştur. Bu sürede Fransa mutlak monarşiden anayasal monarşiye, ardından cumhuriyete geçti. Kral idam edildi, ayrıcalıklı zümreler ve feodal haklar kaldırıldı, Kilise'nin toprakları satışa çıkarıldı. Fransa bütün Avrupa ile savaşırken ülke içinde Terör adı verilen olağanüstü bir yönetim dönemi yaşandı. Devrimin en kalıcı metni olan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, “İnsanlar haklar bakımından özgür ve eşit doğarlar ve öyle kalırlar” cümlesiyle açılır. Bu madde devrimin nedenlerini, 1789 olaylarını, monarşinin düşüşünü, Terör'ü ve devrimin sonunu; dönemin belgelerine, Fransız Anayasa Konseyi'nin yayımladığı anayasa metinlerine ve devrim tarihçileri Lynn Hunt ile Jack Censer'in hazırladığı akademik belge arşivine dayanarak anlatıyor.

Kaynaklar: [7] [6] [1]

Eski Düzen: Nüfus, Yoksulluk ve Zümreler

Hunt ve Censer'in arşivine göre 18. yüzyılın başında Fransa'nın nüfusu 20 milyondu; bu, Rusya dışındaki Avrupa nüfusunun yaklaşık yüzde 20'si demekti. Bu nüfus yüzyıl boyunca 8–10 milyon arttı. XVI. Louis döneminde yaklaşık 30 milyon Fransız'ın yüzde 80'i 2.000 kişiden küçük köylerde yaşıyordu; Paris'in nüfusu 1789'da yaklaşık 600.000'di. Tarihçilerin tahminine göre kıtlık yıllarında köylülerin yüzde 90'ı geçim sınırında ya da altında yaşıyordu. Kentlerde ekmek temel besindi ve fiyatı yükseldiğinde hızla protestolar başlıyordu; bu yüzden yetkililerin itibarı ekmek piyasasının işleyişine bağlanmıştı. Toplum hukuken doğuma göre üç zümreye ayrılmıştı: din adamları, soylular ve halk. Ayrıcalıklar büyük ölçüde miras yoluyla geçiyor, ama satın alınıp satılabiliyordu. Aydınlanma yazarları ayrıcalıkların yerine yeteneğin toplumsal konumu belirlemesini savunuyordu. TDV İslâm Ansiklopedisi de Voltaire ve Rousseau gibi düşünürlerin özgürlükçü fikirlerinin monarşiye tepkiyi artırdığını belirtir. Bu fikirlerin arka planı için [[aydinlanma-felsefesi|Aydınlanma Felsefesi]] maddesine bakılabilir.

Kaynaklar: [1] [6]

Mali Kriz ve Monarşinin Zayıflığı

Fransız kralının sınırsız güç sahibi olduğu imgesi gerçeği yansıtmıyordu. Hunt ve Censer'e göre XIV. Louis bile propagandacılarının anlattığı türden bir otoriteye sahip değildi. Yönetim kral, bürokrasi ve yerel seçkinler arasında bir dengeye dayanıyordu. Kraliyet fermanlarını kayda geçirmekle yükümlü yüksek mahkemeler (parlements), “remonstrans” denen itirazlarla kralın kararlarına direnebiliyordu. Yedi Yıl Savaşı'nın (1756–1763) olağanüstü masrafları ve kötü askerî sonuçları vergilere karşı şikâyetleri artırdı; Paris Parlement'ı açığı kapatacak krediyi ancak kendi yönetime katılmasının sağlayabileceğini savundu. TDV'ye göre XV. Louis ve XVI. Louis'nin ilk yıllarındaki idari, askerî ve hukuki reformlar başarılı olamadı. Bozulan maliyeyi düzeltmek için önerilen yeni vergi düzenlemeleri de soylular tarafından reddedildi. Aynı dönemde Atlantik'in öbür yakasında yaşanan devrim için [[amerikan-bagimsizlik-savasi|Amerikan Bağımsızlık Savaşı]] maddesine bakılabilir.

Kaynaklar: [1] [6]

Etats Généraux, Ulusal Meclis ve Tenis Kortu Yemini

Kral 1789'da Etats Généraux'yu topladığında eski düzenin gerginlikleri doğrudan siyasete taşındı. Hunt ve Censer'e göre geleneksel düzende her zümrenin kral önünde eşit sesi vardı; nüfusun en fazla yüzde 5'ini temsil eden iki ayrıcalıklı zümre, üç oydan ikisine sahipti. Kral üçüncü zümrenin temsilci sayısını iki katına çıkarmayı kabul etti, ama bu eleştirileri yatıştırmadı. Pek çok broşür, oyların zümre başına değil kişi başına verilmesini, yani bütün temsilcilerin tek bir meclis olarak oy kullanmasını savundu. Hunt ve Censer'in derlediği belgeler arasında Emmanuel Sieyès'in “Üçüncü Zümre Nedir?” broşürü de yer alır. TDV'ye göre üçüncü zümre temsilcileri kendilerini Ulusal Meclis ilan ederek bir anayasa hazırlama kararı aldı; TDV bu kararı 20 Haziran 1789'a tarihler. Hunt ve Censer'e göre temsilciler bu tutumlarını ünlü Tenis Kortu Yemini ile yinelediler.

Kaynaklar: [1] [6] [3]

14 Temmuz 1789: Bastille

Temmuz ortasında Paris'te gerginlik had safhadaydı. Hunt ve Censer'e göre kralın Etats Généraux'nun girişimlerini engellediği ve kraliyet birliklerinin meclisi dağıtmaya hazırlandığı söylentileri dolaşıyordu. 12 Temmuz'da Parisliler sevilen maliye bakanı Jacques Necker'in görevden alındığını öğrendi; gazeteci Camille Desmoulins Palais-Royal bahçelerinde halkı harekete geçmeye çağırdı. 14 Temmuz'da bir kalabalık şehri ele geçirmek için silah ararken bir başka kalabalık Bastille'in çevresini sardı. Kale hafif silahlıydı ama kalabalık için aşılmazdı. Savunucular çatışmaya pek istekli değildi ve köprüyü indirdi. Bu sırada kaç kişinin içeride tutulduğu, Bastille efsanesinin en çok abartılan yanıdır. Bastille arşivleri üzerinde çalışan tarihçi Frantz Funck-Brentano'ya göre o gün kalede yalnızca yedi mahkûm vardı: Châtelet mahkemesinin kararıyla tutulan dört sahteci, Charenton'da olması gereken iki akıl hastası ve ailesi tarafından ağır bir suçu örtbas edilmek istenen genç Comte de Solages. Kaynaklar silah aramanın sonucunda ayrılır: Hunt ve Censer'e göre kalabalık kraliyet gaziler hastanesinde (Invalides) aradığını bulamadı. Funck-Brentano ise Invalides'in silahlarının komutan Besenval'in gözü önünde yağmalandığını yazar. TDV ise kalenin “haksız yere tutuklanmış mahkûmları serbest bırakmak için” ele geçirildiğini yazar; yedi mahkûmun kimliği bu geleneksel anlatıyı sınırlar.

Kaynaklar: [2] [10] [6]

4 Ağustos, İnsan Hakları Bildirgesi ve Ekim Günleri

Hunt ve Censer'e göre Paris'teki olaylardan cesaret alan halk, 1789 yazında Fransa'nın en büyük otuz şehrinin yirmi sekizinde ayaklandı; kırsalda da köylüler harekete geçti. Ulusal Meclis buna 4 Ağustos'ta feodalizmi kaldırarak karşılık verdi. Ardından İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi geldi. Yale'deki Avalon Project'in yayımladığı metne göre Bildirge 26 Ağustos 1789'da kabul edildi; TDV ise 27 Ağustos tarihini verir. Bildirge'ye göre her siyasi birliğin amacı insanın doğal haklarını, yani özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya direnme haklarını korumaktır. Egemenliğin ilkesi özünde ulusta bulunur ve yasa genel iradenin ifadesidir. Yasa önünde eşit olan bütün yurttaşlar, erdemleri ve yetenekleri dışında hiçbir ayrım gözetilmeksizin her makama gelebilir. Kimse dinî görüşleri dahil düşünceleri yüzünden rahatsız edilemez. Kral bu kararlara direnince Ekim 1789'da Paris'teki pazar kadınları Versailles'a yürüdü. Hunt ve Censer'e göre kalabalık sarayı bir gece işgal etti ve kraliyet ailesi Paris'e dönmeyi kabul etti. Tuileries Sarayı'na yerleşen XVI. Louis kısa süre sonra Bildirge'yi imzaladı.

Kaynaklar: [2] [7] [6]

Kilise, Varennes ve 1791 Anayasası

Kralı devrime karşı çeviren konulardan biri, Temmuz 1790'da kabul edilen Ruhban Sınıfı Sivil Anayasası'ydı. Hunt ve Censer'e göre bu yasa din adamlarını seçimle göreve getiriyor ve onlardan yeni hükümete bağlılık yemini istiyordu; Kilise'nin elindeki, Fransa topraklarının yaklaşık yüzde 15'i “ulusal mülk” sayılarak borçları ödemek için satışa çıkarıldı. Haziran 1791'de kral, karşı-devrimci soyluların ve Marie Antoinette'in kardeşi İmparator II. Leopold'ün desteğiyle bir askerî müdahaleyi tetikleyecek gizli bir kaçış planını kabul etti. Kraliyet ailesi 20 Haziran gecesi hizmetçi kılığında yola çıktı, ama sınıra yaklaşırken Varennes kasabasında tanınıp tutuklandı. Meclis çoğunluğu, ülkeyi daha da istikrarsızlaştırmaktan korktuğu için kralın kaçmadığı yönündeki zayıf savunmasını kabul etti. TDV'ye göre Kurucu Meclis'in hazırladığı anayasa 14 Eylül 1791'de kabul edildi. Fransız Anayasa Konseyi'nin yayımladığı metne göre 1791 Anayasası soyluluğu, kalıtsal ayrımları, feodal düzeni ve memuriyetlerin satılmasını kaldırıyor, egemenliğin “tek, bölünmez, devredilmez” olduğunu ve ulusa ait olduğunu ilan ediyordu. Yürütme yetkisi krala, yasama yetkisi seçilmiş tek meclise verildi.

Kaynaklar: [3] [6] [8]

Savaş ve Cumhuriyetin İlanı

Hunt ve Censer'e göre Ulusal Meclis 1789'da bütün halklara karşı barışçıl olduğunu ilan etmiş ve savaşı kralların kötülüğü olarak reddetmişti. Ancak Ren'in ötesindeki Koblenz'de toplanan sürgün soylular kaygıyı artırdı. Jacques-Pierre Brissot ve Girondenler savaş söylemiyle halk desteği kazanıp Yasama Meclisi'ne hâkim oldular ve 1792 baharında Fransa'yı savaşa soktular. Bu strateji geri tepti: Fransız orduları yılın büyük bölümünde kötü savaştı ve Prusya ile Avusturya Fransa'yı işgal etti. TDV'ye göre Paris'te ayaklanan halk 1791 Anayasası'nın askıya alınmasını kabul ettirdi (10 Ağustos 1792) ve kral tahttan indirildi. Hunt ve Censer'e göre 20 Eylül'de Valmy'de kazanılan ilk büyük zafer haberi, yeni toplanan Konvansiyon'un Fransa'yı cumhuriyet ilan etmesine olanak verdi; TDV cumhuriyetin ilan tarihini 22 Eylül 1792 olarak verir. TDV'ye göre XVI. Louis, Jakobenlerin baskısıyla yargılanıp 21 Ocak 1793'te idam edildi. Kraliçe Marie Antoinette de Ekim 1793'te yargılanıp idam edildi; Hunt ve Censer'e göre Konvansiyon onu, monarşistlerin ve yabancı güçlerin etrafında toplanabileceği bir figür olarak görüyordu.

Kaynaklar: [4] [6]

Terör (Eylül 1793 – Temmuz 1794)

1793 baharında Konvansiyon yetkisini on iki üyeli Kamu Selameti Komitesi'ne devretti. Hunt ve Censer'e göre aynı yaz hazırlanan Dağlı (Montagnard) Anayasası, o güne kadarki bütün projelerden daha ileri bir demokrasi ve ekonomik eşitlik planı öngörüyordu. Ancak savaş ve iç karışıklıklar karşısında Dağlılar hükümetin “devrimci”, yani anayasa dışı olması gerektiğini savundu. Eylül 1793'te, sans-culotte'ların baskısıyla Komite Konvansiyon'u Terör olarak bilinen döneme soktu. Terör, hükümetin taleplerine uyulmasını sağlamak için devletin zorlayıcı gücünün örgütlü kullanımıydı: “şüpheliler” devrim mahkemelerinde vatana ihanetle yargılanıyor ve mahkûm edilenler giyotine gönderiliyordu. Terör'ün başlıca hedefi karşı-devrimdi. Batıda Vendée'de, Cumhuriyet'in 300.000 “gönüllü” asker talebine karşı çıkan köylüler, eski soylular ve yemin etmeyen rahiplerle birlikte bir gerilla ordusu kurdu. Lyon, Marsilya ve Bordeaux gibi şehirlerdeki “federalist” ayaklanmalar ise Paris'te kralcılık olarak görüldü. Hunt ve Censer'e göre Lyon ağır biçimde bombalandı. Nantes'ta bir “görevli temsilci” binlerce isyancının Loire Nehri'nde batırılan mavnalarda boğulmasını emretti. Haziran 1794'te Robespierre'in geçirdiği 22 Prairial yasası Terör'ün aygıtını doğrudan Komite'nin denetimine soktu. Bu, rakiplerinde Robespierre'in kişisel bir diktatörlük kurmak istediği kanısını güçlendirdi.

Kaynaklar: [4]

Termidor ve Direktuvar

Hunt ve Censer'e göre Temmuz 1794'ün sonunda bir sonraki tasfiyeden korkanlar, Robespierre'i ve taraftarlarını kınayan bir kararı Konvansiyon'dan geçirdi; ardından tutuklanıp idam edildiler (9 Termidor). Yazarlar önemli bir ayrıntının altını çizer: Robespierre'e karşı harekete geçenler Terör'ü sona erdirmek için değil, kendilerini Terör'den kurtarmak için hareket etmişti. 22 Prairial yasasının kaldırılması, Komite'nin etkisizleştirilmesi, devrim mahkemelerinin ve fiyat tavanlarının kaldırılması aylar sürdü. TDV'ye göre Temmuz 1795'te kralcı bir ayaklanmanın bastırılmasının ardından kabul edilen Üçüncü Yıl Anayasası, beş kişilik bir Direktörler Kurulu getirdi ve birçok bakımdan 1789'un gerisinde kalan bir seçkinler yönetimi öngörüyordu. Direktuvar muhalefeti bastırırken mali sıkıntıları aşmak için askerî fetihlere yöneldi. Hunt ve Censer'e göre 1795 sonbaharında Birinci Koalisyon yenilmişti ve Fransa bugünkü Belçika'yı ve Ren'in batı kıyısını elinde tutuyordu. 1796–97'de Napolyon Bonapart, sayıca üstün Avusturya kuvvetlerini yenerek İtalya'yı fethetti.

Kaynaklar: [4] [6]

Napolyon ve Devrimin Sonu

Hunt ve Censer'e göre Direktuvar yöneticileri çok popüler olan Bonapart'ı biraz da uzaklaştırmak için İngiltere'yi başka yoldan vurmasını teşvik etti. Napolyon 1798'de Mısır'a çıktı. Mısır hızla düştü, ama Amiral Nelson'ın Ebukir Körfezi'ndeki deniz zaferi Fransız ordusunu orada mahsur bıraktı. Bonapart ordusunu bırakıp Fransa'ya döndü. TDV'ye göre Napolyon burjuvazinin desteklediği bir darbeyle Direktörler Kurulu'nu devirdi (Kasım 1799). Aralık'ta alelacele kabul edilen yeni anayasa Konsüllük dönemini (1799–1804) başlattı ve Birinci Konsül olarak bütün yetkiyi Napolyon'a verdi. 1804'te hazırlanan bir başka anayasa onu imparator olarak tanıdı. Bundan sonraki dönem için [[napolyon|Napolyon Bonapart]] maddesine bakılabilir.

Kaynaklar: [4] [6]

Kadınlar, Kölelik ve Devrimin Sınırları

Devrimin evrensel haklar söylemi herkesi kapsamadı. Hunt ve Censer'e göre Olympe de Gouges takma adıyla yazan Marie Gouze (1748–1793), Eylül 1791'de İnsan Hakları Bildirgesi'nin yapısını ve dilini izleyen Kadın Hakları Bildirgesi'ni yayımlayarak kadınların bu vaatlerden nasıl dışlandığını gösterdi. Gouges 1793'te giyotine gönderildi. Yazarlara göre devrim boyunca hiçbir ulusal meclis kadınlara siyasi hak tanıyan bir yasayı gündemine almadı; kadınlar ne oy kullanabildi ne de göreve seçilebildi. Sömürgelerdeki kölelik de devrimin çelişkilerinden biriydi. Ulusal Meclis'teki bazı milletvekilleri köle ticaretinin kaldırılmasını savunan Siyahların Dostları Derneği'ne üyeydi, ancak önerileri karşılık bulmadı. Saint-Domingue'deki (bugünkü Haiti) köle ayaklanması ve İngiliz ile İspanyol işgal tehdidi karşısında Fransız yetkililer 1793'te kolonide köleliği kaldırdı. Konvansiyon da 4 Şubat 1794'te bütün Fransız sömürgelerinde köleliği kaldırma kararı aldı.

Kaynaklar: [5]

Tartışma: Terör Kaçınılmaz mıydı?

Hunt ve Censer'e göre Terör üzerine araştırmaları bölen temel ayrım, onun 1789'da getirilen demokrasiyle ilişkisidir. Bir görüşe göre Terör ya eski düzenin kalıntılarını süpürmek için ya da, daha eleştirel bir bakışla, devrimciler görünüşte demokratik ilkeleriyle farkında olmadan otoriterliği başlattıkları için kaçınılmazdı. Diğer görüşe göre devrim öngörülemeyen koşullar yüzünden rotasından çıktı. Yazarlar hangi görüşü benimserse benimsesin dönemin koşullarına bakmak gerektiğini söyler. Bunlar süren dış ve iç savaş, iç siyasi çekişmeler, anayasal felç, ekonomik sıkıntılar, dinî çatışma ve devrimci dilin yenilikçi niteliğidir. Terör'ü 1789'dan bağımsız görenler için bu olaylar sorunun kaynağıdır; ötekiler içinse 1789'un çözümünün kendini gösterdiği yerdir.

Kaynaklar: [4]

Miras

Devrimin bazı düzenlemeleri kısa ömürlü oldu, bazıları kalıcılaştı. Hunt ve Censer'e göre Konvansiyon, her biri onar günlük üç haftaya bölünmüş on iki aydan oluşan yeni bir takvim getirdi ve pazar gününü kaldırdı. Günü 100'er dakikalık 20 saate bölecek bir devrim saati önerisini ise reddetti. Konvansiyon ağırlık ve ölçüleri yeniden tanımlamak için bir çalışma başlattı ve bu çalışma metrik sistemi doğurdu. TDV'ye göre 14 Temmuz 1789 daha devrim yıllarında ulusal bayram olarak ilan edildi. İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ise, Fransız Anayasa Konseyi'nin yayımladığı metinde görüldüğü gibi, 1791 Anayasası'nın başına konmuştu. Anayasa Konseyi bugün Bildirge'yi 1958 Anayasası ile birlikte Fransa'nın “anayasallık bloku” (bloc de constitutionnalité) içinde yayımlar.

Kaynaklar: [4] [6] [8] [9]

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Etats Généraux toplandı, Bastille basıldı, İnsan Hakları Bildirgesi ilan edildi.

  • Anayasal monarşi ilan edildi.

  • Cumhuriyet ilan edildi, kral tutuklandı.

  • XVI. Louis idam edildi, Terör Dönemi başladı.

  • Robespierre giyotine gönderildi, Terör Dönemi sona erdi.

  • Napolyon'un darbesiyle Direktuvar rejimi devrildi.

Kaynaklar ve ileri okuma

Numaralı kaynaklar, bağlantı verilen bölümlerdeki açıklamaları destekler; diğer bağlantılar ileri okuma içindir.

  1. Lynn Hunt ve Jack Censer (ed.) — Liberty, Equality, Fraternity: Exploring the French Revolution, "Social Causes of the Revolution" (George Mason Üniversitesi RRCHNM ve CUNY ASHP)

    Nüfus, köylülük, zümreler ve Etats Généraux'da oylama tartışması.

  2. Liberty, Equality, Fraternity — "Paris and the Politics of Rebellion"

    Necker'in azli, 14 Temmuz, Bastille, Ekim Günleri ve Versailles yürüyüşü.

  3. Liberty, Equality, Fraternity — "Monarchy Falls"

    Tenis Kortu Yemini, Ruhban Sınıfı Sivil Anayasası, Varennes'e kaçış.

  4. Liberty, Equality, Fraternity — "War, Terror, and Resistance to the Revolution"

    Savaş, Valmy, Girondenler ve Dağlılar, Vendée, Kamu Selameti Komitesi, Terör, 22 Prairial yasası, Termidor, devrim takvimi.

  5. Liberty, Equality, Fraternity — "Women and the Revolution" ve "Slavery and the Haitian Revolution"

    Olympe de Gouges, kadınların siyasi haklardan dışlanması; kölelik karşıtı tartışma ve 4 Şubat 1794 kararı.

  6. TDV İslâm Ansiklopedisi — "Fransa"

    Devrimin 1789–1804 arası seyri, cumhuriyetin ilanı, Direktuvar ve Napolyon'un yükselişi.

  7. Declaration of the Rights of Man — 1789, The Avalon Project (Yale Law School)

    Birincil kaynak: Bildirge'nin İngilizce tam metni ve kabul tarihi.

  8. Conseil constitutionnel — "Constitution de 1791"

    Birincil kaynak: 1791 Anayasası'nın giriş hükümleri ve kamu gücüne ilişkin maddeleri.

  9. Conseil constitutionnel — "Déclaration des Droits de l'Homme et du Citoyen de 1789" (Le bloc de constitutionnalité)

    Bildirge'nin bugünkü anayasal konumu.

  10. Frantz Funck-Brentano — Legends of the Bastille (G. Maidment çevirisi, 1899), Project Gutenberg

    Bastille'in 14 Temmuz 1789'daki yedi mahkûmu ve kalenin teslimi.

  11. Jean-Jacques Rousseau — The Confessions, Project Gutenberg

    "Pasta yesinler" sözünün adı verilmeyen "büyük bir prenses"e atfedildiği pasaj.

Sık Sorulan Sorular

Bastille basıldığında içeride kaç mahkûm vardı?

Bastille arşivleri üzerinde çalışan tarihçi Frantz Funck-Brentano'ya göre yalnızca yedi: dört sahteci, iki akıl hastası ve ailesinin itibarı gözetilerek ağır bir suçu örtbas edilen genç Comte de Solages. Funck-Brentano'nun aktardığı kayıtlara göre 1781–1789 arasında kaledeki mahkûm sayısı en fazla Mayıs 1788'de 27'ye ulaşmıştı.

Marie Antoinette gerçekten "Pasta yesinler" dedi mi?

Bunu gösteren bir kanıt yok. Söz, Rousseau'nun İtiraflar'ında geçer; ancak Rousseau onu adı verilmeyen “büyük bir prenses”e atfeder ve Marie Antoinette'in adını anmaz. Sözün kraliçeye yakıştırılması sonradan oluşmuş bir efsanedir.

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ne zaman kabul edildi?

Yale'deki Avalon Project'in yayımladığı metne göre Bildirge 26 Ağustos 1789'da Ulusal Meclis tarafından kabul edildi; TDV İslâm Ansiklopedisi ise 27 Ağustos tarihini verir. Bildirge 1791 Anayasası'nın başına konmuştur; Fransız Anayasa Konseyi onu bugün de 1958 Anayasası ile birlikte “anayasallık bloku” içinde yayımlar.

Terör Dönemi kaçınılmaz mıydı?

Tarihçiler bu konuda ayrılır. Hunt ve Censer'e göre bir görüş Terör'ü 1789'un ilkelerinin kaçınılmaz bir sonucu sayarken, diğeri devrimin dış ve iç savaş, ekonomik sıkıntı ve siyasi çekişmeler gibi öngörülemeyen koşullar yüzünden rotasından çıktığını savunur.