Felsefi AkımYeniçağ

Aydınlanma Felsefesi

Ortaya Çıkış18. yüzyıl, Fransa
Öncü İsimlerVoltaire, Rousseau, Kant
Ana TemaAkıl, Özgürlük, İlerleme
ParolasıSapere aude — Aklını kullanma cesareti göster
Aydınlanma Felsefesi

Aydınlanma Felsefesisailko, Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

İçindekiler

Genel Bakış

Aydınlanma, kabaca 17. yüzyıl sonundan 18. yüzyıl sonuna uzanan; aklın ve eleştirinin geleneksel otoriteler karşısında ölçüt kabul edildiği geniş bir düşünce hareketidir. Immanuel Kant'ın 1784'te yazdığı kısa metin, hareketin en bilinen tanımını verir: "Aydınlanma, insanın kendi suçuyla düştüğü ergin olmama durumundan kurtulmasıdır" ve parolası "Sapere aude" — kendi aklını kullanma cesaretini göster. Hareket tek bir okul değildi; Fransa, İskoçya, Almanya, İngiltere ve Amerika'daki damarları birbirinden farklı vurgular taşıyordu. Ortak zemin şu unsurlardı: doğanın akılla anlaşılabilir olduğu inancı, dinsel hoşgörü savunusu, keyfi iktidara karşı hukuk ve haklar vurgusu, eğitim yoluyla toplumsal ilerlemenin mümkün olduğu düşüncesi. Newton'ın fiziğinin sağladığı başarı bu güvenin somut dayanağıydı: eğer gökyüzü birkaç yasayla açıklanabiliyorsa, toplum ve ahlak da benzer bir açıklığa kavuşturulabilirdi.

Kökenler

Aydınlanmanın zemini bir önceki yüzyılda hazırlandı. Bilimsel Devrim, dünyanın işleyişini gözlem ve matematikle açıklamanın mümkün olduğunu gösterdi; Newton'ın "Principia" (1687) adlı eseri dönemin en etkili yapıtı hâline geldi. Otuz Yıl Savaşları'nın (1618–48) yol açtığı dinsel şiddet, mezhep çatışmasının siyasal düzeni yıkıcı sonuçlarını görünür kıldı ve hoşgörü arayışını güçlendirdi. John Locke'un "Hoşgörü Üzerine Bir Mektup" (1689) ve "Hükümet Üzerine İkinci İnceleme" (1689) adlı eserleri, hem dinsel hoşgörünün hem de rızaya dayalı yönetim fikrinin klasik ifadeleri oldu. Pierre Bayle'in "Tarihsel ve Eleştirel Sözlük"ü (1697), yerleşik inançları eleştirel süzgeçten geçiren yöntemiyle sonraki kuşağa örnek sundu. Bu birikim, 18. yüzyılda kahvehaneler, salonlar, akademiler ve artan kitap dolaşımı sayesinde çok daha geniş bir okur kitlesine ulaştı.

Fransız Aydınlanması

Fransa'da hareket, "philosophes" adı verilen ve akademik olmaktan çok kamusal yazarlar kuşağı tarafından taşındı. Voltaire (1694–1778), keskin üslubuyla dinsel bağnazlığa ve adli keyfîliğe karşı kampanyalar yürüttü; haksız yere idam edilen Jean Calas davasındaki mücadelesi, bir aydının kamusal davayı üstlenmesinin erken örneği sayılır. Montesquieu, "Kanunların Ruhu" (1748) ile yasama, yürütme ve yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesini formüle etti; bu ilke sonradan Amerikan anayasasının temel taşlarından biri oldu. Denis Diderot ve Jean le Rond d'Alembert'in yönettiği "Ansiklopedi" (1751–72), yaklaşık on yedi cilt metin ve on bir cilt levhayla dönemin bilgi birikimini derledi; zanaatlerin ayrıntılı biçimde resmedilmesi, el emeğini bilgiye eşit gören yeni bir tutumun ifadesiydi. Jean-Jacques Rousseau ise hareketin içinden bir eleştirmen olarak yükseldi: "Toplum Sözleşmesi" (1762) egemenliği halka verirken, uygarlığın insanı yozlaştırdığı tezi Aydınlanmanın ilerleme inancına içeriden bir itirazdı.

İskoç ve Alman Aydınlanması

İskoçya'da hareket, Edinburgh ve Glasgow üniversiteleri çevresinde daha akademik bir karakter taşıdı. David Hume, bilgi ve ahlak kuramında şüpheci sonuçlara ulaşırken din eleştirisiyle de dönemin en tartışmalı isimlerinden oldu. Adam Smith, "Ahlaki Duygular Kuramı" (1759) ile insan davranışında empatinin rolünü inceledi; "Ulusların Zenginliği" (1776) ile iş bölümü, piyasa ve serbest ticaret üzerine modern iktisadın kurucu metnini yazdı. Adam Ferguson ve John Millar toplumun tarihsel gelişim aşamalarını inceleyerek sosyoloji öncesi bir toplum kuramı geliştirdiler. Almanya'da ise "Aufklärung", devlet ve din kurumlarıyla daha uzlaşmacı bir çizgide ilerledi. Gotthold Ephraim Lessing'in "Bilge Nathan" oyunu dinsel hoşgörünün edebî savunusu oldu; Moses Mendelssohn Yahudi Aydınlanmasının (Haskala) öncüsü sayıldı. Kant ise hareketin felsefi zirvesini temsil eder: aklın sınırlarını çizerken onun otoritesini de temellendirdi.

Siyasal Sonuçları

Aydınlanma düşüncesi kâğıt üzerinde kalmadı. Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi (1776) doğal haklar ve rıza kavramlarını doğrudan Locke'un diliyle formüle etti; ABD Anayasası kuvvetler ayrılığını kurumsallaştırdı. Fransız Devrimi'nin "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi" (1789) eşitlik ve yasa önünde haklar fikrini ilan etti. Cesare Beccaria'nın "Suçlar ve Cezalar Üzerine" (1764) adlı incelemesi işkenceye ve ölüm cezasına karşı çıkarak ceza hukuku reformunu başlattı ve Avrupa'da birçok hükümdarı etkiledi. Köleliğe karşı hareket de bu dönemde kuramsal dayanağını buldu; ancak Aydınlanma düşünürlerinin bir bölümünün kölelik ve sömürgecilik konusundaki tutumlarının tutarsız olduğu, kimi metinlerinde dönemin ırk hiyerarşilerini yeniden ürettikleri bugün açıkça tartışılmaktadır. Osmanlı'da ise bu düşüncelerin etkisi, III. Selim'in Nizam-ı Cedid'inden Tanzimat'a uzanan reform sürecinde ve Genç Osmanlılar kuşağının anayasa tartışmalarında izlenebilir.

Eleştiriler ve Bugünkü Tartışma

Aydınlanmaya yöneltilen eleştiriler kendi çağında başladı. Rousseau, uygarlığın ve bilimlerin ahlakı zorunlu olarak iyileştirmediğini savundu. Romantik akım, aklın hesapçılığına karşı duygu, gelenek ve sanatsal sezgiyi öne çıkardı. Edmund Burke, Fransız Devrimi'nin soyut ilkeler adına köklü kurumları yıkmasını tehlikeli buldu. 20. yüzyılda Max Horkheimer ile Theodor Adorno, "Aydınlanmanın Diyalektiği" (1944) adlı eserde çok daha ağır bir iddiada bulundular: doğaya ve topluma egemen olmayı amaçlayan araçsal akıl, kendi karşıtına dönüşerek modern totaliterliğin ve kitlesel şiddetin koşullarını hazırlamıştır. Postkolonyal eleştiri ise evrensellik iddiasının, Avrupa deneyimini insanlığın ölçüsü sayarak sömürgeciliğe meşruiyet sağladığına dikkat çekti. Bu eleştirilere karşı Jürgen Habermas gibi düşünürler, Aydınlanmanın "tamamlanmamış bir proje" olduğunu; sorunun akılda değil, aklın araçsal biçime indirgenmesinde yattığını savundu. Tartışma, insan hakları, laiklik ve bilimsel otorite gibi başlıklarla bugün de sürmektedir.

Önemli Düşünürler

  • Voltaire1694–1778

    Din ve otorite eleştirisi, ifade özgürlüğü savunusu.

  • Jean-Jacques Rousseau1712–1778

    "Toplum Sözleşmesi" ile halk egemenliğini savundu.

  • Immanuel Kant1724–1804

    "Aydınlanma Nedir?" denemesiyle çağın manifestosunu yazdı.

Kilit Olaylar Kronolojisi

  • Newton "Principia"yı yayımladı.

  • Locke "Hoşgörü Üzerine Mektup" ve "İkinci İnceleme"yi yayımladı.

  • Montesquieu "Kanunların Ruhu" ile kuvvetler ayrılığını formüle etti.

  • Diderot ve d'Alembert "Ansiklopedi"nin ilk cildini çıkardı.

  • Rousseau "Toplum Sözleşmesi"ni yayımladı.

  • Beccaria "Suçlar ve Cezalar Üzerine" ile ceza hukuku reformunu başlattı.

  • Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Smith'in "Ulusların Zenginliği" yayımlandı.

  • Kant "Aydınlanma Nedir?" metnini yazdı.

  • İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ilan edildi.