Genel Bakış
Faydacılık (utilitarizm), bir eylemin ahlaki değerini yalnızca sonuçlarıyla — daha kesin olarak, ürettiği toplam iyilik miktarıyla — belirleyen sonuççu bir etik kuramdır. Klasik biçiminde iyilik, haz ve acının yokluğu olarak tanımlanır; ölçüt ise "en çok sayıda insan için en büyük mutluluk" ilkesidir. Kuramın ayırt edici yanı tarafsızlığıdır: hesapta herkesin mutluluğu eşit ağırlık taşır, kimsenin çıkarı kendi yakınlığı nedeniyle ayrıcalıklı sayılmaz. Bu ilke 18. ve 19. yüzyıl İngiltere'sinde yalnızca akademik bir kuram olarak kalmadı; hapishane, eğitim, sağlık ve seçim sistemi reformlarını savunan somut bir siyasal programın dayanağı oldu. Bugün maliyet-fayda analizinden sağlık politikalarındaki kaynak dağıtımı tartışmalarına kadar geniş bir alanda faydacı akıl yürütmenin izleri sürülebilir.
Bentham ve Haz Hesabı
Jeremy Bentham (1748–1832), "Ahlak ve Yasama İlkelerine Giriş" (1789) adlı eserine şu cümleyle başlar: "Doğa insanlığı iki egemen efendinin — acı ve haz — yönetimine bırakmıştır." Bentham'a göre ahlak ve hukuk bu gerçeğin üzerine kurulmalıdır. Eylemlerin sonuçlarını ölçmek için "haz hesabı" (felicific calculus) adını verdiği bir yöntem önerdi: bir hazzın yoğunluğu, süresi, kesinliği, yakınlığı, doğurganlığı, saflığı ve kapsamı hesaba katılmalıydı. Bu niceliksel yaklaşımın bilinçli bir sonucu vardı — hazlar arasında tür farkı gözetmez; "haz miktarı eşitse, çocuk oyunu şiir kadar iyidir" görüşü ona atfedilir. Bentham hukuk reformunun yorulmaz bir savunucusuydu: ceza hukukunda orantılılığı, hayvanlara yönelik muamelenin ahlaki bir mesele olduğunu ("soru akıl yürütebiliyorlar mı değil, acı çekebiliyorlar mı?") ve dönemi için son derece sıra dışı biçimde eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılmasını savundu — bu son metni yaşarken yayımlamadı.
John Stuart Mill ve Niteliksel Ayrım
John Stuart Mill (1806–1873), Bentham'ın yakın dostunun oğluydu ve babası tarafından katı bir faydacı program içinde yetiştirildi; yirmili yaşlarının başında geçirdiği zihinsel bunalım, kuramı yeniden düşünmesine yol açtı. "Faydacılık" (1863) adlı eserinde, hazların yalnızca nicelik bakımından değil nitelik bakımından da farklı olduğunu savunarak kuramı önemli ölçüde değiştirdi. Ona göre entelektüel ve ahlaki hazlar, bedensel hazlardan daha üstündür; bunu belirlemenin ölçütü ise her iki tarafı da deneyimlemiş kişilerin tercihidir. Ünlü formülü şudur: "Tatmin olmuş bir domuz olmaktansa tatmin olmamış bir insan olmak, tatmin olmuş bir aptal olmaktansa tatmin olmamış Sokrates olmak yeğdir." Mill'in "Özgürlük Üzerine" (1859) adlı eseri ise faydacı temelden liberal bir savunma çıkarır: devletin bireyin özgürlüğüne müdahalesi ancak başkalarına zarar verilmesini önlemek için meşrudur (zarar ilkesi). Mill ayrıca "Kadınların Köleleştirilmesi" (1869) ile cinsiyet eşitliğinin dönemin en açık savunularından birini yazdı; bu metinlerde eşi Harriet Taylor Mill'in katkısının belirleyici olduğunu kendisi belirtir.
Eylem ve Kural Faydacılığı
Kuramın gelişiminde önemli bir ayrım, faydanın neye uygulanacağı sorusundan doğdu. "Eylem faydacılığı", her tekil eylemin sonuçlarını ayrı ayrı değerlendirir: bu durumda en çok iyiliği hangi eylem üretiyorsa doğru olan odur. "Kural faydacılığı" ise faydayı kurallara uygular: genel olarak izlendiğinde en çok iyiliği üreten kurallar belirlenir ve tekil durumlarda o kurallara uyulur. Ayrım, kurama yöneltilen sezgiye aykırı sonuç itirazlarına yanıt verme çabasından doğdu — örneğin masum bir kişiyi suçlayarak bir ayaklanmayı önlemek eylem faydacılığında savunulabilir görünürken, "masumları cezalandırma" kuralının genel olarak benimsenmesi felaket sonuçlar üreteceği için kural faydacılığında reddedilir. Henry Sidgwick (1838–1900), "Etiğin Yöntemleri" (1874) ile kuramı en titiz akademik biçimine kavuşturdu ve faydacılık ile sağduyusal ahlak arasındaki gerilimleri açıkça ortaya koydu.
Eleştiriler
Faydacılığa yöneltilen eleştirilerin ilki adalet ve haklarla ilgilidir: toplam mutluluğu artırdığı sürece bir azınlığın feda edilmesini ilkesel olarak dışlayamaması, kuramın en sık hedef alınan yanıdır. John Rawls, "Bir Adalet Kuramı" (1971) ile bu noktadan hareket ederek faydacılığın "kişiler arasındaki ayrımı ciddiye almadığını" savundu. İkinci eleştiri bütünlük (integrity) üzerinedir: Bernard Williams, kuramın kişiyi kendi derin bağlılıklarından koparıp yalnızca toplam iyiliğin hesaplayıcısı hâline getirdiğini ileri sürdü. Üçüncüsü aşırı talepkârlık itirazıdır: eğer her an en çok iyiliği üretmekle yükümlüysem, bu yükümlülüğün sınırı nerededir? Dördüncüsü ölçme sorunudur — farklı insanların hazlarını ortak bir ölçekte toplamanın nasıl mümkün olduğu tartışmalıdır. Son olarak, uzak ve öngörülemez sonuçların hesaba katılmasının pratikte olanaksızlığı eleştirilir.
Günümüzdeki Uzantıları
Faydacılık, çağdaş uygulamalı etikte en canlı geleneklerden biridir. Peter Singer, "Hayvan Özgürleşmesi" (1975) ile tarafsızlık ilkesini tür sınırının ötesine taşıyarak acı çekebilen tüm varlıkların çıkarlarının eşit hesaba katılması gerektiğini savundu ve modern hayvan hakları hareketine felsefi çerçeve sağladı. Aynı çizgi, uzaktaki yoksulluğa karşı yükümlülük tartışmasında ve bağışların en çok etkiyi üretecek yerlere yönlendirilmesini savunan "etkili özgecilik" hareketinde sürdü. Sağlık ekonomisinde kullanılan QALY (kaliteye ayarlanmış yaşam yılı) gibi ölçütler, kaynak dağıtımını faydacı bir mantıkla düzenleme girişiminin somut örnekleridir ve tam da bu nedenle etik tartışmaların odağındadır. Yapay zekâ etiğinde otonom araçların kaza senaryoları ve büyük ölçekli risk değerlendirmeleri de faydacı akıl yürütmenin sınırlarını yeniden gündeme getirmiştir.
Önemli Düşünürler
- Jeremy Bentham1748–1832
"En büyük mutluluk ilkesi"nin kurucusu.
- John Stuart Mill1806–1873
"Faydacılık" ve "Özgürlük Üzerine" adlı eserleriyle liberalizmi de şekillendirdi.
Kilit Olaylar Kronolojisi
Bentham "Ahlak ve Yasama İlkelerine Giriş"i yayımladı.
J. S. Mill "Özgürlük Üzerine"yi yayımladı.
Mill "Faydacılık"ta niteliksel haz ayrımını savundu.
Mill "Kadınların Köleleştirilmesi"ni yayımladı.
Sidgwick "Etiğin Yöntemleri" ile kuramı sistemleştirdi.
Rawls "Bir Adalet Kuramı" ile faydacılığa güçlü bir alternatif sundu.
Peter Singer "Hayvan Özgürleşmesi"ni yayımladı.
